Yozgatlı bir Çerkes kurmay
Yusuf İzzet Paşa, Osmanlı ordusundan Kurtuluş Savaşı'na uzanan kariyerinde Kafkasya'dan Batı Anadolu'ya kadar geniş bir coğrafyada görev yapmış bir komutandır. Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas cephesinde kolordular yönetti; Kuzey Kafkasya'da askerî temsilci oldu; Millî Mücadele'nin başında Bandırma'daki 14. Kolordu'nun komutanıydı; Sakarya Meydan Muharebesi'nde bir grup komutanı olarak savaştı. Birinci Meclis'te Bolu Milletvekili iken, 15 Nisan 1922'de, Büyük Taarruz'u göremeden hayatını kaybetti.Yusuf İzzet, 1876'da Yozgat'ta, Kafkasya'dan göç etmiş Çerkes bir ailede doğdu. 28 Nisan 1894'te girdiği Harbiye'yi 17 Ağustos 1896'da teğmen olarak bitirdi. Harp Akademisi'nden 17 Ocak 1900'de kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu.

Trablusgarp, Balkanlar ve paşalık
1910-1913 arasında tümen kurmay başkanlığında bulundu. Trablusgarp ve Balkan savaşlarına katıldı. 1915'te mirlivalığa yükselerek paşa oldu ve Birinci Dünya Savaşı'nda çeşitli kolordulara komuta etti.Kafkas cephesinde 10. Kolordu, 1. Kafkas Kolordusu ve 14. Kolordu komutanlıklarında dikkat çekti. Kafkas cephesi, Sarıkamış felaketinin ardından Osmanlı ordusunun en zorlu savaşlarını verdiği bölgeydi; Erzurum, Trabzon ve Erzincan'ın Rus işgaline uğradığı 1916'dan sonra cephe, 1917 Rus İhtilali'ne kadar ağır bir savunma savaşına sahne oldu.
Kuzey Kafkasya'da askerî temsilci
1917 Bolşevik İhtilali'nin ardından Rus ordusu cepheden çekilince Kafkasya'da yeni devletler kuruldu. 11 Mayıs 1918'de Osmanlı Devleti'nin desteğiyle Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ilan edildi. Yusuf İzzet Paşa bu cumhuriyet bünyesinde Kuzey Kafkasya Kolordusu Komutanı ve askerî temsilci oldu. Mondros Mütarekesi imzalandığında, 30 Ekim 1918'de, Dağıstan'da bölgeyi Rus hâkimiyetinden çıkarma çabalarını sürdürüyordu.Ek bilgi
Kuzey Kafkasya Dağlıları Cumhuriyeti, Dağıstan ve çevresindeki halkların 1918'de kurduğu bir devletti. Çerkes kökenli Osmanlı subaylarının bu bölgede görev alması, Kafkas göçmeni ailelerin eski vatanlarıyla bağlarını da yansıtıyordu.
Bandırma'da 14. Kolordu ve Bergama Baskını
Mütareke'den sonra Bandırma'daki 14. Kolordu'nun komutanlığına getirildi. Yunan kuvvetlerinin 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasının ardından Batı Anadolu'da direniş örgütlenmeye başladı. Kolordunun bölgesindeki kuvvetler, Haziran 1919'da Yunan işgaline karşı ilk darbelerden biri olan Bergama Baskını'nı gerçekleştirdi.
Anzavur ayaklanması ve Ankara'ya çağrı
1920 başında Ahmet Anzavur ayaklanması başladı. İstanbul hükûmetinin desteğini alan Anzavur kuvvetleri Bandırma'ya yaklaşınca Yusuf İzzet Paşa Bursa'ya geçti. Oradan Ankara'ya çağrıldı ve Birinci Dönem TBMM'ye Bolu Milletvekili olarak seçildi.Anzavur ayaklanması, Millî Mücadele'nin ilk aylarında Ankara'yı en çok uğraştıran iç isyanlardan biriydi. Marmara'nın güneyinde Kuvâ-yı Milliye'ye karşı yürütülen bu hareket, ancak yoğun çabalarla bastırılabildi.
Sakarya Meydan Muharebesi'nde 3. Grup Komutanı
1921 yazında Yunan ordusunun Ankara üzerine yürüyüşü başlayınca Yusuf İzzet Paşa yeniden cepheye döndü. Sakarya Meydan Muharebesi'nin hazırlık evresinde İhtiyat Grubu Komutanı, muharebe sırasında ise 3. Grup Komutanı olarak görev yaptı. 23 Ağustos 1921'de başlayan ve 13 Eylül 1921'e kadar süren 22 günlük muharebe, Yunan ordusunun Sakarya'nın doğusundan çekilmesiyle sonuçlandı.Tarih notu
TBMM, 25 Ağustos 1921'de Yusuf İzzet Paşa'yı kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirdi. Kırmızı şeritli madalya, cephede bizzat savaşan komutan ve askerlere verilen nişandı.
Meclis'e dönüş ve ölüm
Sakarya'nın kazanılmasından sonra Meclis'e döndü ve 13 Eylül 1921'den ölümüne kadar Bolu Milletvekili olarak çalışmalarını sürdürdü. 15 Nisan 1922'de Ankara'da öldü. Büyük Taarruz'dan dört ay önce hayatını kaybeden Yusuf İzzet Paşa, kazanılan zaferi göremeyen Millî Mücadele komutanlarından biri oldu. Kabri bugün Ankara'daki Devlet Mezarlığı'ndadır.
1919'da Çerkeslerin ilk kadın yazarlarından Hayriye Melek Hunç ile evlendi. Ölümünden sonra, 1934'te Soyadı Kanunu çıkınca ailesi "Met" soyadını aldı. Kuzey Kafkasya tarihi ve kültürü üzerine çalışmaları da vardır.
Kısa ama yoğun bir Millî Mücadele hayatı
Yusuf İzzet Paşa'nın Millî Mücadele'deki hayatı yalnızca üç yıla sığar; ama bu üç yıl, mücadelenin en kritik evrelerini kapsar. Bandırma'daki 14. Kolordu Komutanı olarak Batı Anadolu'daki ilk direnişin içindeydi; Anzavur ayaklanması sırasında çözülmenin eşiğine gelen bölgeden Ankara'ya geçti; Sakarya'da grup komutanı olarak savaştı.Kariyerinin dikkat çeken bir yanı, Kafkasya ile Anadolu arasındaki bağdır. Çerkes kökenli bir subay olarak Kuzey Kafkasya'da askerî temsilcilik yapmış, sonra Anadolu'nun savunmasında yer almıştır. Eşinin Çerkes edebiyatının öncü isimlerinden olması ve kendisinin Kuzey Kafkasya tarihi üzerine çalışmaları, onun asker kimliğinin yanında bir kültür insanı olduğunu da gösterir.
Sakarya'dan yedi ay sonra hayatını kaybetmesi, adının Büyük Taarruz'un ünlü komutanları kadar bilinmemesine yol açmıştır. Oysa Sakarya'daki 3. Grup komutanlığı ve aldığı kırmızı şeritli İstiklal Madalyası, onun Millî Mücadele'deki yerini açıkça gösterir. Devlet Mezarlığı'ndaki kabri de bu yerin resmî bir tanıklığıdır.
Dikkat: yanlış bilinen
"Met" soyadı, Yusuf İzzet Paşa'nın ölümünden sonra ailesi tarafından alınmıştır. Bu nedenle kendi döneminin belgelerinde yalnızca "Yusuf İzzet Paşa" olarak geçer.