Ankara'nın meydanındaki taş yapı
Ulus Meydanı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ankara'nın kalbiydi. Bugün Zafer Anıtı'nın yükseldiği, Sümerbank binasının ve eski İş Bankası binasının çevrelediği bu meydanın bir köşesinde, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında yapılmış Taşhan bulunuyordu. Kesme taştan inşa edilen han, Ankara'nın ahşap ve kerpiç ağırlıklı yapıları arasında sağlamlığıyla dikkat çekiyordu. Meydan da uzun süre bu yapının adıyla, Taşhan Meydanı olarak anıldı.Taşhan, kuruluş amacı bakımından bir ticaret hanıydı. Ankara'ya gelen tüccarlar, kervancılar ve yolcular burada konaklıyor, alt kattaki dükkânlarda alışveriş yapılıyordu. Ankara'nın tiftik ticaretinin canlı olduğu yıllarda han, şehrin ekonomik hayatının önemli merkezlerinden biriydi. Ancak Taşhan'ın asıl tarihî önemi, Millî Mücadele yıllarında ve Cumhuriyet'in ilk döneminde kazandığı işlevden kaynaklanır.

Tarih notu
Kronoloji: 19. yüzyıl sonu Taşhan'ın yapımı; 27 Aralık 1919 Mustafa Kemal'in Ankara'ya gelişi; 23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açılışı ve mebusların Ankara'ya gelişi; 1920-1923 hanın mebuslar ve Ankara'ya gelen konuklar için konaklama yeri olarak kullanılması; 1927 Zafer Anıtı'nın meydana dikilmesi; 1928 hanın otel olarak işletilmeye başlanması ve alt katında lokanta açılması; 1936 Taşhan'ın yıkılması; 1937-1938 yerine Sümerbank Genel Müdürlük binasının yapılması.
Mebusların barınağı
Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nin açılması için Anadolu'nun dört bir yanından Ankara'ya gelen mebuslar, ciddi bir barınma sorunuyla karşılaştı. Ankara, birkaç yıl önce yaşanan büyük yangından henüz kurtulamamıştı; şehirde otel yok denecek kadar azdı. Mebusların bir kısmı okul binalarında, bir kısmı Ankaralı ailelerin evlerinde, bir kısmı da hanlarda kaldı. Taşhan, bu dönemde mebuslar ve Ankara'ya gelen görevliler için en önemli konaklama yerlerinden biri haline geldi.Han odalarındaki koşullar oldukça zordu. Odalar küçük ve sadeydi; kışın ısınma, yazın ise temizlik ciddi bir sorundu. Mebusların hatıratlarında Taşhan'daki günler, Millî Mücadele'nin yokluk ortamının canlı bir tablosu olarak anlatılır. Aynı odayı birkaç kişinin paylaştığı, yatak ve yorgan bulmakta güçlük çekildiği, akşamları gaz lambası ışığında Meclis'in gündeminin tartışıldığı bu han, Birinci Meclis'in gayriresmî bir uzantısı gibiydi.
Meydanın kalbinde
Taşhan'ın bulunduğu meydan, Birinci Meclis binasına birkaç dakikalık yürüme mesafesindeydi. Bu yakınlık, hanın mebuslar için tercih edilmesinin başlıca nedenlerinden biriydi. Meydan, aynı zamanda Ankara'nın ticaret merkeziydi; çevresindeki dükkânlar, kahvehaneler ve hanlar, şehrin günlük hayatının yoğunlaştığı yerlerdi. Bayram günlerinde meydan kalabalıklaşıyor, halk burada toplanarak kutlamalara katılıyordu.Millî Mücadele yıllarında meydanda çekilen fotoğraflar, Taşhan'ın çevresindeki hayatı belgeler. Bu fotoğraflarda bayram namazından çıkan kalabalıklar, at arabaları, seyyar satıcılar ve hanın taş cephesi görülür. Fotoğraflar, Ankara'nın başkent olmadan önceki görünümünü anlamak için değerli kaynaklardır.

Ek bilgi
Taşhan Meydanı, sonraki yıllarda Ulus adıyla anılmaya başladı. Meydana 1927'de dikilen Zafer Anıtı, Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel'in eseridir ve Atatürk'ü at üzerinde tasvir eden erken dönem anıtları arasında yer alır.
Otel ve lokanta yılları
Ankara'nın başkent olmasından sonra şehre gelen memur, tüccar ve ziyaretçi sayısı hızla arttı. Konaklama ihtiyacını karşılamak için Taşhan, 1928'den itibaren otel olarak işletilmeye başlandı. Hanın alt katında açılan lokanta, kısa sürede başkentin en tanınmış buluşma yerlerinden biri oldu; sahibinin adının kısaltılmış biçimiyle Karpiç olarak anılan bu lokanta, Avrupa usulü sofra adabını Ankara'ya taşıyan mekânlar arasında ilk sırada yer aldı.Otel yıllarında Taşhan, eski bir hanın modern bir otele dönüştürülmesinin zorluklarını da yaşadı. Odalara elektrik ve su tesisatı eklendi, iç mekânlar yenilendi. Ancak yapının özgün planı, modern otelcilik ihtiyaçlarına tam olarak cevap veremiyordu. 1928'de açılan Ankara Palas'ın yanında Taşhan, daha mütevazı bir konaklama yeri olarak kaldı.
Yeni meydan için yıkılan han
1930'lu yıllarda Ankara, Hermann Jansen'in imar planı doğrultusunda hızla değişiyordu. Ulus Meydanı da Cumhuriyet'in simge mekânlarından biri olarak yeniden düzenlenecekti. Bu düzenlemenin bir parçası olarak Taşhan'ın yerine devletin sanayi hamlesinin simgesi olan Sümerbank'ın genel müdürlük binasının yapılmasına karar verildi. Han, istimlak edildi ve 1936'da yıkıldı.Yerine yapılan Sümerbank Genel Müdürlük binası, Alman mimar Martin Elsaesser tarafından tasarlandı ve 1937-1938 yıllarında inşa edildi. Modern çizgileriyle dikkat çeken bina, Ulus Meydanı'nın Cumhuriyet dönemi kimliğini belirleyen yapılardan biri oldu. Taşhan'ın yıkılması, Ankara'nın Osmanlı dönemi dokusundan Cumhuriyet'in modern şehrine geçişinin simgelerinden biri olarak değerlendirildi.
Doğrusu
Taşhan, zaman zaman Ankara'daki diğer hanlarla, özellikle Ankara Kalesi'nin eteklerindeki Çengelhan ya da Suluhan gibi yapılarla karıştırılır. Bu hanlar bugün de ayaktadır; Ulus Meydanı'ndaki Taşhan ise 1936'da yıkılmış, yerinde Sümerbank binası yükselmiştir. Taşhan adını taşıyan başka şehirlerdeki yapılar da Ankara'daki handan farklıdır.
Başkentin konaklama sıkıntısı
Taşhan'ın Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki önemi, Ankara'nın yaşadığı konut ve konaklama sıkıntısı göz önüne alınmadan anlaşılamaz. 13 Ekim 1923'te başkent ilan edilen şehir, kısa sürede binlerce memurun, subayın, diplomatın ve tüccarın akınına uğradı. Bakanlıklar geçici binalara yerleşirken çalışanlar oda bulmakta zorlanıyordu. Yabancı temsilcilikler de uzun süre İstanbul'dan ayrılmakta direndi; Ankara'ya gelen diplomatlar bir süre kiralık evlerde ve geçici yapılarda çalışmak zorunda kaldı.Bu ortamda Taşhan gibi büyük ve sağlam yapılar, şehrin nüfus baskısını hafifleten mekânlar oldu. Han, mebusların ardından memurlara ve şehre iş için gelen ziyaretçilere kapılarını açtı. 1928'de Ankara Palas'ın hizmete girmesiyle başkentin konaklama imkânları genişledi; Taşhan ise orta halli yolcuların tercih ettiği bir otel olarak işlevini sürdürdü.
Hafızadaki Taşhan
Taşhan'ın yıkılmasından sonra han, Ankara'nın eski sakinlerinin ve Birinci Meclis mebuslarının hatıralarında yaşamaya devam etti. Hatıratlarda Taşhan'daki odalar, han avlusundaki sohbetler ve meydandaki hayat, Millî Mücadele'nin Ankara'sının en canlı tasvirleri arasında yer aldı. Yazarlar ve tarihçiler, Ankara'nın başkent olma sürecini anlatırken Taşhan'ı sık sık andılar.Bugün Ulus Meydanı'nda Taşhan'dan geriye bir iz kalmamıştır. Ancak meydanın eski fotoğrafları, hanın yerini ve görünümünü belgeler. Bu fotoğraflarda Zafer Anıtı'nın arkasında yükselen taş yapı, Cumhuriyet'in ilk yıllarının Ankara'sını hatırlatan en tanıdık görüntülerden biridir.
Meydanın değişen yüzü
Taşhan'ın yıkılmasıyla birlikte Ulus Meydanı'nın çevresi de büyük bir dönüşüm geçirdi. Meydanın bir yanında İş Bankası'nın ilk genel müdürlük binası, diğer yanında Sümerbank binası, karşısında ise yeni ticaret yapıları yükseldi. Zafer Anıtı da meydan düzenlemesi sırasında yeniden konumlandırıldı. Bu dönüşüm, Ulus'u Cumhuriyet'in ekonomik ve siyasi gücünü sergileyen bir vitrin haline getirdi.1950'lerden sonra Ankara'nın merkezi Kızılay'a kaydı; Ulus giderek eski önemini yitirdi. Ancak meydan, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarının hafızasını taşıyan bir mekân olmayı sürdürdü. Birinci ve İkinci Meclis binalarının müzeye dönüştürülmesi, Ulus'un bu tarihî kimliğini koruyan adımlar arasında yer aldı.
