İçeriğe geç
Giriş yap
0

Şeyh Recep Vakası (18-20 Ekim 1919): Sivas telgrafhanesinde gece çekilen telgraflar

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Amasya yolunda gelen haber

Ekim 1919'da Heyet-i Temsiliye, Damat Ferit Paşa Kabinesi'nin düşmesinden sonra kurulan Ali Rıza Paşa Kabinesi ile ilk resmi görüşmeye hazırlanıyordu. Hükümet adına Bahriye Nazırı Salih Paşa Amasya'ya gelecekti; Mustafa Kemal ve arkadaşları da bu görüşme için Sivas'tan Amasya'ya hareket etti. Nutuk'un üçüncü bölümündeki "Sivas'ta aleyhime yapılan bir teşebbüs: Şeyh Recep Vakası" başlıklı kesim, tam bu sırada Sivas'ta yaşanan bir olayı belgeleriyle anlatır. Atatürk anlatıya şöyle başlar:
"Yalnız, Efendiler; biz Amasya'ya gelmek üzere Sivas'tan ayrılır ayrılmaz, Sivas'ta pek de hoşa gitmeyen bir hadise cereyân etmiştir."
Atatürk, Amasya'ya vardıklarında İtilaf ve Hürriyetçilerin yabancılarla birlikte bazı hıyanet girişimlerinde bulunduklarına dair bilgi aldığını ve bunu hemen bir genelgeyle duyurduğunu söyler. Sivas'ta aleyhinde padişaha telgraf çekilmesi gibi bir girişim olduğunu da duyduğunu, ama inanmadığını ekler; Heyet-i Temsiliye üyelerinin, karargâhındakilerin ve valinin dikkatinin buna engel olacağını düşünmüştür.
Sivas Kongresi delegeleri, 1919
Sivas Kongresi delegeleri, 1919Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Gece telgrafhanede

Olay Nutuk'ta şöyle özetlenir: Şeyh Recep ile arkadaşları Ahmet Kemal ve Celâl adlı üç kişi bir gece telgrafhanede, kendilerine yakın bir telgrafçı aracılığıyla istedikleri telgrafları çekmiştir. Nutuk'ta aynen verilen ilk telgraf "Sivas, 18 Teşrinievvel" tarihlidir ve Bahriye Nazırı Salih Paşa ile padişahın yaveri Naci Bey'e hitap eder. Telgrafta, aylardır memlekette olup bitenleri yerinde anlamak için vilayet merkezine kadar gelmeleri ve telgraf makinesinin başına teşrif etmeleri istenir. İmzalar "An evlâd-ı Şemseddin-i Sivasî Recep Kâmil", "Zaralızade Celâl" ve "İlyaszade Ahmet Kemal" adlarını taşır; telgrafa göre metin ulema, eşraf, tüccar ve esnaftan oluşan yüz altmış mühür içerir.

Mustafa Kemal'e de aynı imzalarla 19 Teşrinievvel tarihli bir telgraf gelir. Bu telgrafta halkın, padişahın ve hükümetin görüşünü bizzat Salih Paşa'dan ya da güvenilir bir ağızdan duymadıkça aradaki anlaşmazlığın çözüldüğüne inanmayacağı söylenir ve "iki şıktan birini" seçmesi istenir.

Telgraf başmüdürünün raporu

Nutuk'ta Sivas Telgraf Başmüdürü Lütfi Bey'in 19 Ekim 1919 tarihli bildirimi de yer alır. Başmüdür, telgrafların gece getirildiğini ve memurların korkutularak yazdırıldığını bildirir. Her bireyin belirli şartlar içinde telgraf yazma hakkı olduğunu kabul eder, ama makine odasına herkesin girmesinin yasak olduğunu, memurların tehdit edilip korkutulmasının ise hükümetin onurunu zedeleyen ve kanuna isyan niteliği taşıyan bir davranış olduğunu yazar.

Atatürk, grubun saraya, Mabeyn-i Hümayun Başkitabeti aracılığıyla padişaha çektiği telgrafları da tek tek verir. Bu telgraflarda Mustafa Kemal'in "itimadname-i hümayun" taşıdığını yayarak az sayıda bir grupla millî iradeyi temsil ediyormuş gibi göründüğü ileri sürülür; Salih Paşa ile Naci Bey'in Sivas'a gönderilmesi istenir. Telgraflardan birinde "iki yüzü mütecaviz imza" ifadesi geçer. Telgraf merkezine gönderilen bir başka metinde ise telgrafları durduranların "hain-i din ve devlet" olduğu ve bunun "kan dökülmesine sebep olacağı" yazılıdır.
Dikkat: yanlış bilinen
Nutuk'ta aktarılan telgraflarda imza sayısı farklı geçer: Salih Paşa'ya çekilen 18 Ekim tarihli telgrafta "yüz altmış mühür", padişaha hitaben çekilen telgrafta ise davetiye telgrafının "iki yüzü mütecaviz imza" taşıdığı söylenir. Bu sayılar Şeyh Recep ve arkadaşlarının kendi beyanıdır; Nutuk'taki başka bir belge bunları doğrulamaz. Ayrıca Nutuk'taki "Teşrinievvel" Rumi aydır ve burada Ekim'e karşılık gelir; telgraflardaki "335" Rumi yıl, miladi 1919'dur.
Sivas Kongresi'nin toplandığı bina
Sivas Kongresi'nin toplandığı binaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: HALUK COMERTEL. Dosya sayfası

Mustafa Kemal'in tepkisi

Atatürk'e göre olayın önemi, kimin yaptığından çok zamanlamasındaydı. Milletin birliğinden ve millî teşkilatın memleketin her köşesine yayıldığından söz eden, kabine düşürmüş bir heyetin başkanı aleyhine, tam yeni kabinenin temsilcisiyle görüşmeye gideceği sırada, bütün Sivas halkı adına ayaklanmayı gösteren bir telgrafın telgrafhane tehdit edilerek çektirilmesi "elbette mânidar" idi. Atatürk, böyle bir heyetin bizzat bulunduğu şehrin halkı aleyhinde göründüğünde, bütün milletin aynı fikirde olduğunu kanıtlamanın güçleşeceğini ve bu sesin düşmanlar için ne kadar önemli olacağını anlatır.

Mustafa Kemal, Salih Paşa'ya hitaben çekilen telgrafı Amasya'ya geldiğinde kendisine verdirdi, ama Şeyh Recep ve arkadaşlarının hükümetçe cezalandırılmasını istedi. 19 Ekim'de telgraf başında Sivas'taki Heyet-i Temsiliye üyelerine bir dizi soru yöneltti: telgrafhanede nöbetçi subay yok muydu, bu kadar kişinin bulunmasına rağmen böyle bir "küstahlık" nasıl olabilmişti, önceki gün yapılan genelge alınmamış mıydı, korkutulan telgraf memurları valiyi neden haberdar etmemişti?

Ardından verdiği emir Nutuk'ta aynen yer alır:
"Telgrafhane tamamen kontrol altına alınacaktır. Bir zâbit kumandasında bir manga asker ikame edilecektir."
Emirde telgrafhaneyi işgal edip memurları baskı altına alarak asayişi bozacak girişimlerde bulunanların kesinlikle engelleneceği, kanuni sınırı aşanlara ve askere saldıranlara karşı tereddütsüz silah kullanılacağı yazılıdır. Mustafa Kemal ayrıca vilayetin meseleyi askeri makama havale etmesi üzerine Kolordu Kurmay Başkanı Zeki Bey'e, Osman Tufan ve Recep Zühtü Beylere de talimat gönderdi. Kararın uygulanması Sivas'ta bir taburu bulunan Beşinci Fırka Komutanı Cemil Cahit Bey tarafından tabur komutanına emredildi.
Tarih notu
18 Ekim 1919: Şeyh Recep ve arkadaşları Sivas telgrafhanesinden Salih Paşa'ya ve saraya telgraf çekti. 19 Ekim 1919: Telgraf Başmüdürü Lütfi Bey'in raporu; Mustafa Kemal'in Amasya'dan Sivas'a gönderdiği sorular ve emirler. 20 Ekim 1919: Vali Reşit Paşa'nın olayın önlendiğini bildiren yazısı. 20-22 Ekim 1919: Amasya'da Salih Paşa ile görüşmeler.

Olayın sonu

Nutuk'a göre 20 Ekim'de Vali Reşit Paşa olayı uzun uzun anlattıktan sonra, olayın genişleme ihtimali varken önünün alındığını ve gösterilen hızlı ve sert uygulamalar nedeniyle benzer olayların bundan sonra çıkmayacağının kesin olduğunu yazdı (Nutuk'ta Vesika 161). Atatürk kesimi acı bir cümleyle kapatır: merkezi hükümetin Şeyh Recep'i ve arkadaşlarını cezalandırdığını elbette kimse sanmamalıdır; bu şeyhin daha sonra da düşman aleti olarak yaptığı işlere rastlanacaktır.

Atatürk aynı kesimde olayın İstanbul'daki bağlantısına da işaret eder: Sait Molla'nın Rahip Frew'a 24 Ekim tarihli mektubunda "Sivas vakasını nasıl buldunuz? Biraz düzensiz ama yavaş yavaş düzelecek" diye yazdığını aktarır. Bu bağlantı, Nutuk'ta İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin gizli kolu hakkında söylenenlerle birlikte okunur.
Ek bilgi
Olay, Sivas Kongresi'nin (4-11 Eylül 1919) bitiminden yaklaşık beş hafta sonra yaşandı. Türkçe Vikipedi'nin Amasya Protokolü maddesine göre Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay ve Bekir Sami Beylerle birlikte 18 Ekim 1919'da Amasya'ya geldi; Salih Paşa ile görüşmeler 20 Ekim'de başladı ve 22 Ekim'e kadar sürdü. Yani Sivas'taki telgraflar, heyetin Amasya'ya vardığı gün çekilmiştir.
Sivas Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi
Sivas Atatürk Kongre ve Etnografya MüzesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası

Neden anlatıldı?

Nutuk'ta bu olaya on bin karakteri aşan bir yer ayrılması, Atatürk'ün belge sunma yöntemini de gösterir: telgraflar, raporlar ve emirler tarih ve imzalarıyla birlikte aktarılır. Atatürk'ün kendi yorumuna göre olay, uyarılara rağmen kendisi şehirden ayrılır ayrılmaz Sivas'taki yetkililerde görülen dalgınlığın, her yerde ne kadar kayıtsızlık ve hoşgörü yaşanabileceğine dair "çok güzel bir misal" idi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap