İçeriğe geç
Giriş yap
0

CHP 4. Büyük Kurultayı söylevi (9 Mayıs 1935): "Uçurum kenarında yıkık bir ülke..."

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt5 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Atatürk'ün katıldığı son kurultay

9 Mayıs 1935'te Ankara'da cumhuriyet-gazeteCumhuriyet Halk Fırkası'nın dördüncü büyük toplantısı açıldı. Bu toplantıda partinin adı Dil Devrimi doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi oldu ve büyük toplantılara "kurultay" denmeye başlandı. Açış söylevini Genel Başkan Kamâl Atatürk yaptı. Bu metin, Atatürk'ün katıldığı son CHP kurultayının açılış konuşmasıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın film arşivinde de bu konuşmadan 3 dakika 45 saniyelik görüntüler yer alır (SGM-4493).

Söylevin dili, Atatürk'ün 1934-1935 yıllarındaki öz Türkçe denemelerinin tipik örneğidir. "Diyem" (ifade), "acunsal" (dünya çapında), "arsıulusal" (uluslararası), "tecim" (ticaret), "saylav" (milletvekili) gibi kelimeler kullanılır. Söylevin bir baskısında Atatürk'ün adı da "Kamâl Atatürk" biçiminde yazılmıştır.
Atatürk Ankara'da bir diplomatik davette
Atatürk Ankara'da bir diplomatik davetteGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
9 Şubat 1934: Balkan Paktı'nın imzalanması
Haziran-Temmuz 1934: İran Şahı Rıza Şah Pehlevi'nin Türkiye ziyareti
24 Kasım 1934: Soyadı Kanunu'nun ardından Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadının verilmesi
8 Şubat 1935: Kadınların da seçilebildiği ilk genel seçim
9 Mayıs 1935: CHP 4. Büyük Kurultayı'nın açılışı

On altı yılın özeti

Söylev, 1931'deki gibi Sivas'la başlar: önceki kurultayları ve "partimizi doğurmuş olan ilk Sivas Kurultayını" hatırlamak, "geçen on altı yılın bütün hadiselerini göz önüne getirmeği kolaylaştırır." Bundan sonra gelen paragraf, sonraki yıllarda en çok alıntılanacak bölüm olur:

"Uçurum kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş... Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız, devrimler... İşte Türk genel devriminin bir kısa diyemi..."

Atatürk ardından her kurultayın bir dönüm noktasında toplandığını söyler. 1927 kurultayı "doğuda kopan" ayaklanmanın bastırılmasından sonra, 1931 kurultayı "güvenlik ve sükûnun kesin olarak kurulmasına" rastlamıştır. 1935 kurultayı ise "geniş ölçüde gelişim devri" içinde toplanmaktadır.

Kültür devrimi ve kadın-erkek eşitliği

Söylevin kültür bölümü tek cümlede bir liste verir: "Yeni harfleri, ulusal tarihi, öz dili, ar, ilimsel müzik ve teknik kurumlarıyla kadını, erkeği her hakta eşit, modern Türk sosyetesi bu son yılların eseridir." Bu cümle, kadınların milletvekili olarak Meclis'e girdiği 1935 seçimlerinden üç ay sonra söylenmiştir.

"Akdeniz'i, Karadeniz'e demirle bağladık"

Bayındırlık bölümü kısa, kesik cümlelerle yazılmıştır: "Akdeniz'i, Karadeniz'e demirle bağladık. Anadolu'da özel şirketler elindeki bütün yolları satın aldık; İstanbul ve İzmir'de liman ve rıhtım işleri devlet eline geçti; Diyarbakır kapısındayız. Antalya'ya, Erzurum'a, kömür yurduna durmadan gidiyoruz." Devlet Demiryolları'nın "kendi malımız olan beş yüz milyon liralık bir işi" çevirdiği de eklenir.
1934 Balkan Paktı (Balkan Antantı) üyeleri
1934 Balkan Paktı (Balkan Antantı) üyeleriGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: WW2_Holocaust_Europe_map-fr.svg: *WW2-Holocaust-Europe.png: User:Dna-Dennis derivative work: Sémhur derivative work: Row. Dosya sayfası

"Güdümlü ekonomi"

Ekonomi bölümünde Atatürk dünya buhranına karşı izlenen yolu anlatır: birçok ülke "acunsal buhran karşısında sarsılmış ve umutsuzluğa düşmüşken" Türkiye dış ticareti denkleştirerek ve iç pazarı canlandırarak kendini korumuştur. Asıl hedef "geniş bir endüstri programını gerçekleştirmeğe başlamak" olmuştur. Bölüm şu cümleyle özetlenir: "Görüyorsunuz ki arkadaşlar; yepyeni bir güdümlü ekonomi düzeni kurmakla uğraşıyoruz." Söylev, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulandığı yıllara denk gelir.

Dış politika: Sovyetler, Balkanlar, İran, Afganistan

Dış politika bölümünde Sovyetler Birliği ile dostluk için "Kara günlerimizden kalan bu dostluk bağını, Türk ulusu unutulmaz değerli bir hatıra bilir" denir. Sovyetlerin Cumhuriyet'in onuncu yıl şenliklerine "yüksek delegeleriyle" katıldığı ve "son günlerde Boğazlar meselesini ortaya koyduğumuz zaman" Türk tezini desteklediği hatırlatılır.

Balkan Paktı için dört devletin, Balkanların "karışma ve karıştırma konusu olmaktan çıkması için" birbirine bağlandığı söylenir. İran Şahı'nın ziyareti "geçen dört yılın şerefli hâdiselerinden biri" olarak anılır. Afganistan'ın Milletler Cemiyeti'ne girişi de selamlanır.
Atatürk bir sanayi kuruluşunu gezerken
Atatürk bir sanayi kuruluşunu gezerkenGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Söylevdeki öz Türkçe kelimelerin karşılıkları:
- diyem: ifade, deyiş
- sosyete: toplum
- acunsal: dünya çapında
- arsıulusal: uluslararası
- tecim: ticaret
- siyasa: siyaset, politika
- saylav: milletvekili
- ar: sanat

"Dikkatli, hazırlıklı, uyanık"

Söylevin dış politika bölümü bir uyarıyla kapanır: "Arsıulusal durum nazik bir buhran geçirmektedir. Eski ve büyük anlaşmazlık, son çatışmalarla heyecanlı bir noktaya gelmiştir." Atatürk, insanlığın ulusları yaklaştıracak çareleri bulmasını umduğunu söyler; ama ekler: "bütün dünya gidişini göz önünde tutarak dikkatli, hazırlıklı, uyanık bulunmak lüzumuna kaniiz."

Son bölüm parti örgütüne ayrılır. Halkevleri için "Partimizin, Halkevleriyle bütün yurttaşlara kucağını açması vatanda sosyal ve kültürel bir devrim yaptı" denir. Söylev, parti üyelerine bir yeminle biter: "Ulusa hizmet yolunda bütün varlığımızla çalışmak, parti üyelerinin bozulmaz andıdır."
Dikkat: yanlış bilinen
1. Tarih: Söylevin iki ayrı yayını, Kültür ve Turizm Bakanlığı film arşivi ve çeşitli derlemeler kurultayın açılışını 9 Mayıs 1935 olarak verir. Bazı parti tarihi özetlerinde ise 4. Olağan Kurultay için "29 Mayıs 1935" tarihi geçer. Açış söylevinin tarihi olarak 9 Mayıs 1935 belgelerle desteklenir.
2. Metin farkları: Söylevin iki farklı yayını vardır. Birinde "kısa diyemi", diğer derlemelerde "kısa deyimi" gibi kelime farkları görülür. Bu farklar söylevin sonradan sadeleştirilmiş baskılarından kaynaklanır.
3. "Uçurum kenarında" paragrafı: Bu paragraf sosyal medyada çoğu zaman tarihsiz ya da yanlış tarihle paylaşılır. Paragraf 9 Mayıs 1935 kurultay söylevine aittir.

Neden hâlâ alıntılanıyor?

Söylev, 1919'dan 1935'e kadar geçen dönemi tek paragrafta özetlediği için okul kitaplarına ve anma metinlerine girmiştir. Aynı zamanda Cumhuriyet'in 1930'ların ortasındaki kendine bakışını, yani devletçilik, Balkan Paktı ve kültür devrimi önceliklerini Atatürk'ün kendi ağzından verir.

1935 söylevindeki "uçurum kenarında yıkık bir ülke" tasviri, on iki yıllık Cumhuriyet'in kendi başarısını ölçmek için geçmişi karanlık bir zemin olarak kullandığını gösteriyor. Bizce bu karşıtlık, dönemin siyasi söyleminin tipik bir aracıydı ve dinleyiciye katedilen yolu somut hissettirmeyi amaçlıyordu. Söylevi değerlendirirken, kurultayın aynı zamanda parti ile devletin iç içe geçtiği bir dönemde toplandığını unutmamak gerekiyor. Bu çerçevede metin hem bir başarı raporu hem de yeni dönemin yol haritası olarak okunmalı. Sözlerin coşkusu ile anlatılan rakamların arasındaki ilişkiyi ayrı ayrı ele almak, okura daha sağlıklı bir resim sunuyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap