Güler açıklamasını çarşamba günü, Sofya'da Romanya ve Bulgaristan ile yapılan güvenlik toplantısının ardından yaptı. Bakan, üç ülkenin Karadeniz'de halen sürdürdüğü mayın temizleme çalışmasının yanında deniz altındaki kritik altyapının korunmasının da öncelik olduğunu vurguladı. Aynı gün Liberya bayrağı taşıyan, Yunan bir şirkete ait konteyner gemisi Bulgaristan'ın deniz yetki alanı içinde üç insansız hava aracıyla vuruldu; saldırının kimden geldiği henüz bilinmiyor. Türkiye, 2022'deki işgalden bu yana Moskova ve Kiev ile iyi ilişkilerini korurken, Türk bayraklı ve Türk sahipli gemilerin de isabet aldığı saldırıların durması için iki tarafa defalarca çağrı yaptı. Ankara şu anda, artan saldırıları durdurmak ve bölgeden tahıl sevkiyatının güvenle sürmesini sağlamak amacıyla Rusya ve Ukrayna'ya ilettiği öneriye yanıt bekliyor.
Karadeniz, Türkiye için hem ticaret hem güvenlik açısından evin önü sayılır. Ticari gemilere yönelik her saldırı; navlun ve sigorta maliyetleri, tahıl akışı ve kıyı ülkelerinin güvenliği üzerinden doğrudan bölgeye dokunuyor. Kaynak başlıklarında Türkiye'nin iki tarafı hukuki tedbirle uyardığı öne çıkarılıyor. Bu, Ankara'nın arabulucu kimliğini korurken sesini sertleştirdiği bir döneme işaret ediyor. Saldırının faili belli olmayan bir gemiye yönelmesi de belirsizliği artırıyor; kimin vurduğu bilinmeyen bir denizde, sorumluluk sormak da zorlaşıyor. Bu yüzden kıyı ülkelerinin ortak hareket etmesi, tek başına yapılacak açıklamalardan daha fazla ağırlık taşıyor.
Türkiye savaşın başından beri iki ülkeyle de konuşabilen nadir aktörlerden biri oldu. Bu konum değerli, ama bir bedeli de var: Saldırılar Türk gemilerine kadar uzandığında, sessiz kalan bir arabulucu inandırıcılığını yitirir. Güler'in hukuki yol vurgusu bu yüzden önemli. Ankara silahla değil kuralla cevap verebileceğini hatırlatıyor ve bunu Romanya ile Bulgaristan'ın yanında yaparak Karadeniz'in kıyı ülkelerinin ortak meselesi hâline getiriyor. Bize göre kritik nokta, bekleyen önerinin akıbeti. Tahıl sevkiyatı ve ticari gemilerin güvenliği için iki taraftan da somut bir yanıt gelmezse, Karadeniz'de risk her geçen gün büyüyecek. Bu tabloda kıyı ülkelerinin mayın temizliğiyle başlayan iş birliğini deniz altındaki altyapının korunmasına kadar genişletmesi, şimdilik en akılcı adım gibi görünüyor.
- Sol%22
- Merkez%22
- Sağ%56













