Yanya'nın doğu kapısı
Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı'nın Epir'deki savunması Yanya şehri etrafında kurulmuştu. Esat Paşa (Bülkat) komutasındaki Yanya Kolordusu, yaklaşık 35.000 asker ve 102 topla bölgenin en güçlü tahkimatına sahipti. Şehrin güney yaklaşmalarını Bizani ve Kastritsa kaleleri koruyor, batı ve kuzeybatıyı ise şehrin çevresinde halka gibi dizilmiş beş küçük tabya kapatıyordu. Bizani tepesinden güneyden gelen bütün yollar görülebiliyordu. Karşıdaki Yunan Epir Ordusu ise yaklaşık 20.000 asker ve 30 topla bu tahkimatı doğrudan zorlayacak güçte değildi.Bu yüzden Yunan komutanlığı, Yanya'yı güneyden kuşatırken doğudan, Metsovo (Mecova) yönünden bir baskı kurmak istedi. Yanya gölünün (Pamvotida) kuzeydoğusunda yükselen Driskos dağı, bu yönden gelen yolun anahtarıydı. Dağın tepesindeki Osmanlı mevzisi, şehrin doğu kapısını tutuyordu. Aralık 1912'nin başında bu kapıya, savaşın en ilginç gönüllü birliklerinden biri yöneldi.

Kırmızı gömlekliler Epir'de
İtalyan devrimcisi Giuseppe Garibaldi'nin oğlu Ricciotti Garibaldi, babasının "Kırmızı Gömlekliler" geleneğini sürdürmek istiyordu. Balkan Savaşı başlayınca Yunanistan'ın yanında savaşmak için gönüllü çağrısı yaptı. İtalya hükümetinin engelleri ve İtalyan solu içindeki itirazlar yüzünden ancak 140-200 İtalyan gönüllü toplayabildi. Ama çağrıya Yunan vatandaşları, yurt dışındaki Yunanlar ve az sayıda Bulgar, İngiliz ve Fransız da katıldı. Birlik böylece 2.224 kişiye ulaştı. Dört tabura ayrılan gönüllülerin iki taburu, eski Yunan Meclis Başkanı Kont Aleksandros Romas'ın komutasındaydı.Gönüllüler cesur ama kötü donanımlıydı. Yunan hükümeti onlara eski Gras tüfekleri ve kullanılmayan kılıçlar vermiş, ama kış paltosu dağıtmamıştı. Epir dağlarında Aralık ayında palto olmadan savaşmak, düşman ateşinden önce soğukla mücadele etmek demekti. Gönüllüler 17-20 Kasım (eski takvim) arasında Metsovo'ya ulaştı ve burada bir düzenli taburla birleşerek 3.800 kişilik Metsovo Müfrezesi'ni oluşturdu.
Tarih notu
Ekim 1912: Birinci Balkan Savaşı başlar; Yunan Epir Ordusu Arta köprüsünü geçer
21 Ekim 1912 (e.t.): Preveze Yunan kuvvetlerinin eline geçer
27 Ekim 1912 (e.t.): Metsovo ele geçirilir
26 Kasım 1912 (e.t.) / 9 Aralık (y.t.): Kırmızı gömleklilerin Driskos baskını
27 Kasım 1912 (e.t.): Osmanlı karşı saldırısı
28 Kasım 1912 (e.t.) / 11 Aralık (y.t.): Gönüllüler geri çekilir
6 Mart 1913 (y.t.): Yanya'nın teslimi
21 Ekim 1912 (e.t.): Preveze Yunan kuvvetlerinin eline geçer
27 Ekim 1912 (e.t.): Metsovo ele geçirilir
26 Kasım 1912 (e.t.) / 9 Aralık (y.t.): Kırmızı gömleklilerin Driskos baskını
27 Kasım 1912 (e.t.): Osmanlı karşı saldırısı
28 Kasım 1912 (e.t.) / 11 Aralık (y.t.): Gönüllüler geri çekilir
6 Mart 1913 (y.t.): Yanya'nın teslimi
Gece baskını ve sabah
Ricciotti Garibaldi, Yunan Genelkurmayı'na haber vermeden oğlu Peppino Garibaldi'yi 500 gönüllüyle Driskos yönüne gönderdi. Ardından Yunan komutanlığı da Romas'a Driskos'u ve göl kıyısını alma emri verdi. Gönüllülerin geri kalanı da aynı yöne yola çıktı. Peppino'nun birliği direnişle karşılaşmadan Kryovrysi köyünün kuzeydoğusundaki Kamber Ağa hanına ulaştı.26 Kasım (eski takvim) gecesi saat 02.00'de kırmızı gömlekliler Driskos'taki Osmanlı mevzilerine baskın yaptı. Tepeyi tutan yaklaşık 600 asker ve iki toplu Osmanlı birliği, gece baskınına hazırlıksız yakalandı ve Yanya yönüne çekildi; geride önemli miktarda malzeme kaldı. Çarpışma sabah saat 08.00'e kadar sürdü ve gönüllüler Osmanlı kampını ele geçirdi.
Bu ilk başarı, gönüllülere tepeyi tutabilecekleri izlenimini verdi. Ama Driskos, Yanya'ya çok yakındı. Esat Paşa, şehrin doğu kapısının kaybedilmesine izin veremezdi.

Esat Paşa'nın cevabı
27 Kasım'da Osmanlı birlikleri, insan gücü ve topçu bakımından ciddi takviye alarak yeniden toplandı ve gönüllülerin mevzilerine saldırdı. Gönüllüler gün boyunca direndi; ama kışın ortasında, paltosuz, eski tüfeklerle ve topçu desteği olmadan uzun süre dayanmaları zordu. Ertesi gün öğle saatlerinde, kuşatılma tehlikesi açıkça görülünce geri çekilmeye başladılar.Bu çarpışmalarda gönüllüler ciddi kayıplar verdi. Ölenler arasında Yunan edebiyatının tanınmış isimlerinden şair Lorentzos Mavilis de vardı. Mavilis, Korfulu bir şairdi ve gençliğinde de gönüllü olarak savaşlara katılmıştı. Driskos'taki ölümü Yunanistan'da büyük yankı uyandırdı.
Ek bilgi
Driskos, Garibaldi ailesinin kırmızı gömlekli gönüllü geleneğinin Balkanlardaki son çarpışması olarak hatırlanır. Ricciotti Garibaldi 1897 Yunan-Osmanlı Savaşı'nda da gönüllü birliğiyle Yunanistan'ın yanında yer almıştı. 1912'de bu geleneği sürdürmek istediyse de birlik Driskos'tan sonra Yunan komutanlığının planlarında önemli bir yer tutmadı. Peppino Garibaldi ise sonraki yıllarda Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da gönüllü birlikleriyle savaştı.
Yanya'nın uzayan direnişi
Driskos'taki başarı, Esat Paşa'nın Yanya savunmasının neden bu kadar uzun sürdüğünü anlamak için önemli bir örnektir. Yunan ordusu Ekim ve Kasım aylarında Preveze'yi ve Metsovo'yu almış, Yanya'ya yaklaşmıştı. Ama şehrin çevresindeki tahkimat düzeni, her yönden gelen saldırıyı karşılayacak şekilde kurulmuştu. Bizani ve Kastritsa güneyi, Driskos doğuyu tutuyordu. Osmanlı topçusu, tepelerdeki gözetleme yerlerinden bütün vadiyi görebiliyordu.Yanya, Birinci Balkan Savaşı'nda Edirne ve İşkodra ile birlikte en uzun direnen Osmanlı kalelerinden biri oldu. Kış boyunca süren kuşatma, ancak Mart 1913'te sonuçlandı. Veliaht Konstantin komutasındaki Yunan ordusu 4-6 Mart 1913'teki Bizani saldırısıyla savunma hattını yardı ve Esat Paşa 6 Mart'ta şehri teslim etti. Teslimden sonra Esat Paşa ve subayları esir olarak Yunanistan'a götürüldü.

Dikkat: yanlış bilinen
1. Takvim: Yunan kaynaklarında tarihler eski (Jülyen) takvimle verilir. 26-28 Kasım 1912 (eski takvim), yeni takvimde 9-11 Aralık 1912'ye karşılık gelir. Bu konuda olay tarihi olarak yeni takvimdeki 9 Aralık kullanıldı.
2. Adlar: Driskos, Yunanca Δρίσκος'tur. Yanya gölü Yunanca kaynaklarda Pamvotida diye geçer.
3. Esat Paşa: Yanya Kolordusu'nun komutanı Esat Paşa, sonradan Çanakkale'de 3. Kolordu'yu yöneten ve Bülkat soyadını alan Esat Paşa'dır; Arnavut siyasetçi Esat Paşa Toptani ile karıştırılmamalıdır.
2. Adlar: Driskos, Yunanca Δρίσκος'tur. Yanya gölü Yunanca kaynaklarda Pamvotida diye geçer.
3. Esat Paşa: Yanya Kolordusu'nun komutanı Esat Paşa, sonradan Çanakkale'de 3. Kolordu'yu yöneten ve Bülkat soyadını alan Esat Paşa'dır; Arnavut siyasetçi Esat Paşa Toptani ile karıştırılmamalıdır.
Gönüllü birliklerin sınırları
Driskos, düzenli ordularla gönüllü birlikler arasındaki farkı da açıkça gösterir. Kırmızı gömlekliler yüksek bir moral ve ideolojik bir bağlılıkla savaşıyordu. Gece baskınında bu moral işe yaradı; tepeyi birkaç saat içinde ele geçirdiler. Ama ertesi gün karşılarına topçu desteği alan, disiplinli ve takviye edilmiş bir düzenli birlik çıkınca, aynı moral kayıpları önlemeye yetmedi. Gönüllülerin kendi topçusu yoktu, ikmalleri zayıftı ve bağlı oldukları Yunan komutanlığıyla haberleşmeleri düzensizdi. Ricciotti Garibaldi'nin ilk ilerleyişi Genelkurmay'a haber vermeden başlatması da bu düzensizliğin bir göstergesiydi.Küçük tepenin büyük dersi
Driskos, Balkan Savaşı'nın kayıp ve acı dolu tablosu içinde Osmanlı ordusunun başarılı bir karşı saldırısı olarak dikkat çeker. Bir gece baskınında kaybedilen tepe, yirmi dört saat içinde güçlü bir karşı hamleyle geri alındı. Bu, savunmanın sadece kalelerin duvarlarına değil, komutanın hızlı karar verebilmesine ve yedek kuvvetleri doğru yere kaydırabilmesine dayandığını gösteriyor.Bize göre Driskos'un önemi, Esat Paşa'nın ve Yanya'daki subayların burada kazandığı tecrübenin birkaç yıl sonra Çanakkale'de karşılık bulmasında. Esat Paşa'nın 1915'te Gelibolu'daki 3. Kolordu'nun komutanı olarak kıyı savunmasını yönetmesi, Yanya'da tepelerde kurulmuş savunma düzenini ve hızlı karşı saldırı anlayışını yeni bir sahaya taşıması demekti. Balkan Savaşı'nın kayıpları, Çanakkale'nin zaferine giden yolun da bir parçasıydı.