Çanakkale'nin gölgesinde bir imza
26 Nisan 1915'te, Gelibolu'daki çıkarmaların ertesi günü, Londra'da gizli bir antlaşma imzalandı. İngiltere, Fransa ve Rusya, İtalya'yı savaşa kendi saflarında katmak için ona geniş toprak vaatlerinde bulundu. İtalya ise bir ay içinde Almanya ve Avusturya-Macaristan'a karşı savaşa girmeyi kabul etti. Antlaşma gizliydi ve savaşın sonuna kadar öyle kalması amaçlanıyordu.Londra Antlaşması'nın büyük kısmı Avusturya-Macaristan'ın topraklarıyla ilgiliydi. Ama içinde Osmanlı Devleti'ni, özellikle de Anadolu'yu ilgilendiren maddeler de vardı. Bu maddeler, sonraki yıllarda Anadolu'nun paylaşılmasına yönelik planların zincirindeki ilk halkalardan biri oldu.

İtalya'nın tarafsızlığı
Birinci Dünya Savaşı başladığında İtalya, kâğıt üzerinde Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın müttefikiydi. Üçlü İttifak, 1882'den beri yürürlükteydi. Ancak İtalya, Avusturya-Macaristan'ın Sırbistan'a saldırısının ittifakın savunma niteliğiyle bağdaşmadığını öne sürerek tarafsız kaldı. Bu tarafsızlık, iki tarafın da İtalya'yı kendi saflarına çekmek için yarıştığı bir pazarlık dönemini başlattı.İtalya'nın asıl hedefi, Avusturya-Macaristan'ın elindeki İtalyanca konuşulan bölgeleri, özellikle Trento ve Trieste'yi almaktı. Avusturya-Macaristan bu toprakları vermeye yanaşmadı. İtilaf devletleri ise çok daha cömert vaatlerde bulunabiliyordu, çünkü verecekleri topraklar kendilerinin değil, düşmanlarınındı.
Tarih notu
1882: Üçlü İttifak (Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya)
1911-1912: Trablusgarp Savaşı ve On İki Ada'nın İtalyan işgali
Ağustos 1914: İtalya tarafsızlığını ilan eder
25 Nisan 1915: Gelibolu çıkarmaları
26 Nisan 1915: Gizli Londra Antlaşması
23 Mayıs 1915: İtalya Avusturya-Macaristan'a savaş ilan eder
21 Ağustos 1915: İtalya Osmanlı Devleti'ne savaş ilan eder
1911-1912: Trablusgarp Savaşı ve On İki Ada'nın İtalyan işgali
Ağustos 1914: İtalya tarafsızlığını ilan eder
25 Nisan 1915: Gelibolu çıkarmaları
26 Nisan 1915: Gizli Londra Antlaşması
23 Mayıs 1915: İtalya Avusturya-Macaristan'a savaş ilan eder
21 Ağustos 1915: İtalya Osmanlı Devleti'ne savaş ilan eder
Antlaşmanın vaatleri
Londra Antlaşması, İtalya'ya Trento, Güney Tirol, Trieste, İstirya ve Dalmaçya kıyılarının bir kısmını vaat ediyordu. Arnavutluk'taki Avlonya limanı İtalya'ya bırakılıyordu. Bunların yanında, Trablusgarp Savaşı sırasında 1912'de işgal ettiği On İki Ada üzerindeki egemenliği de tanınıyordu.Antlaşmanın Anadolu'yu ilgilendiren maddesi ise daha belirsizdi. Osmanlı Devleti'nin paylaşılması durumunda İtalya'nın Antalya bölgesinde "adil bir pay" alacağı belirtiliyordu. Bu payın sınırları çizilmemişti. Bu belirsizlik, sonraki yıllarda İtalya'nın Anadolu'daki taleplerini artırmasına ve 1917'de Saint-Jean-de-Maurienne'de yeni bir anlaşma yapılmasına yol açtı.
Pazarlığın perde arkası
Pazarlıkları İtalya adına Başbakan Antonio Salandra ve Dışişleri Bakanı Sidney Sonnino yürüttü. Salandra, İtalya'nın tutumunu "kutsal bencillik" diye tanımlamıştı; yani ülkenin savaşa yalnızca kendi çıkarları için gireceğini açıkça söylüyordu. Sonnino ise talepleri uzun bir liste hâlinde sundu ve bunlardan kolay kolay vazgeçmedi.Pazarlığın en zor konusu, Adriyatik'in doğu kıyısıydı. Rusya, Slav halklarının yaşadığı Dalmaçya'nın İtalya'ya bırakılmasına karşı çıktı; çünkü bu topraklar, müttefiki Sırbistan'ın da ilgi alanındaydı. Sonunda bir uzlaşma bulundu: Dalmaçya'nın bir kısmı İtalya'ya, diğer kısmı gelecekteki bir Slav devletine bırakılacaktı. Osmanlı topraklarıyla ilgili maddeler ise pazarlığın görece kolay geçen bölümüydü; çünkü o topraklar üzerinde itilaf devletlerinin hiçbirinin o sırada fiilî denetimi yoktu ve vaat etmek bir şeye mal olmuyordu.
Antlaşmanın imzalanmasının ardından İtalya'da sert bir iç tartışma yaşandı. Parlamentonun önemli bir kısmı tarafsızlıktan yanaydı. Savaş yanlıları ise sokakta büyük gösteriler düzenledi. Mayıs 1915'teki bu gösteriler, hükümetin savaş kararını parlamentoya kabul ettirmesini kolaylaştırdı.
Çanakkale ile bağlantı
Antlaşmanın imzalandığı tarih, Gelibolu'daki çıkarmaların hemen ardından gelmesi bakımından dikkat çekici. İtilaf devletleri, o günlerde Çanakkale'nin kısa sürede geçileceğine ve İstanbul'un düşeceğine inanıyordu. Bu inanç, Osmanlı topraklarının paylaşılmasına yönelik planları hızlandırdı. Mart 1915'te İstanbul ve Boğazlar Rusya'ya vaat edilmişti; Nisan'da İtalya'ya Antalya bölgesi vaat edildi.Ancak Çanakkale'de işler beklendiği gibi gitmedi. Mustafa Kemal'in 25 Nisan'da Arıburnu'nda gösterdiği direniş ve sonraki aylarda kazanılan zaferler, İtilaf devletlerinin İstanbul'a ulaşma planlarını boşa çıkardı. Paylaşım planları, en azından savaşın sonuna kadar kâğıt üzerinde kaldı.

Ek bilgi
İtalya, 23 Mayıs 1915'te Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti. Ancak Osmanlı Devleti'ne savaş ilanı Ağustos 1915'e kadar gecikti. Almanya'ya ise savaş ilanı ancak Ağustos 1916'da yapıldı. Bu gecikmeler, İtalya'nın savaşa ne kadar hesaplı ve kendi çıkarlarını öne alarak girdiğini gösteriyor. İtalya'nın savaş hedefleri, ideolojik değil, büyük ölçüde toprak kazanımına dayalıydı.
Savaştan sonra: hayal kırıklığı
Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda İtalya, Londra Antlaşması'nda vaat edilen toprakların hepsini alamadı. Amerika Başkanı Woodrow Wilson, gizli antlaşmaları tanımadığını açıkladı ve halkların kendi kaderini tayin etmesi ilkesini savundu. Paris Barış Konferansı'nda İtalya'nın Dalmaçya üzerindeki talepleri reddedildi. Anadolu'daki talepleri ise İzmir'in Yunanistan'a verilmesiyle büyük ölçüde boşa çıktı.İtalya'da bu durum "sakatlanmış zafer" olarak adlandırıldı. Savaşta yüz binlerce asker kaybeden bir ülkenin vaat edilen toprakları alamaması, büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu hayal kırıklığı, İtalya'da faşizmin yükselişine zemin hazırlayan etkenlerden biri oldu. 1922'de Mussolini iktidara geldi.
Anadolu'daki İtalyanlar
Paris'teki tartışmalar sürerken İtalya, Antalya ve çevresine asker çıkardı. Ancak İtalyan varlığı, Yunan işgalinden çok farklı bir karakter taşıyordu. İtalyan birlikleri yerel halkla çatışmaya girmekten genellikle kaçındı. Hatta Milli Mücadele'nin ilk yıllarında Ankara hükümetiyle temas kurdular ve bazı durumlarda Kuva-yi Milliye'ye kolaylık sağladılar. İtalya, İngiltere'nin Yunanistan'ı desteklemesinden rahatsızdı ve Ankara'yla iyi ilişkiler kurmayı kendi çıkarına uygun buldu.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Gizlilik: Antlaşma gizli tutulmuş, Kasım 1917'de Bolşevikler tarafından yayımlanmıştır.
2. Anadolu: Antlaşmada İtalya'ya Antalya bölgesinde "adil bir pay" vaat edilmiş, sınırlar çizilmemiştir.
3. Ad karışıklığı: Bu antlaşma, 1913'teki Londra Antlaşması'ndan ve 1921'deki Londra Konferansı'ndan farklıdır.
2. Anadolu: Antlaşmada İtalya'ya Antalya bölgesinde "adil bir pay" vaat edilmiş, sınırlar çizilmemiştir.
3. Ad karışıklığı: Bu antlaşma, 1913'teki Londra Antlaşması'ndan ve 1921'deki Londra Konferansı'ndan farklıdır.
Gizli diplomasinin sonu
Londra Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı'nın gizli diplomasisinin en tipik örneklerinden biri. Halkların görüşü alınmadan, savaşın sonucu bilinmeden, düşman toprakları üzerinde pazarlık yapıldı. Bu antlaşmalar, savaş sonrasında büyük devletler arasında derin anlaşmazlıklara ve yeni çatışmalara yol açtı.Bize kalırsa bu antlaşmanın Türk tarihi açısından önemi, Anadolu'nun daha 1915'te nasıl bir paylaşım planının hedefi olduğunu göstermesinde. Çanakkale'de kazanılan zafer, bu planların hayata geçmesini geciktirdi; Milli Mücadele'nin zaferi ise onları tamamen ortadan kaldırdı. Lozan'da Türkiye, bu gizli antlaşmaların hiçbirini tanımadan bağımsızlığını kabul ettirdi. On İki Ada ise İtalya'da kaldı ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanistan'a bırakıldı.