Atatürk'e yönelik suikast girişimleri denince akla hemen 1926İzmir olayı gelir. Ziya Hurşit ve arkadaşlarının Kemeraltı'ndaki planı, Giritli Şevki'nin ihbarı ve ardından gelen İstiklal Mahkemesi yargılamaları ders kitaplarında da geniş yer tutar. Bu öne çıkış, zamanla yanlış bir kanaate dönüştü: "Atatürk'e karşı tek ciddi girişim İzmir suikastıdır." Atatürk Ansiklopedisi'ndeki madde ise 1919'dan 1938'e uzanan bir dizi tertibi sıralar ve çeşitli incelemelerin bu girişimlerin sayısını 40'a kadar çıkardığını kaydeder. Çerkez Ethem portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: AnonymousBilinmiyor. Dosya sayfası
İddianın izi: kim, nerede, nasıl söyledi?
Bu kanaatin belli bir yazarı yoktur. Okul anlatımları, yıl dönümü haberleri ve popüler tarih yazıları 1926 olayını çoğu zaman "Atatürk'e yapılan suikast girişimi" diye tekil bir ifadeyle anar. Bu dil, okurda başka bir girişim olmadığı izlenimini bırakır. İzmir olayının siyasi sonuçlarının büyük olması da diğer tertipleri gölgede bırakmıştır. Eski İttihatçıların ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın önde gelenlerinin yargılanması bu sonuçların başında gelir. Millî Mücadele yıllarındaki pusular ve casusluk olayları ise daha çok uzman çalışmalarında kalmıştır.
Yaygın iddia
YAYGIN İDDİA: "Atatürk'e yönelik tek suikast girişimi, 1926'da İzmir'de ortaya çıkarılan tertiptir."
Ek bilgi
DOĞRUSU: İzmir tertibi en ciddi girişimlerden biridir, ama tek girişim değildir. 1919'da Çardaklı Boğazı'nda pusu kurulmak istendi. 1921'de İngiliz casusu olduğu anlaşılan Mustafa Sagir idam edildi. 1925'te Manok Manokyan yakalandı. 1927'de Hacı Sami Kuşadası'na çıktı. 1935'te Viyana'da bir plan ortaya çıkarıldı. 1938'de Prens Sami çevresindeki hazırlıklar öğrenildi.
1919: Çardaklı Boğazı'ndaki pusu
Erzurum Kongresi'nden sonra Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları üç otomobille Sivas'a doğru yola çıktı. Erzincan'da bir gün kaldıktan sonra yeniden yola koyulan konvoy, Çardaklı Boğazı'nda durduruldu. Gerekçe, boğazın Dersimli çetelerce kapatılmış olmasıydı. Pusu önceden haber alınmıştı. Dersimli Diyap Ağa'nın kardeşi Haydar Ağa ve adamlarının yol güvenliğini sağlamasıyla konvoy yoluna devam etti. Elazığ Valisi Ali Galip'ten emir aldıklarını söyleyen çeteciler amaçlarına ulaşamadı.
Ankara Garı ve Pontusçu tertip
Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya gelmesinden sonra bir başka tertip ortaya çıktı. Ankara Garı'nda karakol amiri olan Nuri Bey, Eskişehir treninden inen ve yarım yamalak Türkçe konuşan birkaç kişiden kuşkulandı. Nuri Bey, Ankara Merkez Komutanı Abdülkadir Bey'in kardeşiydi. Sorgu sırasında Todori adlı kişi, Mustafa Kemal Paşa'yı öldürmeye geldiklerini itiraf etti. Öfkelenen Nuri Bey'in yumruğuyla hayatını kaybetti. Diğerleri cephaneliği havaya uçurmakla görevli olduklarını söyledi. Görevi Samsun'daki Pontusçu Papaz Kosti ile komiteci İspiro'nun verdiğini de itiraf ettiler.
Çerkez Ethem'in hasta yatağı başındaki ziyareti
Düzenli orduya katılmak istemeyen Çerkez Ethem'in adı da suikast planlarıyla birlikte anılır. Ethem, Yozgat isyanından Ankara Valisi Yahya Galip Bey'i sorumlu tutuyor ve onu yargılamak istiyordu. Mustafa Kemal Paşa buna engel olunca, Ethem'in "Büyük Millet Meclisi Başkanı'nı Meclisin kapısına asacağım" dediği ileri sürülür. Ankara'ya geldiğinde Mustafa Kemal Paşa hastaydı ve onu yatağında kabul etti. Ansiklopedideki anlatım şöyledir: Odadaki herkesin tetikte olması ve Paşa'nın yastığının altındaki tabancayı eline alması üzerine Ethem bir şey yapmaya cesaret edemedi. "Geçmiş olsun" diyerek odadan çıktı. Ziya HurşitGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
1921: Mustafa Sagir davası
Temmuz 1920'de Afganistan temsilcisi sıfatıyla İstanbul'a gelen Hintli Mustafa Sagir, Kuvayımilliyecilerle ve özellikle Karakol Cemiyeti ile yakın ilişki kurdu. Bir yandan da millî harekete karşı olan Şeyhülislam Dürrizade Efendi ile gizlice görüştü. 11 Aralık 1920'de Ankara'ya geldi ve iyi karşılandı. Hintli Müslümanların topladığı 3 milyon altın lirayı getireceğini söyledi ve Meclisin genel kurul toplantısını izledi. Mustafa Kemal Paşa ise ona hiçbir zaman güvenmedi. Gizli yazışmaları çözülüp tercüme edilince İngiliz casusu olduğu kesinleşti. Sorguda Mustafa Kemal Paşa'yı öldürmek için geldiğini itiraf etti. İstiklal Mahkemesi'nin verdiği idam cezası, Batılı devletlerin tepkisine rağmen 24 Mayıs 1921'de infaz edildi.
Ek bilgi
Hafif kararlar da verildi: Cumhuriyet'in ilanından sonra Abdülkadir, Yenibahçeli Şükrü, İlyas Sami, Dayı Mesut ve başkaları, Osmanlı Devleti'ni yeniden kurmak amacıyla Mustafa Kemal Paşa'yı öldürmeyi planlamakla suçlanarak tutuklandı. İstiklal Mahkemesi sanıkların çoğunu beraat ettirdi. Kayıkçılar kâhyası Ali Osman bir yıl hapis cezası aldı. Kararların hafif olmasında sanıkların Kurtuluş Savaşı'ndaki hizmetleri etkili oldu.
1925: Manokyan ve Eskişehir'deki buluşma
1925'te Yunanistan'da yaşayan Ermenilerden oluşan üç kişilik bir grup, Trakya'dan ve İskenderun'dan ayrı ayrı ülkeye girdi. Trakya'dan gelen Manok Manokyan'ın hareketleri polisin dikkatini çekti. Arkadaşlarıyla buluşmak için İstanbul'dan Eskişehir'e geçtiğinde gözaltına alındı. Ankaraİstiklal Mahkemesi'ndeki yargılamada suçunu itiraf etti. Diğer ikisinin Adana'dan Eskişehir'e geleceğini, buluştuktan sonra Ankara'ya geçip Mustafa Kemal Paşa'ya suikast düzenleyeceklerini anlattı. Manokyan idam edildi. Öteki iki kişinin izine rastlanmadı.
1926: İzmir, en geniş sonuçlu tertip
Ziya Hurşit'in başını çektiği tertibin ifadelerle ortaya çıkan ayrıntıları şöyledir: Gürcü Yusuf, Laz İsmail ve Çopur Hilmi, Kemeraltı Karakolu önünde ateş açacaktı. Giritli Şevki onları motoruyla Sakız Adası'na kaçıracaktı. Mustafa Kemal Paşaİzmir'e bir gün geç gelince Şevki planın anlaşıldığını sandı ve ihbarda bulundu. Yargılamalar eski İttihatçılara ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın önde gelenlerine kadar genişledi. Bu nedenle olay, siyasi sonuçları bakımından diğer girişimlerin hepsinden daha büyük bir yer tuttu. Çerkez Ethem ile Kuşçubaşı Eşref, DereköyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
1927 ve sonrası: Sınır ötesinden gelen planlar
Kuşçubaşı Eşref'in kardeşi Hacı Sami, Millî Mücadele'de Çerkez Ethem'in yanında yer aldığı için Yüzellilikler listesine alınmıştı. Atina'daki Çerkez komitesi tarafından görevlendirildi ve 17 Ağustos 1927'de üç adamıyla Sisam'dan gizlice Kuşadası'na geçti. Grubun yörüklerden zorla yiyecek alma girişimi çatışmaya yol açtı. Jandarmanın müdahalesiyle büyüyen çarpışmada Hacı Sami ile kardeşi Ahmet öldü, diğerleri yakalandı. Ürdün'deki Çerkez Ethem ve kardeşi Reşit'in görevlendirdiği Yahya adlı kişi ise Maraş'ın Kümbedir köyünde ihbar üzerine tutuklandı. Yahya, kendisine para, silah ve bomba verildiğini itiraf etti.
Tarih notu
Son yıllar: Avusturya istihbaratının kayıtlarındaki bir belge, 1935'te iki Türk ve iki Ermeni'nin önce Viyana'da Dışişleri Bakanı Tevfik RüştüAras'ı öldürmeyi, ardından cenaze töreninde Atatürk ve devletin önde gelenlerine saldırmayı planladığını gösterir. Plan Avusturya makamlarınca önlendi. Şubat 1938'de Prens Sami'nin Türkiye'deki adamlarının hazırlıkları öğrenildi. Bu plan, İngiltere'den beklenen para gelmediği ve hasta olan Atatürk evinden çıkamadığı için uygulanamadı.
1926 İzmir olayının diğer suikast tertipleri arasındaki yeri
İzmir tertibi ciddiyeti ve siyasi sonuçları bakımından ayrı bir yere sahiptir. Ama onu "tek girişim" diye anlatmak, Millî Mücadele'nin ilk aylarından Atatürk'ün son yılına kadar süren tehditleri görünmez kılar. Bu tehditlerin arkasında yabancı servisler, Pontusçu komiteler, Çerkez Ethem çevresi, Ermeni gruplar ve hanedan yanlıları gibi birbirinden farklı odaklar vardı. Girişimlerin hepsinin ihbar, takip ya da şans sayesinde önlenmiş olması, dönemin güvenlik ortamını da gösterir.