Bir hukukçu, bir mutasavvıf, bir isyan önderi
Şeyh Bedreddin, Türkçe Vikipedi'deki adıyla Şeyh Bedreddin Mahmud, Bedreddin Simâvî ya da Simavnalı Bedreddin, XIV. ve XV. yüzyıllarda yaşamış bir Osmanlı kazaskeri, fıkıh âlimi ve vahdet-i vücud anlayışına bağlı bir mutasavvıftır. 1359'da Edirne yakınlarındaki Simavna'da doğdu. Fetret Devri'nde Edirne'de hükümdarlığını ilan eden Musa Çelebi'nin kazaskeri oldu. Musa'nın yenilmesinden sonra görevinden uzaklaştırılarak İznik'te zorunlu ikamete gönderildi. 1416'da müritleri Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal Batı Anadolu'da Osmanlı yönetimine karşı ayaklanırken Bedreddin de İznik'ten kaçarak Rumeli'de, Deliorman bölgesinde bir ayaklanma örgütledi. Yakalanarak Serez'de kurulan bir mahkemenin kararıyla idam edildi.
Kökeni ve eğitimi
Türkçe Vikipedi'ye göre Bedreddin'in hayatı hakkında bilinenler büyük ölçüde torunu Hafız Halil'in yazdığı menakıbnameye dayanır. Bu esere göre atası Abdülaziz, Osmanlı'nın Rumeli fetihlerine katılmış ve Dimetoka'daki savaşta hayatını kaybetmişti. Bedreddin, Karaağaç ile Dimetoka arasındaki Samona (Simavna) kalesinde doğduğu için "Simavna kadısıoğlu" diye tanındı; daha sonra bu ad yanlışlıkla Kütahya'nın Simav kasabasıyla ilişkilendirilerek "Simâvî" biçimini aldı.Bedreddin eğitimine Bursa'da başladı. Burada ünlü matematikçi ve astronom Kadızâde-i Rûmî ile birlikte, onun babası Bursa kadısı Koca Mahmud Efendi'den ders aldı. Ardından Konya'da, Suriye'de ve Kahire'de öğrenimini sürdürdü. Kahire'de ilahiyat, felsefe ve mantık okudu, aynı zamanda Hüseyin Ahlâtî'den tasavvuf eğitimi aldı. Kahire'de Memlük sarayında da tanındığı, ardından Tebriz'e gittiği anlatılır. Uzun yolculuklarından sonra Rumeli'ye döndü ve Edirne'de geniş bir müritler çevresi edindi.
Tarih notu
Kaynaklara göre olayların sırası: 1359 Simavna'da doğum; 1380'ler–1400'ler Bursa, Konya, Kahire ve Tebriz'de eğitim; 1411 Musa Çelebi'nin kazaskeri olması; 1413 Musa'nın yenilmesi ve İznik'e sürgün; 1416 Börklüce Mustafa'nın Karaburun'da, Torlak Kemal'in Manisa yöresinde ayaklanması; 1416 Bedreddin'in İznik'ten kaçarak Rumeli'ye geçmesi; 1416 ya da 18 Aralık 1420 Serez'de idam.
Dikkat: yanlış bilinen
Bedreddin'in idam tarihi kaynaklarda farklı verilir. Türkçe Vikipedi ölüm tarihini 18 Aralık 1420 olarak verirken birçok kaynak ve eski çalışma idamı ayaklanmanın bastırıldığı 1416 yılına yerleştirir. Ayaklanmaların kesin tarihleri de tartışmalıdır. Forumda konu, ayaklanmanın yaygın kabul gören yılı olan 1416 ile sıralanmıştır; bu tarih idamın değil, ayaklanmanın tarihidir.
Musa Çelebi'nin kazaskeri
Fetret Devri'nde Musa Çelebi 1411'de Rumeli'de hükümdar olunca Bedreddin'i kazasker, yani ordunun ve hukuk düzeninin en yüksek kadısı olarak atadı. Bu görev, Bedreddin'e devlet yönetiminde önemli bir yer verdi. Bazı araştırmacılar, Musa'nın Rumeli'deki uç beylerine karşı halk kesimlerine ve sufi çevrelere dayandığını, Bedreddin'in atanmasının da bu politikanın bir parçası olduğunu düşünür. 1413'te Musa Çelebi Çamurlu'da yenilip öldürülünce I. Mehmed, Bedreddin'i görevinden aldı ve yıllık bir maaş bağlayarak İznik'te gözetim altında yaşamaya gönderdi.
Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal
Bedreddin İznik'teyken müritleri Batı Anadolu'da harekete geçti. Börklüce Mustafa, Aydın yöresinde ve İzmir'in batısındaki Karaburun Yarımadası'nda geniş bir köylü kitlesini etrafına topladı. Torlak Kemal ise Manisa yöresinde ayaklandı. Kaynaklar, Börklüce'nin Müslümanlarla Hristiyanlar arasında ayrım gözetmediğini ve bölgedeki bazı Hristiyanların da hareketine katıldığını yazar. Ayaklanma, bölgedeki Osmanlı sancak beylerinin kuvvetlerini yendi; bunun üzerine I. Mehmed, veziri Bayezid Paşa ve oğlu Şehzade Murad'ı büyük bir orduyla bölgeye gönderdi. Börklüce Mustafa Karaburun'da yenildi ve yakalanarak Ayasluğ'da (Selçuk) idam edildi. Torlak Kemal de yakalanarak öldürüldü.Rumeli'deki ayaklanma ve idam
Batı Anadolu'daki ayaklanmalar sürerken Bedreddin İznik'ten kaçtı ve Kastamonu'daki Candaroğlu İsfandiyar Bey'in topraklarından geçerek Karadeniz yoluyla Rumeli'ye ulaştı. Eflak'ın da desteğini aldığı anlatılır. Deliorman ve Dobruca bölgesinde eski Musa Çelebi taraftarları, uç beyleri ve müritlerinden oluşan bir topluluk etrafında toplandı. I. Mehmed bizzat Rumeli'ye geçti; Bedreddin'in çevresindekilerin bir kısmı dağıldı ve Bedreddin yakalandı. Serez'e getirilen Bedreddin, burada toplanan bir mahkemede yargılandı ve verilen fetva üzerine idam edildi.Ek bilgi
Bedreddin'in en tanınmış eserleri, fıkıh alanındaki Câmiu'l-Fusûleyn ve Letâifü'l-İşârât ile tasavvufi görüşlerini içeren Vâridât'tır. Türkçe Vikipedi'ye göre fıkıh eserleri İslam hukuku çevrelerinde uzun süre kaynak olarak kabul gördü. Vâridât ise simgesel ve bâtınî yorumları nedeniyle tartışmalara yol açtı. Bedreddin'in naaşı 1961'de Serez'den İstanbul'a getirilerek Divanyolu'ndaki II. Mahmud Türbesi'nin hazîresine defnedildi.
Hareketin niteliği: tartışmalı bir miras
Bedreddin hareketinin niteliği, tarihçiler arasında en çok tartışılan konulardan biridir. Bazı Osmanlı kronikleri ve Bizanslı tarihçi Dukas, Börklüce Mustafa'nın mülkiyetin ortak olması gerektiğini savunduğunu yazar. Türkçe Vikipedi, bu kroniklerde harekete atfedilen radikal ortak mülkiyet iddialarının günümüz akademik araştırmalarında daha çok pratik köylü talepleri ya da muhalif söylemler olarak değerlendirildiğini belirtir. Bazı araştırmacılar ise hareketi Fetret Devri'nde Musa Çelebi'yi destekleyen ve I. Mehmed döneminde gözden düşen grupların siyasi bir tepkisi olarak yorumlar.XX. yüzyılda hareket, tarihsel materyalist bir çerçevede yeniden yorumlandı. Nâzım Hikmet'in 1936'da yayımlanan "Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı", Bedreddin'i toplumsal eşitlik arayışının simgesi olarak işledi ve bu yorumun Türkiye'de yaygınlaşmasında büyük rol oynadı. Bu edebi yorum güçlü bir etki bırakmış olsa da tarihçiler, XV. yüzyıl olaylarını bu çağdaş kavramlarla açıklamanın sınırlarına dikkat çeker.

Tarihteki yeri
Şeyh Bedreddin ayaklanması, Fetret Devri'nin hemen ardından Osmanlı'nın karşılaştığı en ciddi iç meydan okumalardan biridir. Ayaklanma, devletin yeniden birleşmesinin yalnızca taht mücadelesinin kazanılmasıyla tamamlanmadığını, toplumsal ve dinî gerilimlerin de çözülmesi gerektiğini gösterdi. Bedreddin'in hayatı ise Osmanlı'nın erken döneminde bir âlimin devlet hizmetinden muhalefete, oradan da idam sehpasına uzanan çarpıcı bir örneğidir. Mirası, hem dinî hem siyasi açıdan farklı çevrelerce farklı biçimlerde sahiplenilmeye devam etmektedir.Kaynaklar hakkında
Konu, Türkçe Vikipedi'nin Şeyh Bedreddin ve Börklüce Mustafa maddeleri ile İngilizce Wikipedia'nın Sheikh Bedreddin maddesine dayanır. İdam tarihi ve hareketin niteliğine ilişkin farklı görüşler not kutularında belirtilmiştir.Kaynaklar
- Vikipedi, Şeyh Bedreddin maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Sheikh Bedreddin maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Börklüce Mustafa maddesi (tr.wikipedia.org)