İçeriğe geç
Giriş yap
0

Edremit ve Burhaniye'nin kurtuluşu (Eylül 1922): Kaz Dağları eteğinde zeytin ovasının son işgali

Arda Yamaçlı başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Arda YamaçlıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Edremit Körfezi ve zeytin ovası

Edremit ve Burhaniye, Kaz Dağları'nın güney eteklerinde, Edremit Körfezi'ne bakan geniş bir zeytin ovasında yer alır. Bölge, yüzyıllardır zeytinyağı üretimi ve deniz ticaretiyle tanınır. Körfezin kıyısındaki küçük limanlar, zeytinyağını ve sabunu İstanbul'a, Ege adalarına ve Akdeniz limanlarına taşıyan gemilerin uğrak noktalarıydı. Osmanlı'nın son döneminde bölgenin nüfusu Türk, Rum ve Yörük topluluklardan oluşuyordu. Kıyı kasabalarında Rum nüfus yoğunken, iç kesimlerdeki köylerde Türk ve Yörük nüfus ağırlıktaydı.

Mondros Mütarekesi'nden sonra bölge, Yunan işgalinin yayılma alanlarından biri haline geldi. İzmir'in işgalinden sonraki haftalarda Ayvalık'a çıkan Yunan birlikleri, körfez boyunca kuzeye ve doğuya doğru ilerlemek istedi. Ayvalık'ta Yarbay Ali Bey'in birliği tarafından açılan ilk ateş, bölgedeki direnişin başlangıcı olarak anılır. Edremit ve Burhaniye, bu ilk direniş günlerinde cepheye yakın kasabalar olarak Kuvayi Milliye'nin örgütlendiği yerler arasında yer aldı.
Burhaniye'deki Kuvayi Milliye Şehitler Anıtı
Burhaniye'deki Kuvayi Milliye Şehitler AnıtıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Selçuk Bağrışen at Turkish Wikipedia. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 29 Mayıs 1919 Ayvalık'ta ilk direniş; haziran 1919 Edremit ve Burhaniye çevresinde Kuvayi Milliye örgütlenmesi; haziran-temmuz 1920 Yunan genel taarruzu ve bölgenin işgali; 26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz'un başlaması; 9 Eylül 1922 İzmir'in kurtuluşu; eylül 1922'nin ortası Edremit, Burhaniye ve Ayvalık'ın kurtuluşu; 18 Eylül 1922 Batı Anadolu'daki Yunan tahliyesinin tamamlanması.

1919-1920 yıllarında Kuvayi Milliye direnişi

Edremit ve Burhaniye'de 1919 yazında kurulan Kuvayi Milliye birlikleri, Ayvalık cephesindeki direnişi desteklemek için gönüllü topladı. Bölgenin Yörük köyleri, dağlık arazide hareket etmeye alışkın, silah kullanmayı bilen insanlardan oluşuyordu. Bu köylerden çıkan gönüllüler, Kaz Dağları'nın geçitlerini tutarak Yunan birliklerinin iç kesimlere ilerlemesini zorlaştırdı. Balıkesir kongrelerinin aldığı kararlar, bu birliklerin finansmanı ve iaşesi için de bir çerçeve oluşturdu.

1919-1920 yılları boyunca Edremit Körfezi çevresinde bir tür denge hali sürdü. Yunan kuvvetleri Ayvalık ve kıyıdaki bazı noktalarda bulunuyor, Kuvayi Milliye birlikleri ise iç kesimlerde ve dağlık alanlarda direniyordu. Bu denge, 1920 yazındaki Yunan genel taarruzuyla bozuldu. Yunan ordusu, düzenli ve kalabalık birliklerle Balıkesir'e, Bandırma'ya ve Edremit'e ilerledi. Kuvayi Milliye birlikleri bu taarruz karşısında dağıldı ve bölge tamamen işgal altına girdi.

İşgal yıllarında Edremit ve Burhaniye

İki yılı aşkın işgal dönemi, bölgenin zeytin ekonomisini derinden etkiledi. Zeytinliklerin bakımı aksadı, yağ ticareti durma noktasına geldi. Kıyıdaki limanlar Yunan askerî ikmal hattının parçası haline geldi. Kırsal kesimdeki Türk köyleri, işgal kuvvetlerinin ve onlarla işbirliği yapan çetelerin baskısına maruz kaldı. Bazı köyler boşaltıldı, halkın bir kısmı Kaz Dağları'nın iç kesimlerine ya da Balıkesir yönüne göç etti.

Bu dönemde dağlarda saklanan küçük direniş grupları, işgal kuvvetlerine karşı baskınlar düzenlemeyi sürdürdü. Bu gruplar, düzenli ordunun kurulmasından sonra Ankara'yla bağlantılı olarak çalıştı ve cephe gerisinde istihbarat topladı. Kaz Dağları'nın sarp yapısı, bu grupların uzun süre varlığını korumasına imkân tanıdı.
Edremit Körfezi kıyısında Altınoluk
Edremit Körfezi kıyısında AltınolukGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 2.5, yazar: Original uploader was Serkolemma at tr.wikipedia. Dosya sayfası
Ek bilgi
Burhaniye'deki Kuvayi Milliye Şehitler Anıtı, Millî Mücadele yıllarında bölgede hayatını kaybeden gönüllülerin anısına dikilmiştir. Anıt, kasabanın kurtuluş günü törenlerinin merkezinde yer alır ve yerel halkın direniş hafızasını yaşatan en önemli sembollerden biridir.

Büyük Taarruz'un ardından kuzey Ege'ye ilerleyiş

İzmir'in 9 Eylül 1922'de kurtarılmasının ardından Türk ordusu, Ege kıyısı boyunca kuzeye ve güneye yayıldı. Kuzeyde Menemen, Bergama, Dikili ve Ayvalık yönüne ilerleyen birlikler, aynı zamanda Balıkesir'den güneybatıya inen kollarla buluştu. Edremit Körfezi çevresindeki Yunan kuvvetleri, iki yönden sıkıştırılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu kuvvetler, kıyıdan gemilerle tahliye edilmeyi seçti. Yunan birliklerinin çekilmesiyle birlikte Edremit ve Burhaniye, Eylül 1922'nin ortalarında Türk birliklerinin denetimine geçti.

Kurtuluş, kasabalarda büyük bir sevinçle karşılandı. Türk süvarileri kasaba meydanlarına girdiğinde halk sokaklara döküldü. Camilerde şükür duaları okundu, kasabaların ileri gelenleri askerleri karşıladı. Ancak kurtuluşun sevinci, işgal yıllarının bıraktığı yıkımla birlikte yaşandı. Çekilme sırasında bazı yerlerde yangınlar çıkmış, evler ve dükkânlar zarar görmüştü.

Ayvalık'la birlikte körfezin özgürlüğü

Edremit ve Burhaniye'nin kurtuluşu, aynı günlerde Ayvalık'ın kurtuluşuyla tamamlandı. Ayvalık, Millî Mücadele'nin ilk kurşununun atıldığı yer olarak kabul edildiğinden, kurtuluşu özel bir anlam taşıyordu. Edremit Körfezi'nin tamamı, Eylül 1922'nin ortalarına gelindiğinde Türk idaresine geçmişti. Bu kurtuluş, bölgenin dört yıla yakın süren savaş ve işgal döneminin sona ermesi anlamına geliyordu.

Körfezin kurtuluşunun ardından bölgenin Rum nüfusu, kısa süre içinde büyük ölçüde ayrıldı. Kalan Rumlar da 1923'te imzalanan nüfus mübadelesi sözleşmesiyle Yunanistan'a göç etti. Onların yerine Midilli, Girit ve Balkanlardan gelen Türk göçmenler yerleşti. Bu göçmenler, zeytincilik ve denizcilik bilgileriyle bölgenin ekonomisine yeniden hayat verdi.
Doğrusu
Edremit adı, Van Gölü kıyısındaki aynı adlı ilçeyle sık sık karıştırılır. Bu yazıda anlatılan, Balıkesir'e bağlı, Edremit Körfezi kıyısındaki ilçedir. Millî Mücadele'deki direniş ve Eylül 1922'deki kurtuluş, Ege kıyısındaki bu Edremit'le ilgilidir.

Zeytin ekonomisinin yeniden canlanması

Kurtuluşun ardından Edremit ve Burhaniye'nin önündeki en önemli görev, zeytin ekonomisini yeniden canlandırmaktı. Bakımsız kalan zeytinliklerin temizlenmesi, budanması ve yeniden verimli hale getirilmesi yıllar sürdü. Cumhuriyet'in ilk yıllarında kurulan Ziraat Bankası şubeleri, zeytin üreticilerine kredi sağladı. Zeytinyağı fabrikaları yeniden açıldı, sabun imalathaneleri çalışmaya başladı. Bölge, 1930'larda yeniden Türkiye'nin önemli zeytinyağı üretim merkezlerinden biri haline geldi.

Mübadeleyle gelen Giritli ve Midillili göçmenlerin zeytincilik tecrübesi, bu canlanmada önemli bir rol oynadı. Göçmenler, kendi memleketlerinde uyguladıkları budama ve hasat tekniklerini Edremit ovasına taşıdı. Bölgenin mutfak kültürü de bu göçmenlerin getirdiği yemeklerle zenginleşti.

Kaz Dağları'nın direniş hafızası

Kaz Dağları, Millî Mücadele yıllarında bölgedeki direnişin sığınağı olmuştu. Dağın köyleri, gönüllülere yiyecek ve barınak sağladı, işgal kuvvetlerinin hareketleri hakkında bilgi topladı. Bu köylerin yaşlıları, sonraki yıllarda direniş günlerinin hikâyelerini kuşaktan kuşağa aktardı. Dağın geçitlerinde yapılan baskınlar, saklanılan mağaralar ve şehit düşen gönüllülerin mezarları, yerel hafızada önemli bir yer tuttu.

Bu hafıza, bugün Edremit ve Burhaniye'de düzenlenen kurtuluş günü törenlerinde yaşatılmaktadır. Törenlerde Kuvayi Milliye kıyafetleri giymiş gençler, atlı birlikler ve halk oyunları ekipleri yer alır. Okullarda öğrencilere direniş yıllarının hikâyeleri anlatılır, şehitlikler ziyaret edilir.

Körfezin zeytinliklerinde barışın dönüşü: değerlendirme

Edremit ve Burhaniye'nin Eylül 1922'deki kurtuluşu, Ege'nin kuzeyinde dört yıla yakın süren savaş ve işgal döneminin sonunu getirdi. Bölge, Millî Mücadele'nin ilk direniş noktalarından birine komşu olarak 1919'da Kuvayi Milliye'nin örgütlendiği, 1920'de işgal altına giren ve 1922'de Büyük Taarruz'un ardından kurtarılan bir coğrafyadır. Kurtuluşun ardından yaşanan nüfus değişimi ve ekonomik yeniden yapılanma, bölgenin bugünkü kimliğini şekillendirdi. Kaz Dağları'nın direniş hafızası ve zeytin ovasının bereketli toprakları, bu kimliğin birbirini tamamlayan iki yüzü olarak yaşamaya devam eder.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap