Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonraki ilk aylarda Ankara'nın karşısındaki en yakın tehlike Yunan ordusu değil, Anadolu'nun içinde çıkan ayaklanmalardı. 1920 baharı ve yazında Düzce'den Konya'ya, Bozkır'dan Yozgat'a uzanan bir dizi isyan, yeni meclisin askerî gücünü batı cephesinden uzaklaştırdı. Bunların en büyüklerinden biri, Yozgat'ın yüzyıllardır nüfuz sahibi Çapanoğlu ailesinin başını çektiği ayaklanmaydı. Bu yazının dayanakları Türkçe Vikipedi'deki Yozgat Ayaklanması ile İngilizce Wikipedia'daki Çapanoğlu dynasty ve Revolts during the Turkish War of Independence maddeleri.
Çapanoğulları kimdi?
Türkçe maddeye göre ailenin bilinen ilk büyüğü Yozgat şehrini kuran Ahmet Paşa'ydı; 1764'te Sivas valisiyken azledilip idam edildi. Aile bölgeyi uzun süre yönetti ve Osmanlı'ya mutasarrıf, vali ve paşa düzeyinde yöneticiler verdi. İngilizce madde ailenin en parlak dönemini Süleyman Bey'le başlatır: Bozok'u elinde tuttuğu, nüfuzunu Halep'e ve Rakka'ya kadar uzattığı, 1790'da 4.000 askerle Rumeli cephesine gittiği yıllar.
Neden ayaklandılar?
Türkçe madde ayaklanmanın arka planında birkaç etken sayar. Birincisi siyasi: Çapanoğlu Edip BeyYozgat'taki Hürriyet ve İtilaf örgütünün başındaydı, kardeşi Celâl Bey de aynı çizgideydi. Meclis'e temsilci gönderilmesi istendiğinde iki kardeş bunun padişaha başkaldırı olacağını söyleyerek olumsuz yanıt vermişti. İkincisi halkın savaş yorgunluğu ve askere almaya tepkisiydi. Üçüncüsü bölgede kronik hâle gelmiş eşkıyalıktı. Madde ayrıca Anzavur ayaklanmasının bastırılmasından sonra Batı Anadolu'dan kaçan Çerkezlerin Yozgat ve Sivas bölgesine gelmesinin bölgedeki Çerkezleri etkilediğini yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
Edip Bey'in neden karşı tarafa geçtiği konusunda iki dildeki maddeler farklı vurgular yapar. Türkçe madde ayaklanmanın İstanbul hükümeti ve İngilizlerin yönlendirmesiyle başladığını, ailenin padişaha bağlılık nedeniyle hareketin sürükleyicisi olduğunu söyler. İngilizce Çapanoğlu maddesi ise Edip Bey'in bir zamanlar İttihat ve Terakki üyesi ve mebus olduğunu, sonra cemiyetten ihraç edildiğini, Hürriyet ve İtilaf'a geçtiğini belirtir ve onun milliyetçilere din ya da ideoloji yüzünden değil, İttihatçılara karşıtlığı, bölgedeki otorite boşluğu ve halkın savaş yorgunluğu nedeniyle karşı çıktığını yazar. İki açıklama birbirini dışlamıyor, ama ağırlık noktaları farklı.
Yıldızeli'nden Yozgat'a
Türkçe maddeye göre bölgedeki ilk kıpırdanma Yıldızeli'nde başladı. Posta taşımacılığı işinde iflas eden eski bir nahiye müdürü, Erzurumlu Hüseyin Nazım, kanundan kaçarak köylerde saklanıyordu. Kara Mustafa ve başka adamlarla köyleri dolaşıp İstanbul hükümeti lehine propaganda yaptı; Mayıs 1920'de Direkli nahiyesinde ilk silahlı toplantılar düzenlendi. Halka Sivas Kongresi kararıyla ağnam vergisinin artırıldığı, Kuvâ-yi Milliyecilerin halkın canına ve malına kastettiği, olanlardan padişahın haberi olmadığı söyleniyordu. Sivas'taki 3. Kolordu Komutanı Albay Selahattin Bey25 Mayıs 1920'de bir piyade taburunu bir bataryayla Yıldızeli'ne gönderdi. Mustafa Kemal Paşa, Çerkez Ethem ve savaşçılarını Ankara garında karşılarken, 1920Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Original photographer is unknown. Dosya sayfası
İki madde de 7 Haziran 1920'de Genelkurmay Başkanı Albay İsmet Bey'in Çapanoğlu kardeşlerin tutuklanması emrini verdiğini kaydeder. Türkçe maddeye göre emir, Yozgat mutasarrıf vekili tarafından gizlice kardeşlere duyuruldu. Celâl, Edip ve Salih Beyler ile akrabaları 8 Haziran gecesi şehirden kaçtı.
İngilizce madde dönüşü de anlatır: Aile 14 Haziran'da şehre geri döndü ve ayaklanmayı hapishanedeki mahkûmları serbest bırakarak başlattı. Türkçe maddeye göre 15 Haziran 1920'de Çapanoğullarına bağlı silahlı kuvvetler Yozgat yönetimini ele geçirdi, Kuvâ-yi Milliye yanlılarını tutukladı, bazılarını idam etti.
Tarih notu
İngilizce Revolts maddesi Yozgat ayaklanmasını iki dalga olarak listeler: Birinci Yozgat (Çapanoğlu) ayaklanması 15 Mayıs - 27 Ağustos 1920, ikincisi 5 Eylül - 30 Aralık 1920. Aynı listede Zile ayaklanması 25 Mayıs - 21 Haziran 1920 olarak ayrıca yer alır. Yozgat'ın Çapanoğullarınca ele geçirilmesi, Türkçe maddeye göre 15 Haziran 1920'dir. Biz olay tarihi olarak bu günü kullandık.
Çerkez Ethem ve Arapseyi Boğazı
Ayaklanmayı bastırmakla Çerkez Ethem'in Kuvâ-yi Seyyâre'si görevlendirildi. Türkçe maddeye göre Ethem Genelkurmay'dan aldığı emirle 70 subay, 2.100 piyade, 1.300 hayvan, 4 dağ topu, 1 sahra topu ve 8 makineli tüfekle yola çıktı. İngilizce madde Ethem'in 20 Haziran'da Ankara'dan hareket edip 23 Haziran'da Yozgat'a vardığını yazar.
Belirleyici çarpışma Alaca'nın kuzeydoğusundaki Arapseyi Boğazı'nda oldu. Türkçe maddeye göre Ethem'in kuvvetleri isyancıları iki ateş arasında bıraktı; dört saat sonra isyancılar topları ve makineli tüfekleri bırakıp çekildi. Edip Bey yaralandı, Celâl Bey Uzunyayla Çerkez süvarileriyle kaçtı. Uzunyayla'nın Çerkez beyleri af dileyince Ethem Celâl Bey'i affetti ve durumu Ankara'ya bildirdi.
Ayaklanmanın sorumlusu sayılanlardan 12 kişi, Yozgat'ın geri alındığı gün kurulan divan-ı harp kararıyla asıldı. Türkçe maddeye göre idam edilenler arasında Yozgat şer'iye hâkimi Hoca Şahap da vardı; hapsedilenler arasında Yozgat savcısı ve mutasarrıfı bulunuyordu.
Ek bilgi
İngilizce Çapanoğlu maddesi bastırmanın sertliğine dair ayrıntılar verir: Yozgat'taki Çapanoğlu konağı ayaklanma sırasında yağmalanıp yıkıldı, Ethem ailenin binalarını ve çiftliklerini ateşe verdi ve ayaklanma bastırıldıktan sonra bir Çerkez köyüne baskın yapıp 23 kişiyi idam etti. Madde ailenin bölgedeki nüfuzunun bununla sona erdiğini yazar. Türkçe Çerkez Ethem maddesi de Ethem'in isyancıları yargılamadan infaz etmesinin Meclis üyelerince onaylanmadığını belirtir.
Ayaklanmanın asıl uzun vadeli sonucu Ankara'daki güç dengesinde görüldü. Türkçe maddeye göre Çapanoğullarının kaçmasını sağlayarak isyanda birinci derecede parmağı olduğu anlaşılan Ankara vali vekili Yahya Galip'i Ethem divan-ı harpte yargılamak istedi. Özellikle Ethem'in ağabeyi Tevfik Bey bu konuda ısrar etti; Mustafa Kemal Paşa'nın tepkisiyle iki taraf arasındaki ilişkiler sertleşti. Madde bunu iki tarafın birbirine güç gösterisi olarak yorumlar: Ayaklanmanın elebaşlarından Celâl Bey affedilmiş, ama bir vali vekili yargılanmak istenmişti.
Madde, ayaklanmayı 5-10 gün içinde bastırıp Yozgat'tan Ankara'ya dönen Ethem'in Meclis'te bir kurtarıcı gibi karşılandığını, gücünün daha da arttığını ve bu sürecin sonunda Ethem'in Ankara'dan ayrışıp tasfiyesine varıldığını yazar. Projemizdeki Çerkez Ethem ve Kuvâ-yi Seyyâre konusu bu ayrışmanın devamını anlatıyor.
Bedeli
Türkçe madde ayaklanmanın sonuçlarını şöyle değerlendirir: Çapanoğlu ayaklanması, diğer iç isyanlar gibi Milli Mücadele'yi zayıflattı, işgal güçlerinin işini kolaylaştırdı. Kuvvetlerin içeride tutulması Yunan ordusunun ilerleyişini hızlandırdı; madde bunun Balıkesir'in ve Bursa'nın işgaline zemin hazırladığını söyler.
İngilizce Revolts maddesi de genel tabloyu çizer: Mustafa Kemal'in savaş boyunca öncelikli kaygılarından biri iç ayaklanmaları bastırıp iç güvenliği sağlamaktı; bunun için Meclis Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkardı ve seyyar jandarma birlikleri kurdu. Madde bu ayaklanmaların milliyetçi hareketin işgal kuvvetlerine karşı mücadelesini birçok cephede geciktirdiğini yazar.