İçeriğe geç
Giriş yap
0

Şehzade Camii ve Külliyesi (1543–1548): Mimar Sinan'ın ilk selâtin külliyesi

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt15 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Şehzade Camii (Şehzade Mehmed Camii ya da Şehzadebaşı Camii), İstanbul'un Fatih ilçesinde, şehrin üçüncü tepesinde yer alır. Kanuni Sultan Süleyman, Manisa (Saruhan) sancakbeyi iken 1543'te ölen oğlu Şehzade Mehmed adına bu külliyeyi yaptırdı. Şehzade Külliyesi, Mimar Sinan'ın tasarladığı ilk selâtin külliyesidir; Beyazıt'tan Edirnekapı'ya giden cadde üzerindeki semt de bu yapı nedeniyle "Şehzadebaşı" adını almıştır.
Cornelius Gurlitt'in 1912 yayınında Şehzade Camii
Cornelius Gurlitt'in 1912 yayınında Şehzade CamiiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Cornelius Gurlitt (1850-1938). Dosya sayfası

Şehzade Mehmed ve külliyenin yapılışı

1521'de doğan Şehzade Mehmed, Kanuni'nin tek nikâhlı eşi Hürrem Sultan'ın en büyük oğluydu ve ölümünden önce tahtın olası varisi olarak görülüyordu. Mehmed, Macaristan'daki seferden dönüş sırasında 1543'te öldü. Kanuni'nin, oğlunun İstanbul'daki geçici mezarı başında kırk gün yas tuttuğu anlatılır; Sinan bu yere hem türbeyi hem de külliyeyi inşa etti.

İnşaata Haziran 1543'te (Rebîülevvel 950) başlandı ve ilk olarak Şehzade Mehmed'in gömüldüğü türbe tamamlandı. Caminin ilk taşı 23 Mayıs 1544'te (1 Rebîülevvel 951) kondu ve cami Ağustos 1548'de (Receb 955) ibadete açıldı. Bu süre içinde medrese, imaret, sıbyan mektebi ile tabhaneler ve ahırdan oluşan kervansaray da yapıldı. Külliye, yeniçerilerin "Eski Odalar" denilen kışlasından alınan yamuk planlı bir araziye kuruldu; Orman, bazı malzemelerin Bizans dönemine ait Forum Tauri'den getirildiğini de belirtir.
Dikkat: yanlış bilinen
İnşaat tarihleri kaynaklarda farklı verilir. Araştırmamız caminin 1543–1548 yılları arasında yapıldığını gösteriyor. Türbe 1544'te tamamlanmış, cami ve külliyenin geri kalanı 1545–1548 arasında yapılmıştır. Türk literatürü ise inşaatın Haziran 1543'te başladığını, caminin ilk taşının 23 Mayıs 1544'te konduğunu ve caminin Ağustos 1548'de açıldığını belirtir. Bu farklar büyük ölçüde külliyenin başlangıcı (türbe) ile caminin başlangıcının ayrı ayrı alınmasından kaynaklanır.

Mimari

Cami, kare bir plan üzerinde dört yarım kubbeyle desteklenen bir merkezî kubbeyle örtülüdür; köşelerde birer küçük kubbe bulunur. Merkezî kubbe dört büyük ayak üzerindeki sivri kemerlere oturur, kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanır ve yarım kubbelerde mukarnas dolgular kullanılmıştır. Batı literatürü bu düzenin Osmanlı mimarisinde daha önceki kubbe ve yarım kubbe denemelerinin doruğu olduğunu ve kubbeli tasarımlara tam bir simetri getirdiğini belirtir; aynı düzenin daha küçük ölçekli bir öncülü Diyarbakır'daki Fatih Paşa Camii'dir (1520 veya 1523).

Sinan'ın yeniliği, kubbe yükünü taşıyan unsurları düzenleme biçimindedir. Kubbeyi her taraftan kalın duvarlara oturtmak yerine yükü dış duvarlardaki sınırlı sayıda payanda ile içerideki dört ayağa topladı. Böylece payandalar arasındaki duvarlar inceldi ve daha çok pencere açılabildi. Orman, Sinan'ın payandaları revaklı galerilerin içine gizlediğini, taşıyıcı olmaktan çıkan duvarları çok sayıda pencereyle donattığını ve bu yapıda kendine özgü piramidal örtü düzeninin ilk örneğini sunduğunu yazar. Ona göre Sinan burada Edirne'deki Selimiye Camii'nde mükemmele ulaşacak kubbe mimarisinin ilk nüvelerini ortaya koymuştur.
Şehzade Camii'nin mihraba bakan iç mekânı
Şehzade Camii'nin mihraba bakan iç mekânıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: R Prazeres. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Ölçüler ve bazı mimari ayrıntılar kaynaklarda tutarsızdır. Türk literatürü merkezî kubbenin çapını 18,42 metre (başka bir bölümde yaklaşık 18,4 metre) verirken Batı literatürü 19 metre çap ve 37 metre yükseklik verir. Türk literatürünün bir bölümü harimin altı paye üzerine oturduğunu yazar; Türk literatürü ve Batı literatürü ise kubbenin dört ayak üzerinde durduğunu belirtir. Minareler konusunda Türk literatürünün giriş bölümü "ikişer şerefeli çift minare" derken mimari bölümü minarelerin "tek şerefeli" olduğunu yazar; Batı literatürü ise iki minarenin de iki şerefeli olduğunu ve Şehzade Camii'nin Sinan'ın sultan dışındaki biri için yaptığı, iki şerefeli çift minareye sahip tek cami olduğunu vurgular. Bu konuda Türk literatürü ve İngilizce kaynak birbirini destekler.

Avlu, minareler ve bezeme

Caminin avlusu harim ile eşit büyüklüktedir. Avlu, her yanında beş kubbeli gözden oluşan bir revakla çevrilidir ve kemerlerde pembe ve beyaz mermer dönüşümlü olarak kullanılmıştır. Ortadaki şadırvan sonradan IV. Murad tarafından bağışlanmıştır. Türk literatürü de 1613 ve 1633 yangınlarında zarar gören külliyenin IV. Murad'ın emriyle onarıldığını ve bu sırada şadırvan kubbesinin yenilendiğini kaydeder.

İki minarenin gövdelerinde mukarnaslı şerefeler ve alçak kabartma geometrik bezemeler bulunur. Araştırmamız, minarelerdeki bu düzeyde bezemenin bu camiye özgü olduğunu ve sonraki Osmanlı camilerinde nadiren tekrarlandığını gösteriyor. Orman, planın ve yapının yalınlığının cephelerde ve Evliya Çelebi'nin nakışlarını övgüyle andığı minarelerde yerini hareketli kabartma bezemelere bıraktığını, bunun Sinan'ın "çıraklık dönemi" denemelerinin ürünü olarak değerlendirilmesi gerektiğini yazar.
Ek bilgi
"Çıraklık eseri" nitelemesi: Türk literatürü, Sinan'ın Şehzade Camii için "çıraklık eserimdir" dediğini yazar. Bu niteleme, Sinan'a atfedilen ve Şehzade'yi çıraklık, Süleymaniye'yi kalfalık, Selimiye'yi ustalık eseri olarak sıralayan yaygın bir ifadeyle bağlantılıdır. Türk literatürü ise bu ifadeyi Sinan'ın sözü olarak aktarmak yerine, yapıdaki bezeme yoğunluğunu "çıraklık dönemi denemelerinin ürünü" olarak değerlendirir. Okurun, ifadenin doğrudan Sinan'ın kaleminden mi yoksa sonraki bir yoruma mı ait olduğunu birincil kaynaklardan izlemesi gerekir.

Külliyenin diğer yapıları

  • Medrese: inşa kitabesinden 1546'da (953) tamamlandığı anlaşılan yirmi hücreli medrese, asimetrik planına rağmen klasik tipolojiye uygundur. Türk literatürünün yazıldığı 2010 itibarıyla yapı uzun süre kız yurdu olarak kullanılmış, son restorasyondan sonra lokanta olarak kiraya verilmişti.
  • Kervansaray (tabhaneler ve ahır): Ortadaki fenerli kubbeyle örtülü holü çevreleyen dört kubbeli bölümden oluşan iki tabhane ve sekiz kubbeli bir ahırdan meydana gelir. Uzun süre Vefa Lisesi'nin laboratuvarı olarak kullanıldı.
  • İmaret ve sıbyan mektebi: Altışar kubbeli mutfak ve yemekhane bölümlerinden oluşan imaret uzun süre İstanbul Üniversitesi Matbaası'na ev sahipliği yaptı. Orman, yapıda Latince kitabeli büyük bir lahdin devşirme malzeme olarak kullanıldığını belirtir.
  • Türbeler: Şehzade Mehmed Türbesi'nde ortadaki sandukada Şehzade Mehmed, sağında Şehzade Cihangir, solunda Hümaşah Sultan yatar. Hazirede Rüstem Paşa ve Destari Mustafa Paşa gibi devlet adamlarının türbeleri de vardır.
Şehzade Mehmed Türbesi
Şehzade Mehmed TürbesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: R Prazeres. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1521: Şehzade Mehmed doğar.
1543: Mehmed ölür; Haziran'da inşaata başlanır.
23 Mayıs 1544: Caminin ilk taşı konur; türbe tamamlanır.
1546: Medrese tamamlanır.
Ağustos 1548: Cami ibadete açılır.
1613, 1633: Yangınlar; IV. Murad döneminde onarım.
1718, 1782: Yangınlarda ahşap aksam yanar.
1994–1999: Kapsamlı restorasyon.

Yangınlar ve onarımlar

Külliye, inşasından sonraki yaklaşık iki yüzyıl içinde hanedan mensupları ile din ve devlet adamları için yaptırılan türbe, sebil ve çeşmelerle zenginleşti. Dış avludaki yangın havuzu ve girişteki muvakkithane XIX. Yüzyılda eklendi. 1718 ve 1782 yangınlarında minare külahlarına kadar bütün ahşap aksam yandı. 1916 ve 1953'te kısmi onarımlar yapıldı; 1994–1999 arasında külliye kapsamlı bir restorasyon geçirdi. Orman, son restorasyonda ortaya çıkarılan, yapıldığı döneme özgü malakârî ve kalem işi süslemelerin klasik Osmanlı süsleme sanatının nadide örnekleri arasında olduğunu belirtir. Araştırmamız, caminin Haziran 2016'da yakındaki bir sokakta meydana gelen bombalı saldırıda bazı pencerelerinin kırılarak hasar gördüğünü de gösteriyor.

Değerlendirme

Şehzade Camii, Mimar Sinan'ın mimarbaşı olarak üstlendiği ilk büyük sultan siparişidir. Dört yarım kubbeli simetrik plan, payandaların revaklarla gizlenmesi ve pencerelerle aydınlatılmış iç mekân, Sinan'ın sonraki büyük yapılarında, özellikle Süleymaniye ve Selimiye'de geliştireceği fikirlerin ilk büyük ölçekli uygulamasıdır. Bezemenin yoğunluğu ise bir ustanın kendi dilini ararken yaptığı denemeleri yansıtır.

Şehzade Camii: büyük resimde yeri

Şehzade Camii, genç yaşta ölen bir şehzadenin anısına yapılmış olmasıyla duygusal, merkezî planı denemesiyle de teknik bir anlam taşır. Dört yarım kubbeyle genişleyen mekân, Sinan'ın sonraki büyük eserlerine giden yolun bir deneme alanı gibidir. Kanımızca bu yapı, ustanın kendi dilini bulduğu ilk büyük adımdır ve sonraki ustalık eserlerini anlamak için ilk durak olmalıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap