İçeriğe geç
Giriş yap
0

26 Ekim 1923: Taksim Stadı'nda millî takımın ilk maçı, Türkiye-Romanya 2-2

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt5 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Cumhuriyet'ten üç gün önce

26 Ekim 1923 Cuma günü İstanbul'daki Taksim Stadı'nda, Türkiye millî futbol takımı tarihindeki ilk resmî maçına çıktı. Rakip Romanya'ydı ve maç 2-2 berabere bitti. Türkiye'nin iki golünü de Zeki Rıza Sporel attı. Bu maçtan yalnızca üç gün sonra, 29 Ekim 1923'te, Ankara'da Cumhuriyet ilan edilecekti.

Bu tesadüf, Türk futbolunun da yeni devletle birlikte doğduğunu düşündüren sembolik bir anlam taşıyor. Aynı yıl kurulan futbol federasyonu, birkaç ay içinde FIFA'ya üye olmuş ve ilk millî maçını oynamıştı. Bu yazıda o yılın futbol tarihini ve Taksim Stadı'ndaki ilk maçı anlatıyoruz.
1923 yılında Türkiye millî futbol takımı
1923 yılında Türkiye millî futbol takımıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1922 Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kuruluşu; 1923 başı Futbol Heyet-i Müttehidesi'nin Şehzadebaşı'nda kuruluşu; 21 Mayıs 1923 Türkiye'nin FIFA'ya üye oluşu; 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması; 2 Ekim 1923 işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan ayrılışı; 26 Ekim 1923 Taksim Stadı'nda Türkiye-Romanya 2-2; 29 Ekim 1923 Cumhuriyet'in ilanı; 1924 Paris Olimpiyatları'nda Çekoslovakya maçı.

Federasyonun kuruluşu

Millî Mücadele'nin son aylarında, 1922'de Türk sporunu tek çatı altında toplayan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı kuruldu. Bunun ardından futbol için ayrı bir yapılanmaya gidildi. Yusuf Ziya Öniş'in başkanlığında, Şehzadebaşı'ndaki Letafet Apartmanı'nın salonunda yapılan toplantıda "Futbol Heyet-i Müttehidesi" adıyla ilk Türk futbol federasyonu kuruldu.

Federasyon kurulur kurulmaz uluslararası futbol federasyonu FIFA'ya başvurdu. 21 Mayıs 1923'te Türkiye, FIFA'nın 26. üyesi oldu. Bu tarih, Lozan görüşmelerinin sürdüğü günlere denk geliyordu. Ankara Hükûmeti henüz uluslararası alanda tam tanınmamışken, Türk futbolu bir uluslararası örgüte kabul edilmişti.

İşgalden kurtulan İstanbul'da bir maç

Maçın oynandığı İstanbul, birkaç hafta öncesine kadar işgal altındaydı. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'nın ardından işgal kuvvetleri şehirden çekildi ve 6 Ekim 1923'te Türk birlikleri İstanbul'a girdi. Ekim sonunda Taksim'de, artık bağımsız bir ülkenin millî takımı yabancı bir rakiple karşılaşıyordu.

Takımın başında Galatasaray'ın kurucusu Ali Sami Yen vardı. Türk futbolunun öncülerinden olan Ali Sami Yen, millî takımın ilk teknik sorumlusu olarak tarihe geçti. Kadro, İstanbul kulüplerinin oyuncularından oluşuyordu.
1923'te oynanan bir Galatasaray-Fenerbahçe maçı
1923'te oynanan bir Galatasaray-Fenerbahçe maçıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Maçta Türkiye'nin iki golünü atan Zeki Rıza Sporel, Fenerbahçe'nin efsanevi golcüsüydü. Millî takımın ilk golünü atan oyuncu olarak tarihe geçti. Zeki Rıza, sonraki yıllarda da millî formayı giydi ve Türk futbolunun ilk yıldızlarından biri olarak hatırlandı.

Romanya ile kurulan bağ

İlk maçın rakibi Romanya'ydı. İki ülke de Balkanlar'da yer alıyor ve Birinci Dünya Savaşı sonrası düzende kendi yerlerini arıyordu. Futbol, bu ilişkinin ilk somut adımlarından biri oldu. Türkiye ile Romanya, sonraki yıllarda Balkan Antantı içinde siyasi olarak da yakınlaşacaktı; futbol sahasında da sık sık karşılaştılar ve bu karşılaşmalar zamanla bir rekabete dönüştü.

Maçın sonucu 2-2 beraberlikti. Bu sonuç, yeni kurulan bir takım için başarılı sayıldı. Türk futbolu henüz amatör kulüplerin ve okul takımlarının dünyasındaydı; buna rağmen Avrupa'dan gelen bir rakiple eşit bir oyun çıkarıldı.

Kışla avlusundaki stat

Maçın oynandığı Taksim Stadı, bugünkü Taksim Gezi Parkı'nın bulunduğu alandaki eski Topçu Kışlası'nın iç avlusunda kurulmuştu. 1921'de açılan stat, uzun yıllar İstanbul'un en önemli futbol sahası oldu. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın büyük maçları, lig karşılaşmaları ve millî maçlar burada oynandı. Tribünleri kışlanın duvarlarına yaslanan, sınırlı kapasiteli bir sahaydı; ama o yıllarda İstanbul futbolunun kalbi burada atıyordu.

1930'ların sonunda İstanbul'un imar planı çerçevesinde Topçu Kışlası yıkıldı ve stat da ortadan kalktı. Kışlanın yerine bugünkü park yapıldı. Böylece Türkiye'nin ilk millî maçının oynandığı saha, şehrin değişen dokusu içinde kayboldu. İstanbul futbolu bundan sonra Dolmabahçe'de inşa edilen ve 1947'de açılan İnönü Stadı'na taşındı.

Taksim Stadı'nın tarihi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında sporun ne kadar sınırlı imkânlarla yapıldığını da gösteriyor. Soyunma odaları, tribünler ve saha koşulları bugünkü ölçülerle çok mütevazıydı. Buna rağmen binlerce seyirci maçları izlemek için kışlanın avlusunu dolduruyordu. Millî takımın ilk maçı da işte bu kalabalığın önünde oynandı.

Paris'e uzanan yol

Millî takımın ilk yurt dışı maçı 1924 Paris Olimpiyatları'nda oldu. Çekoslovakya ile oynanan bu maç 5-2 kaybedildi. Ama önemli olan, Türkiye'nin Selim Sırrı Tarcan'ın yeniden kurduğu olimpiyat cemiyeti sayesinde bu olimpiyatlara katılabilmesi ve futbol takımının uluslararası sahneye çıkmasıydı.

Sonraki yıllarda millî takım, özellikle Balkan ülkeleriyle düzenli maçlar yaptı. 1949'da Suriye'yi eleyerek 1950 Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandı, ancak Brezilya'ya gitmenin getireceği mali yük nedeniyle turnuvaya katılamadı. 1951'de Berlin'de Batı Almanya'yı 2-1 yenmesi ise o güne kadarki en büyük zaferi oldu.
18 Mayıs 1923'te oynanan bir maçtan görüntü
18 Mayıs 1923'te oynanan bir maçtan görüntüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Bazı yayınlarda millî takımın kuruluşu için farklı tarihler verilse de, Türkiye Futbol Federasyonu ve FIFA kayıtlarında millî takımın ilk resmî maçı 26 Ekim 1923 tarihli Türkiye-Romanya maçıdır. Daha önce oynanan karma maçlar ve işgal döneminde yabancı askerî takımlarla yapılan karşılaşmalar resmî millî maç sayılmaz.

Atatürk ve futbol

Atatürk spora, özellikle gençliğin yetişmesinde önemli bir araç olarak bakıyordu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında spor kulüplerinin desteklenmesi, okullarda beden eğitiminin örgütlenmesi ve stadyumların yapılması bu bakışın ürünüydü. Ankara'da 1936'da açılan 19 Mayıs Stadyumu, bu politikanın sembol yapılarından biri oldu. Millî takımın ilk maçının Cumhuriyet'in ilanına denk gelmesi de futbolun bu yeni devlet projesinin parçası olarak görülmesini kolaylaştırdı.

Bir maçın taşıdığı sembol

26 Ekim 1923'teki Türkiye-Romanya maçı, skor bakımından sıradan bir beraberlikti. Ama tarihin o anına yerleştirildiğinde başka bir anlam kazanıyor. İşgalden yeni kurtulmuş bir şehirde, birkaç gün sonra Cumhuriyet'i ilan edecek bir ülkenin takımı, uluslararası bir rakibin karşısına kendi bayrağıyla çıkıyordu.

Bu maç aynı zamanda Türk futbolunun kurumsallaşmasının da başlangıcıydı. Aynı yıl kurulan federasyon, FIFA üyeliği ve ilk resmî maç, birkaç ay içinde arka arkaya gerçekleşti. Ali Sami Yen gibi kulüp kurucularının, Yusuf Ziya Öniş gibi yöneticilerin ve Zeki Rıza gibi oyuncuların emeği, Türk futbolunu bir mahalle oyunundan uluslararası bir spora taşıdı.

Bugün millî takımın her maçında hissedilen heyecanın ilk kıvılcımı, Taksim Stadı'ndaki o ekim öğleden sonrasında yandı. Cumhuriyet'in ilanından üç gün önce oynanan bu maç, yeni devletin ilk uluslararası temsillerinden biri olarak hatırlanmayı hak ediyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap