İçeriğe geç
Giriş yap
0

Pirlepe Muharebesi (3-5 Kasım 1912): Kumanova'dan çekilen Vardar Ordusu'nun üç günlük direnişi

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt9 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Kumanova ile Manastır arasında

Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı Vardar Ordusu, 23-24 Ekim 1912'deki Kumanova Muharebesi'nde Sırplara yenildikten sonra Makedonya'nın içlerine doğru çekilmeye başladı. Bu çekilişin önemli duraklarından biri, bugün Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'nde bulunan Pirlepe (Prilep) kasabasıydı. 3-5 Kasım 1912 tarihleri arasında burada yapılan muharebe, Mustafa Kemal'in öğrenim gördüğü Manastır'a giden yolun Sırplara açılmasıyla sonuçlandı. Bu yazı, Türkçe Vikipedi'nin Pirlepe Muharebesi maddesine ve İngilizce Wikipedia'nın Battle of Prilep maddesine dayanır; savaşın genel çerçevesi için Türkçe Kumanova Muharebesi maddesinden de yararlanılmıştır.
Pirlepe Muharebesi'ni gösteren 1912 tarihli kartpostal
Pirlepe Muharebesi'ni gösteren 1912 tarihli kartpostalGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kumanova yenilgisinin ardından

Türkçe Vikipedi'nin Kumanova Muharebesi maddesi, 23-24 Ekim 1912'de yapılan bu muharebenin savaşın başında Sırpların kazandığı önemli muharebelerden biri olduğunu yazar. Aynı maddeye göre bu bozgunun ardından, özellikle firar eden askerlerden kaynaklanan ağır insan gücü kayıpları nedeniyle Osmanlı yönetimi Vardar Ovası'nı ve Makedonya'nın büyük kısmını, geride çok sayıda top ve savaş malzemesi bırakarak terk etmek zorunda kaldı.

Sırp tarafında Başkomutan General Radomir Putnik'ti. Kumanova maddesine göre Birinci Ordu, Veliaht Prens Aleksandar komutasında beş piyade ve bir süvari tümeninden oluşan yaklaşık 132.000 kişilik bir kuvvetti. Pirlepe'de Osmanlılarla karşılaşan da bu Birinci Ordu'ya bağlı Morava ve Drina tümenleriydi.

Pirlepe maddelerine göre kötü hava ve bozuk yollar, Sırp Birinci Ordusu'nun Kumanova'dan çekilen Osmanlı kuvvetlerini takibini yavaşlattı. Türkçe madde, Sırp başkomutanlığının ele geçen fırsatı değerlendiremediğini de ekler. Bu durum Morava Tümeni'ni Drina Tümeni'nin önünden ilerlemeye zorladı.

3 Kasım: yağmur altında ilk temas

3 Kasım 1912'de sonbahar yağmuru altında Pirlepe'ye doğru ilerleyen Morava Tümeni'nin öncü kuvvetleri, şehrin kuzeyine mevzilenmiş Kara Said Paşa komutasındaki Osmanlı 5. Kolordusu'nun ateşiyle karşılaştı. Türkçe maddeye göre Osmanlılar bu şehrin yakınında geçici de olsa bir savunma hattı kurmayı başarmıştı. Böylece üç gün sürecek Pirlepe Muharebesi başladı. Çatışma o gece kesildi ve ertesi sabah yeniden başladı.
Tarih notu
Muharebenin günleri: 3 Kasım 1912 Morava Tümeni'nin öncülerinin Pirlepe'nin kuzeyinde 5. Kolordu ile çatışması. 4 Kasım sabahı Drina Tümeni'nin cepheye yetişmesi ve Osmanlıların şehrin güneyine çekilmesi. 5 Kasım Pirlepe-Manastır yolu üzerindeki tepelerde son çatışma ve Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilişi. Bundan yaklaşık on gün sonra, 16-19 Kasım 1912'de Manastır Muharebesi yapıldı.

4 Kasım: Drina Tümeni'nin gelişi

4 Kasım sabahı Drina Tümeni'nin de muharebe alanına ulaşmasıyla Sırplar büyük bir kuvvet üstünlüğü sağladı. Yenilenen Sırp saldırıları karşısında sayıca az olan Osmanlı kuvvetleri şehrin güneyine çekilmek zorunda kaldı. Pirlepe kasabası böylece Sırpların eline geçti.
Sırp kale topçusu Pirlepe yakınındaki Babuna dağlarını geçerken
Sırp kale topçusu Pirlepe yakınındaki Babuna dağlarını geçerkenGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Rol. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası

5 Kasım: Manastır yolundaki tepeler

5 Kasım günü Sırplar şehrin güneyine ilerlerken, Pirlepe-Manastır yolu üzerindeki tepelerde önceden hazırlanmış Osmanlı mevzilerinden yeniden ateşle karşılaştı. Türkçe maddeye göre arazi, sayıca az olan Osmanlılara savunmada bir avantaj sağlıyordu. Buna karşın sayıca üstünlük, süngü ve el bombaları Sırplara göğüs göğüse çatışmada büyük üstünlük sağladı. Osmanlıların bir diğer dezavantajı ağır toplarının bulunmamasıydı. Kumanova ve ardından gelen yenilgiler yüzünden Osmanlı ordusunun morali de bozuktu. Yine de Sırplar Osmanlı kuvvetlerini mevzilerinden çıkarmak için günün büyük bölümünü harcamak zorunda kaldı.

Her iki madde, Sırp piyadesinin açık ve doğrudan saldırılarının bir Osmanlı gözlemcisini çok etkilediğini yazar ve bu gözlemcinin sözlerini aktarır. Türkçe maddedeki çeviriye göre gözlemci şöyle demiştir: "Askerlerin kışlalardaki idmanlarının yürütülmesi gibi Sırpların piyade saldırılarının gelişimi açık ve net şekilde ortadaydı. Büyük ve güçlü kuvvetler bütün meydana yayılmıştı. Subaylar açık ve net biçimde seçiliyordu. Sanki bir resmigeçitteymiş gibi saldırıyorlardı. Manzara çok etkileyiciydi." Gözlemci, bazı Osmanlı subaylarının bu matematiksel düzen karşısında şaşkınlıkla donup kaldığını, bazılarının ise ağır topların yokluğuna hayıflandığını da söyler.
Ek bilgi
Kaynaklar bu gözlemcinin adını vermez. İngilizce madde onu yalnızca "bir Osmanlı gözlemcisi" olarak anar; Türkçe madde ise "tarafsız bir Osmanlı gözlemcisi" ifadesini kullanır. Alıntının özgün dili ve ilk yayımlandığı yer de maddelerde belirtilmemiştir. Bu nedenle sözler burada yalnızca maddelerin aktardığı biçimde, kime ait olduğu söylenmeden verilmiştir.

Üsküp'te kalan toplar

İngilizce maddeye göre Üsküp'te (Skoplje) terk edilen toplar, Pirlepe'nin güneyindeki Osmanlı savunucularına büyük yardım sağlayabilirdi. Türkçe madde de Kumanova Muharebesi ve sonrasında Üsküp'te bırakılan topların burada bulunması hâlinde muharebenin gidişatının değişebileceğini yazar. Bu değerlendirme, Kumanova'daki bozgunun etkisinin yalnızca kaybedilen toprakla sınırlı kalmadığını, sonraki muharebelerde de Osmanlı ordusunu zayıf bıraktığını gösterir.

Maddeler aynı zamanda Sırpların piyade saldırılarındaki bu inceliksizliğin, Balkan Savaşları boyunca bütün taraflarda ağır kayıplara yol açtığını ve Birinci Dünya Savaşı'nda da Sırplara çok kayıp verdirdiğini belirtir.

Hasta yatağındaki komutan

Muharebe sırasında Sırp Birinci Ordusu, komutanı Veliaht Prens Aleksandar'ın yokluğunda çarpıştı. İngilizce maddeye göre soğuk ve yağışlı seferin yorgunluğuyla hastalanan Aleksandar, Üsküp'teki hasta yatağından ordusuyla telefonla haberleşiyordu.
Dikkat: yanlış bilinen
Kayıp rakamları yaklaşık değerlerdir ve iki madde aynı sayıları verir: Osmanlı tarafında yaklaşık 300 ölü, 900 yaralı ve 152 esir; Sırp tarafında ise yaklaşık 2.000 ölü ve yaralı. İngilizce madde bu sayıların önüne "yaklaşık" (around) ifadesini koyar. Veliaht Prens'in adı da kaynaklarda farklı yazılır: Türkçe Pirlepe maddesi onu "III. Aleksander" olarak anarken Kumanova maddesi "Veliaht Prens Aleksandar" der; bu sayfada Kumanova maddesindeki yazım esas alınmıştır.
Pirlepe kasabasının görünüşü, Balkan Savaşı dönemi
Pirlepe kasabasının görünüşü, Balkan Savaşı dönemiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Rol. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası

Sonuç: Manastır yolu açılıyor

İngilizce maddeye göre Pirlepe çevresindeki kısa ve sert çatışmalar, Osmanlıların Sırpların Makedonya'daki yürüyüşüne hâlâ karşı koyabildiğini gösterdi. Pirlepe'yi terk eden Osmanlı 5. Kolordusu şehrin güneyinde de inatla çarpıştı; Türkçe madde bu çatışmalar için Alinci Muharebesi adını da anar. Sırpların sayıca üstünlüğü ve coşkusu sonunda Osmanlıları yendi, ama bunun bir bedeli oldu: geri çekilen Osmanlılar Sırplara ağır kayıplar verdirdi.

Muharebenin sonunda güneybatıdaki Manastır (Bitola) yolu Sırplara açıldı. Türkçe maddenin belirttiği gibi ardından yapılan Manastır Muharebesi sonucunda bütün Makedonya Osmanlı Devleti'nin elinden bir daha geri dönmemek üzere çıktı. Mustafa Kemal'in askerî idadide okuduğu Manastır'ın kaybı, Balkan Savaşları'nın Osmanlı subaylarının belleğinde bıraktığı en derin izlerden biri oldu.

Değerlendirme

Pirlepe Muharebesi, büyük bir yenilginin ardından geri çekilen bir ordunun bile uygun arazide düzenli bir direniş gösterebileceğini ortaya koyar. 5. Kolordu, ağır topçudan yoksun ve morali bozuk olmasına rağmen Sırpları üç gün oyalamış, onlara Osmanlı kayıplarının yaklaşık bir buçuk katı kayıp verdirmiştir. Öte yandan Kumanova'da kaybedilen insan gücü ve malzeme, bu direnişin sonucu değiştirmesine izin vermedi. Kaynaklar, Pirlepe'yi Makedonya'nın kaybına giden yolun ara duraklarından biri olarak anlatır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap