Boğaz kıyısında bir stadyum
27 Kasım 1947'de İstanbul'da, Dolmabahçe Sarayı'nın hemen arkasında yeni bir stadyum açıldı. Açılış maçında Beşiktaş, İsveç'in AIK Solna takımıyla karşılaştı; stadyumun ilk golünü Beşiktaşlı futbolcu Süleyman Seba attı, maç Beşiktaş'ın 3-2 yenilgisiyle sona erdi. Stadyuma dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün soyadı verildi. Açılışı İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar yaptı. Yapı 5 milyon liraya mal olmuştu ve 16.000 kişilik kapasiteyle hizmete girdi.İnönü Stadyumu, yarım asrı aşan süre boyunca İstanbul futbolunun ve şehrin kamusal hayatının en önemli mekânlarından biri oldu.

Tarih notu
Kronoloji: 1910'lar–1928 maçların Union Club Sahası'nda oynanması; 1929–1947 Fenerbahçe Stadı ve Taksim Topçu Kışlası avlusundaki Taksim Stadyumu dönemi; 1939 Paolo Vietti-Violi'nin İstanbul'a davet edilmesi; 19 Mayıs 1939 ilk inşaat töreni; 19 Mayıs 1943 ikinci başlangıç töreni; 27 Kasım 1947 açılış; 1952 adın Mithatpaşa Stadyumu olarak değiştirilmesi; Mart 1974 yeniden İnönü Stadyumu; 1998 Beşiktaş'a 49 yıllık kiralama; 2004 yenileme; 2 Haziran 2013 temsilî yıkım.
Taksim'den Dolmabahçe'ye
İstanbul'da futbol karşılaşmaları 1910'lardan 1928'e kadar eski Union Club Sahası'nda, 1929–1947 arasında ise Fenerbahçe Stadı ile Taksim Topçu Kışlası'nın avlusuna yapılmış Taksim Stadyumu'nda oynanıyordu. Şehirdeki ilk statlar ahşap ve tek tribünlüydü; Beşiktaş ile Ortaköy arasındaki Şeref Stadyumu da sade bir sahaydı. Taksim Kışlası'nın avlusundaki stadyum 1921'de, spor dergisi yayımlayan Çelebizade Said Tevfik Bey'in girişimiyle açılmıştı. İki ahşap tribünüyle yaklaşık 8.000 kişi alabilen bu sahada işgal yıllarında Türk takımlarının İngiliz ve Fransız birlikleriyle yaptığı maçlar büyük ilgi görmüştü. Türkiye millî futbol takımı ilk resmî maçını 26 Ekim 1923'te burada Romanya'ya karşı oynamış, saha 1923–1936 arasında millî takımın dokuz maçına ev sahipliği yapmıştı. 1940'ta Vali ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar'ın başlattığı Taksim Meydanı düzenlemesinde kışla yıkılıp yerine Taksim Parkı yapılınca buradaki saha da ortadan kalktı. Böylece İstanbul'a büyük ve modern bir stadyum yapılması zorunlu hâle geldi.Vietti-Violi'nin planı
1939'da stadyum mimarisinde uzman olan İtalyan mimar Paolo Vietti-Violi İstanbul'a davet edildi. Vietti-Violi, mimar Fazıl Aysu ve Şinasi Şahingiray ile birlikte, Dolmabahçe Sarayı'nın eski has ahırlarının bulunduğu araziye uygun bir plan hazırladı. İnşaata 19 Mayıs 1939'da törenle başlandı. Ancak kısa süre sonra İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği güçlükler inşaatı durdurdu. 19 Mayıs 1943'te yeniden bir başlangıç töreni yapıldı ve hafriyat başladı.Harap durumdaki has ahırlar kolayca kaldırıldı; asıl sorun stadyumun arkasındaki gazhane tesisleriydi. Vietti-Violi'nin planının gazhaneye bakan bölümü uygulanamadı ve bu taraf yüksek bir taş duvarla kapatıldı. Dolmabahçe Sarayı'na bakan cephedeki büyük demir kapının iki yanına konulması öngörülen tunç rölyefler ile tribünün sahaya bakan yüzündeki iki küçük kulenin üzerine yerleştirilecek disk ve cirit atan sporcu heykelleri de yapılamadı.

Ek bilgi
1882'de İsviçre'nin Grandson kasabasında İtalyan bir ailenin çocuğu olarak doğan Paolo Vietti-Violi, Cenevre ve Paris'te mimarlık eğitimi almış, İtalya'da ve yurt dışında 33'ten fazla hipodrom, stadyum ve spor tesisi tasarlamıştı. Türkiye'de 1933'te Ankara Hipodromu ve spor kenti yarışmasını kazandı, 1934'te İstanbul Hipodromu'nun genel tasarımını yaptı; 1936'da Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nun genişletme projesi açıldı. Anıtkabir proje yarışmasına da katıldı. Tasarımlarında toplu taşıma bağlantılarını, yolları, otoparkları ve turnikeleri bütün bir plan içinde düşünmeye önem verirdi. İnönü Stadyumu ilk yıllarında çok sayıda seyirci alacak tribünlerden çok estetik görünüme ağırlık verilerek düzenlenmişti; uzun süre Türkiye'de karşılıklı iki kapalı tribüne sahip tek stadyum olma özelliğini korudu.
İsimler ve kulüpler
1947'de İnönü Stadyumu adıyla açılan yapının adı, 1952'de siyasi nedenlerle Mithatpaşa Stadyumu olarak değiştirildi; Mart 1974'te yeniden İnönü Stadyumu adını aldı. Kısa bir süre Dolmabahçe Stadyumu olarak da anıldı. Beşiktaş açılıştan itibaren stadyumu kullandı; Fenerbahçe ve Galatasaray da kendi statları tamamlanana kadar iç saha maçlarını burada oynadı. Türkiye millî futbol takımının ülke içinde oynadığı maçların yarısından fazlasına bu stadyum ev sahipliği yaptı. 1998'de Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Beşiktaş arasında yapılan sözleşmeyle stadyum 49 yıllığına kulübe kiralandı ve adı BJK İnönü Stadyumu oldu.İstanbul'un nüfusu ve futbol seyircisi arttıkça 16.000 kişilik kapasite yetersiz kaldı. 1950'lerde numaralı tribünün sol yanına 5.000 kişilik bir ek yapıldı. Gazhanenin kaldırılmasıyla açılan araziye 15.000 kişilik kale arkası tribünü inşa edilince stadyum ayakta 40.000 seyirci alabilir hâle geldi.
Dört tribün
Stadyumun dört tribünü vardı. Kuzeyde, sahaya paralel uzanan Kapalı tribün, en coşkulu taraftarların toplandığı yer olarak stadyumun kalbi sayılırdı. Karşısındaki Numaralı tribünde basın, protokol ve konuk bölümleri bulunurdu. Kale arkasındaki Eski Açık, deplasman taraftarlarının çoğunlukla oturduğu daha küçük tribündü; iki yanındaki tarihî kuleler bugün de ayaktadır. Boğaz'a bakan Yeni Açık ise 1950'de, arkadaki fabrika ve gazhane yapılarının kaldırılmasıyla inşa edildi; adını, öteki üstü açık tribünden ayırmak için aldı. 2004'te Yeni Açık'ın üzeri metal bir çatıyla örtüldü, atletizm pisti kaldırıldı ve tribünlerle saha arasındaki tel örgüler Türkiye'de ilk kez tamamen sökülerek stadyum UEFA standartlarına uygun hâle getirildi. Galatasaray 1964'te Ali Sami Yen Stadyumu'na, Fenerbahçe ise 1982'deki yenilemeden sonra Şükrü Saracoğlu Stadyumu'na geçti. Beşiktaş burada son sezonunu 2012–2013'te oynadı.Futbolun dışında
Stadyum yalnız futbol maçlarına değil, Dünya Güreş Şampiyonası'na, 1959 Avrupa Basketbol Şampiyonası'na, profesyonel boks unvan maçlarına ve uluslararası binicilik yarışmalarına da ev sahipliği yaptı. 28 Temmuz 1992'de Bryan Adams'ın burada verdiği konser, İstanbul'da verilen ilk stadyum konseri olarak kayda geçti; sonraki yıllarda dünyaca ünlü birçok sanatçı bu sahnede konser verdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Stadyumun yenilenmiş kapasitesi kaynaklarda farklı rakamlarla verilir: 2004 yenilemesinden sonraki koltuk kapasitesi bir yerde 32.086, bir başka yerde 32.145 olarak geçer. Yenilemede sahanın zemini indirilerek tribünlerle saha arasındaki mesafe 4 metreye düşürülmüş, kapı sayısı 36'dan 72'ye çıkarılmıştı. Kaynaklar arasında başka farklar da vardır: Bir kısmı stadyumun resmî açılışını İsmet İnönü'nün katıldığı 19 Mayıs 1947 törenine bağlar, ilk futbol maçı ise 27 Kasım 1947'de oynanmıştır. İnönü adının yeniden verildiği yıl da bir kaynakta 1973, ötekinde Mart 1974 olarak geçer.
Savaş yıllarında bir kamu yapısı
İnönü Stadyumu'nun öyküsü, 1940'ların Türkiye'sinde spor ve kent planlamasının nasıl iç içe geçtiğini gösterir. 1939'da yabancı bir uzman davet edilerek başlatılan proje, savaş yıllarında ekonomik zorluklar nedeniyle duraklasa da bırakılmadı. Başlangıç törenlerinin 19 Mayıs'ta, Gençlik ve Spor Bayramı'nda atılması, stadyumun Cumhuriyet'in gençlik ve beden eğitimi anlayışıyla bağlantılı bir simge olarak görüldüğünü gösterir.Dolmabahçe'nin has ahırları gibi saray yapılarının yerine halka açık bir spor alanı kurulması da dönemin kamusal mekân anlayışını yansıtıyordu. Stadyum, 2009'da The Times'ın dünyanın en güzel stadyumları listesinde dördüncü sıraya yerleştirildi. 2 Haziran 2013'te yeni stadyum projesi için temsilî yıkımı yapıldığında, geride 66 yıllık bir futbol ve kent hafızası bırakıyordu. Eski Açık tribününün duvarları ve iki tarihî kulesi korunarak 2016'da tamamlanan yeni stadyumun tasarımına katıldı; Boğaz'a, Dolmabahçe Sarayı'na ve Kız Kulesi'ne bakan bu mekân, iki kıtayı aynı anda gösteren stadyum olarak da anılmıştı.