İçeriğe geç
Giriş yap
0

Sakarya Meydan Muharebesi: 22 gün 22 gece, Ankara'nın 50 km önünde (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt3 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası sayılır. Ankara'nın kapısına dayanan bir ordu, burada ilk kez geri dönmek zorunda kaldı. Bu yazıda muharebeyi arka planı, gün gün akışı, komuta kadrosu, kayıpları ve bugünkü anlamıyla birlikte ele alıyoruz.

Arka plan: Kütahya-Eskişehir yenilgisinden sonra

İnönü muharebelerinde savunmada başarılı olan Türk ordusu, Temmuz 1921'de ağır bir sınav verdi. Takviye birliklerle güçlenen Yunan ordusu 10 Temmuz 1921'den itibaren Kütahya-Eskişehir hattına yüklendi. 20 Temmuz'a kadar süren çarpışmalarda Eskişehir, Kütahya ve Afyon gibi stratejik merkezler elden çıktı.

Mustafa Kemal Paşa ile Fevzi Paşa cepheye gelip durumu yerinde gördü. Verilen karar o günler için cesurdu: Batı Cephesi birlikleri, Yunan ordusuyla arada büyük bir mesafe bırakarak Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilecek ve savunmayı orada sürdürecekti. Çekiliş 22 Temmuz 1921'de başladı. Amaç zaman kazanmak ve ordunun dağılmadan yeni bir hatta tutunmasını sağlamaktı.
Tarih notu
Kronoloji kısaca:
- 10-20 Temmuz 1921: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri.
- 22 Temmuz: Sakarya'nın doğusuna çekiliş başlar.
- 3 Ağustos: TBMM, Genelkurmay Başkanlığına İsmet Paşa'nın yerine Fevzi Paşa'yı getirir.
- 5 Ağustos: Başkumandanlık Kanunu; yetki üç aylığına Mustafa Kemal Paşa'ya verilir.
- 12 Ağustos: Mustafa Kemal Paşa Polatlı'da teftişte attan düşer, kaburga kemiği kırılır.
- 14 Ağustos: Yunan ordusu ileri harekâta başlar.
- 23 Ağustos: Asıl muharebe başlar.
- 2 Eylül: Çal Dağı Yunan kuvvetlerinin eline geçer.
- 10 Eylül: Türk genel karşı taarruzu; Çal Dağı geri alınır.
- 13 Eylül: Yunan ordusu Sakarya'nın batısına çekilir.
- 19 Eylül: TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya müşir rütbesi ve gazi unvanı verir.
Ankara'da hava ağırdı. Mecliste sert tartışmalar yaşanıyordu. Mersin milletvekili Hüseyin Selâhattin (Köseoğlu) Bey, Mustafa Kemal için "Ordunun başına geçsin!" görüşünü ortaya attı. 4 Ağustos'taki gizli oturumda Mustafa Kemal, Meclisin yetkilerini fiilen kullanma şartıyla başkumandanlığı kabul edeceğini bildirdi. Ertesi gün çıkarılan kanunla yetki ona üç aylığına verildi. Kanun daha sonra 30 Ekim 1921, 4 Şubat 1922 ve 6 Mayıs 1922'de üçer ay uzatıldı; 20 Temmuz 1922'de süresiz hâle getirildi.

Başkumandan olduktan hemen sonra yayımlanan Tekâlif-i Milliye emirleri, halkı ordunun donatılması için seferber etti. Bu emirlerle elde edilen giyecek, yiyecek, hayvan ve taşıt, Sakarya'da savaşan ordunun ihtiyacını karşılamada önemli rol oynadı.

Mustafa Kemal Paşa Sakarya Muharebesi öncesinde Ankara'dan cepheye hareket ederken, 12 Ağustos 1921
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Yunan tarafının hesabı

Yunan ordusunun başkomutanı General Anastasios Papulas, başlangıçta Ankara harekâtına şiddetle karşı çıktı. Ona göre orduyu ıssız ve yolsuz Anadolu içlerine sürüklemek ağır sonuçlar doğurabilecek bir maceraydı. Ordu içine sızan savaş karşıtı broşürler de askerin moralini kırmıştı. Buna rağmen kamuoyu baskısı ve "Ankara fatihi" olma isteği ağır bastı, taarruz emri verildi. Harekât başarılı olsaydı TBMM, Sevr Antlaşması'nı kabul etmek zorunda kalabilirdi.

Türk çekilişi hızlı tamamlandığı için Yunan birlikleri taarruz mevzilerine ulaşmak üzere tam dokuz gün Türk birlikleriyle karşılaşmadan yürüdü. Bu yürüyüşün yönü Türk keşif birliklerince tespit edilip cephe komutanlığına bildirildi. Böylece Yunan taarruzu baskın özelliğini kaybetti. Kaynaklar bunu muharebenin kaderini belirleyen stratejik hatalardan biri olarak değerlendirir.

