Zitvatorok Antlaşması, Osmanlı Devleti ile Habsburg hanedanı arasında 1593'ten beri süren uzun savaşı bitiren barıştır. Bugün Slovakya'daki Dunaradvány (Radvaň nad Dunajom) köyü yakınında, Zsitva (Žitava) nehrinin Tuna'ya kavuştuğu ve Macarca "Zsitvatorok" diye adlandırılan yerde 11 Receb 1015 / 11 Kasım 1606'da imzalandı. Araştırmamız, antlaşmanın yalnız askerî değil diplomasi teamüllerindeki değişim bakımından da Osmanlı siyasi tarihinde önemli bir yeri olduğunu öne çıkarıyor. 1606 Zitvatorok barış görüşmelerini gösteren dönem gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Barışa giden yol
1593'te başlayan savaş iki tarafı da mali bakımdan büyük sıkıntıya düşürmüştü; 1596'dan itibaren sefer mevsimi dışındaki kış aylarında görüşmeler yapıldıysa da sonuç alınamadı. Barış arayışları, Kasım 1604'te Osmanlı himayesine güvenen Erdel Prensi István Bocskay'ın Habsburglara karşı ayaklanmasıyla kesildi. Anadolu'daki Celâlî ayaklanmalarına ve 1603'ten itibaren Safevîlerin doğudaki karşı harekâtına rağmen Sadrazam Lala Mehmed Paşa, 1605'te barış yerine savaşı Osmanlı çıkarına daha uygun görüyor ve bir zaferin avantajıyla masaya oturmak istiyordu.
Bocskay'ın elçileri İstanbul'a gittiyse de ancak geçici bir antlaşma sözü alabildiler. Bocskay, sadrazamın Osmanlı ordusuna katılması yönündeki çağrılarına uymayıp Erdel'e gitti ve orada hükümdar seçildi. Viyana'da Bocskay'ın elçisi István Illésházy Arşidük Matthias ile görüşüyordu; ilk Habsburg-Macar antlaşması 9 Şubat 1606'da ortaya çıktı, Macar heyeti barış şartlarını 23 Haziran 1606'da kabul etti. Lala Mehmed Paşa ise 21 Haziran 1606'da sefer hazırlıkları sırasında öldü.
Ek bilgi
Macar tarafının rolü: Türk literatürü, antlaşmanın yapılmasında Habsburglar ile Osmanlılar arasında sıkışan ve Habsburg egemenliğine karşı ayaklanan Macar soylularının önemli rol oynadığını yazar. Araştırmamız da Zitvatorok'u, Bocskay ayaklanmasını (1604–1606) bitiren bir antlaşmalar dizisinin parçası olarak tanımlıyor. Habsburglar Osmanlı müzakerecilerini Macarları barışın dışında bırakmaya ikna etmeye çalıştılar; bu mümkün olmadı ve Habsburg-Osmanlı metni, Macar kralı unvanını da taşıyan İmparator II. Rudolf'un rızasıyla Macar soylularına ilişkin hükümler içerdi.
Tuna'nın iki yakasında müzakere
Habsburg ve Bocskay elçileri Tuna'nın kuzeyinde çadır kurmuştu; Budin Beylerbeyi Kadızade Ali Paşa ise güneydeki Nyergesújfalu'da konaklıyor ve görüşmelere kayıkla gidiyordu. Habsburg heyetine Adolf von Althan başkanlık ediyor, Komárom kalesi komutanı Johann von Molard, György Thurzó, Ferenc Batthyány ve Miklós Istvánffy gibi isimler ona eşlik ediyordu. Osmanlı tarafını Ali Paşa, babası Budin Kadısı Hâbil Efendi, Nasîrüddinzâde Mustafa Efendi ve Ali Paşa'nın kethüdası Mehmed Ağa temsil ediyordu. Bocskay'ın görevlileri Osmanlı tarafında yer aldı.
Türk literatürünün Kuyucu Murad Paşa bahsine göre müzakereler serdar Kuyucu Murad Paşa'nın başkanlığında, damadı Kadızade Ali Paşa ve Budin kadısı Hâbil Efendi tarafından 20 Ekim – 11 Kasım 1606 arasında yürütüldü. Araştırmamız görüşmelerin 24 Ekim'de başladığını yazar; Türk literatürünün antlaşma bahsi ise ilk buluşmanın ara bölgede 29 Ekim'de gerçekleştiğini gösteriyor. Slovakya'da Dunaradvány (Radvaň nad Dunajom) yakınındaki Zitvatorok barışı anıtıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Szeder László. Dosya sayfası
Başlıca hükümler
Önemli hükümler şunlardır: imparator ile sultan arasında baba-oğul ilişkisi kuruldu ve Osmanlılar bundan sonra "Beç kralı" yerine "Kayzer/Çasar" unvanını kullanacaktı. Savaşta kazanılan topraklar tarafların elinde kaldı; Eğri, Kanije ve Estergon Osmanlıda kaldı. Habsburglar yıllık vergi ödemeyecek, imparator bir defaya mahsus hediye olarak 200.000 kuruş gönderecekti. Kale işgal etmek ve esir almak yasaklandı, eldeki esirler geri verilecekti. Osmanlıya ödenecek vergiyi Osmanlı memurları değil, köylerin muhtarları toplayacaktı. Barış yirmi yıl yürürlükte kalacaktı.
Antlaşma Kırım Hanlığı'nı açıkça Osmanlı'ya tabi bir devlet olarak kaydetti; imparator II. Rudolf onu 9 Aralık 1606'da onayladı.
Dikkat: yanlış bilinen
İki dilde iki metin: Türk literatürü, metin dikkatle hazırlandığı hâlde tarafların elindeki nüshalarda birbirini tutmayan ifadeler bulunduğunu yazar. Farklar Vaç kalesinin Habsburg idaresinde kalışı, köylülerin vergi ödeme biçimi ve geri alınan bölgelerdeki Osmanlı vergileriyle ilgiliydi. Macarca metinde 200.000 florin bir defalık ödeme iken Osmanlıca metin ödemenin üç yıl sonra tekrarlanmasını öngörüyordu. Habsburg elçisi Herberstein farkı fark edip Osmanlıca metnin Zitvatorok'ta imzalanan Habsburg metniyle eşleştirilmesini istedi; düzeltilmiş gibi gösterilen Türkçe metin mühürlenip Viyana'ya gönderildi, gerçek durum metnin tercüman Andrea Negroni tarafından çevrilmesiyle ortaya çıktı. Antlaşmanın Türkçe sürümü Feridun Bey'in Münşeât'ında yer alır. Konuyu ayrıntılı inceleyen çalışmalardan biri Gustav Bayerle'nin "The compromise at Zsitvatorok" makalesidir (Archivum Ottomanicum 6, 1980).
Eşitlik meselesi
Türk literatürünün I. Ahmed bahsinde Mücteba İlgürel, padişah ile imparatorun eşit sayılmasıyla Avrupa devletleri karşısındaki mutlak Osmanlı üstünlüğünün ortadan kalktığını yazar. Batı literatürü de bu konuyu anlatır: İstanbul'un fethinden beri "Kayser-i Rûm" unvanını taşıyan sultan, ilk kez Kutsal Roma İmparatoru'nun eşit statüsünü tanıdı; o zamana kadar Osmanlı diplomasisinde imparator yalnız "Viyana kralı" sayılıyordu. Avrupa'da bu durum, imparatorluk üstünlüğünün Batı ve Doğu arasında bölünmesi biçiminde yorumlandı ve bu düzeyde bir saygı sonraki dönemde ancak 1774 Küçük Kaynarca'da Rus çariçesine gösterildi.
Uzayan barış
Özgün metin 1610'da gözden geçirilmek üzere İstanbul'a geri gönderildi; Habsburgların istediği sürümün tanınması için padişahın barışı 1615'te yeniden onaylaması gerekti. Altı kez uzatılan Zitvatorok hükümleri altmış yıl yürürlükte kaldı. Araştırmamız, bunun Habsburg-Osmanlı ilişkilerinde padişahın lütfuna değil, ortak müzakereye dayanan ve iki tarafın farklı metinleri esas aldığı ilk antlaşma olduğunu öne çıkarıyor. Batı literatürü ise barışın sınırı yarım yüzyıl boyunca iki tarafın yararına istikrara kavuşturduğunu, Osmanlıların Uzun Savaş'ta Habsburg Macaristanı'na daha fazla ilerleyememesinin ilk jeopolitik geri adımlarından biri sayıldığını yazar. Sultanahmet Camii'nin inşasına karar verilmesini bu antlaşmanın ardından gelen döneme bağlayan yorumlar da vardır.
Tarih notu
Kronoloji: 1593: Uzun Savaş başlar. Kasım 1604: Bocskay ayaklanması. 4 Kasım 1605: Estergon Osmanlı'ya geçer. 9 Şubat 1606: İlk Habsburg-Macar (Viyana) antlaşması. 21 Haziran 1606: Lala Mehmed Paşa ölür. 20 Ekim 1606: Zitvatorok görüşmeleri başlar. 11 Kasım 1606: Antlaşma imzalanır. 9 Aralık 1606: II. Rudolf onaylar. 1615: Padişah barışı yeniden onaylar.
Zitvatorok bugün nasıl okunmalı?
Zitvatorok, Osmanlı'nın Habsburg imparatorunu kendisine eşit bir unvanla tanıdığı ilk antlaşmadır. Bu, diplomatik dilde küçük görünen ama büyük anlam taşıyan bir değişikliktir. Bize göre antlaşmanın önemi, iki imparatorluğun birbirini yenemeyeceğini kabul ederek yarım yüzyıl sürecek bir barış dönemini başlatmasındadır; bu sürede iki taraf da başka sorunlarla uğraştı.