Bir yaz sonu, bir hükümet
31 Ağustos 1913'te Gümülcine'de, Balkan Savaşları'nın yorgun ortamında beklenmedik bir yönetim ilan edildi: Garbi Trakya Hükümet-i Müstakilesi, yani Batı Trakya Bağımsız Hükümeti. Bu yönetim yalnızca 56 gün yaşadı. Kendi bayrağı, kendi ordusu, kendi pulları ve kendi yönetim kadrosu vardı. 25 Ekim 1913'te ise, kendisini kuranların kararıyla sona erdi.Bu kısa ömürlü hükümet, Türk tarihinde çoğu zaman bir dipnot olarak anılır. Oysa bölgenin halkı için çok şey ifade ediyordu. Balkan Savaşları'nın kaybettirdiği topraklarda, yerel Müslüman ve Türk nüfusun kendi kaderini belirleme çabasının ilk somut örneklerinden biriydi. Ve bu çabada yer alan isimlerin bir kısmı, birkaç yıl sonra Teşkilat-ı Mahsusa'da ve Milli Mücadele'de yeniden karşımıza çıktı.

Balkan Savaşları'ndan sonra Batı Trakya
Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı Devleti, Rumeli'nin neredeyse tamamını kaybetti. Batı Trakya, yani Meriç ile Karasu (Mesta) nehirleri arasındaki bölge, Bulgar ordusunun eline geçti. Bölgenin Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç gibi şehirlerinde nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman ve Türk'tü. Bulgar yönetimi altında bu nüfus ağır baskılara maruz kaldı.1913 yazında durum değişti. Balkan devletleri arasında Makedonya'nın paylaşımı yüzünden çıkan İkinci Balkan Savaşı'nda Bulgaristan, eski müttefikleri Sırbistan ve Yunanistan'a ve ardından Romanya'ya karşı savaşmak zorunda kaldı. Osmanlı Devleti bu fırsatı değerlendirdi. Temmuz 1913'te Osmanlı ordusu ilerleyerek Edirne'yi geri aldı.
Tarih notu
Ekim-Kasım 1912: Batı Trakya Bulgar ordusunun eline geçer
Haziran 1913: İkinci Balkan Savaşı başlar
21-22 Temmuz 1913: Osmanlı ordusu Edirne'yi geri alır
10 Ağustos 1913: Bükreş Antlaşması, Batı Trakya Bulgaristan'a bırakılır
31 Ağustos 1913: Gümülcine'de Garbi Trakya Hükümeti ilan edilir
29 Eylül 1913: Osmanlı-Bulgar İstanbul Antlaşması
25 Ekim 1913: Garbi Trakya Hükümeti sona erer
Haziran 1913: İkinci Balkan Savaşı başlar
21-22 Temmuz 1913: Osmanlı ordusu Edirne'yi geri alır
10 Ağustos 1913: Bükreş Antlaşması, Batı Trakya Bulgaristan'a bırakılır
31 Ağustos 1913: Gümülcine'de Garbi Trakya Hükümeti ilan edilir
29 Eylül 1913: Osmanlı-Bulgar İstanbul Antlaşması
25 Ekim 1913: Garbi Trakya Hükümeti sona erer
Bükreş'ten sonra
10 Ağustos 1913'te imzalanan Bükreş Antlaşması, İkinci Balkan Savaşı'nı sona erdirdi. Bulgaristan toprak kaybetti ama Batı Trakya'yı ve Ege kıyısındaki Dedeağaç limanını elinde tuttu. Osmanlı Devleti bu antlaşmaya taraf değildi. Osmanlı ordusu Edirne'yi almıştı ama Meriç'in batısına geçmesi, büyük devletlerin tepkisini çekebilecek bir adımdı.Bu durumda Batı Trakya'daki yerel halk ve bölgeye gelen bir grup Osmanlı subayı, farklı bir yol denedi. Süleyman Askeri Bey ve Eşref Kuşçubaşı gibi isimler, yerel gönüllülerle birlikte Bulgar birliklerini bölgeden çıkardı. 31 Ağustos'ta Gümülcine'de bağımsız bir hükümet kuruldu. Hükümetin başkanlığına, bölgenin saygın din adamlarından Hoca Salih Efendi getirildi.
Hükümetin yapısı
Garbi Trakya Hükümeti, kısa ömrüne rağmen bir devletin başlıca kurumlarını oluşturmaya çalıştı. Bir yürütme kurulu, bir ordu, bir maliye ve bir posta idaresi kuruldu. Hükümet, kendi bayrağını kabul etti: yeşil, beyaz ve siyah yatay şeritler üzerinde ay ve yıldızdan oluşan bir bayrak. Pullar basıldı, hükümet adına resmi belgeler düzenlendi.Ordu, yerel gönüllülerden ve bölgedeki Osmanlı subaylarından oluşuyordu. Sayısı birkaç bin kişiyi buluyordu. Bu kuvvet, Bulgar birliklerinin geri dönüş girişimlerine karşı bölgeyi korumaya çalıştı. Hükümetin kontrol ettiği alan, Meriç'ten Karasu'ya, Ege kıyısından Rodop dağlarına kadar uzanıyordu.

Ek bilgi
Garbi Trakya Hükümeti, Türk tarihinde "ilk Türk cumhuriyeti" olarak da anılır. Bu ifade tartışmalıdır: hükümet kendisini açıkça cumhuriyet olarak tanımlamamıştı ve yapısı daha çok geçici bir bağımsız yönetim niteliğindeydi. Ancak yerel halkın seçtiği temsilcilerden oluşan bir yönetim olması ve bir hanedana bağlı olmaması, bu adlandırmanın neden yaygınlaştığını açıklıyor. Önemli olan, bölge halkının kendi geleceği hakkında söz sahibi olma iradesini ortaya koymasıdır.
İstanbul Antlaşması ve son
Garbi Trakya Hükümeti, Osmanlı Devleti tarafından resmen tanınmadı. İstanbul hükümeti, büyük devletlerle sorun yaşamamak için bölgedeki gelişmelere mesafeli durdu. Aynı zamanda Bulgaristan ile doğrudan görüşmelere başladı. Bu görüşmeler, 29 Eylül 1913'te imzalanan İstanbul Antlaşması ile sonuçlandı. Antlaşmayla Edirne, Kırklareli ve Dimetoka Osmanlı Devleti'nde kaldı; Batı Trakya ise Bulgaristan'a bırakıldı. Antlaşmada bölgedeki Müslüman halkın hakları için bazı güvenceler de yer aldı.Bu antlaşmadan sonra Garbi Trakya Hükümeti'nin varlığını sürdürmesi mümkün değildi. Osmanlı subaylarının bölgeden çekilmesi istendi. 25 Ekim 1913'te hükümet, yönetimi Bulgar yetkililerine devretti ve sona erdi. Bölgedeki gönüllülerin bir kısmı Osmanlı topraklarına geçti.
Kuranlar ve sonraki yolları
Garbi Trakya Hükümeti'nin kuruluşunda rol alan subayların hikâyesi sonraki yıllarda da devam etti. Süleyman Askeri Bey, Birinci Dünya Savaşı'nda Irak cephesinde görev aldı ve 1915'te Şuayyibe'deki çarpışmanın ardından hayatına son verdi. Eşref Kuşçubaşı, Teşkilat-ı Mahsusa'nın önemli isimlerinden biri oldu. Bu hükümetin kurulması sırasında edinilen tecrübe, gönüllü birliklerle, yerel halkın desteğine dayanan bir direnişin nasıl örgütlenebileceğine dair ilk örneklerden biri olarak hatırlandı.Bu tecrübe, 1919'da Anadolu'da başlayan direnişte de karşılığını buldu. Kuva-yı Milliye'nin yerel cemiyetler ve gönüllü birliklerle başlayan yapısı, Garbi Trakya'daki örgütlenmeyle benzerlikler taşıyordu. Elbette Anadolu'daki hareket çok daha geniş, çok daha uzun soluklu ve sonunda Mustafa Kemal'in önderliğinde düzenli bir orduya dönüşen bir mücadeleydi.

Dikkat: yanlış bilinen
1. Ad: Hükümetin resmi adı Garbi Trakya Hükümet-i Müstakilesi'dir. "Batı Trakya Türk Cumhuriyeti" adı sonradan yaygınlaşmıştır.
2. Süre: 31 Ağustos - 25 Ekim 1913 arası 56 gündür.
3. Mustafa Kemal: Mustafa Kemal bu hükümetin kuruluşunda yer almamıştır. 1913 sonunda Sofya'ya askeri ataşe olarak atanmıştır.
2. Süre: 31 Ağustos - 25 Ekim 1913 arası 56 gündür.
3. Mustafa Kemal: Mustafa Kemal bu hükümetin kuruluşunda yer almamıştır. 1913 sonunda Sofya'ya askeri ataşe olarak atanmıştır.
Batı Trakya'nın sonraki yüzyılı
Batı Trakya, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Bulgaristan'dan alınarak 1920'de Yunanistan'a bırakıldı. 1923'te Lozan'da yapılan nüfus mübadelesinden Batı Trakya Türkleri hariç tutuldu; aynı şekilde İstanbul Rumları da mübadele dışında kaldı. Bugün Batı Trakya'da yaşayan Türk azınlık, Lozan Antlaşması'nın güvence altına aldığı haklarıyla varlığını sürdürüyor.Kısa ömürlü 1913 hükümeti, bu topluluğun tarihsel hafızasında önemli bir yer tutuyor. Gümülcine'de 31 Ağustos 1913'te ilan edilen bu yönetim, bölge halkının zor bir dönemde kendi geleceğine sahip çıkma çabasının simgesi olarak hatırlanıyor. 56 günlük bu deneyim, Balkan Savaşları'nın ardından yaşanan acı kayıpların ortasında bir umut ışığı olarak kaldı.