Olayın akışı

Türk ordusu güneyden kuzeye şöyle tertiplendi: Çal Dağı güneyinde 5. Süvari Kolordusu (5. Grup), ardından 12, 1, 2, 3 ve 4. Gruplar ile Mürettep Kolordu birinci hatta. Cephe yaklaşık 100 km genişliğindeydi.

23-26 Ağustos, kuşatma denemesi. 14 Ağustos'ta harekete geçen Yunan ordusu, 23 Ağustos'tan itibaren üç kolordusunu farklı işlere verdi. 3. Kolordu Sakarya'nın doğusundaki Türk kuvvetlerini cephede tespit edecek, 1. Kolordu Haymana yönünde, 2. Kolordu Mangal Dağı güneydoğusunda kuşatıcı taarruz yapacaktı. Bu kuşatma denemeleri amacına ulaşmadı.

Ağustos sonu-2 Eylül, merkeze yükleniş. Kuşatamayan Yunan komutanlığı ağırlık merkezini ortaya kaydırdı ve Haymana yönünde savunma hattını yarmaya çalıştı. 2 Eylül'de Ankara'ya giden yol üzerindeki en stratejik yükselti olan Çal Dağı'nın tamamı Yunan kuvvetlerinin eline geçti.

2-9 Eylül, yıpratma. Türk birlikleri Ankara'ya kadar geri çekilmek yerine alan savunması yaptı. Yunan birlikleri bazı noktalarda Ankara'ya 50 km kadar yaklaştı ama yıpratıcı savunmadan kurtulamadı. Bu sırada 5. Süvari Kolordusu Yunan ikmal hatlarına baskınlar düzenleyerek taarruzun hızını kırdı. Yunan ordusu 9 Eylül'e kadar süren yarma denemesinde de başarılı olamayınca bulunduğu hatlarda savunmaya geçmeye karar verdi.

Sakarya Meydan Muharebesi'nde cephe hatlarını gösteren harita, 1921
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Sotiris Christidis. Dosya sayfası

10-13 Eylül, karşı taarruz. Türk ordusu 10 Eylül'de, bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın komuta ettiği genel karşı taarruzu başlattı ve Yunan kuvvetlerinin savunma için yerleşmesine fırsat vermedi. Aynı gün Çal Dağı geri alındı. 13 Eylül'e kadar süren taarruz sonunda Yunan ordusu Sakarya'nın batısına, oradan da Eskişehir-Afyon hattının doğusuna çekildi.

Çekilen orduyu izlemek için süvari ve bazı piyade tümenleriyle harekât sürdürüldü, ancak teçhizat ve istihkâm yetersizliği yüzünden takip durduruldu. Takip sırasında 20 Eylül'de Sivrihisar, 22 Eylül'de Aziziye, 24 Eylül'de Bolvadin ve Çay geri alındı.
Dikkat: yanlış bilinen
"Sakarya'da tek bir savunma hattı tutuldu" diye bir anlatım yaygındır. Doğrusu tam tersi: Mustafa Kemal Paşa'nın emri, savunmanın bir hatta değil bütün bir alanda yapılmasıydı. "Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır." sözleriyle başlayan emre göre mevziinden atılan her birlik, ilk durabildiği noktada yeniden cephe kuracak; yanındaki birliğin çekildiğini gören birlik ona uymayıp yerinde direnecekti. Bu yaklaşım muharebeyi geniş bir alana yaydı ve Yunan kuvvetlerini karargâhlarından ve ikmal kaynaklarından uzaklaştırdı.
Kimler vardı?

Üst kademe komuta kadrosu şöyleydi:
  • TBMM Başkanı ve Başkomutan: Mustafa Kemal Paşa
  • Başvekil ve Genelkurmay Başkanı: Birinci Ferik Fevzi (Çakmak) Paşa
  • Millî Müdafaa Vekili: Mirliva Refet (Bele) Paşa
  • Batı Cephesi Komutanı: Mirliva İsmet (İnönü) Paşa
  • 1. Grup: Albay İzzettin (Çalışlar); 2. Grup: Albay Selahattin Adil; 3. Grup: Mirliva Yusuf İzzet (Met)
  • 4. Grup: Albay Kemalettin Sami (Gökçen); 5. Grup (süvari): Albay Fahrettin (Altay); 12. Grup: Albay Halit (Karsıalan)
  • Mürettep Kolordu: Albay Kâzım Fikri (Özalp)
Tümen düzeyinde de sonradan tanınacak pek çok isim vardı. Örneğin 61. Tümen'in komutanı Albay Mehmet Rüştü, savaştan sonra "Sakarya" soyadını aldı; 57. Tümen'i Yarbay Hasan Mümtaz (Çeçen), 1. Süvari Tümeni'ni Yarbay Osman Zati (Korol) yönetti.

Sonuçlar ve kayıplar

Muharebe 22 gün ve gece sürdü ve yaklaşık 100 km genişliğinde bir alanda yaşandı. Kayıplar ağırdı:
  • Türk ordusu: 5.713 ölü, 18.480 yaralı, 828 esir, 14.268 kayıp; toplam 39.289
  • Yunan ordusu: 3.758 ölü, 18.955 yaralı, 354 kayıp; toplam 23.007
Subay kaybı çok yüksek olduğu için muharebeye "Subay Muharebesi" de denir. Mustafa Kemal Paşa ise bu muharebeyi "Sakarya Melhame-i Kübrası", yani büyük kan deryası diye anar.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklarda Türk kaybının toplamı farklı yazılabiliyor. Vikipedi'nin Atatürk maddesinde aynı kalemler (5.713 ölü, 18.480 yaralı, 828 esir, 14.268 kayıp) verilip toplam 49.289 yazılmış. Kalemler toplandığında sonuç 39.289'dur; Sakarya Meydan Muharebesi maddesindeki toplam da budur. Yani 49.289 rakamı bir toplama hatasıdır.
Geri çekilen Yunan ordusu Türk tarafının kullanabileceği bir şey bırakmamak için demiryollarını ve köprüleri havaya uçurdu, pek çok köyü yaktı. Kaynaklar bu süreçte bir milyonun üzerinde sivilin evsiz kaldığını belirtir. Mayıs 1922'de Papulas ve kurmay heyeti istifa etti, yerine General Georgios Hacıanestis getirildi.

Ankara'da ise sonuç terfi ve unvanlarla tescil edildi. Miralay Fahrettin, Miralay Kâzım, Miralay Selahattin Adil ve Miralay Rüştü beyler mirliva oldu. 19 Eylül 1921'de TBMM, Mustafa Kemal Paşa'yı müşir (mareşal) rütbesine yükseltti ve ona "gazi" unvanını verdi. Nutuk'ta bu konuda şöyle der: "Sakarya muharebesi neticesine kadar, bir rütbe-i askeriyeye haiz değildim. Ondan sonra, Büyük Millet Meclisince Müşir (Mareşal) rütbesi ile Gazi ünvanı tevcih edildi."

Mustafa Kemal Paşa cephede dinlenirken
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: İncelemeelemani. Dosya sayfası

Sonucun etkisi cephenin çok ötesine uzandı:
  • İstanbul'da camilerde Sakarya şehitleri için mevlitler okundu; Ankara'ya mesafeli duran İstanbul basınında bile sevinç havası oluştu.
  • 13 Ekim 1921'de Güney Kafkas cumhuriyetleriyle Kars Antlaşması imzalandı, doğu sınırı güvenceye alındı.
  • 20 Ekim 1921'de Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı. Fransa Ankara hükûmetini tanıdı; güneydeki birlikler Batı Cephesi'ne kaydırılabildi.
  • İtalyanlar 1921 sonuna kadar işgal ettikleri yerlerden çekildi.
  • İngiltere ile 23 Ekim 1921'de esirlerin serbest bırakılması konusunda anlaşma yapıldı; Yunanistan arkasındaki İngiliz desteğini yitirmeye başladı.
Ek bilgi
Muharebenin bitiş tarihi olan 13 Eylül, sembolik bir anlam da taşır. İsmail Habip Sevük bunu şöyle ifade etmiştir: "13 Eylül 1683 günü Viyana'da başlayan çekilme, 238 sene sonra Sakarya'da durdurulmuştur." Burada kastedilen, II. Viyana Kuşatması'nın başarısızlığıyla başlayan uzun geri çekilme dönemidir.
Bugünkü anlamı

Muharebe alanı bugün Sakarya Meydan Muharebesi Tarihî Millî Parkı olarak korunuyor; Polatlı ve çevresindeki şehitlikler ile Mehmetçik Anıtı bu alanın parçalarıdır. Sakarya, ordunun Kütahya-Eskişehir yenilgisinden sonra dağılmadan toparlanabildiğini, halkın Tekâlif-i Milliye ile savaşa ortak edildiğini ve sath-ı müdafaa anlayışının işe yaradığını gösterdi. Bir yıl sonraki Büyük Taarruz'un önünü açan da bu muharebedir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap