İçeriğe geç
Giriş yap
0

Balkan Savaşı'nda Ege kaybı: 16 Aralık 1912 İmroz (Elli) ve 18 Ocak 1913 Mondros deniz muharebeleri

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Balkan Savaşı'nın kara cephesinde Osmanlı ordusu Çatalca'ya kadar çekilirken denizde de bir kayıp yaşanıyordu: Ege. Bolayır'da, Gelibolu'da ve Çanakkale'de savaşan birliklerin ikmali, adaların kaderi ve Anadolu'dan Rumeli'ye asker taşınması, Çanakkale Boğazı'nın önünde kimin üstün olduğuna bağlıydı. Bu yazı Osmanlı donanmasının Boğaz'dan iki kez çıkışını ele alıyor: 16 Aralık 1912'de İmroz (Yunanların adlandırmasıyla Elli) ve 18 Ocak 1913'te Mondros (Limni) muharebeleri. Dayanaklarımız Türkçe Vikipedi'deki İmroz Deniz Muharebesi (1912) ve Mondros Deniz Muharebesi maddeleri ile İngilizce Wikipedia'daki Battle of Elli ve Battle of Lemnos (1913) maddeleri.

Abluka ve iki donanma

Türkçe maddeye göre Yunan donanması savaşın başından itibaren Ege'deki Osmanlı ikmal hatlarına büyük baskı kurmuş, Osmanlı ordusunun Ege'den asker taşımasını engellemişti. Madde bir karşılaştırma da verir: Balkan orduları sahaya 670.000 asker çıkarmışken Osmanlılar ancak 350.000 askeri cepheye ulaştırabilmiş, Anadolu ve Suriye'den gelen 250.000 asker ulaşım sorunları yüzünden İzmir'de ve Suriye'de kalmıştı. İngilizce Elli maddesi, Yunan amirali Pavlos Kunduriotis'in Bozcaada'yı aldıktan sonra Osmanlı amiraline "Bozcaada'yı aldık. Donanmanızın çıkmasını bekliyoruz. Kömüre ihtiyacınız varsa verebilirim" diye telgraf çektiğini aktarır.

Osmanlı filosu kâğıt üzerinde güçlü görünüyordu. Türkçe maddeye göre Barbaros Hayreddin ve Turgut Reis zırhlıları 1890'lardan kalma, Alman donanmasından emekliye ayrılmış gemilerdi. Osmanlılar Yunanların 1910 yapımı modern zırhlı kruvazörü Averof'a karşılık yeni bir Alman gemisi almak istemiş, ama yüksek maliyet yüzünden bu iki eski gemiyle yetinmişti. Madde 1912 yazındaki bakım durumunu çarpıcı bir listeyle anlatır: Telefonlar çalışmıyordu, mühimmat asansörleri ve mesafe ölçerler sökülmüştü, pompalar paslanmış, su geçirmez kapıların çoğu kapanmaz hâle gelmişti; personelin eğitimi ve taktik bilgisi de yetersizdi.

Yunanların iki avantajı vardı. Zisis Fotakis'e dayanan Türkçe maddeye göre birincisi Averof'tu: Filodaki eski Fransız yapımı zırhlılardan dokuz knot daha hızlıydı ve onlardan bağımsız kullanılabiliyordu. İkincisi Delfin denizaltısıydı; ama tek denizaltı olduğu için başka görevlere verildi ve bu muharebede yer almadı.
Ek bilgi
Türkçe madde komuta içindeki siyasi bölünmeyi de kaydeder: Donanma komutanlığına 7 Aralık'ta Albay Ramiz Bey getirildi. Dört muhripten oluşan müstakil tümenin komutanı ise Hamidiye'nin komutanı Önyüzbaşı Hüseyin Rauf'tu, yani sonraki yıllarda Rauf Orbay olarak tanınacak subay. Madde donanma komutanının Hürriyet ve İtilaf, müstakil tümen komutanının İttihat ve Terakki taraftarı olduğunu ve ikisinin siyasi sebeplerle anlaşamadığını, bunun koordinasyonu zayıflattığını yazar.

16 Aralık 1912: İmroz açıkları

Türkçe maddenin ayrıntılı anlatımına göre Osmanlı filosu sabah Boğaz'dan çıktı ve 09.05'te Seddülbahir'i geçerken Yunan kuvvetini 12.000 metre ileride gördü. Deniz sakindi, güneş Osmanlı gemilerinin arkasındaydı ve hafif lodos baca dumanlarını Yunanlara doğru sürüklüyordu. İlk ateşi 09.40'ta Barbaros Hayreddin açtı. Mesudiye dümenindeki bir arıza yüzünden dönemedi ve düşman hattına 500 metre yaklaştı; madde bu aksaklığın Osmanlı filosunun bir fırsatı kaçırmasına yol açtığını belirtir.
Osmanlı zırhlısı Barbaros Hayreddin
Osmanlı zırhlısı Barbaros HayreddinGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

İngilizce maddeye göre Kunduriotis, üç eski zırhlısının yavaşlığından sıkılarak "bağımsız hareket" anlamına gelen Z flamasını çekti ve Averof'la tek başına, 20 knot hızla Osmanlı filosunun üzerine yöneldi. Türkçe madde aynı anı Averof'un hızını 20 mile çıkarıp Osmanlı hattına 5.000 metreye kadar yaklaşması olarak anlatır. Saat 10.07'de Osmanlı komutanı muharebenin aleyhine döneceğini düşünerek gemileri olduğu yerde 180 derece çevirdi. Türkçe maddeye göre 10.50'de Yunanlar ateş kes flaması çekti, Osmanlı filosu da öğleden sonra Nara Burnu'na demirledi.
Dikkat: yanlış bilinen
Bu muharebenin sonucu konusunda iki dildeki maddeler ayrışıyor. İngilizce madde Yunan donanmasının Osmanlı donanmasını yendiğini, Barbaros Hayreddin'e yoğunlaşan ateşle filoyu düzensiz bir geri çekilmeye zorladığını yazar ve Osmanlı kayıplarını Barbaros'ta 7 ölü 14 yaralı, Turgut Reis'te 8 ölü 20 yaralı, Mesudiye'de 3 ölü 7 yaralı olarak verir. Türkçe madde ise muharebenin askerî açıdan sonuçsuz bittiğini, iki tarafın da zafer ilan ettiğini söyler ve Osmanlı gemilerinde yalnız bir ölü ve bir yaralı olduğunu, Averof'un ise beş büyük ve on beş orta ve küçük mermi isabeti aldığını yazar. Bu rakamları birbirine yaklaştıracak bir kaynağımız olmadığı için iki anlatımı da veriyoruz.
Stratejik sonuç ise iki maddede de aynı: Osmanlı filosu ablukayı kıramadı ve Boğaz'a döndü. Türkçe maddeye göre Yunanlar ardından bütün yardımcı kruvazörlerini Midilli'ye gönderip önce bu adayı, sonra Sakız'ı aldı; Midilli'deki Osmanlı gücünün 17 Aralık'ta Çanakkale'den istediği yardım gelmedi.

Türkçe madde Yunan tarafındaki ilginç bir tartışmayı da anlatır: Kunduriotis, Averof'u gereksiz yere riske attığı gerekçesiyle eleştirildi. Kral I. Yorgo ona "ihtiyat ve olgunluk" tavsiye eden, gemiler yok olursa Yunanistan'ın başına ne geleceğini soran bir telgraf çekti. Kunduriotis yıllar sonra "Savaş gemileri süs değildir" diye yanıt verdi.

Hamidiye'nin akını ve Barbaros'un sancağı

Mondros maddeleri ikinci denemenin planını anlatır. Osmanlılar Mondros limanındaki Yunan filosunu dağıtmak istiyordu, ama sorun yine Averof'tu. Plan, hızlı bir kruvazörü Yunan devriyelerinden sıyırıp Ege'de akına çıkarmak, böylece Averof dahil birkaç Yunan gemisini limandan uzaklaştırmaktı. Hamidiye 13/14 Ocak 1913 gecesi Yunan gözcülerinden sıyrıldı ve ertesi gün Sire'de bir gemi batırıp limanı bombaladı. Atina filoya takip emri verdi, ama Kunduriotis bir tuzaktan şüphelenerek emre uymadı ve Osmanlı donanmasının Boğaz'dan çıkışını bekledi.

Türkçe İmroz maddesine göre Osmanlılar Barbaros Hayreddin Paşa'nın Preveze'de kullandığı bayrağı deniz müzesinden getirip aynı adı taşıyan zırhlının direğine çekmişti. Mondros maddeleri bunu mürettebatın moralini yükseltme çabası olarak anar.

