Zaferden altı ay sonra
1 Mart 1923'te Birinci Büyük Millet Meclisi'nin dördüncü yasama yılını açan Gazi Mustafa Kemal, Atatürk'ün Meclis açış konuşmalarının en uzunlarından birini yaptı. TBMM arşivinde "I. Dönem 4. Yasama Yılını Açış Konuşması" olarak saklanan metin, Büyük Taarruz'dan altı ay sonra, Lozan görüşmelerinin kesintiye uğradığı günlerde okunmuştur ve her bakanlığın bir yıllık çalışmasını rakamlarla aktaran bir faaliyet raporu niteliğindedir.Bu sayfa konuşmanın "Sağlık durumu" ve "Sosyal yardım işleri" başlıklı bölümlerini ele alır. Bu bölümler, savaştan yeni çıkmış bir ülkenin sağlık altyapısına dair o günkü resmi rakamları içerdiği için özellikle değerlidir. Mustafa Kemal bölüme "Ülkenin sağlık durumu Allah'a şükür sevindirici bir durum göstermektedir" diye başlar; tutanakta bu cümleden sonra "Elhamdülillah sesleri" kaydı vardır.

Tarih notu
3 Mayıs 1920: Sağlık Bakanlığının 3 sayılı kanunla kuruluşu
30 Haziran 1921: Ankara'da Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin kuruluşu
1 Mart 1923: Açış konuşması
24 Temmuz 1923: Lozan Antlaşması
27 Mayıs 1928: Merkez Hıfzıssıhha Müessesesi'nin kuruluşu
30 Haziran 1921: Ankara'da Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin kuruluşu
1 Mart 1923: Açış konuşması
24 Temmuz 1923: Lozan Antlaşması
27 Mayıs 1928: Merkez Hıfzıssıhha Müessesesi'nin kuruluşu
Salgınlar ve göç
Konuşmaya göre sağlık çalışmalarının önemli bir kısmı salgın hastalıklardan korunmaya ayrılmıştır. Yalnızca çiçek ve tifüs bazı bölgelerde "az da olsa" görülmüş, alınan önlemlerle önlenmiştir. Mustafa Kemal bu hastalıkların görülmesini koşullarla açıklar: ülkenin büyük kısmı düşman tarafından harabeye çevrilmiş, halk "derin bir yoksulluk içine" terk edilmiş, içten dışa ve dıştan içe göçler sürmektedir.337 doktor, 434 sağlık memuru
Konuşmanın en çarpıcı rakamı doktor sayısıdır: geçen yıl ülke içinde memur olarak çalıştırılan doktor sayısı 337, sağlık memuru sayısı 434'tür. Mustafa Kemal bu sayıların ülkenin ihtiyacını karşılamaktan "uzak" olduğunu kabul eder ve dört önlem sayar: uzak yerlerdeki doktor maaşlarının artırılması, askerî doktorların bir kısmının terhis edilip çalıştırılması, okuldan çıkacak doktorlara mecburi hizmet yüklenmesi ve daha çok doktor yetiştirilmesi. Mecburi hizmet fikri böylece Cumhuriyet ilan edilmeden önce Meclis kürsüsünden dile getirilmiştir.Sivas'ta beş milyon aşı
Aşı üretimi için verilen rakamlar ayrıntılıdır. 1921'de üç milyon kişilik çiçek aşısı üretebilen Sivas'taki kurum, geçen yıl içinde beş milyon kişilik çiçek aşısı, 537 kilogram kolera ve 477 kilogram tifo aşısı üretmiştir. Konuşmaya göre İstanbul ve Sivas'ta birer bakteriyoloji laboratuvarı, kimya laboratuvarı, aşı istasyonu ve kuduz tedavi merkezinden oluşan hıfzıssıhha kurumları vardır; üçüncüsü o yıl Diyarbakır'da kurulacaktır. Afyonkarahisar, Eskişehir ve Niğde'de etüv kurumlarının yakında açılacağı, İzmir ve Ankara'da birer etüv evi yapılacağı belirtilir.Türkçe Vikipedi'nin Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü maddesine göre Ankara'daki merkez kurum, yani Refik Saydam Hıfzıssıhha Müessesesi, 27 Mayıs 1928'de kuruldu. Madde, kurumun 1931'de ağızdan uygulanan BCG aşısını üretmeye başladığını ve 1932'de serum üretiminin ülke ihtiyacını karşılayacak düzeye gelmesiyle serum ithalinin durdurulduğunu kaydeder. 1923 konuşmasında sayılan Sivas ve İstanbul kurumları bu merkezden önceki dönemin kuruluşlarıdır.

Ek bilgi
Konuşmada kapitülasyonların kaldırılmasının sağlıkla ilgili bir sonucu da anlatılır: daha önce uluslararası bir yönetim altında bulunan karantina işleri doğrudan bakanlığın bir şubesine dönüştürülmüştür. Mustafa Kemal "bir harabe halinde teslim alınan" Sinop ve Kılazomen karantina yerlerinin çalışır hale getirilmeye çalışıldığını söyler. Türkçe Vikipedi'nin Karantina Adası maddesine göre Urla'daki ada, adını Fransızların 1865'te yaptığı karantina tesislerinden almış ve Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar faaliyette kalmıştır.
Sıtma, frengi, verem
Mustafa Kemal salgın hastalıklar kadar, hatta onlardan daha çok ölüme neden olan üç hastalığı sayar: sıtma, frengi ve verem. Sıtma için yeterli önlem bulunduğu "iddia edilmemekle birlikte", İstanbul kimyahanesinde üretilen devlet kininin bin kiloya yakın stokunun Ziraat Bankası eliyle bütün bölgelere dağıtılmak üzere olduğu, 250 kilo kininin parasız dağıtıldığı ve dışarıdan bin kilo kadar kinin alımı için başvurulduğu belirtilir. Sıtmanın kökünün kazınması için "tek çare" olarak kurutma ve arazi ıslahı gösterilir; bu işe olağan duruma dönüldüğünde hemen başlanacağı söylenir.Verem için ise yalnızca bir başlangıç planı vardır: İstanbul'da bir veremliler tedavi evi açılması düşünülmektedir. Bulaşıcı hastalıklar için o yıl İstanbul'da ve Anadolu'nun çeşitli yörelerinde beş bulaşıcı hastalıklar hastanesi açılması programa alınmış, İzmir'deki hastane çalışmaya başlamıştır. Bakanlığa bağlı genel hastanelerde geçen yıl yirmi bini aşan hasta tedavi edilmiş, laboratuvarlarda otuz bin muayene yapılmıştır.
"En aşağı yirmi kat"
Sosyal yardım bölümü, Batı Anadolu'nun kurtarılmasından sonra göçmenlerin yurtlarına geri gönderilmesi, yakılan köy ve şehirlerde konutların onarımı ve yiyecek-giyecek yardımıyla başlar. Ardından yetimlere geçilir. Devletin açtığı yetimhanelerde "on bine yakın yetim" bulunmaktadır. Mustafa Kemal'e göre savaşın, özellikle Yunan saldırısının sonucu olarak korunmaya muhtaç yetimlerin sayısı, devletin fiilen koruduğu yetimlerin "en aşağı yirmi kat" fazlasıdır. Bu çocukların büyük kısmını halkın insanlık duyguları sefaletten korumuştur. Mevcut kurumların "hiç olmazsa yirmi bini aşan" bir sayıyı alabilecek şekilde büyütülmesi istenir; süt emzirme çocuk yuvası, yetimhane yardım hastanesi, akıl hastaları ve bakıma muhtaçlar için yurtlar kurulmaya başlandığı da belirtilir.Dikkat: yanlış bilinen
Konuşmadaki yetim sayıları resmî bir sayım sonucu olarak değil, bakanlığın o günkü tahmini olarak verilmiştir. "On bine yakın" devlet himayesindeki yetim sayısıdır; "en aşağı yirmi kat" ise korunmaya muhtaç toplam yetim sayısı için yapılan bir karşılaştırmadır ve konuşmada mutlak bir rakam verilmez. Bu iki ifadeden toplam yetim sayısı hesaplanarak kesin bir sayı türetilmemelidir.

Himaye-i Etfal
Yetimlerin korunması konusunda devletin yanında bir dernek de çalışıyordu. Türkçe Vikipedi'nin Çocuk Esirgeme Kurumu maddesine göre Kurtuluş Savaşı'nda öksüz ve yetim kalan çocukların korunması, bakımı ve eğitimi amacıyla Himaye-i Etfal Cemiyeti 30 Haziran 1921'de Ankara'da, Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin bir odasında kurulmuştu. Madde, kurumun 1924'te pastörize süt dağıtımına başladığını ve 1927'de anne ve çocukların ücretsiz yararlanabileceği "Sıhhi Banyolar"ı hizmete açtığını kaydeder. Türkçe Vikipedi'nin Sağlık Bakanlığı maddesine göre de bakanlık, Meclis'in açılmasından kısa süre sonra, 3 Mayıs 1920'de 3 sayılı kanunla kurulmuştu; 1 Mart 1923 konuşması bu genç bakanlığın ilk tam yıllık bilançosunu verir.Konuşmanın bu bölümü neden önemli
Sağlık ve sosyal yardım bölümleri, 1 Mart 1923 konuşmasının yaklaşık beşte birini kaplar. Rakamlar, Cumhuriyet'in ilanından önceki son yasama yılının başında Ankara hükümetinin elindeki imkânları gösterir: birkaç yüz doktor, iki hıfzıssıhha kurumu, bin kiloya yakın kinin stoku ve on bine yakın yetimi barındıran yetimhaneler. Konuşmada sayılan mecburi hizmet, kurutma ve arazi ıslahı, bulaşıcı hastalıklar hastaneleri ve yetimhanelerin büyütülmesi gibi hedefler, sonraki yılların sağlık politikasının başlıklarını önceden haber veren bir liste niteliğindedir.Kaynaklar
- TBMM, Atatürk'ün Meclis açış konuşmaları: I. Dönem 4. Yasama Yılı Açış Konuşması, 1 Mart 1923 (Tutanak Dergisi D. 1, C. 28) (cdn.tbmm.gov.tr)
- Vikipedi, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Çocuk Esirgeme Kurumu maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Sağlık Bakanlığı (Türkiye) maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Karantina Adası maddesi (tr.wikipedia.org)