İçeriğe geç
Giriş yap
0

201 birleşim, 113 kanun ve kağnılı analar: 1 Mart 1923 açış konuşmasında ordu bölümü

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Başkomutanın orduya sözleri

Gazi Mustafa Kemal'in 1 Mart 1923'te Birinci Büyük Millet Meclisi'nin dördüncü yasama yılını açarken yaptığı konuşmanın son iki bölümü orduya ve Meclis'in kendisine ayrılmıştır. TBMM arşivinde saklanan metnin bu kısmı, Büyük Taarruz'u izleyen ilk Meclis yılında ordunun ve Meclis'in kendi çalışmalarını nasıl özetlediğini gösterir. Birinci Meclis bu yasama yılının sonunda seçimlerin yenilenmesine karar verecek ve Ağustos 1923'te İkinci Meclis toplanacaktı; bu nedenle konuşmadaki Meclis bilançosu, Birinci Meclis'in tamamlanmış son yasama yılının resmî dökümüdür.

Mustafa Kemal ordu bölümüne bir kişisel ifadeyle girer: sözlerine başlamadan önce, "Başkomutan sıfatıyla da olsa" onur ve yiğitlik sembolü olan o topluluğun bir ferdi olmakla gurur duyduğunu söyler; tutanakta "Şiddetli alkışlar" kaydı vardır.
Resimli Gazete'de Halife Abdülmecid, 17 Kasım 1923
Resimli Gazete'de Halife Abdülmecid, 17 Kasım 1923Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Resimli Gazete. Dosya sayfası
Tarih notu
26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz
1 Kasım 1922: 308 sayılı kararla saltanatın kaldırılması
17 Kasım 1922: Vahdettin'in HMS Malaya ile İstanbul'dan ayrılması
18 Kasım 1922: Abdülmecid Efendi'nin halife seçilmesi
1 Mart 1923: Açış konuşması
3 Mart 1924: Hilafetin kaldırılması

"Değerlendirilmesini tarihe bırakıyorum"

Konuşma Büyük Taarruz'u birkaç cümleyle anar: Batı cephesindeki ordu 26 Ağustos 1922'de saldırıya geçerek kazandığı zaferlerle kısa sürede Batı Anadolu'yu Yunan ordusundan temizlemiş, aynı darbenin etkisiyle Doğu Trakya da boşaltılarak Ankara hükümetine teslim edilmiştir. Mustafa Kemal bu savaşın öneminin değerlendirilmesini "tarihe bıraktığını", zaferin kahramanları hakkında fazla söz söylemeyi gereksiz saydığını belirtir.

Ardından ordunun eğitimine dair bilgiler gelir: Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında askerî uzmanlarca yayımlanan dergi ve yazılar getirtilip çevrilmiş, binlerce nüsha halinde orduya dağıtılmıştır. İstanbul'da bulunan ve henüz orduya katılmamış subayların görevlerine katılmaları sağlanmış, Ankara talim karargâhında yetiştirilen birçok subay orduya katılmıştır. Silah ve savaş araçlarının bir kısmı dışarıdan, bir kısmı içeriden sağlanmış; Yunan ordusunun bıraktığı silahlardan yararlanılmış, çeşitli merkezlerde yeni silah ve cephane depoları ile fabrikalar kurulmuştur.

Kağnılar ve motorlu katarlar

Bölümün en uzun alkış alan kısmı halka ayrılmıştır. Mustafa Kemal teşekkürünün yalnızca resmî daireler için olmadığını, bütün güçlerini ve araçlarını ordunun hizmetine veren, "kadın ve çocuklarıyla ordu ulaştırma hizmetlerine katılan" halkın millet kürsüsünden belirtilen övgüyü fazlasıyla hak ettiğini söyler; tutanakta "Şiddetli alkış" kaydı vardır.

Ardından bir tablo çizer: oğullarını ve kocalarını cephenin ateş hattına gönderen ihtiyar babalar ve analar, genç kadınlar, "kağnı ve öküzlerden oluşan kutsal, hayati araçlarının başına geçerek" orduyu desteklemiş ve ruhlarındaki güçle düşmanın "binlerce motorlu araçtan kurulu ulaştırma katarlarını" oluşturan modern araçlarla yarışmışlardır. Tutanakta bu cümleden sonra "Yaşasın millet sesleri, şiddetli ve sürekli alkışlar" kaydı yer alır. Aynı bölümde ordu sağlık hizmetlerinde bulaşıcı hastalıklarla savaş, doktor subay sayısının tamamlanması ve sıhhi haber alma kurumunun kurulması üzerinde yoğunlaşıldığı da belirtilir.
Ek bilgi
Konuşmanın ordu bölümünde dikkat çeken başka ayrıntılar da vardır. Taşıma yolları üzerinde çok sayıda görülen sıtma ve lekeli humma kaynakları aranmış ve cepheye "temiz er" gönderilmesi sağlanmıştır. Bütün deniz kuruluşlarının, mühimmat depolarının ve gemi tezgâhlarının İstanbul'da toplanmış olmasının sakıncası bu savaş sırasında açığa çıkmış; buna karşın denizciler "birkaç gemi ile" hiçbir şey kaybetmeden deniz ulaştırmasını sağlamıştır. Harita dairesinin yetiştirdiği haritaların son zaferde "büyük yardımı" olduğu, Yunan esirleri için bir esir şubesi kurulduğu da belirtilir.

Meclis'in bir yılı: rakamlar

Konuşmanın son bölümü "Büyük Millet Meclisi" başlığını taşır. Mustafa Kemal ilk olarak bir olayı kaydeder: 1 Kasım'da Meclis'in aldığı tarihî kararın doğal sonucu olarak Abdülmecid Efendi, Meclis tarafından halifelik makamına seçilmiştir. Türkçe Vikipedi'nin Saltanatın kaldırılması maddesine göre saltanat 1 Kasım 1922'de 308 numaralı kararnameyle kaldırılmış, Vahdettin 17 Kasım sabahı HMS Malaya zırhlısıyla Malta'ya gitmiş, Meclis hilafet makamının boşaldığına hükmederek 18 Kasım'da seçime katılan 162 mebustan 148'inin oyuyla Abdülmecid Efendi'yi halife seçmiştir.

Ardından Meclis'in çalışma istatistiği verilir. Yıl içinde 201 birleşim yapılmış, bu birleşimlerde 377'si açık, 102'si gizli olmak üzere 479 oturum düzenlenmiştir. Yıl içinde 419 kanun tasarı ve teklifi sunulmuş, kanunlaşan 17 hükümet tezkeresi ve önergeyle bu sayı 436'ya çıkmıştır. Önceki yasama yılından devredilen 314 tasarıyla birlikte yıl içinde işlem gören işlerin toplamı 750'dir. Bunlardan 113'ü kanun, 9'u tefsir olarak kabul edilmiş, 24'ü reddedilmiş, 7'si iade ve geri alma ile işlemden kaldırılmış, 52'si ilgili kanunlarla birleştirilmiş, 6'sı karar şeklinde çıkmıştır. Yeni yıla 539 teklif ve tasarı devredilmiş, ayrıca 137 karar alınmıştır.
Halife Abdülmecid Efendi
Halife Abdülmecid EfendiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Vandyk photographic studio. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Konuşma Meclis istatistiklerini "üçüncü yasama yılı" için verir ve "Üçüncü yasama yılına 347 üye ile başlamıştık" der. Oysa aynı konuşma TBMM arşivinde "I. Dönem 4. Yasama Yılını Açış Konuşması" olarak saklanır. İki ifade çelişmez: rakamlar 1 Mart 1922'de başlayıp 1 Mart 1923'te biten üçüncü yasama yılına, konuşmanın kendisi ise o gün açılan dördüncü yasama yılına aittir. Konuşmada üç milletvekilinin yıl içinde öldüğü de belirtilir.

Bir yıl sonra

Konuşmada Meclis'in seçtiği halife olarak saygıyla anılan Abdülmecid Efendi'nin halifeliği uzun sürmedi. Türkçe Vikipedi'nin Abdülmecid Efendi maddesine göre 4 Temmuz 1918'de veliaht olmuş, bu unvanı 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırılıncaya kadar korumuş ve 18 Kasım 1922'de TBMM tarafından halife seçilmişti. Hilafet 3 Mart 1924'te kaldırıldı. 1 Mart 1923 konuşması, saltanatın kaldırılmasından sonra hilafetin Meclis'e bağlı bir makam olarak düşünüldüğü kısa dönemin resmî bir belgesidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap