İçeriğe geç
Giriş yap
0

1 Kasım 1928 Meclis açış konuşması: "Kolay bir okuma yazma anahtarı" ve harf kanunu günü

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Bir konuşma, bir kanun, aynı gün

1 Kasım 1928'de Gazi Mustafa Kemal, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üçüncü döneminin ikinci yasama yılını açtı. Cumhurbaşkanlarının her yıl 1 Kasım'da yaptığı bu açış konuşmaları, geçen yılın bir dökümünü ve yeni yılın çalışma programını içerirdi. 1928 konuşması ise sıradan bir yıl başı konuşması değildi. Konuşmanın son bölümü bütünüyle yeni Türk harflerine ayrılmıştı ve Meclis aynı gün 1353 sayılı "Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun"u kabul etti.

Konuşma, Meclis tutanağına geçen biçimiyle, alkış ve "bravo" sesleriyle sık sık kesilmiştir. Bu yazı, konuşmanın iç işlerden dış politikaya, maliyeden eğitime uzanan bölümlerini sırasıyla ele alıyor ve harf meselesinin konuşmanın içinde nasıl bir yere oturduğunu gösteriyor.
Gazi Mustafa Kemal, 1928
Gazi Mustafa Kemal, 1928Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 31 Mart 1928 Torbalı depremi; Mayıs 1928 Afgan Kralı Amanullah Han'ın Türkiye ziyareti; 30 Mayıs 1928 Türk-İtalyan Tarafsızlık ve Uzlaşma Antlaşması; 13 Haziran 1928 Osmanlı borçlarına ilişkin Paris anlaşması; 9 Ağustos 1928 Sarayburnu'nda yeni harflerin halka tanıtılması; Ağustos-Eylül 1928 Gazi'nin yurt gezisinde harf dersleri; 1 Kasım 1928 açış konuşması ve 1353 sayılı kanun; 3 Kasım 1928 kanunun yürürlüğe girmesi; 1 Ocak 1929 Millet Mekteplerinin açılması.

İç işler: Deprem, kuraklık ve dayanışma

Konuşma, ülkenin iç işlerinde güven ve huzurun sürdüğü tespitiyle açılır. Gazi ilk olarak yılın doğal afetlerine değinir: İzmir bölgesindeki Torbalı depremi ve son günlerde yaşanan Kalecik depremi. Vatandaşların bu felaketlerin yaralarını "birbirini anlayan, birbirine destek olan" bir dayanışmayla sardığını söyler. Bazı illerde uzun süren kuraklığın da acısı çekilmiştir. Kızılay'ın hem deprem hem kuraklık bölgelerindeki çabaları için Meclis önünde teşekkür eder; Kızılay üyelerinin sayısının bir yılda iki katına çıktığını anar ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na ilgi çağrısında bulunur.

Doğu illerinde kurulan genel müfettişliğin "yerinde ve yararlı" olduğunu belirttikten sonra Gazi, topraksız çiftçiye toprak verilmesi sorununa Meclis'in önemle eğilmesini ister. Yeni bucak teşkilatının bütün ülkeye yayılması, mübadele ile gelen ailelerin yerleştirme ve mülk işlerinin tamamlanması, belediyeler kanununun hazırlanması ve Ankara'nın imarı da iç işler bölümünde sayılan konulardır.
Ek bilgi
Konuşmada adalet alanında Ceza Muhakemeleri Usulü, Deniz Ticareti ve İcra İflas kanun tasarılarının o yasama yılında Meclis'e sunulacağı haber verilir. Gazi, öksüz ve yetim haklarını korumak için alınan önlemlerin sonucunu rakamla anlatır: eski düzenden üç yıl önce yalnızca 308.000 lira devralınmışken, Cumhuriyet o gün Emlak ve Eytam Bankası'na 6.220.000 liradan fazlasını teslim etmişti. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 1929'da, İcra ve İflas Kanunu 1932'de kabul edildi.

Dış politika: Kellogg, Afganistan, İtalya ve borçlar

Dış politika bölümünde Gazi, ilkeyi kısa bir cümleyle özetler: dürüstlük ve ülkenin güvenliği ile gelişmesinin korunması. Büyük reformlar içindeki bir ülkenin hem kendinde hem çevresinde barış istemesinin doğal olduğunu söyler. Kara, deniz ve hava kuvvetlerinin barışı koruyabilecek durumda tutulmasına önem verildiğini ekler. Türkiye'ye önerilen Kellogg Paktı'na katılmaya da olumlu görüş bildirildiğini açıklar.

Afgan Kralı Amanullah Han ile Kraliçe Süreyya'nın yılın başındaki ziyareti sıcak sözlerle anılır; kralın "cesaretli reformları" dostlarının ilgisini çekmektedir. Afganistan ile yeni bir antlaşma, İran ile protokoller, İtalya ile imzalanan antlaşma ve Sovyetler Birliği ile sınır halkının ilişkilerini düzenleyen yeni anlaşmalar Meclis'in onayına sunulacaktır. Gazi, Osmanlı'dan devralınan borçlarla ilgili anlaşmayı da açıkça savunur: borcu ve kredi kurumlarını tanımak "milli ve manevi" bir zorunluluktur. Suriye sınırındaki güvenlik sorunu ve mübadele edilmiş ya da edilememiş vatandaşların haklarının düzenlenmesi ise askıdaki meseleler olarak sayılır.
Gazi Mustafa Kemal halkla birlikte, 5 Haziran 1928
Gazi Mustafa Kemal halkla birlikte, 5 Haziran 1928Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Maliye ve ekonomi: Merkez Bankası ve demiryolları

Maliye bölümünde Gazi, son yıllarda özenle korunan bütçe denkliğinin sonuçlarını över. Hazinenin ödemeleri düzene girmiş, dalgalı borçların ödenme biçimi saptanmak üzeredir. Cumhuriyet dönemi kâğıt paralarıyla değişimin tamamlandığını bildirir ve Cumhuriyet Merkez Bankası'nın o yıl kurulmasını Meclis'ten bekler. Bu dilek hemen gerçekleşmedi: Merkez Bankası Kanunu 11 Haziran 1930'da kabul edildi, banka 3 Ekim 1931'de çalışmaya başladı.

Ekonomi bölümünün başında ulaşım vardır. Gazi, demiryolu istasyonlarının ülkenin çeşitli köşelerinde "adaletli dağılım içinde" görülmeye başladığını söyler. Önümüzdeki yıl Diyarbakır yönünde ve başka yönlerde beş yüz kilometreye yakın yeni hattın açılmasını umduğunu, Sivas'tan Erzurum'a gidecek hat için de çalışma zamanının geldiğini belirtir. Bunun ardından "geniş bir su politikası" çağrısı, sulama işleri, tarım ve ormancılık, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu tasarısı, hayvan ve bitki cinslerinin iyileştirilmesi ve Sanayi ve Maden Bankası'nın sermayesinin artırılması gelir.

Konuşmanın doruğu: Türk harfleri

Eğitim bölümünde Gazi önce hedefleri sıralar: ilköğretimin genel ve zorunlu olması, eğitim birliği, orta öğretimin yaygınlaştırılması, meslek öğretiminin her derecede sağlanması ve yüksek öğrenim görenlerin artırılması. Avrupa'ya öğrenci gönderen çeşitli kurumların çabalarının tek elde toplanmasını da ister.

Ardından konuşmanın en çok bilinen bölümü gelir. Gazi, Türk milletine bütün emeklerini verimsiz bırakan zor yolun dışında "kolay bir okuma yazma anahtarı" verilmesi gerektiğini söyler. Bu anahtar, "Latin aslından alınan Türk alfabesi"dir. Yaz boyunca yapılan denemelerin, yeni harflerin Türkçeye ne kadar uygun olduğunu ve şehirde ve köyde yaşı ilerlemiş vatandaşların ne kadar kolay okuyup yazdığını "güneş gibi" ortaya çıkardığını vurgular. Harflerin Meclis kararıyla kanunlaşmasını, ülkenin yükselme çabalarında "başlı başına bir geçit" olarak niteler.

Konuşmanın son paragrafları bir çağrıdır. Harflerin kabulüyle her aydın vatandaşa bir görev düşmektedir: özel ve resmî hayatta karşılaşılan okuma yazma bilmeyen her kadın ve erkeğe öğretmek. Gazi, yüzyıllardır karşılanamamış bu ihtiyacın birkaç yıl içinde giderilmesini "gözlerimizi kamaştıran bir başarı güneşi" olarak tarif eder ve bu başarıyı hiçbir zaferin çizgileriyle karşılaştırılamayacak bir heyecan olarak anar.
Dikkat: yanlış bilinen
Konuşmanın tutanaktaki asıl dili 1928 Türkçesidir. Bugün yaygın olarak okunan metinler, bu konuşmanın sadeleştirilmiş biçimleridir. Kısa alıntılar bu sadeleştirilmiş metinden yapılmıştır; kelime seçimleri asıl tutanakla birebir aynı değildir, ancak anlam ve sıra korunmuştur.
Gazi Mustafa Kemal Amasya Garı'nda, 18 Eylül 1928
Gazi Mustafa Kemal Amasya Garı'nda, 18 Eylül 1928Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: This file is lacking author information. Dosya sayfası

Harf devriminin Meclis'teki programı

1928 açış konuşması, Harf Devrimi'nin bir kürsü konuşmasıyla başlamadığını, aylar süren bir hazırlığın Meclis'teki son halkası olduğunu gösterir. Yaz boyunca Dil Encümeni'nin çalışmaları, Sarayburnu'ndaki tanıtım ve Gazi'nin Anadolu ile Trakya'da yaptığı harf dersleri, konuşmadaki "denemelerin güneş gibi ortaya çıkardığı" sonuçların arka planıdır. Konuşmanın önemi, harf meselesini bir kültür tartışması olarak değil, eğitim, ekonomi ve kalkınma programının bir parçası olarak sunmasıdır.

Konuşmanın yapısı da bu açıdan dikkat çekicidir. Gazi deprem ve kuraklıktan borç anlaşmasına, demiryollarından sulamaya kadar uzanan uzun bir listeyi sabırla sayar; doruk noktasını ise sona saklar. Böylece harflerin kabulü, ülkenin bütün maddi sorunlarının çözümünde okuma yazmanın yaygınlaşmasının bir anahtar olduğu fikriyle birleşir.

Konuşmadaki bazı dilekler hemen gerçekleşmedi; Merkez Bankası iki yıl, Sivas-Erzurum hattı ise on yılı aşkın bir süre bekledi. Harfler ise üç gün sonra yürürlüğe girdi. 1 Ocak 1929'da açılan Millet Mektepleri, konuşmanın son paragrafındaki çağrının uygulamaya dönüşmüş hâlidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap