İçeriğe geç
Giriş yap
0

İsveç Kralı XII. Karl Bender'de (1709–1714): Poltava'dan kaçış, Kalabalık baskını ve Demirbaş Şarl

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
XII. Karl, 1697'den 1718'e kadar İsveç tahtında bulunan ve 1709'da Poltava Muharebesi'nde Rus Çarı I. Petro'ya yenildikten sonra Osmanlı topraklarına sığınan İsveç kralıdır. Kral, yaklaşık beş yıl boyunca Osmanlı Devleti'nin misafiri olarak, büyük ölçüde bugünkü Moldova'daki Bender kalesi yakınlarında yaşadı. Türkler arasında inatçılığı nedeniyle "Demirbaş Şarl" olarak anıldı. Kral, Osmanlı Devleti'ni Rusya'ya karşı savaşa sokmak için yoğun çaba gösterdi; 1710–1711'deki Osmanlı-Rus Savaşı ve Prut seferinde onun etkisi de vardı. Ancak Prut'ta yapılan barıştan sonra Osmanlı Devleti, kralın ülkesine dönmesini istedi. Kral ayrılmayı reddedince, 1 Şubat 1713'te yeniçeriler ve Tatarlar Varnitsa'daki karargâhına baskın düzenledi. İsveçlilerin "Kalabalık" adını verdiği bu çatışmada kral esir alındı. XII. Karl, 1714'te Osmanlı topraklarından ayrılarak at sırtında birkaç hafta içinde İsveç'in Kuzey Almanya'daki şehri Stralsund'a ulaştı.
XII. Karl'ın 1713'te Varnitsa'da yeniçerilerle çarpışmasını gösteren tablo
XII. Karl'ın 1713'te Varnitsa'da yeniçerilerle çarpışmasını gösteren tabloGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Wilhelm Ernst Ferdinand Franz Hauschild. Dosya sayfası

Poltava'dan Bender'e

XVIII. yüzyılın başında İsveç, Baltık bölgesinin en güçlü devletiydi. 1700'de başlayan Büyük Kuzey Savaşı'nda XII. Karl, Danimarka, Polonya ve Rusya'ya karşı savaştı ve uzun yıllar başarı kazandı. 1708'de Rusya'nın içlerine doğru ilerledi; ancak ağır kış koşulları ve ikmal sorunları ordusunu zayıflattı. 8 Temmuz 1709'da, bugünkü Ukrayna'da bulunan Poltava'da İsveç ordusu Çar I. Petro'nun ordusuna ağır bir yenilgiye uğradı. Yaralı olan kral, yanındaki küçük bir birlik ve Kazak hetmanı İvan Mazepa ile birlikte Osmanlı topraklarına kaçtı ve Bender'e sığındı.

Osmanlı'nın misafiri

Osmanlı Devleti, krala misafir olarak davrandı. Kral ve maiyetinin masrafları için Osmanlı hazinesinden günlük bir tahsisat ayrıldı. Bu tahsisata Osmanlı belgelerinde "tayın" ya da "zahire" denirdi. Kral, Bender kalesinin yakınındaki Varnitsa köyünde bir karargâh kurdu. Karargâhın etrafında zamanla evler, ahırlar ve kışlalar inşa edildi; burası, İsveçliler tarafından küçük bir şehir gibi görülmeye başlandı. Kralın yanında yüzlerce İsveçli subay, asker ve memur ile Polonyalılar ve Kazaklar da vardı.
Ek bilgi
Demirbaş Şarl: "Demirbaş" kelimesi, Türkçede yerinden kıpırdamayan, bir yere sabitlenmiş eşya için kullanılır. Kralın Osmanlı topraklarından ayrılmak için yapılan bütün çağrılara direnmesi ve Bender'de yıllarca kalması, Türkler arasında ona bu lakabın verilmesine yol açtı. Lakap, kralın inatçılığını ve yerinden oynamamasını anlatan esprili bir ifadeydi. "Demirbaş Şarl" adı, bugün de Türkçede XII. Karl için kullanılır.

Prut seferi

XII. Karl, Bender'de bulunduğu süre boyunca Osmanlı Devleti'ni Rusya'ya karşı savaşa sokmak için çalıştı. Kral, İstanbul'daki temsilcileri ve Kırım Hanı aracılığıyla Osmanlı sarayında etkili olmaya çalıştı. Rusya'nın Osmanlı sınırlarına yaklaşan politikaları da bu çabaları destekledi. 1710'un sonunda Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan etti. 1711 yazında Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Prut Nehri kıyısında Çar I. Petro'nun ordusunu kuşattı. Çar, zor durumda kalarak barış istedi. Baltacı Mehmed Paşa, Rusya'nın Azak'ı geri vermesi ve bazı kaleleri yıkması karşılığında barışı kabul etti.

XII. Karl, bu barışa büyük bir öfkeyle tepki gösterdi. Kral, Osmanlı ordusunun Rus ordusunu tamamen yok edebileceğini ve Çar'ı esir alabileceğini düşünüyordu. Baltacı Mehmed Paşa'nın barışı kabul etmesi, sonraki yıllarda İstanbul'da da eleştirildi ve sadrazam görevden alındı. Ancak tarihçiler, Osmanlı ordusunun da uzun bir savaşı sürdürmekte zorlanacağını ve barışın Osmanlı'ya Azak'ı geri kazandırdığını vurgular.
1713 Bender baskınını gösteren tasvir
1713 Bender baskınını gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Edouard Armand-Dumaresq (Life time: 1826 - 1895). Dosya sayfası

Kalabalık

Prut barışından sonra Osmanlı Devleti, Rusya ile ilişkilerini düzeltmek istiyordu. Kralın Bender'de kalması, bu ilişkileri zorlaştırıyordu. Osmanlı yetkilileri, kralın İsveç'e dönmesi için defalarca çağrıda bulundu ve dönüş yolculuğunun masraflarını karşılamayı önerdi. Kral ise kendi koşullarını öne sürerek ayrılmayı reddetti. Sonunda Osmanlı Devleti, kralı zorla göndermeye karar verdi. 1 Şubat 1713'te yeniçeriler ve Tatar birlikleri, Varnitsa'daki karargâhı kuşattı. Kral ve yanındaki birkaç yüz İsveçli, karargâhı savundu. Çatışma sırasında karargâhın binaları ateşe verildi. Kral, yanan bir binadan çıkmaya çalışırken yakalandı.

İsveçliler bu olaya "Kalabaliken" adını verdi. Bu kelime, Türkçedeki "kalabalık" kelimesinden gelir ve İsveççeye bu olayla girdiği kabul edilir. Bugün İsveççede "kalabalik", karışıklık ve kargaşa anlamında kullanılır.
Dikkat: yanlış bilinen
Dolma ve diğer anlatılar: XII. Karl'ın Osmanlı topraklarında geçirdiği yıllar, İsveç'te pek çok anlatıya konu oldu. Bunlardan biri, İsveç mutfağının ünlü yemeği "kåldolmar" yani lahana dolmasının kralın Osmanlı'dan dönüşüyle İsveç'e geldiğidir. Bu anlatı çok yaygın olsa da, yemeğin İsveç'e gelişini kralla doğrudan ilişkilendiren belgeler tartışmalıdır. İsveç'te 2016'da yapılan bir sosyal medya paylaşımı, bu anlatıyı uluslararası gündeme taşımıştı. Bu tür hikâyeler, iki toplum arasındaki tarihî bağın dostane bir hatırası olarak görülebilir; ama tarihî bir olgu olarak sunulurken dikkatli olunmalıdır.

Dimetoka ve dönüş

Kalabalık baskınından sonra kral, Edirne yakınlarına, ardından Dimetoka'ya götürüldü. Kral, burada da bir süre kaldı ve yine ayrılmak için acele etmedi. Ancak İsveç'teki durum giderek kötüleşiyordu; Rusya, Danimarka ve diğer devletler İsveç'in topraklarını ele geçiriyordu. Sonunda kral, 1714 sonbaharında Osmanlı topraklarından ayrıldı. Kral, kimliğini gizleyerek ve yanında yalnızca birkaç kişiyle at sırtında Avrupa'yı geçti. Yaklaşık iki haftalık bir yolculuktan sonra İsveç'in Kuzey Almanya'daki şehri Stralsund'a ulaştı. XII. Karl, 1718'de Norveç'te bir kuşatma sırasında öldürüldü.

Borçlar ve belgeler

XII. Karl'ın Osmanlı topraklarında geçirdiği yıllar, büyük borçlar bıraktı. Kral, Osmanlı hazinesinin tahsisatının yanında, İstanbul'daki ve Bender'deki tüccarlardan da borç almıştı. Bu borçların ödenmesi için İsveç ile Osmanlı arasında yıllarca görüşmeler yapıldı. Borçların bir kısmının ödenmesi için İsveç'ten bir savaş gemisi Osmanlı'ya gönderildiği anlatılır. Bu olaylar, İsveç ile Osmanlı arasında kalıcı diplomatik ilişkilerin kurulmasına da yol açtı. Osmanlı arşivinde kralın tahsisatına, Kalabalık baskınına ve borçlara dair belgeler bulunur. Stockholm'deki İsveç Devlet Arşivi'nde de kralın Osmanlı topraklarındaki yıllarına dair zengin bir belge koleksiyonu korunur.
XII. Karl'ın Varnitsa'da yakalanışını gösteren tasvir
XII. Karl'ın Varnitsa'da yakalanışını gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1697: XII. Karl İsveç tahtına çıkar.
1700: Büyük Kuzey Savaşı başlar.
8 Temmuz 1709: Poltava Muharebesi; kral Osmanlı topraklarına sığınır.
1710: Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan eder.
1711: Prut seferi ve barışı.
1 Şubat 1713: Kalabalık baskını; kral esir alınır.
1713–1714: Kral Dimetoka'da kalır.
1714: Kral Osmanlı topraklarından ayrılır, Stralsund'a ulaşır.
1718: XII. Karl Norveç'te öldürülür.

İnatçı bir misafir, sabırlı bir ev sahibi

XII. Karl'ın Bender'deki yılları, Osmanlı diplomasisinin ilginç bir sayfasıdır. Osmanlı Devleti, yenilmiş bir kralı yıllarca misafir etti, masraflarını karşıladı ve onu korudu. Ancak kral, bu misafirperverliği Osmanlı'yı kendi savaşına sokmak için kullanmaya çalıştı. Prut'tan sonra ise Osmanlı'nın çıkarları ile kralın çıkarları birbirinden ayrıldı.

Bizce bu hikâyenin en dikkat çekici yanı, Osmanlı'nın krala karşı gösterdiği uzun sabırdır. Kalabalık baskını, ancak yıllarca süren çağrılar ve görüşmelerden sonra yapıldı. Bu olay, İsveç ile Osmanlı arasında kalıcı bir ilişkinin de başlangıcı oldu. Bugün İsveççede kullanılan "kalabalik" kelimesi ve İsveç'teki Osmanlı hatıraları, iki uzak ülkenin bu ilginç karşılaşmasının dostane izleridir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap