Dördü tutuklu 22 sanığın yargılandığı davanın 16. duruşması 30 Ekim'de İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bir inşaat mühendisi, bir ceza hukukçusu ve bir idare hukukçusunun hazırladığı 21 sayfalık raporda, iş yerinin yıllar içindeki ruhsat işlemlerinde kullanım alanına dair çelişkiler bulunduğu, faaliyet değişikliklerine rağmen yeni itfaiye raporu alınmadığı ve şikâyetlerin yeterince değerlendirilmediği belirtildi. Raporda 2010'daki şikâyetlerin takip edilmediği, 2018'de yeni itfaiye raporu istenmediği ve 2020'deki faaliyet değişikliğine rağmen denetim yapılmadığı vurgulandı. Yangının izinsiz tadilatta yürütülen kaynak çalışmasından çıktığı, gerekli denetimler yapılsaydı sonucun önlenebilecek nitelikte olduğu değerlendirildi. Bilirkişiler bu tespitlerin işletmecilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, nihai hukuki takdirin mahkemeye ait olduğunu kaydetti. Sanık avukatları raporu incelemek için süre istedi; mahkeme tutuklu dört sanığın tutukluluk hâlinin devamına karar vererek duruşmayı 2 Aralık'a erteledi.
Rapor, faciayı yalnız bir kaynak kıvılcımına indirgemenin yetersiz olduğunu, yıllara yayılan denetim boşluklarının da hesaba katılması gerektiğini ortaya koyuyor. Bize göre ailelerin adalet beklentisi, kamu görevlilerinin sorumluluğunun da açıkça tartışılmasıyla karşılanabilir.
