İçeriğe geç
Giriş yap
0

Don-Volga Kanal Projesi (1569): Karadeniz'i Hazar'a bağlama girişimi ve yarım kalan kazı

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt13 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Don-Volga Kanal Projesi, Don ve Volga nehirlerini birbirine en yakın oldukları yerde bir kanalla bağlayarak Karadeniz ile Hazar Denizi arasında su yolu açmayı hedefleyen Osmanlı girişimidir. Proje II. Selim döneminde Veziriazam Sokullu Mehmed Paşa tarafından 1569'da uygulamaya kondu, ama tamamlanamadı. İki nehir ancak 1952'de, Sovyetler Birliği'nin Osmanlıların seçtiği yerden farklı bir güzergâhta açtığı Volga-Don Kanalı ile birbirine bağlandı.
Bugünkü Volga-Don Kanalı'ndan bir görünüm
Bugünkü Volga-Don Kanalı'ndan bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dinamik. Dosya sayfası

Fikrin doğuşu

İki nehri kanalla birleştirme fikri Osmanlı Devleti'nde ilk kez 1563'te Veziriazam Semiz Ali Paşa döneminde düşünülmüştü. Türk literatürünün "Sokullu Mehmed Paşa" bahsi de projenin ilk defa 1563'te gündeme geldiğini yazar. Kanalla Hazar ile Karadeniz birleştirilerek İran ve Türkistan ile bağlantı kurulacak, tarihî Türkistan–Astrahan–Kırım ticaret yolu canlanacak ve İran seferlerinde erzak ile cephanenin nehir yoluyla taşınması kolaylaşacaktı.

Rusların Astrahan'a kadar inmesi, Orta asyaAsya Müslümanlarının Hazar'ın kuzeyinden İstanbul'la ilişkilerini kesmiş ve hac için Mekke'ye gitmelerini imkânsız hâle getirmişti. Müslüman halk İstanbul'a mektup ve elçiler göndererek yardım istedi. Bunun üzerine önce Kırım, Kafkasya ve Orta Asya'ya doğru Rus ilerleyişini durdurmak için Don ve Volga'yı bir kanalla birleştirme ve Rusları Astrahan'dan çıkarma kararı alındı.
Ek bilgi
Arka plandaki Rus ilerleyişi: Rus Çarı IV. İvan 1552'de Kazan Hanlığı'nı ortadan kaldırdı, ardından Astrahan'da önce kendine sığınmış olan Derviş Han'ı hükümdar yaptı, sonra hanlığı işgal etti. Astrahan Hanlığı 1466–1556 yılları arasında hüküm sürmüştü; hanedan Rus işgalinden sonra Buhara'ya sığındı. Vakanüvis dergisindeki makale de Kazan'ın 1552'de, Astrahan'ın 1556'da Ruslarca alınmasının Osmanlıların kuzeydeki Rus tehdidini yakından hissetmesine yol açtığını, makalenin Mühimme defterlerindeki hükümlere dayandığını belirtir.

Hazırlıklar

Sokullu'nun muhalifleri projenin hayalî bir girişim olduğunu ve devleti boş yere büyük masrafa sokacağını ileri sürdüler, ama Sokullu fikrini padişaha kabul ettirdi. Kanal projesi, Kazan ve Astrahan'ı geri almayı hedefleyen Astrahan (Ejderhan) Seferi ile eş zamanlı yürütülecek; donanma Volga'ya geçerek orduyla birlikte Astrahan üzerine gidecekti. Bütün malzeme Azak Kalesi'nde toplandı.

Araştırmamız, Nisan 1569'da Kaptan Mustafa Paşa komutasındaki donanma ile üç bin yeniçerinin bölgeye gönderildiğini, asıl kuvvetlerle işçi ve levazımın Ağustos 1569'da Kaptan-ı derya Ali Paşa'nın donanmasıyla taşındığını ve kanal kazısında çalışmak üzere 30.000 Nogay Tatarı tutulduğunu gösteriyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Seferin komutanı ve unvanı kaynaklarda farklı geçer. Saray işle görevlendirilen kişiyi "Kefe Beyi Kasım Bey" olarak anar; Türk literatürünün "Sokullu Mehmed Paşa" bahsi ise "Astarhan seferine memur edilen Kasım Paşa" der. Araştırmamız, Sokullu'nun Şıkk-ı sânî defterdarı Çerkez Kasım Bey'i beylerbeyi yaparak görevlendirdiğini gösteriyor. Batı literatürü ise Astrahan'ı kuşatmak üzere 20.000 Türk ve 50.000 Tatardan oluşan büyük bir kuvvetin Mustafa Paşa komutasında gönderildiğini belirtir. Türk kaynakları komutayı Kasım'a verir; Batı literatürü bu konuda ayrışır.

Kazı çalışmaları

Ağustos 1569'da Kefe Beylerbeyi Çerkez Kasım Paşa kazıyı başlattı. Kanal, Don'un kolu olan Ilovlya çayı ile Volga'nın kolu Kamışinka çayı arasında, bugünkü Petrov Val kasabasının bulunduğu alanda kazılmaya başlandı. Çalışma alanında tahmin edilenden fazla güçlükle karşılaşıldı; iki nehir arasındaki arazi son derece engebeliydi. Ayrıca Osmanlı hükümetinin emrine rağmen Kırım hanı hiçbir yardımda bulunmuyordu.
1952'de açılan Volga-Don Kanalı'nın girişindeki fener
1952'de açılan Volga-Don Kanalı'nın girişindeki fenerGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Mike1979 Russia. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Kazının ne kadar ilerlediği tartışmalıdır. Araştırmamız üç ay içinde iki nehir arasındaki mesafenin yaklaşık üçte birinin kazıldığını gösteriyor. Aynı anlatım, Akdes Nimet Kurat'ın Rus elçi raporlarına dayanarak kazının aslında başlamadan bittiğini, kanal işiyle uğraşılan sürenin üç ay değil on beş gün olduğunu ve bu sürede kazıdan çok gemilerin karadan yürütülmesine çalışıldığını ileri sürdüğünü de aktarır. Bu görüşe göre Rus elçisi S. Maltsev'in raporu, Türklerin hem kazmayı hem kadırgaları sürüklemeyi denediklerini, ama güçlerinin yetmediğini anlatır. Vakanüvis makalesi de kazı işinin yarıda kaldığını ve projenin tamamlanamadığını belirtir.

Neden başarısız oldu?

Vakanüvis makalesi başarısızlığın nedenlerini mevsim şartları, coğrafyanın zorluğu, Kırım Hanı'nın isteksizliği ve teçhizatın yetersizliği olarak sıralar. Araştırmamız, kanal açılınca Osmanlı Devleti'nin kendisine olan ihtiyacının azalacağından ve hatta özerkliğini kaybedebileceğinden endişe eden kirimKırım Hanı Devlet Giray'ın, işçiler ve askerler arasındaki hoşnutsuzluğu el altından körüklediği yönünde bir kanaat bulunduğunu gösteriyor. Araştırmamız da Osmanlı vakanüvislerine ve modern araştırmacılara dayanarak Devlet Giray'ın sert kış ve yaklaşan Rus yardım ordusuyla ilgili söylentiler yayarak seferi sabote ettiğini gösteriyor.

Kasım Bey durumu İstanbul'a bildirdi ve aldığı emir üzerine Kırım'a döndü. Osmanlı hükümeti, gelen raporları değerlendirerek iki nehir arasındaki bölgenin kanal açmaya elverişsiz olduğu kanaatine vardı. İmparatorluk içinde ortaya çıkan başka olaylar da projeyi daha uygun bir yer ve zamana ertelemeye zorladı. Türk literatürünün Sokullu bahsine göre bu sırada Lala Mustafa Paşa başta olmak üzere Sokullu'nun rakipleri onun muhalefetine rağmen Kıbrıs seferini kabul ettirdi ve devletin bütün dikkati Akdeniz'e yöneldi.
Tarih notu
Kronoloji:
1552: Kazan'ın Ruslarca alınması.
1556: Astrahan'ın Ruslarca alınması.
1563: Kanal fikri ilk kez gündeme gelir.
Nisan 1569: İlk kuvvetler Azak'a gönderilir.
Ağustos 1569: Kazı çalışmaları başlar.
Sonbahar 1569: Geri çekilme emri.
1570: Kıbrıs seferi ile dikkat Akdeniz'e kayar.
1952: Sovyetler Birliği Volga-Don Kanalı'nı açar.

Sonrası ve değerlendirme

III. Murad döneminde Rus çarı nezdinde yapılan girişimler de olumlu sonuç vermedi. Bu konudaki en kapsamlı çalışmalardan biri, Saray'ın kaynakçasında yer alan Halil İnalcık'ın 1948'de Belleten'de yayımlanan "Osmanlı-Rus Rekabetinin Menşei ve Don-Volga Kanalı Teşebbüsü (1569)" makalesidir. Proje, Osmanlıların kuzeyde Rusya'yı yeni bir rakip olarak gördüğünü ve Karadeniz ile Hazar'ı birleştiren büyük bir stratejik plan tasarlayabildiğini göstermesi bakımından önemlidir. Aynı zamanda büyük mühendislik projelerinin mevsim, coğrafya ve müttefik desteği gibi koşullara ne kadar bağlı olduğunu da ortaya koyar.

Don-Volga kanalı bugün nasıl okunmalı?

Don-Volga kanal projesi, döneminin teknik imkânlarını zorlayan cesur bir fikirdi. Karadeniz'i Hazar'a bağlamak, Orta asyaAsya'daki Müslüman hanlıklarla bağlantıyı güçlendirecek ve Rus genişlemesini sınırlayacaktı. Bize göre projenin yarım kalması mühendislikten çok coğrafya, mevsim ve lojistiğin sonucudur; fikir ise Osmanlı stratejik düşüncesinin ne kadar geniş bir ufka sahip olduğunu gösteriyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap