İçeriğe geç
Giriş yap
0

"Büyük Fazıl" (1889-1923): Kartal Müfrezesi'nin komutanı ve 27 Ocak hava şehitleri günü

Arda Yamaçlı başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Arda YamaçlıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Türk Tayyare Cemiyeti'nin kuruluş yönergesinin 36. maddesi şöyleydi: "Her senenin 27 Kânunusani (Ocak) günü Türkiye Tayyare Şehitlerinin ihtifal günü olarak kabul edilmiştir." Bu tarih rastgele seçilmemişti. 27 Ocak 1923'te İzmir'de bir eğitim uçuşunda düşerek şehit olan Binbaşı Fazıl Bey, Balkan Harbi'nden Büyük Taarruz'a kadar Türk havacılığının hemen her cephesinde bulunmuş, arkadaşları arasında "Büyük Fazıl" diye anılan bir pilottu.
Kaynaklar
Belge: Fazıl Bey (Şehit Hava Pilot Bnb.) (1889-1923) — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Fatma Rezzan ÜNALP. Tarih: 15 Ağustos 2023.
Pilot Binbaşı Fazıl Bey
Pilot Binbaşı Fazıl BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: pre-1923. Dosya sayfası

İşkodra'dan Bristol'e

Fazıl Bey 1889'da İşkodra'da doğdu. 1906'da Fransız Mektebi'nden Kuleli Askerî Lisesi'nin son sınıfına geçti, 1907'de girdiği Harp Okulu'ndan 29 Mart 1910'da mezun oldu. İlk görevi 21. Fırka'nın 78. Alayı'ndaydı. 25 Temmuz 1912'de hava sınıfına geçti ve uçuş eğitimi için İngiltere'deki Bristol Havacılık Okulu'na gönderildi.

O yıllarda Osmanlı havacılığının ne teşkilatı ne de kendi yetiştirdiği kadrosu vardı. Havacılar öteki sınıflardan, yabancı dil bilen ve havacılığa hevesli subaylar arasından seçiliyor; Bleriot, REP, Bucq ve Bristol gibi fabrikaların okullarında en fazla altı aylık eğitim alıyordu. Türk pilotların kırdığı uçakların bedeli bile Osmanlı Devleti'nden tahsil ediliyordu. Haziran 1911'de Fesa Bey ile Yusuf Kenan Bey Fransa'ya, Nisan 1912'de ikinci bir grup Bucq ve REP okullarına gitmişti. Temmuz 1912 sonunda Teğmen Fazıl'ın da bulunduğu üçüncü kafile Bristol'e gönderildi, ancak Ekim 1912'de Balkan Harbi başlayınca hepsi eğitimlerini tamamlayamadan döndü.

Çadırlardan oluşan bir mektep

Balkan Harbi sırasında Ayastefanos'taki (Yeşilköy) Tayyare Mektebi'nde yalnızca iki hangar vardı; bina olmadığı için tesisler çadırlardan ibaretti. Harbiye Nazırı Nazım Paşa havacılığa olumlu bakmadığı için mektep inşaatını durdurmuştu. 1 Ekim 1912 seferberliğinde Şark Ordusu, Garp Ordusu ve Edirne için ikişer uçaklı takımlar ayrıldı. Edirne Tayyare Müfrezesi'ne atanan Fazıl Bey, Bulgarların Kırklareli yönünde hızla ilerlemesi üzerine Yeşilköy'e dönmek zorunda kaldı. Savaşın ikinci evresinde havacılar Çatalca'ya kadar gelen Bulgar hatları üzerinde keşif yaptı.

Savaştan sonra Fazıl Bey, Mehmet Fesa (Evrensev) önderliğinde 14 Kasım 1913'te yapılan Yeşilköy-Edirne-Yeşilköy kol uçuşunda yer aldı; İstanbul Numune Tayyare Bölüğü'ne, 1914'te de Yeşilköy Tayyare Mektebi başöğretmenliğine atandı.
Ek bilgi
İlk akrobasi uçuşu: Türk havacılığında ilk akrobasi uçuşunu 5 Mart 1914'te Fazıl Bey yaptı. 400 metre irtifada, hiç ders almadığı "viril" (burgulu iniş) hareketini denedi ve uçuşu başarıyla tamamladı. Bu hareketi o dönemde yapabilen sayılı pilotlardan biri oldu.

Nara'dan Birüssebi'ye, Kut'tan Hicaz'a

Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale için yalnız bir uçak ayrılabildi; Ağustos 1914 ortasında Yeşilköy'den kalkan uçak motor arızası yüzünden bölgeye ulaşamadı. Yerine gönderilen Nieuport deniz uçağını Üsteğmen Fazıl uçurdu ve Boğaz'ın Anadolu yakasındaki Nara'ya indirdi. Uçağın sık sık motor arızası yapmasına rağmen Fazıl Bey tek başına ya da Bahriye Yüzbaşısı Hüseyin Sedat Bey ile Bozcaada-Limni bölgesinde keşif uçuşları yaparak İtilaf donanması hakkında önemli bilgiler topladı.

Şubat 1915'te yüzbaşı rütbesiyle Suriye-Filistin Cephesi'ndeki Birüssebi Tayyare Müfrezesi'nin komutanlığına atandı. Birinci Kanal Harekâtı'nda uçaksız kalan 4. Ordu için bir Ponnier uçağı trenle gönderildi; 9 Nisan'da Eben'e giderken haritasız uçan uçak karanlıkta yolunu kaybetti ve Cebeli Hilal üzerinde buji telleri kopunca kayalık araziye zorunlu iniş yaptı. Rasıt Mithat (Tuncel) Bey ağır yaralandı, 4. Ordu'nun elindeki tek uçak kaybedildi.

Irak'ta 16 Eylül 1915'te İngilizlerden bir Caudron G.III ele geçirilince Fazıl Bey incelemek üzere Bağdat'a gönderildi. 14 Kasım 1915'te Selmanpak üzerinde düşürülen bir Maurice Farman hakkında da rapor yazdı. Bu raporlarla Azamiye'de yeni bir müfreze kuruldu; Fazıl Bey'in yanına Üsteğmen Mehmet Ali (Kurçer) ve o sırada makinist olan Vecihi (Hürkuş) atandı. 1916 başında müfreze Kût'ül-Amâre'nin altı kilometre batısındaki bir meydana geçti ve Townshend'i kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetlerinin ilerleyişini izledi. Fazıl Bey hastalanıp İstanbul'a döndü; 1917 başında Hicaz Cephesi'ndeki 3. Tayyare Bölüğü'nün, Kasım 1917'de Berlin'deki satın alma komisyonunun tayyare kısmının, Temmuz 1918'de Yeşilköy 9. Tayyare Bölüğü'nün başına getirildi.
Türk hizmetindeki bir Albatros D.III av uçağı
Türk hizmetindeki bir Albatros D.III av uçağıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
25 Ekim 1918, Kız Kulesi üzerinde: İstanbul'u bombalamaya gelen beş İngiliz De Havilland 9 uçağına Fazıl Bey tek başına bir Albatros D.III ile karşı çıktı. Bir İngiliz rasıdını öldürdü, bir başkasını yaraladı ve filoyu tek bomba attırmadan geri püskürttü. Göğsünden yaralanan Fazıl Bey uçağını Yeşilköy'e indirebildi ve iki ay tedavi gördü.

Maltepe'den kaçış

Mondros'tan sonra Yeşilköy İngiliz ve Fransız kuvvetlerince işgal edilince havacılar uçak ve personeli Anadolu yakasındaki Maltepe'ye taşıdı. Damat Ferit Paşa, bu istasyonun Millî Mücadele'ye karşı kullanılmasını İngilizlere bizzat önerdi. 16 Mart 1920'de İstanbul resmen işgal edilince Maltepe'deki havacılar uçaklarıyla Anadolu'ya geçmek için gizli bir plan hazırladı; 26 Nisan 1920'de istasyonun komutanlığına Fazıl Bey getirildi.

7 Haziran 1920'deki kaçış girişiminde dört uçaktan yalnız üçü kalkabildi; ikisi kalkışta kırıldı, üçüncüsü İznik yakınlarında telgraf tellerine takılarak düştü. Damat Ferit Paşa'nın aynı gün İngilizleri haberdar etmesiyle istasyon işgal edildi ve Kuvvâ-yı Havâiyye Müfettişliği tamamen kaldırıldı. Yine de 14 havacı Anadolu'ya geçmeyi başardı. Fazıl Bey, dağ yoluyla Kandıra-Adapazarı üzerinden Konya'ya ulaşan grubun içindeydi.

Kartal Müfrezesi ve "Ganimet"

Millî Müdafaa Vekâleti Harbiye Dairesi'nin 13 Haziran 1920 tarihli emriyle hava gücü yeniden düzenlendi: Bir Hava Kuvvetleri Şubesi, Eskişehir ve Erzincan'da iki uçak istasyonu, Eskişehir'de Batı Cephesi emrinde 1. Bölük ve Uşak'ta 23. Tümen emrinde bir müfreze. Toplam sekiz uçaklı bu iki bölük, TBMM ordularının ilk hava gücüydü.

Uşak'taki birliğin uçaklarının gövdesine, Yüzbaşı Fazıl'ın isteğiyle pençelerinde bomba taşıyan uçar hâlde birer kartal resmi çizildi. Birlik bu yüzden "Kartal Müfrezesi" adını aldı ve Türk Hava Kuvvetleri'nde amblem kullanan ilk birlik oldu; sonradan 2. Bölük adını aldı. Yunanlılar 29 Ağustos 1920'de Uşak'ı alınca bölük Afyon'a çekildi. Yakıtı bitip Çine'ye zorunlu iniş yapan Avro 504 tipi bir Yunan keşif uçağı ele geçirilince Fazıl Bey onu onarttı ve kendisi Afyon'a uçurdu; uçağa "Ganimet" adı verildi.

Malıköy'de çıra ışığında bakım

30 Haziran 1921'de tayyare bölükleri geçici olarak birleştirildi ve Mürettep Bölük'ün komutanlığına Fazıl Bey atandı. Bölük Kütahya, Eskişehir ve Polatlı üzerinden 12 Ağustos 1921'de Malıköy'e çekildi. Elde iki Fiat keşif uçağı (Erzurumlu Nafiz 1 ve 2) ile iki Albatros D.III vardı. 14 Ağustos'ta Erzurumlu Nafiz 2 kırıldı; 15 Ağustos'ta Erzurumlu Nafiz 1, Beylikköprü dolaylarında 2.000 metrede motor yangınıyla düştü ve Rasıt Yüzbaşı Süleyman Sırrı ile Sivil Pilot Behçet yanarak şehit oldu.

Muğla-Kuşadası civarına inen bir Yunan De Havilland 9'u, Vecihi Bey ile Başmakinist Eşref ve Teğmen Hamdi (Çaypınar) on günde onardı; uçak 23 Ağustos'ta Ankara'ya, ertesi gün Malıköy'e getirildi ve "İsmet" adını aldı. Sakarya Meydan Muharebesi boyunca iki Türk uçağı 18 günde 40 sorti yaptı, 1 Eylül'de bir Yunan uçağı düşürüldü. Bakım geceleri fener ve çıra ışığında yapıldı. Halide Edip, Türk'ün Ateşle İmtihanı'nda bölük komutanı Fazıl Bey'den övgüyle söz eder. 27 Eylül'de Sarıköy'e inen sağlam bir Breguet 14 ele geçirildi ve "Sakarya" adını aldı.
Breguet 14 tipi bir keşif uçağı
Breguet 14 tipi bir keşif uçağıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Air Service, United States Army. Dosya sayfası

Garipçe ve binbaşılık

Büyük Taarruz başladığında Çay'da üslenen bölükte uçuşa hazır 17 uçak vardı. 27 Ağustos 1922'de Fazıl Bey taarruzdaki Türk birliklerinin üzerinde av uçağıyla uçarken bir Yunan uçağını Sinanpaşa Ovası'nda Garipçe Köyü yakınlarında bir tarlaya inmeye zorladı; sağlam ele geçen Breguet 14'e "Garipçe" adı verildi. Zaferden sonra İsmet Paşa onu Mustafa Kemal Paşa'nın huzuruna çıkardı; Başkomutan tarafından bizzat taltif edilen Fazıl Bey'in rütbesi binbaşılığa yükseltildi. 17 Eylül 1922'de bölük, Binbaşı Fazıl komutasında grup olarak teşkilatlandırıldı; Adana'daki Uçuş Okulu Seydiköy'e taşındı ve Fazıl Bey uçuş başöğretmeni oldu.
Doğrusu
27 Ocak'tan 15 Mayıs'a: Fazıl Bey 27 Ocak 1923'te öğrencisi Deniz Astsubayı Mehmet Emin ile yaptığı eğitim uçuşunda düşerek şehit oldu; 34 yaşındaydı. Naaşı önce bir türbe yakınına gömüldü, sonra Kadifekale'deki şehitliğe taşındı. 1926-1935 arasında her 27 Ocak'ta Türkiye'nin her yerinde Hava Şehitlerini Anma Günü törenleri yapıldı. Ocak ayındaki hava şartları yüzünden Türk Hava Kurumu'nun 1935'teki 6. Kurultayı törenleri 15 Mayıs'a aldı; bu uygulama 2002'ye kadar sürdü.

Bir ihtifal gününün arkasındaki hayat

Fazıl Bey'in hayatı, Osmanlı havacılığının çadır hangarlarından Cumhuriyetin hava kuvvetlerine uzanan geçişin özetiydi. Kısa yurt dışı eğitimiyle başlayan, ele geçirilen düşman uçaklarını onarıp yeniden uçurarak ayakta kalan, gece çıra ışığında bakım yapan bir kadronun öncülerindendi. Tayyare Cemiyeti'nin onun ölüm gününü bütün hava şehitlerinin anma günü yapması, bu fedakârlığın yeni devlet tarafından ne kadar önemsendiğini gösteriyordu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap