Bugün "mandacı" sözcüğü Kurtuluş Savaşı anlatılarında çoğu zaman bir suçlama olarak kullanılır ve mandayı savunanların hepsi Millî Mücadele'nin karşısında duran kişiler gibi düşünülür. Kaynaklar daha karışık bir tablo çizer. 4 Aralık 1918'de İstanbul'da kurulan Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin kurucu ve üyeleri arasında, birkaç ay sonra Anadolu hareketinin en önde gelen isimleri arasında yer alacak kişiler de vardı, İstanbul hükûmetlerinde görev alacak ve Millî Mücadele'ye karşı çıkacak kişiler de. ABD Başkanı Woodrow Wilson, 1919Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Harris & Ewing. Dosya sayfası
On dört madde ve 12. madde
ABD Başkanı Woodrow Wilson, 8 Ocak 1918'deki konuşmasında savaş sonrası dünya düzenine ilişkin görüşlerini on dört madde hâlinde açıkladı. Türkçe Vikipedi'nin Wilson Prensipleri Cemiyeti maddesine göre bu ilkelerin 12. maddesi Osmanlı İmparatorluğu'nda Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerle ilgiliydi ve bu bölgelerin bağımsızlığının sağlanmasını öngörüyordu. Mondros Mütarekesi'nden sonra İstanbul'daki aydınların bir bölümü bu maddeye umut bağladı. Aynı kaynağa göre cemiyetin kurulmasını Halide Edib önerdi.
Kuruluş: Vakit idarehanesi, 4 Aralık 1918
Dernek, çoğu gazetecilerden oluşan bir aydın grubu tarafından 4 Aralık 1918'de kuruldu; kuruluş yeri ve merkezi İstanbul'daki Vakit gazetesi idarehanesiydi. Yönetim kurulunda Halide Edib, Refik Halid, Ali Kemal, Hüseyin Avni ve Ragıp Nurettin vardı. Aktif üyeler arasında dönemin önemli gazetelerinin başyazarları sayılır: Ati ve İkdam'dan Celâl Nuri, Akşam'dan Necmeddin Sadık, Zaman'dan Cevat, Yeni Gazete'den Mahmud Sadık, Vatan'dan Ahmet Emin ve Yeni Gün'den Yunus Nadi. Cemiyet, Amerikan mandası lehine kamuoyu oluşturmak için en çok basını kullandı.
Kuruluşun ertesi günü, 5 Aralık 1918'de cemiyet yöneticileri ABD Başkanı Wilson'a 9 maddelik bir muhtıra gönderip Amerikan mandasını resmen talep etti.
Dikkat: yanlış bilinen
Kuruluş tarihi ve kurucu listesi iki Türkçe Vikipedi maddesinde farklıdır. Wilson Prensipleri Cemiyeti maddesi 4 Aralık 1918 tarihini ve yukarıdaki yönetim kurulunu verir. Halide Edib Adıvar maddesi ise cemiyetin 14 Ocak 1919'da kurulduğunu yazar ve kurucuları Refik Halit, Ahmet Emin, Yunus Nadi, Ali Kemal ve Celal Nuri olarak sayar. 5 Aralık 1918 tarihli muhtıra, 14 Ocak 1919 tarihiyle bağdaşmaz. Biz dernek maddesindeki tarihi esas aldık.
Neden Amerika?
Dernek maddesine göre cemiyetin amacı önce Amerika'nın dostluğunu kazanmak ve Wilson ilkelerine uygun bir barışı sağlamaktı. Üyelerin bir kısmı ise barıştan sonra ülkenin Amerikan mandası altına girmesi için çalışıyordu. Gerekçeleri, Osmanlı Devleti'nin Türk çoğunluklu bölgelerinin bile bağımsız kalamayacağı, paylaşılacağı ya da bir başka devletin himayesine gireceği endişesiydi. Onlara göre Amerikan mandası altında, Amerika'nın rehberliğiyle kalkınmak mümkün olacaktı; Amerikalılar sonradan çekilse bile geride kuvvetli ve müreffeh bir Türkiye kalacaktı.
Manda (diplomasi) maddesi, aynı düşüncenin daha geniş bir çevrede yaygın olduğunu anlatır. Buna göre İngiliz ya da Amerikan "müzahereti" (yardım, kolaylık gösterme) 1918 Kasım'ından itibaren yoğun biçimde tartışıldı; "manda" sözcüğü 1919 Mayıs ya da Haziran'ından itibaren popülerlik kazandı ve Eylül 1919'dan sonra konu gündemden düştü. Görüş özellikle feshedilen İttihat ve Terakki'ye yakın, milliyetçi ve reformcu kanatta taraftar buldu; Halide Edib, Rauf Bey, Kara Vasıf ve Yunus Nadi gibi sonradan Millî Mücadele'nin düşünsel ve örgütsel önderleri arasında yer alacak kişiler, İngiliz ve Fransız emellerine karşı Amerikan yanlısı bir tutum benimsedi.
Ek bilgi
Manda (diplomasi) maddesine göre Kasım-Aralık 1918'de, Mustafa Kemal'in ortağı ve başyazarı olduğu Minber gazetesi de Amerikan "müzaheretini" savunanlar arasındaydı. Yani 1918 sonunda Amerikan yardımı fikri, sonradan Anadolu hareketine katılacak çevrelerde de dolaşıyordu. Ancak "müzaheret" ile "manda" aynı şey değildi; sözcük ayrımı tartışmanın kendisinin bir parçasıydı.
Halide Edib'in gerekçesi ve 10 Ağustos 1919 mektubu
Halide EdibGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Manda (diplomasi) maddesi Halide Edib'in görüşünü kendi sözleriyle aktarır: "bütün eski ve yeni Türkiye hudutlarına şamil olmak üzere, muvakkat bir Amerikan mandasını ehven-i şer olarak görüyoruz." Gerekçesi, milletin refahını ve gelişmesini sağlayacak para, uzmanlık ve güce sahip olunmadığı; on beş yirmi yıl emek verildikten sonra her ferdi "hakiki istiklali kafasında ve cebinde taşıyan" yeni bir Türkiye'yi ancak Yeni Dünya'nın yeteneğinin yaratabileceğiydi. Bir başka cümlesi dış rekabetleri ülkeden uzaklaştıracak, "Avrupa dışında ve Avrupa'dan kuvvetli bir el" arayışını anlatır.
Halide Edib Adıvar maddesine göre bu görüşünü 10 Ağustos 1919 tarihli bir mektupla Mustafa Kemal'e de açıkladı. Mustafa Kemal Nutuk'ta bu mektubu "Amerikan Mandası için Propagandalar" başlığı altında ele aldı. Amerikan mandası fikri Sivas Kongresi'nde reddedildi.
Kapanış ve ayrılan yollar
Cemiyet, kuruluşundan iki ay sonra kapandı. Dernek maddesine göre üyelerin bir kısmı Anadolu'da Mustafa Kemal önderliğinde yürütülen Millî Mücadele'ye katıldı, bir kısmı Osmanlı hükûmetlerinde görev aldı. İsimler bu ayrılığı açıkça gösterir. Halide Edib ve Yunus Nadi, 1920 baharında İstanbul'dan Anadolu'ya geçip Anadolu Ajansı'nın kurulmasında rol aldı; Halide Edib, padişahın onayladığı idam kararında Mustafa Kemal'le aynı listedeydi. Yönetim kurulundaki Ali Kemal ise, Türkçe Vikipedi'deki maddesine göre, 4 Mart 1919'da kurulan Birinci Damat Ferit Paşa hükûmetinde Maarif Nazırı, ardından kurulan ikinci hükûmette Dâhiliye Nazırı oldu ve bu görevde Kuvâ-yi Milliye ile Mustafa Kemal Paşa aleyhine emirler yayımladı.
Yani aynı dernekte, aynı masada oturmuş kişiler bir yıl içinde iki karşıt cepheye dağıldı. Bu yüzden "mandacılık" bir dönem için siyasi bir görüş olarak ele alınmalı; tek başına kimin hangi cephede durduğunu söylemeye yetmez.
Dikkat: yanlış bilinen
Erzurum Kongresi kararları kaynaklarda iki farklı biçimde özetlenir. Türkçe Vikipedi'nin Erzurum Kongresi maddesi kongrede "manda ve himaye reddedilerek" ulusal bağımsızlığın koşulsuz gerçekleştirilmesine karar verildiğini yazar. Manda (diplomasi) maddesi ise Erzurum ve Sivas'ta delegelerin büyük bölümünün manda görüşünü savunduğunu, sonuç bildirilerine mandayı açıkça kabul ya da reddetmeyen bir ibare konduğunu söyler: iç ve dış bağımsızlık ile vatanın bütünlüğü korunmak şartıyla, istila emeli beslemeyen herhangi bir devletin "fennî, sınâ'î, iktisâdî mu'âvenetini" memnuniyetle karşılamak. Halide Edib maddesi ise mandanın Sivas'ta reddedildiğini yazar.
Amerika ne dedi?
Tartışmanın öteki tarafı da önemlidir. Manda (diplomasi) maddesine göre İngiltereParis Konferansı'nda Türkiye ile ilgili yönetsel sorumluluk almayı reddetti; 30 Mayıs 1919'da İtilaf Devletleri Boğazlar, Anadolu, Ermenistan ve Filistin mandalarını ABD'ye öneren tekliflerini Wilson'a iletti. Wilson'ın görevlendirdiği King-Crane Komisyonu 28 Ağustos 1919'da yayımladığı raporda ABD mandası lehine görüş bildirdi. Ancak ABD Senatosu Paris barış antlaşmalarını ve Milletler Cemiyeti sözleşmesini reddetti; Eylül-Ekim 1919'dan itibaren Wilson dış politika üzerindeki kontrolünü kaybetti. Türkiye ve Filistin mandaları Senato'ya hiç sunulamadı; Ermenistan ve Boğazlar mandaları 1920 Mayıs'ında sunuldu ve 13'e karşı 52 oyla reddedildi.
İngilizce Vikipedi'nin Harbord Komisyonu maddesine göre Wilson1919'da bölgeye iki heyet gönderdi: İstanbul merkezli sivil King-Crane Komisyonu ve General James G. Harbord başkanlığındaki "Ermenistan'a Amerikan Askerî Heyeti". Elli kişilik Harbord heyeti Eylül 1919 başında İstanbul'a geldi ve otuz gün boyunca Adana, Halep, Mardin, Diyarbakır, Harput, Malatya, Sivas, Erzincan, Erzurum ve Kars üzerinden Tiflis'e kadar yol aldı. Raporun sonucu, Ermenistan'ın Anadolu ve Rumeli için düşünülen olası bir Amerikan mandasına dahil edilmesiydi; tek başına bir Ermenistan mandası uygulanabilir görülmedi. Washington'un bu mandaları üstlenmemesiyle, İstanbul'da Wilson ilkelerine bağlanan umutlar da sonuçsuz kaldı.