İçeriğe geç
Giriş yap
0

Gemlik ve Mudanya'nın kurtuluşu (Eylül 1922): Bursa'dan Marmara kıyısına uzanan son takip

Mavi Mürekkep başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Mavi MürekkepKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Büyük Taarruz'dan sonra kuzey kanadı

26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, birkaç gün içinde Yunan ordusunun Afyonkarahisar ve Dumlupınar çevresindeki ana kuvvetlerini dağıttı. 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi'yle sonuçlanan taarruzun ardından Türk ordusu iki ana yönde takibe geçti. Ana kuvvetler İzmir yönünde ilerlerken, ordunun kuzey kanadı Bursa ve Marmara kıyısına doğru hareket etti. Kuzeyde bulunan Yunan kolordusu, Eskişehir ve Bursa bölgesinde konuşlanmıştı ve Afyon cephesindeki çöküşün ardından geri çekilmeye başladı.

Kuzey kanadındaki takip, güney kanadındaki kadar hızlı ilerlemedi. Bölgenin dağlık yapısı, Uludağ'ın etekleri ve dar geçitler, Türk birliklerinin hareketini zorlaştırıyordu. Buna karşın Yunan kuvvetleri de büyük bir moral çöküntüsü içindeydi; çekilme sırasında düzen sık sık bozuldu, bazı birlikler denize ulaşıp gemilerle tahliye edilmenin yolunu aradı. Bursa'nın kurtuluşu bu sürecin en önemli halkasıydı. Şehre Türk birlikleri 11 Eylül 1922'de girdi.
Gemlik limanının görünümü
Gemlik limanının görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: Mustafa DUMAN. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz'un başlaması; 30 Ağustos 1922 Başkomutan Meydan Muharebesi; 9 Eylül 1922 İzmir'in kurtuluşu; 11 Eylül 1922 Bursa'nın kurtuluşu; eylül 1922'nin ikinci haftası Gemlik ve Mudanya'nın Türk idaresine geçmesi; 18 Eylül 1922 Batı Anadolu'da Yunan kuvvetlerinin tahliyesinin tamamlanması; 3-11 Ekim 1922 Mudanya görüşmeleri ve mütareke.

Gemlik: körfezin ucundaki liman

Gemlik, Bursa'nın kuzeyinde, aynı adı taşıyan körfezin ucunda kurulmuş bir liman kasabasıydı. Yunan işgali sırasında Gemlik, Bursa'yı denize bağlayan iki önemli çıkıştan biriydi; diğeri Mudanya'ydı. Bu iki liman, işgal kuvvetlerinin ikmalini sağlayan ve gerektiğinde tahliye imkânı sunan noktalardı. Bursa'nın kaybedilmesinin ardından Yunan birliklerinin bir kısmı Gemlik yönüne çekildi. Kasaba, birkaç gün süren bir kargaşa döneminin ardından Türk birliklerinin denetimine geçti.

Gemlik'in kurtuluşu, yerel hafızada acı ve sevinç birlikte hatırlanır. Çekilme sırasında kasabada ve çevre köylerde yangınlar çıktı, bazı evler ve dükkânlar tahrip edildi. Türk birliklerinin gelişi, işgal yıllarının sona ermesi anlamına geliyordu; ancak kasaba, savaşın bıraktığı yıkımla yüzleşmek zorundaydı. Kurtuluşun ardından Gemlik'te düzenin yeniden kurulması, yerel idarenin oluşturulması ve göç eden ailelerin geri dönüşü uzun bir süreç aldı.

Mudanya: tarihe adını veren kasaba

Mudanya, Bursa'nın kuzeybatısında, Marmara kıyısında bir liman kasabasıydı. 1920 yazında İngiliz donanması Mudanya'yı bombalamış, kasaba Yunan kuvvetlerinin Bursa'ya girmesinden sonra iki yılı aşkın bir süre işgal altında kalmıştı. Eylül 1922'de Bursa'nın kurtuluşunun ardından Mudanya'daki Yunan birlikleri de çekildi ve kasaba Türk idaresine geçti. Bu kurtuluş, birkaç hafta sonra Mudanya'yı dünya basınının ilgi odağı haline getirecek olayların başlangıcıydı.

Ekim 1922'nin ilk günlerinde Mudanya, Türk ve İtilaf temsilcilerinin bir araya geldiği mütareke görüşmelerine ev sahipliği yaptı. Türk tarafını Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa temsil ediyordu. İngiliz, Fransız ve İtalyan generalleri ile Yunan temsilcileri de görüşmelere katıldı. Görüşmeler, kasabadaki bir Rus tüccarına ait olduğu bilinen bir binada yapıldı. 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Mütarekesi, Doğu Trakya'nın Türk idaresine bırakılmasını ve Anadolu'daki savaşın sona ermesini sağladı.
Mudanya kıyısından bir görünüm
Mudanya kıyısından bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Chapultepec. Dosya sayfası
Ek bilgi
Mudanya'daki mütareke binası bugün müze olarak kullanılmaktadır. Bina, görüşmelerin yapıldığı salonu, dönemin eşyalarını ve fotoğraflarını sergiler. Kasabanın kurtuluşu ile mütareke görüşmeleri arasında yalnızca birkaç hafta bulunması, Mudanya'yı Millî Mücadele'nin hem askerî hem diplomatik sonunun simgesi haline getirmiştir.

Kuzey kanadındaki takip harekâtı

Kuzey kanadında görev yapan Türk birlikleri, Bursa'nın kurtuluşundan sonra Marmara kıyısı boyunca iki yöne yayıldı. Bir kol Gemlik ve İznik yönünde ilerlerken, diğer kol Mudanya ve Karacabey üzerinden batıya, Bandırma'ya doğru hareket etti. Süvari birlikleri, Yunan kuvvetlerinin denize ulaşmasını engellemeye çalıştı. Ancak Marmara kıyısının uzunluğu ve Yunan donanmasının varlığı, bazı birliklerin gemilerle tahliye edilmesine imkân tanıdı.

Bu süreçte Türk birliklerinin önceliği, şehirleri ve kasabaları hızla denetim altına almak, çekilme sırasında yaşanan yangınları ve tahribatı sınırlamak ve yerel halkın güvenliğini sağlamaktı. Ordu, kurtarılan yerlerde geçici idareler kurdu, jandarma birlikleri asayişi üstlendi. Bursa ve çevresinin kurtuluşu, Ankara'nın Marmara bölgesinde tam denetim kurması anlamına geliyordu.

Çekilme sırasında yaşananlar

Yunan ordusunun çekilmesi, Batı Anadolu'nun pek çok yerinde yangın ve yıkımla birlikte yaşandı. Bursa çevresinde de bazı köyler ve kasabalar zarar gördü. Çekilen birlikler, köprüleri ve demiryolu bağlantılarını tahrip ederek Türk takibini yavaşlatmaya çalıştı. Bölgedeki Rum ve Ermeni halkın bir kısmı da çekilen orduyla birlikte kıyıya yöneldi ve gemilerle ayrıldı. Bu göç dalgası, sonraki yıl imzalanacak nüfus mübadelesi sözleşmesinin habercisiydi.

Kurtuluşun ardından gelen haftalarda Marmara kıyısındaki kasabalar, hem savaşın bıraktığı yaraları sarmaya hem de yeni bir düzen kurmaya çalıştı. Göç eden Rum ailelerin boşalttığı evlere, sonraki yıllarda mübadele yoluyla gelen Balkan göçmenleri yerleşti. Gemlik ve Mudanya'nın nüfus yapısı bu süreçte köklü biçimde değişti.
Kaynaklarda fark
Bursa çevresindeki kasabaların kurtuluş günleri yerel anma takvimlerinde farklı tarihlerle anılabilir. Bunun nedeni, birliklerin kasabalara farklı saatlerde ve günlerde girmesi, bazı yerlerde Yunan kuvvetlerinin çekilmesiyle Türk birliklerinin gelişi arasında bir boşluk yaşanmasıdır. Kesin olan, Gemlik ve Mudanya'nın Bursa'nın kurtuluşunu izleyen günlerde, Eylül 1922 içinde Türk idaresine geçtiğidir.

Bursa'nın kurtuluş günü ve kıyıya yayılan haber

Bursa'nın 11 Eylül 1922'deki kurtuluşu, Marmara kıyısındaki kasabalarda büyük bir heyecanla karşılandı. Haber, telgraf hatlarının kesik olduğu yerlerde atlı ulaklar ve kulaktan kulağa yayılan söylentilerle ulaştı. Gemlik ve Mudanya'daki Türk halkı, Yunan birliklerinin hazırlıklarından çekilmenin yakın olduğunu anlamıştı. Limanlarda bekleyen gemiler, depolardan taşınan malzemeler ve birliklerin kıyıya doğru akışı, işgalin son günlerine işaret ediyordu. Bu günlerde kasabalardaki yerel ileri gelenler, düzenin bozulmaması ve yangınların önlenmesi için kendi aralarında gözcülük grupları oluşturdu.

Türk birliklerinin kasabalara girişi, çoğu yerde süvari öncülerinin gelişiyle başladı. Öncü birlikler, kasaba meydanlarında halkla buluştu, ardından piyade birlikleri ve idari görevliler geldi. Kasabaların camilerinde şükür duaları okundu, kurtuluş haberi çevre köylere ulaştırıldı. Gemlik ve Mudanya'da hükûmet konakları yeniden açıldı, memurlar göreve çağrıldı ve işgal döneminde kapanan okulların açılması için hazırlıklara başlandı.

Kurtuluşun ardından yeniden yapılanma

Kurtuluşu izleyen aylarda Gemlik ve Mudanya'nın önündeki en büyük sorun, ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasıydı. Bu iki kasaba, zeytincilik, ipek böcekçiliği ve deniz ticaretiyle geçinen yerlerdi. Savaş yıllarında zeytinliklerin bakımı aksamış, ipek üretimi neredeyse durmuş, limanlarda ticaret kesilmişti. Ankara hükûmeti, bölgeye tohumluk, kredi ve vergi kolaylıkları sağlamaya çalıştı. Mudanya-Bursa demiryolu hattının yeniden işletilmesi, kasabanın Bursa ile bağlantısını güçlendirdi ve ticaretin canlanmasına katkıda bulundu.

Kurtuluşun Marmara'daki diplomatik etkisi

Gemlik ve Mudanya'nın kurtuluşu, Türk ordusunun Marmara kıyısına ulaştığını ve Boğazlar bölgesine yaklaştığını gösteriyordu. Bu durum İtilaf Devletleri, özellikle de İngiltere için ciddi bir endişe kaynağıydı. Çanakkale bölgesindeki İngiliz birlikleri ile Türk ordusu arasında doğrudan bir çatışma ihtimali belirdi. Bu gerginlik, Eylül 1922'nin ikinci yarısında Çanakkale bunalımı olarak anılan diplomatik krizi doğurdu. Kriz, Mudanya görüşmeleriyle aşıldı ve savaşın Boğazlara sıçramasının önüne geçildi.

Mudanya'nın görüşme yeri olarak seçilmesi de bu coğrafi gerçekle ilgiliydi. Kasaba, Türk denetimindeydi ama denizden ulaşılabilir durumdaydı. İtilaf temsilcileri gemilerle gelebiliyor, Türk tarafı da Bursa üzerinden kasabaya kolayca ulaşabiliyordu. Böylece Eylül'de kurtarılan küçük bir liman kasabası, Ekim'de bir savaşın sona erdiği yer oldu.

Marmara kıyısının özgürlüğe kavuşması: değerlendirme

Gemlik ve Mudanya'nın kurtuluşu, Büyük Taarruz'un kuzey kanadındaki zaferin son halkalarından biriydi. Bursa'nın ardından bu iki liman kasabasının Türk idaresine geçmesi, Marmara'nın güney kıyısının büyük kısmının işgalden kurtulduğunu gösteriyordu. Bu kurtuluş, savaşın yalnızca askerî değil, diplomatik sonucunu da belirledi: Türk ordusunun Marmara'ya ulaşması, İtilaf Devletleri'ni masaya oturmaya zorladı ve Mudanya Mütarekesi'nin yolunu açtı. Gemlik'in ve Mudanya'nın Eylül 1922'deki kurtuluş günleri, bu yüzden hem yerel bir sevinç hem de Millî Mücadele'nin büyük finalinin önsözü olarak hatırlanır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap