Kahramanlığını çocuklarına bile anlatmayan paşa
Selahattin Adil Paşa'nın adı, Çanakkale'den Sakarya'ya ve İstanbul'un teslim alınmasına kadar Kurtuluş Savaşı'nın pek çok kritik anında geçer. Ama kendisi bu hikâyeleri anlatmayı sevmedi. Hatıraları, ölümünden yıllar sonra, 1983'te oğlu tarafından "Hayat Mücadeleleri" adıyla yayımlandı. Paşa, hayattayken savaş yıllarını kamuoyu önünde pek anlatmamıştı. Onun hayatı, savaşı yönetip sonra sessizce kenara çekilen bir kuşağın örneği.
Amiral Adil Paşa'nın oğlu
Selahattin Adil, 19 Ocak 1882'de İstanbul'da, Fatih Çarşamba'da doğdu. Babası tersane komutanı Amiral Adil Paşa, annesi Sadberk Hanım'dı. 1902'de kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. Şam'daki 5. Ordu'da ve Selanik'teki 3. Ordu'da görev yaptı. 1906'da Harbiye'de öğretmen yardımcısı oldu.1909'daki 31 Mart Vakası'nda isyanı bastırmak için Selanik'ten İstanbul'a gelen Hareket Ordusu'nda görev aldı. 1910-1911'de Bükreş'te askerî ataşe olarak bulundu. Trablusgarp ve Balkan savaşlarına katıldı. Birinci Dünya Savaşı başladığında Çanakkale Müstahkem Mevkii'nin kurmay başkanıydı.
Tarih notu
19 Ocak 1882: İstanbul'da doğar
1909: Hareket Ordusu'nda görev
1910-1911: Bükreş askerî ataşesi
1915: Çanakkale'de 12. Tümen komutanı
1920: Adana Cephesi komutanı
1921: Sakarya Meydan Muharebesi, terfi ederek paşa olur
1922: Millî Müdafaa Vekâleti müsteşarı
1922-1923: İstanbul Komutanlığı
23 Eylül 1923: Kendi isteğiyle emekli olur
1950-1953: Ankara milletvekili
27 Şubat 1961: İstanbul'da hayatını kaybeder
1909: Hareket Ordusu'nda görev
1910-1911: Bükreş askerî ataşesi
1915: Çanakkale'de 12. Tümen komutanı
1920: Adana Cephesi komutanı
1921: Sakarya Meydan Muharebesi, terfi ederek paşa olur
1922: Millî Müdafaa Vekâleti müsteşarı
1922-1923: İstanbul Komutanlığı
23 Eylül 1923: Kendi isteğiyle emekli olur
1950-1953: Ankara milletvekili
27 Şubat 1961: İstanbul'da hayatını kaybeder
Çanakkale'de 12. Tümen
Çanakkale Savaşları başlamadan önce Boğaz savunmasının kurmay başkanlığını yürüten Selahattin Adil Bey, kara savaşları sırasında 12. Tümen'in başına geçti. Seddülbahir cephesinde Üçüncü Kirte Muharebesi'nde tümenine komuta etti ve Birinci Kerevizdere Muharebesi'ni yönetti. Bu muharebeler, güney cephesinde Türk hatlarının yarılmasını önleyen kanlı çarpışmalardı.Ağustos 1915'te Anafartalar Grup Komutanlığı'na getirilen Mustafa Kemal'in emrinde de 12. Tümen'i yönetti. Anafartalar'daki bu ortak çalışma, iki subay arasında sonraki yıllara uzanan bir tanışıklığın başlangıcı oldu. Çanakkale'den sonra Doğu Cephesi'nde de bulundu. Çanakkale yıllarında yazdığı mektuplar, sonradan "Çanakkale'den Mektuplar" adıyla kitaplaştı.
Ek bilgi
Seddülbahir cephesindeki Kirte ve Kerevizdere muharebeleri, Anafartalar ve Arıburnu kadar bilinmez. Oysa bu cephede İngiliz ve Fransız kuvvetleri aylarca Alçıtepe'ye ulaşmaya çalıştı ve her defasında Türk savunmasına takıldı. Bu muharebelerin ağırlığını taşıyan tümenlerden biri 12. Tümen'di.
Adana Cephesi
1920'de Selahattin Adil Bey, Fransız işgalindeki Çukurova'da Kuva-yı Milliye'yi düzenlemek ve Fransız ilerleyişini durdurmak için Adana Cephesi komutanlığına atandı. Bu bölgede düzenli bir cephe yoktu. Kozan, Feke, Pozantı ve Toroslar boyunca milli müfrezeler Fransız kuvvetlerine ve onlarla birlikte hareket eden silahlı gruplara karşı savaşıyordu. Bu dağınık mücadeleye bir komuta düzeni getirmek, Ankara'nın öncelikleri arasındaydı.Sakarya ve Büyük Taarruz
1921'de Batı Cephesi'nde 2. Kolordu'nun başında Sakarya Meydan Muharebesi'ne katıldı. Yirmi iki gün yirmi iki gece süren bu muharebede gösterdiği başarı nedeniyle mirlivalığa yükseldi ve paşa oldu. Ardından Millî Müdafaa Vekâleti'nde müsteşarlığa getirildi.Ağustos 1922'de Büyük Taarruz başladığında Selahattin Adil Paşa Ankara'daydı. Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin kazanıldığı haberini Meclis'e ilk bildiren isim o oldu. Bu haber, aylardır cepheden gelecek sonucu bekleyen Meclis'te büyük sevinçle karşılandı.

İstanbul'u teslim almak
Mudanya Mütarekesi'nden sonra İstanbul'un yönetimi aşamalı olarak Ankara'ya geçmeye başladı. Büyük Millet Meclisi, Selahattin Adil Paşa'yı İstanbul Komutanlığı'na getirdi. Şehrin askerî denetimi, onun komutasındaki birliklere adım adım devredildi. Bu dönemde İtilaf kuvvetlerinin İstanbul'daki komutanı General Harington ile görüşmeler yaptı. Lozan Antlaşması imzalandıktan sonra işgal kuvvetleri şehirden çekildi.İstanbul'un bu geçiş dönemi kolay değildi. Şehirde hâlâ işgal kuvvetleri vardı, Ankara'nın yönetimi ise yeni yerleşiyordu. Selahattin Adil Paşa'nın görevi, iki tarafın askerleri arasında olay çıkmadan devrin tamamlanmasını sağlamaktı. Bu görev, 6 Ekim 1923'te Türk birliklerinin şehre girişiyle tamamlandı.
Dikkat: yanlış bilinen
İstanbul'un kurtuluşu, tek bir günde ya da tek bir komutanla gerçekleşmedi. Mudanya'dan sonra başlayan devir sürecinde İstanbul Komutanlığı, Refet Paşa'nın Doğu Trakya'yı teslim alma görevi ve 3. Kolordu'nun 6 Ekim 1923'te şehre girişi birbirini tamamlayan adımlardı.
Cumhuriyet'in ilk ordusu ve komutanların tercihi
Kurtuluş Savaşı biter bitmez ordunun yeniden düzenlenmesi gündeme geldi. Savaş yıllarında büyüyen kadrolar küçültülüyor, cephelerde görev yapmış komutanların bir kısmı emekliye ayrılıyor, bir kısmı yeni kurulan kolordulara dağıtılıyordu. Selahattin Adil Paşa'nın emeklilik dilekçesi de bu döneme denk geldi. Savaşın en zor yıllarını cephede ve Ankara'daki karargâhta geçirmiş bir komutan için bu, bir dönemin kapanışıydı.Paşa'nın İstanbul'daki görevini bırakmasından kısa süre sonra, 13 Ekim 1923'te Ankara başkent ilan edildi ve 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet kuruldu. Yani İstanbul'u işgal kuvvetlerinden teslim alan komutan, şehrin başkentlik sıfatını kaybettiği günlerde üniformasını çıkarmış oldu.
Hatıraların dili
"Hayat Mücadeleleri", bir komutanın gözünden Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e uzanan dönemi anlatır. Kitapta Hareket Ordusu, Balkan Savaşları, Çanakkale ve Milli Mücadele yılları, bir kurmay subayın gözlemleriyle aktarılır. Bu tür hatıralar, resmî raporlarda görünmeyen ayrıntıları; karargâhlardaki tartışmaları, ikmal güçlüklerini, askerin moralini anlamak için değerli belgelerdir. Selahattin Adil Paşa'nın Çanakkale mektupları ise savaşın içinden, sıcağı sıcağına yazılmış satırlar olarak ayrıca önemlidir.Erken emeklilik ve geç gelen siyaset
Selahattin Adil Paşa, 23 Eylül 1923'te mirliva rütbesindeyken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Uzun bir süre kamuoyunun önüne çıkmadı. 1950'de Ankara milletvekili seçildi ve Meclis'te iktisat komisyonunun başkanlığını yaptı. 1953'te milletvekilliğinden istifa etti. 27 Şubat 1961'de İstanbul'da hayatını kaybetti.