Zaferden sonra mahkemeler
Büyük Taarruz'un ardından Batı Anadolu'nun kurtarılması, Ankara hükümetine askerî olduğu kadar idari bir yük de getirdi: işgalden çıkan illerde devletin yeniden kurulması gerekiyordu. Gazi Mustafa Kemal'in 1 Mart 1923'te Birinci Büyük Millet Meclisi'nin dördüncü yasama yılını açarken yaptığı konuşmanın "Adalet işleri" bölümü, bu yeniden kuruluşun adliye tarafını rakamlarla anlatır. TBMM arşivinde saklanan metin, Cumhuriyet'in hukuk devrimlerinden önceki son durumun resmî bir fotoğrafıdır.Konuşmaya göre geçen yıl içinde adalet işlerinin yürütülme biçiminde "kayda değer gelişmeler" görülmüştür. Önceki yıldan başlayarak yürürlüğe konulan ve "büyük yararlar sağlanan" tek hâkimli mahkeme kuruluşlarının genişletilmesi sürdürülmüştür.

Tarih notu
Eylül 1922: Batı Anadolu'nun kurtarılması
Şubat 1923 sonu: 14 istinaf ve 90 asliye mahkemesinin açılması
1 Mart 1923: Açış konuşması
1924: Şer'i mahkemelerin kapatılması
5 Kasım 1925: Ankara Adliye Hukuk Mektebi'nin açılışı
17 Şubat 1926: Türk Kanunu Medenisi'nin kabulü
4 Ekim 1926: Mecelle'nin yürürlükten kalkması
Şubat 1923 sonu: 14 istinaf ve 90 asliye mahkemesinin açılması
1 Mart 1923: Açış konuşması
1924: Şer'i mahkemelerin kapatılması
5 Kasım 1925: Ankara Adliye Hukuk Mektebi'nin açılışı
17 Şubat 1926: Türk Kanunu Medenisi'nin kabulü
4 Ekim 1926: Mecelle'nin yürürlükten kalkması
Beş yüz altmışı aşan yargıç
Bölümün merkezindeki rakamlar kurtarılan illerle ilgilidir. Bu illerde "derhal" adli teşkilat kurulmasına başlanmış ve Şubat 1923 sonuna kadar yeniden on dört istinaf mahkemesi ile doksan asliye mahkemesi ve "o sayıda" şer'iye mahkemesi açılmıştır. Bu mahkemelere beş yüz altmışı aşan yargıç atanmıştır. Yani 1923 başında asliye mahkemeleri ile şer'iye mahkemeleri hâlâ yan yana kuruluyordu; konuşma bunu olağan bir düzen olarak aktarır.Denetim için de rakam verilir: adliye müfettişlerinin sayısı yirmi ikiye çıkarılmış, merkezde bir teftiş kurulu kurulmuştur. Teftiş daireleri, bir müfettişin en çok altı ayda tamamlayabileceği alanlara bölünmüştür; böylece hiçbir mahkemenin altı aydan uzun süre teftişsiz kalmaması sağlanmıştır.
Meclis'e sunulan tasarılar
Konuşma, 1922'nin ikinci yarısında Meclis'e sunulan kanun tasarılarını uzun bir cümlede sıralar: aile hukuku, avukatlık, Mecelle'nin satışla ilgili kısmı, ilk derece mahkemelerinin gezici olarak da görev yapabilmesi, içki yasağıyla ilgili cezaların temyiz ve itiraz edilebilmesi ve özellikle hâkimlerin maddi durumlarının iyileştirilmesi ile düzenli terfi etmelerini sağlayacak tasarılar. Bunlara, cinayet mahkûmlarının malları hakkındaki kanun hükümlerinin nasıl uygulanacağını gösteren bir tüzük tasarısı eklenir.Yedi komisyon, otuz beş kişi
Yeni yılın programında kanun değiştirme ve hazırlama komisyonları vardır. Konuşmaya göre o güne kadar kanunlaştırılmamış veraset ve vasiyet gibi konuların "medeni kanunumuz olan Mecelleye" eklenmesi ve Mecelle'nin "modern ihtiyaca uygun olarak" değiştirilmesi, kara ve deniz ticaret kanunlarıyla ceza muhakemesi usulü ve ceza kanunlarında değişiklik yapılması, hukuk usulü ile seri mahkemeler usulünün birleştirilmesi için her biri beşer kişiden oluşan toplam yedi komisyon yakında göreve çağrılacaktır.Bu cümle 1923'teki yaklaşımı gösterir: Mecelle o gün "medeni kanunumuz" olarak anılıyor ve düzeltilerek sürdürülmesi düşünülüyordu. Türkçe Vikipedi'nin Türk Medeni Kanunu maddesine göre üç yıl sonra, 17 Şubat 1926'da TBMM, İsviçre Medeni Kanunu'nu esas alan Türk Kanunu Medenisi'ni kabul etti. Mecelle maddesine göre de Türk Kanunu Medenisi'ne ek olarak çıkarılan 864 sayılı Tatbikat Kanunu'nun 43. maddesiyle 4 Ekim 1926'da Mecelle yürürlükten kaldırıldı. Mecelle, 1868-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyonca derlenmiş ve 1851 maddeden oluşan bir kodeksti.

Dikkat: yanlış bilinen
Konuşmadaki "Mecelle'nin değiştirilmesi" programı ile 1926'daki çözüm farklıdır. 1923'te Mecelle'ye yeni bölümler eklenmesi ve düzeltilmesi öngörülürken, 1926'da Mecelle tümüyle yürürlükten kaldırılıp yerine İsviçre kaynaklı bir medeni kanun getirildi. Bu nedenle 1 Mart 1923 konuşması, 1926 Medeni Kanunu'nun doğrudan ilanı olarak değil, hukuk reformunun başlangıçtaki daha sınırlı programı olarak okunmalıdır.

"Anadolu'da modern esaslara dayanan bir hukuk okulu"
Bölüm bir niyet cümlesiyle kapanır: adliyenin geleceğini sağlamak için Anadolu'da "modern esaslara dayanan bir hukuk okulu" kurulması bakanlıkça düşünülmektedir. Türkçe Vikipedi'nin Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi maddesi bu fikrin geçmişini daha geriye götürür: Kastamonu Milletvekili Abdülkadir Kemali Bey 16 Mart 1921'de Ankara'da Adalet Bakanlığı'na bağlı bir hukuk mektebi açılmasını öngören üç maddelik bir kanun teklifi vermiş, teklif Maarif Encümeni tarafından bina, malzeme ve öğretmen bulunamadığı gerekçesiyle reddedilmişti.Aynı maddeye göre 1924'te şer'i mahkemelerin kapatılmasıyla bu mahkemelere hâkim yetiştiren Mekteb-i Kuzat'ın da varlığına son verilince, hâkim, savcı ve diğer adliye memurlarını yetiştirmek için Ankara'da bir hukuk okulu ihtiyacı belirginleşti. Adalet Bakanı Mahmut Esat Bey 1925 bütçe tasarısına bir yatılı hukuk okulu için ödenek koydurdu; 23 Şubat 1925'te Meclis Genel Kurulu uzun tartışmalardan sonra "dört oyluk farkla" Ankara Leylî Hukuk Mektebi'nin açılmasını kabul etti.
Ek bilgi
Ankara Adliye Hukuk Mektebi 5 Kasım 1925'te Mustafa Kemal tarafından açıldı ve Türkçe Vikipedi'ye göre Cumhuriyet döneminde sıfırdan kurulan ilk yükseköğrenim kurumudur. Öğretime I. TBMM binasında başlayan okulun öğrencileri, eski Meclis binasında ve eski Telgrafhane Müdürlüğü binasında ders görürken TBMM'nin 17 Şubat 1926'daki Türk Kanunu Medenisi ve 1 Mart 1926'daki Türk Ceza Kanunu görüşmelerini dinleyici sıralarından izlediler. 1925-1926 öğretim yılında kayıt yaptıran 300 öğrenciden 143'ü 1927-1928 yılında derslerini tamamlayarak okulun ilk mezunları oldu. Kurum 1946'dan itibaren Ankara Üniversitesi'ne bağlı Hukuk Fakültesi olarak sürmektedir.
Konuşmadan bugüne bakış
1 Mart 1923'teki adliye bölümü, iki yıl içinde köklü biçimde değişecek bir düzeni anlatır: şer'iye mahkemeleri hâlâ açılıyor, Mecelle "medeni kanunumuz" diye anılıyor, hukuk okulu ise yalnızca bir düşünce olarak geçiyordu. Konuşmadaki yargıç ve müfettiş sayıları, tek hâkimli mahkemeler ve kanun komisyonları, Cumhuriyet'in hukuk reformlarının hangi zeminde başladığını gösteren nadir resmî rakamlar arasındadır.Kaynaklar
- TBMM, Atatürk'ün Meclis açış konuşmaları: I. Dönem 4. Yasama Yılı Açış Konuşması, 1 Mart 1923 (Tutanak Dergisi D. 1, C. 28) (cdn.tbmm.gov.tr)
- Vikipedi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Mecelle maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Türk Medeni Kanunu maddesi (tr.wikipedia.org)