Avrupa'nın Osmanlı'ya karşı büyük seferi
Niğbolu Muharebesi, 25 Eylül 1396'da Tuna kıyısındaki Niğbolu (Nikopol) Kalesi önünde, I. Bayezid komutasındaki Osmanlı ordusu ile Macaristan Kralı Sigismund önderliğindeki haçlı ordusu arasında yapıldı. İngilizce Wikipedia, muharebeyi 1443–1444'teki Varna Seferi ile birlikte Orta Çağ'ın son büyük haçlı seferlerinden biri olarak tanımlar ve "Niğbolu Haçlı Seferi" adıyla da anıldığını belirtir. Muharebe haçlı ordusunun ağır yenilgisiyle sonuçlandı. Bu zaferle Osmanlılar Avrupa'da kendilerine karşı yeni ittifakların kurulmasını uzun süre caydırdı, İstanbul üzerindeki baskıyı sürdürdü, Balkanlar'daki denetimini sıkılaştırdı ve Orta avrupaAvrupa için daha büyük bir tehdit hâline geldi.
Haçlı seferinin nedenleri
İngilizce Wikipedia'ya göre 1389 Kosova Muharebesi'nden sonra Osmanlılar Balkanlar'ın büyük bölümünü ele geçirmiş ve Bizans'ı İstanbul'un hemen çevresine sıkıştırarak 1394'ten itibaren kenti ablukaya almıştı. 1393'te Bulgar Çarı İvan Şişman, geçici başkenti Niğbolu'yu Osmanlılara kaptırmış; kardeşi İvan Sratsimir ise Vidin'i elinde tutsa da Osmanlı'ya bağlı bir yönetici durumuna düşmüştü. Bulgar boyarları ve diğer Balkan yöneticileri için haçlı seferi, Osmanlı ilerleyişini tersine çevirme fırsatıydı.Avrupa güçlerinin de kendi kaygıları vardı. Macaristan, Osmanlı'nın Tuna'ya ulaşmasıyla doğrudan sınır komşusu olmuş ve kendisinin de saldırıya uğrama tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Venedik, Mora ve Dalmaçya'daki topraklarının ve Adriyatik, İyon ve Ege denizlerindeki etkisinin tehlikeye girmesinden çekiniyordu. Ceneviz ise Osmanlı'nın Tuna'yı ve Boğazlar'ı denetim altına alarak Avrupa ile Karadeniz arasındaki ticaret yollarını tekeline almasından korkuyordu.
Tarih notu
Seferin kronolojisi: 1394 İstanbul ablukasının başlaması; 1395 Sigismund'un Fransa ve Burgonya'ya elçi göndermesi; 1396 baharı Fransız-Burgonya birliklerinin Dijon'dan yola çıkması; Temmuz 1396 Buda'da ordunun toplanması; Ağustos–Eylül 1396 Tuna boyunca ilerleyiş, Vidin'in teslimi ve Rahova'nın alınması; Eylül 1396 Niğbolu kuşatması; 25 Eylül 1396 muharebe; Ekim 1396 sonrası esirlerin fidye karşılığı serbest bırakılması.
Haçlı ordusu
Seferin en büyük katılımcısı Macaristan'dı. Sigismund'un çağrısına Fransa ve Burgonya'dan büyük bir şövalye birliği katıldı; bu birliğin başında Burgonya Dükü Cesur Philippe'in oğlu Nevers Kontu Jean bulunuyordu. Fransa'nın tanınmış komutanları Mareşal Boucicaut, Amiral Jean de Vienne ve Eu Kontu Philippe d'Artois de ordudaydı. Alman soyluları, Rodos'taki Hospitalier şövalyeleri, Eflak Voyvodası Mircea'nın kuvvetleri ve Venedik donanması da sefere destek verdi. Haçlı ordusu Tuna boyunca ilerlerken Vidin'deki İvan Sratsimir kentin kapılarını açtı; Rahova (Oryahovo) ise kuşatılarak alındı ve kentte büyük bir katliam yapıldı.
Dikkat: yanlış bilinen
İki ordunun büyüklüğü konusunda kaynaklar çok farklı sayılar verir. Çağdaş kronikler her iki taraf için de 100.000'i aşan sayılar anarken günümüz tarihçileri bu sayıları büyük ölçüde abartılı bulur. İngilizce Wikipedia'da aktarılan çağdaş tahminlere göre haçlı ordusu yaklaşık 15.000–20.000, Osmanlı ordusu ise benzer ya da biraz daha büyük bir güçtü. Kesin sayılar bilinmemektedir; bu konudaki her rakam bir tahmindir.
Muharebe
Bayezid, İstanbul ablukasını bırakarak büyük bir hızla Tuna'ya yürüdü. Haçlılar, Niğbolu Kalesi'ni yaklaşık iki haftadır kuşatıyordu; ancak kuşatma araçları olmadığından kaleyi alamamışlardı. Osmanlı ordusunun yaklaştığı haberi geldiğinde haçlı komutanları arasında görüş ayrılığı çıktı. Sigismund, Osmanlı ordusunun öncü olarak kullandığı hafif akıncı ve piyade birliklerinin önce Macar ve Eflak kuvvetlerince karşılanmasını önerdi. Fransız şövalyeleri ise öncü saflarda savaşmanın onurunun kendilerine ait olduğunu söyleyerek bu planı reddetti.Fransız ağır süvarileri Osmanlı ordusunun ön saflarındaki akıncıları ve piyadeleri dağıttı; ardından bir tepeyi tırmanarak ilerlediler. Ancak tepeyi aştıklarında Bayezid'in ağır süvari birlikleri olan sipahilerle karşılaştılar. Yorulmuş ve atlarının bir kısmını kaybetmiş olan şövalyeler kuşatıldı. Muharebenin son aşamasında Sırp Despotu Stefan Lazarević'in Osmanlı saflarında savaşan ağır süvarileri belirleyici bir rol oynadı. Haçlı ordusu dağıldı; Sigismund bir Venedik gemisine binerek Tuna'dan kaçtı ve Karadeniz ile İstanbul üzerinden uzun bir yolculuktan sonra ülkesine döndü.
Esirler ve fidyeler
Muharebeden sonra çok sayıda haçlı esir alındı. İngilizce Wikipedia'ya göre Rahova'daki katliamın ve muharebedeki ağır Osmanlı kayıplarının ardından Bayezid, esirlerin büyük kısmının öldürülmesini emretti. Nevers Kontu Jean, Boucicaut ve diğer yüksek rütbeli soylular ise fidye için ayrıldı. Bu soylular Bursa'ya götürüldü ve Burgonya Dükü'nün ödediği çok yüksek bir fidye karşılığında 1397'de serbest bırakıldı. Nevers Kontu, bu seferden sonra "Korkusuz Jean" (Jean sans Peur) lakabıyla anıldı ve sonradan Burgonya Dükü oldu.Ek bilgi
Niğbolu esirlerinden biri olan Bavyeralı Johann Schiltberger, otuz yılı aşkın bir süre önce Osmanlıların, ardından Timur'un ve Timurluların hizmetinde kaldı. Ülkesine döndükten sonra yazdığı seyahatname, XV. yüzyılda Osmanlı ve Orta asyaAsya hakkında Avrupa'da okunan en önemli eserlerden biri oldu. Schiltberger muharebeye ve esirlerin öldürülmesine tanık olduğunu yazar.
Sonuçları
Niğbolu zaferi, Osmanlı'nın Balkanlar'daki egemenliğini kesinleştirdi. Bayezid, haçlılara kapılarını açan Vidin'i aldı ve İvan Sratsimir'i esir ederek Bulgar devletlerine son verdi. Bosna ve Macaristan'a akınlar düzenlendi. Bizans'ın Batı'dan beklediği yardım boşa çıktı ve İstanbul ablukası sürdü. Avrupa'da ise yenilgi büyük bir şok yarattı; Batı avrupaAvrupa şövalyelerinin Osmanlı ordusunun disiplini ve taktikleri karşısında ne kadar savunmasız olduğu açıkça görüldü. Osmanlı'ya karşı benzer büyüklükte bir haçlı seferi ancak yarım yüzyıl sonra, 1443–1444'te düzenlenebildi.
Tarihteki yeri
Niğbolu, Osmanlı'nın bir Balkan gücünden Avrupa'nın büyük güçlerinden biri hâline gelişinin simgesidir. Bayezid'in zaferi Müslüman dünyasında da büyük yankı uyandırdı; Osmanlı hükümdarının İslam dünyasındaki itibarı arttı. Ancak bu zaferden yalnızca altı yıl sonra Bayezid, bu kez doğudan gelen Timur karşısında Ankara'da yenilecekti. Niğbolu'nun kazandırdığı Balkan egemenliği, Ankara'dan sonra Osmanlı'nın yeniden toparlanmasını mümkün kılan en önemli etkenlerden biri oldu.Kaynaklar hakkında
Konu, Türkçe Vikipedi'nin Niğbolu Muharebesi (1396) ve I. Bayezid maddeleri ile İngilizce Wikipedia'nın Battle of Nicopolis maddesine dayanır. Ordu büyüklüklerine ilişkin belirsizlik dikkat kutusunda belirtilmiştir.Kaynaklar
- Vikipedi, Niğbolu Muharebesi (1396) maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Battle of Nicopolis maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, I. Bayezid maddesi (tr.wikipedia.org)