İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yaş Antlaşması (9 Ocak 1792): Kırım'ın kaybının tescili ve Dinyester sınırı

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Yaş Antlaşması, 9 Ocak 1792'de Boğdan'ın merkezi Yaş (bugün Romanya'da Iași) kentinde Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan barış antlaşmasıdır. Antlaşma, 1787'de Osmanlı Devleti'nin Kırım'ı geri alma umuduyla başlattığı savaşı sona erdirdi. Osmanlı Devleti, Kırım'ın Rusya'ya katılmasını bir kez daha ve kesin olarak tanıdı; Özi kalesi ile Aksu (Bug) ve Dinyester nehirleri arasındaki bölge Rusya'ya bırakıldı ve Dinyester iki devlet arasında sınır oldu. Rusya ise işgal ettiği Boğdan ve Eflak'ı, Besarabya'yı ve Tuna kalelerini Osmanlı'ya geri verdi.
Yaş Antlaşması'nı konu alan 1792 tarihli tasvir
Yaş Antlaşması'nı konu alan 1792 tarihli tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Daniel Nikolaus Chodowiecki. Dosya sayfası

Kırım için açılan savaş

1783'te Kırım'ın ilhakını ve 1784'te bu ilhakı tanıyan senedi imzalamak zorunda kalan Osmanlı yönetimi, ilk fırsatta durumu değiştirmeyi umuyordu. 1787'de II. Katerina'nın Kırım gezisi, Rusya'nın Gürcistan üzerindeki himaye iddiaları ve sınır olayları, İstanbul'da savaş yanlılarının sesini yükseltti. İngiltere ve Prusya'nın Rusya'ya karşı Osmanlı'yı destekleyeceği beklentisi de bu kararı etkiledi. Ağustos 1787'de Rus elçisi Yedikule'ye kapatıldı ve savaş ilan edildi. Ancak Habsburgların 1788'de Rusya'nın yanında savaşa girmesi, Osmanlı ordusunu iki cephede savaşmak zorunda bıraktı.

Özi, İsmail ve Maçin

Savaşın en ağır darbeleri Karadeniz'in kuzeybatı kıyısında yaşandı. Aralık 1788'de Özi kalesi, aylar süren bir kuşatmanın ardından Rus ordusunun saldırısıyla düştü; kalede büyük can kaybı yaşandı. Bu haberin İstanbul'da derin bir sarsıntı yarattığı bilinir. 1789'da Bender ve Akkerman Ruslara teslim oldu. Aralık 1790'da Tuna üzerindeki İsmail kalesi Suvorov'un saldırısıyla düştü. Temmuz 1791'de Maçin'deki yenilgi, savaşı sürdürme umudunu büyük ölçüde bitirdi. Aynı yaz Habsburglarla Ziştovi'de barış imzalanmıştı; Ağustos 1791'de Rusya ile Kalas'ta ön barış imzalandı.
Ek bilgi
Görüşmelerin seyri: Rus tarafında barış görüşmelerini başlatan isim Grigori Potyomkin'di. Potyomkin Ekim 1791'de Yaş yakınlarında yolda öldü; görüşmeleri Rus devlet adamı Aleksandr Bezborodko tamamladı. Osmanlı tarafında ise sadrazam Koca Yusuf Paşa'nın yönettiği ordu karargâhı görüşmeleri İstanbul'la birlikte yürüttü. Antlaşma Yaş'ta imzalandıktan sonra iki hükümdarın onayıyla yürürlüğe girdi.

Antlaşmanın maddeleri

Yaş Antlaşması, Küçük Kaynarca Antlaşması'nı, 1779 Aynalıkavak Tenkihnamesi'ni ve 1784 senedini yeniledi. Kırım'ın, Taman'ın ve Kuban'ın Rusya'ya ait olduğu kesinleşti. Özi kalesi ve Dinyester ile Aksu arasındaki kıyı şeridi Rusya'ya bırakıldı; Dinyester nehri sınır kabul edildi. Rusya işgal ettiği Boğdan, Eflak ve Besarabya'yı Osmanlı'ya geri verdi; bu bölgelere savaş yıllarının vergi borçlarının bağışlanması ve bazı ayrıcalıklar tanınması öngörüldü. Kuban nehri Kafkasya'da sınır olarak kaldı ve Osmanlı Devleti sınır bölgesindeki akınların önlenmesini üstlendi. Rusya ağır bir savaş tazminatı talep etmedi.
1788 Özi kuşatmasını gösteren tablo
1788 Özi kuşatmasını gösteren tabloGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: January Suchodolski. Dosya sayfası

Yeni Rus kıyısı: Odessa'nın doğuşu

Dinyester ile Aksu arasındaki bölgenin Rusya'ya geçmesi, Karadeniz kıyısında yeni bir şehrin kurulmasının da yolunu açtı. Savaş sırasında Rus kuvvetlerinin ele geçirdiği Hacıbey kalesinin bulunduğu yerde, 1794'te II. Katerina'nın fermanıyla Odessa kuruldu. Kısa sürede büyüyen bu liman şehri, Rusya'nın Karadeniz ticaretinin merkezi oldu. Odessa'nın tarihi, Yaş Antlaşması'nın haritayı nasıl değiştirdiğini gösteren en somut örnektir. Şehir, XIX. yüzyılın başında, Yunan bağımsızlık hareketinin örgütü olan Filiki Eterya'nın da doğduğu yer olacaktı.
Dikkat: yanlış bilinen
Karşılaştırmalı okuma: Rus tarih yazımı Yaş'ı, Karadeniz'in kuzey kıyısının tamamen Rusya'ya geçtiği ve "Yeni Rusya" bölgesinin tamamlandığı an olarak anlatır. Türk tarih yazımında ise antlaşma, Kırım'ın kaybının artık geri dönüşsüz biçimde kabul edildiği bir eşik olarak görülür. Romanya tarih yazımında Yaş, Boğdan topraklarının bir kısmının Dinyester ötesinde Rusya'ya geçmesinin ve Besarabya sorununun başlangıcının habercisi olarak değerlendirilir; Besarabya 1812'de Bükreş Antlaşması ile Rusya'ya bırakılacaktı.

Barıştan sonra: III. Selim'in ıslahatı

Yaş Antlaşması, III. Selim'e yıllardır beklediği nefes alma fırsatını verdi. Barışın hemen ardından padişah, devlet adamlarından lâyihalar istedi ve Nizâm-ı Cedîd programını başlattı. 1793'te yeni ordunun ilk birlikleri kuruldu, sürekli elçilikler açıldı, Mühendishane yeniden düzenlendi. Bu açıdan Yaş, yalnızca bir kaybın tescili değil, Osmanlı yenileşmesinin yeni bir aşamasının da başlangıç noktasıdır. Savaşın ağır sonuçları, yeniliğe karşı olan çevreler üzerinde bile bir değişim ihtiyacı duygusunu güçlendirmişti.
1791–1792 barışını konu alan dönemin İngiliz karikatürü
1791–1792 barışını konu alan dönemin İngiliz karikatürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
Ağustos 1787: Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş açar.
Aralık 1788: Özi düşer.
1789: Bender ve Akkerman Ruslara geçer.
Aralık 1790: İsmail düşer.
Temmuz 1791: Maçin yenilgisi.
Ağustos 1791: Kalas ön barışı.
Ekim 1791: Potyomkin ölür.
9 Ocak 1792: Yaş Antlaşması.
1794: Odessa kurulur.

Geri dönüşü olmayan bir kabul

Yaş Antlaşması'nın asıl ağırlığı, getirdiği yeni kayıptan çok, eski bir kaybı kesinleştirmesindedir. 1784 senedi, imzalayanların gözünde bile geçici bir zorunluluk gibi görülmüştü; 1787 savaşı da bu umutla açıldı. Yaş'tan sonra bu umut sona erdi. Osmanlı yönetimi artık Kırım'ı geri almanın değil, kalan toprakları korumanın hesabını yapacaktı.

Bu bakımdan antlaşma, Osmanlı dış politikasında sessiz ama derin bir dönüşüme işaret eder: saldırı ile kayıpları geri alma politikası yerini, savunma ve diplomasiyle ayakta kalma politikasına bıraktı. Ziştovi ile Yaş'ın aynı birkaç ay içinde imzalanması, bu dönüşümün iki yüzünü gösterir: birinde diplomasi toprak kurtardı, diğerinde ise savaşın sonucunu yalnızca kayda geçirdi. III. Selim'in yeni düzen arayışı, tam da bu iki deneyimin arasından doğdu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap