Recep Peker, 23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk genel sekreteriydi. Sonra Hâkimiyet-i Milliye'nin başyazarı, Dahiliye, Müdafaa-i Milliye ve Nafia vekili, 1930'ların başında da Cumhuriyet Halk Fırkası'nın genel sekreteri oldu. Okullarda "İnkılap Tarihi" derslerini başlatanlardan biridir. 1936'da İtalya'dan döndükten sonra yazdığı bir rapor Atatürk tarafından reddedildi ve partideki görevinden alındı. 1946-1947'de çok partili dönemin ilk başbakanı oldu. Recep PekerGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ministry of the Interior of the Republic of Turkey. Dosya sayfası
Kocamustafapaşa'dan Harbiye'ye
Türkçe ve İngilizce Vikipedi'ye göre MehmetRecep5 Şubat 1889'da İstanbul'da doğdu. Babası Mustafa Bey, Dağıstan'dan Anadolu'ya göç etmiş bir Lezgiydi. Kocamustafapaşa Askerî Rüştiyesi'nde okudu; İngilizce maddeye göre ardından Kuleli Askerî İdadisi'ni bitirip Harbiye'ye girdi. 1907'de Harbiye'den teğmen olarak çıktı ve kurmay sınıfına ayrıldı.
1911-1912'de Yemen'de ve Trablusgarp'ta, 1912-1913'te Balkan Savaşları'nda bulundu; Birinci Dünya Savaşı'nda Makedonya ve Kafkas cephelerinde görev yaptı. İngilizce maddeye göre 1911'de girdiği Harp Akademisi'ni savaş yıllarının araya girmesiyle ancak 1919'da, sınıf birincisi olarak bitirdi; 1919'un ikinci yarısında Harbiye'de harp tarihi öğretmen yardımcılığı yaptı.
Ankara'da ilk Meclis
Türkçe maddeye göre Şubat 1920'de Millî Mücadele'ye katılmak için Anadolu'ya geçti ve binbaşı olarak 20. Kolordu'da görevlendirildi. İngilizce madde Anadolu'ya geçiş tarihini 4 Şubat 1920 olarak verir. 23 Nisan 1920'de, Meclis'in açıldığı gün, TBMM genel sekreterliğine getirildi. İngilizce maddeye göre bu görevi üç yıldan uzun sürdürdü; genel sekreterliğe atanmasından Sakarya Meydan Muharebesi'ne kadar aynı zamanda Erkân-ı Harbiye'de İkinci Şube müdürlüğü yaptı. 1923'te Kütahya mebusu olarak Meclis'e girdi ve bir süre Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin başyazarlığını üstlendi.
Tarih notu
5 Şubat 1889: İstanbul'da doğdu. 1907: Harbiye'den teğmen. 1919: Harp Akademisi'ni bitirdi. Şubat 1920: Anadolu'ya geçti. 23 Nisan 1920: TBMM genel sekreteri. 1923: Kütahya mebusu. 4 Mart 1925: Müdafaa-i Milliye vekili. 1928-1930: Nafia vekili. 1931-1936: CHP genel sekreteri (Türkçe madde). 1933-1934: İnkılap Tarihi dersleri. 7 Ağustos 1946: başbakan. 1 Nisan 1950: İstanbul'da öldü.
Vekâletler
Kaynaklar 1924 için farklı bakanlıklar sayar. Türkçe maddeye göre 1924-1925'te Dahiliye vekiliydi ve Mübadele, İmar ve İskân vekâletine de vekâlet etti. İngilizce madde ise 6 Mart - 22 Kasım 1924 arasında Maliye vekili, ardından Dahiliye vekili olduğunu ve Mübadele ile İmar ve İskân görevlerini vekâleten yürüttüğünü yazar. İki madde 4 Mart 1925'te İsmet Paşa'nın yeni hükûmetinde Müdafaa-i Milliye vekili olduğunda birleşir; Türkçe maddeye göre 1925-1927 arasında bu görevde, 1928-1930 arasında da Nafia (Bayındırlık) vekili olarak bulundu.
Parti genel sekreteri ve İnkılap Tarihi dersleri
Türkçe maddeye göre 1931'de Cumhuriyet Halk Fırkası'nın kâtib-i umumîliğine (genel sekreterliğine) atandı ve 1931-1936 arasında Cumhurbaşkanı Mustafa KemalAtatürk ve Başbakan İsmet İnönü ile birlikte tek parti döneminin güçlü adamı olarak görüldü. Madde, onun İtalya'daki Mussolini ve Almanya'daki Hitler rejimlerine yakın bir siyaseti savunduğunu da yazar.
İngilizce maddeye göre okul programlarına "İnkılap Tarihi" dersinin girmesini o başlattı ve 1933-1934 öğretim yılında Ankara ve İstanbul'daki üniversitelerde cumhuriyet ideolojisi üzerine dersler verdi. Türkçe maddeye göre 1933'te yeniden düzenlenen İstanbul Üniversitesi'nde İnkılap Tarihi derslerini vermekle Atatürk görevlendirdi. Bu derslerin notları Halkevleri'nin yayın organı Ülkü dergisinde çıktı ve 1935'te "İnkılâp Tarihi Dersleri" adıyla kitap olarak yayımlandı. İngilizce maddeye göre kadınların çarşaftan kurtulmasını ve Arap harfleri yerine Latin esaslı bir alfabenin kabul edilmesini destekledi.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklar birkaç noktada ayrılır. Parti görevi: Türkçe madde CHP genel sekreterliğine 1931'de atandığını, İngilizce madde 1928'de parti grubu sözcüsü ve genel sekreter seçildiğini yazar. Ölüm günü: Türkçe madde 1 Nisan 1950, İngilizce madde metin içinde 2 Nisan 1950 der (girişinde ise 1 Nisan verir). Başbakanlığın sonu: Türkçe madde 10 Eylül 1947, İngilizce madde 7 Eylül 1947 tarihini kullanır. 1924 vekâletleri için yukarıdaki iki anlatıma bakınız.
1936: "Konsey" raporu
Türkçe ve İngilizce Vikipedi'ye göre Recep Peker1936'da faşist kurumları incelemek üzere İtalya'ya gönderildi. Dönüşünde, TBMM içinde İtalya'daki Büyük Faşist Konseyi'ne benzer bir konsey kurulmasını öneren bir rapor yazdı. Başbakan İsmet İnönü bu raporu önce onayladı, ama Atatürk reddetti ve Peker CHP genel sekreterliğinden alındı. Recep Peker portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Görevden alınmanın gerekçesi üzerine Türkçe Vikipedi bir yorum daha aktarır: 20 Temmuz 1936'da imzalanan MontröBoğazlar Sözleşmesi'nden sonra Atatürk'ün, Türkiye'nin dış siyasette faşist ülkeler yerine Birleşik Krallık ve askerî teknolojide ileri öteki Batılı ülkelerle birlikte hareket etmesi gerektiğine inanmasının asıl neden olduğu ileri sürülür. Bu bir değerlendirmedir; madde bunun kime ait olduğunu belirtmez. Aynı rapor konusu İsmet İnönü'nün 1937'de başbakanlıktan ayrılmasına giden anlaşmazlıklar arasında da anılır.
Sonraki yıllar
Türkçe maddeye göre 1937-1938'de Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün fahri başkanlığını yaptı. İngilizce maddeye göre 17 Ağustos 1942'de ŞükrüSaracoğlu kabinesinde dokuz ay İçişleri bakanı oldu. 7 Ağustos 1946'da çok partili dönemin ilk hükûmetini kurdu. İngilizce madde, onun devletçiliğin ve otoriter tek parti yönetiminin güçlü bir savunucusu olduğunu ve başbakanken çok partili düzene geçişe karşı çıktığını yazar. 1947'de başbakanlıktan ayrıldı, 1948'de siyasetten çekildi. 1950'de İstanbul'da öldü; mezarı Edirnekapı Şehitliği'ndedir. Türkçe maddeye göre sinema oyuncusu Faruk Peker'in dedesidir.
Neden önemli?
Recep Peker'in hayatı, Birinci Meclis'in kuruluşundan tek parti döneminin örgütlenmesine uzanan bir hattı gösterir. Meclis'in açıldığı gün genel sekreter olan subay, on yıl sonra partinin genel sekreteri ve "İnkılap Tarihi" derslerinin ilk hocalarından biri oldu. 1936'daki rapor ise Atatürk'ün son yıllarında yönetimin hangi yöne gitmeyeceğine dair kaynaklarda sıkça anılan bir dönüm noktasıdır.