18 Ocak 1913: Limni'nin güneydoğusu

İki dildeki maddeler aynı saatleri verir: Yunan devriyeleri 08.20'de Osmanlı filosunu gördü, Yunan filosu 09.45'te Mondros Koyu'ndan çıktı ve iki filo Limni'nin yaklaşık 12 mil (19 km) güneydoğusunda karşılaştı. Ateş 11.34'te, 8.400 metre mesafeden başladı. Mecidiye ve muhripler kısa süre sonra Boğaz'a döndü, Mesudiye 11.50'de kuzeydoğuya çevrildi. 11.54'te Averof'un bir salvosu Barbaros Hayreddin'e isabet etti ve Osmanlı filosu geri çekilmeye başladı. Averof yine bağımsız hareket ederek takibe geçti; takip Osmanlı gemileri 14.30'da Boğaz'a yaklaşınca sona erdi. Osmanlı filosunda Asar-ı Tevfik Boğaz'da kalmış, muharebeye katılmamıştı.
Yunan zırhlı kruvazörü Averof top atışı sırasında
Yunan zırhlı kruvazörü Averof top atışı sırasındaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Rol. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Mondros'un bilançosunda maddeler sayıca uyuşmuyor. İngilizce madde Osmanlı gemilerinin yaklaşık 800 mermi attığını, Barbaros'a 20'den fazla mermi isabet ettiğini, 32 ölü ve 45 yaralı olduğunu, Turgut Reis'e 17 isabet geldiğini ve 9 ölü 49 yaralı verdiğini, Mesudiye'de bir 270 mm'lik merminin 68 kayba yol açtığını yazar. Türkçe madde ise toplam 1.138 mermi atıldığını (Barbaros 286, Turgut Reis 459, Mesudiye 229, Mecidiye 141, Berk-i Satvet 21), Barbaros'a 25 isabet geldiğini ve 4 subay ile 28 erin öldüğünü, 5 subay ile 50 erin yaralandığını, Turgut Reis'e 15 kadar isabet geldiğini, Mesudiye ve Mecidiye'nin ise kayda değer hasar almadığını belirtir. Barbaros'taki ölü sayısı (32) iki kaynakta aynı; diğerleri farklı.
İki madde de Averof'un yalnızca iki isabet aldığını, diğer Yunan gemilerinin hiç vurulmadığını yazar. İngilizce madde Osmanlı ateşinin hızlı ama isabetsiz olduğunu vurgular.

Sonuç: Ege'nin kapanması

İngilizce maddeye göre Mondros, Birinci Balkan Savaşı'nın son deniz muharebesiydi ve Osmanlı donanmasını Boğaz içindeki üssüne çekilmeye zorladı; donanma savaşın geri kalanında bir daha dışarı çıkmadı. Elli maddesi daha geniş bir sonuç çıkarır: Osmanlı donanmasının Boğaz'a çekilmesi Ege'yi Yunanlara bıraktı, Midilli, Sakız, Limni ve Sisam gibi adaların alınmasının yolunu açtı ve Osmanlı takviyelerinin denizden taşınmasını engelleyerek kara savaşındaki yenilgiyi pekiştirdi.

İki madde de Mondros'tan sonra yaşanan bir ilki kaydeder: 24 Ocak 1913'te Yunan subayları Mihail Mutusis ve Asteğmen Aristidis Moraitinis bir Maurice Farman deniz uçağıyla Nara üssünün üzerinden uçup Osmanlı filosunun yerini çizdi ve dört bomba attı. Uçuş 180 kilometre ve 140 dakika sürdü.
Tarih notu
Takvim farkı: Yunanistan o dönemde Jülyen takvimini kullanıyordu. Bu yüzden İngilizce maddeler İmroz muharebesini "16 Aralık [eski takvimle 3 Aralık] 1912", Mondros muharebesini "18 Ocak [eski takvimle 5 Ocak] 1913" diye verir. Türkçe Mondros maddesi de 18 Ocak (eski tarihle 5 Ocak) yazar; madde içindeki "5 Ocak günü saat 08.20" ifadesi eski takvime göredir.
Bu iki muharebe Çanakkale Boğazı'nın önünü Osmanlı donanması için kapattı. Aynı aylarda Gelibolu yarımadasında, Bolayır'da karadan bir kurtarma denemesi yapıldı; Ege'deki deniz üstünlüğünün kaybı, o harekâtın arka planını da oluşturuyordu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap