İçeriğe geç
Giriş yap
0

Selim Sırrı Tarcan: Olimpiyat komitesi, voleybol ve "Dağ Başını Duman Almış"

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt5 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Bir beden eğitimcisinin uzun yolu

Okul bahçelerinde söylenen "Dağ başını duman almış, gümüş dere durmaz akar" dizelerini bilmeyen yoktur. Ama bu marşın Türkiye'ye nasıl geldiğini, onu İsveç'ten getiren kişinin aynı zamanda Türkiye'yi olimpiyat hareketine bağlayan, voleybolu okullara sokan ve ilk beden eğitimi öğretmenlerini yetiştiren bir insan olduğunu bilenler azdır. Bu kişi Selim Sırrı Tarcan'dır.

Mora'da doğan, Galatasaray'da yetişen, İsveç'te beden eğitimi okuyan Selim Sırrı, Osmanlı'nın son yıllarından Cumhuriyet'in ilk on yıllarına kadar Türk sporunun ve beden eğitiminin kurucu isimlerinden biri oldu. Cumhuriyet döneminde Beden Terbiyesi Başmüfettişi olarak okullardaki beden eğitimini örgütledi, ardından Ordu milletvekili olarak Meclis'e girdi. Bu yazıda onun çok yönlü hayatını anlatıyoruz.
Selim Sırrı Tarcan portresi
Selim Sırrı Tarcan portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 24 Mart 1874 Mora'da Yenişehir Feneri'nde doğum; 1876 babasının Karadağ'da şehit düşmesi; Galatasaray Mektebi'nde sekiz yıl; Mühendishane-i Berri Hümayun; 1908 ilk Millî Olimpiyat Komitesi; 28 Mayıs 1909 Berlin'deki IOC toplantısı; 1909-1911 İsveç'te beden eğitimi akademisi; 1911 "Terbiye ve Oyun" dergisi; 1912 Stockholm Olimpiyatları; 1922 Türkiye Millî Olimpiyat Cemiyeti'nin yeniden kuruluşu; 1924-1935 Beden Terbiyesi Başmüfettişliği; 1930 IOC üyeliğinden istifa; 1935-1946 Ordu milletvekilliği; 2 Mart 1957 İstanbul'da ölüm.

Mora'dan Galatasaray'a

Selim Sırrı, 24 Mart 1874'te Mora yarımadasındaki Yenişehir Feneri'nde doğdu. Babası Miralay Yusuf Bey, 1876'daki Karadağ muharebelerinde şehit düştü ve Selim Sırrı iki yaşında babasız kaldı. Aile İstanbul'a, asker olan dayısının yanına gitti. Dayısının da II. Abdülhamid yönetimine muhalefeti yüzünden sürgüne gönderilmesi üzerine Galatasaray Mektebi'ne yatılı öğrenci olarak yazıldı.

Galatasaray'da sekiz yıl okudu ve burada Ali Faik (Üstünidman) Bey'den jimnastik dersleri aldı. Bu dersler, hayatının yönünü belirledi. Ardından Mühendishane-i Berri Hümayun'u bitirdi. Bir süre Servet-i Fünun dergisinin spor bölümünü yönetti. Galatasaray'ın Fransız öğretmenlerinden Juery aracılığıyla modern olimpiyatların kurucusu Pierre de Coubertin ile tanıştı. Coubertin, Osmanlı Devleti'nin de olimpiyat hareketine katılmasını istiyordu.

İlk olimpiyat komitesi

1908'de II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte Selim Sırrı harekete geçti ve ilk Millî Olimpiyat Komitesi'ni kurdu. Komitenin başkanlığını gazeteci Ali İhsan (Tokgöz), genel sekreterliğini Selim Sırrı üstlendi. 28 Mayıs 1909'da Berlin'de yapılan Uluslararası Olimpiyat Komitesi toplantılarına katıldı.

Aynı yıl İsveç'e gitti ve Stockholm'deki Kraliyet Askerî Beden Eğitimi ve Jimnastik Akademisi'ne başladı. İsveç jimnastiği o yıllarda Avrupa'nın en saygın beden eğitimi sistemlerinden biriydi. 1911'de akademiyi bitirip yurda döndü ve beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl "Terbiye ve Oyun" adlı dergiyi çıkardı; bu, Osmanlı'da yayımlanan ilk spor dergilerinden biriydi.
Selim Sırrı Tarcan'ın koleksiyondan bir fotoğrafı
Selim Sırrı Tarcan'ın koleksiyondan bir fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
"Dağ Başını Duman Almış" marşının ezgisi, Selim Sırrı Tarcan'ın İsveç'ten getirdiği "Tre trallande jäntor" adlı şarkıdan uyarlanmıştır. Selim Sırrı bu şarkıyı marş biçimine sokarak Türkçe sözlerle okullara tanıttı. Marş, kuşaklar boyunca Türkiye'nin en çok bilinen gençlik şarkılarından biri oldu.

İsveç'ten gelen marş ve folklor

İsveç yılları Selim Sırrı'ya yalnızca jimnastik öğretmedi. Orada yerel kültürlerin nasıl derlendiğini, halk danslarının nasıl topluma kazandırıldığını gördü. Yurda dönünce bu deneyimi Türkiye'de uygulamaya başladı. Ege'den zeybek oyunlarını derleyerek İstanbul'un şehir toplumuna tanıttı. Bu çalışmalar, Türkiye'de folklor derlemeciliğinin ilk adımları arasında sayılır.

İsveç'ten getirdiği şarkılar arasında "Tre trallande jäntor" da vardı. Selim Sırrı bu ezgiyi marş formatına getirdi ve "Dağ Başını Duman Almış" doğdu. Marş, Cumhuriyet okullarının da vazgeçilmez şarkısı oldu ve bugün bile pek çok kişi onun bir İsveç şarkısından uyarlandığını bilmeden söyler.

Voleybol ve boks

Selim Sırrı Tarcan, Türkiye'de voleybolun okullardaki altyapısını kuran ilk isimdir. Bu sporu beden eğitimi derslerine soktu ve öğrencilerin takım oyunlarıyla tanışmasını sağladı. Boks sporunun Türkiye'ye girişinde de onun payı vardır. Boksu Galatasaray'daki edebiyat öğretmenlerinden Mösyö Goury'den öğrenmişti; ilk Türk boksörlerinden Sabri Mahir gibi isimlerin yetişmesinde etkili oldu.

Hayatı boyunca 58 kitap yazdı, 2500 makale yayımladı ve çoğu spor üzerine 1520 konferans verdi. Bu sayılar, onun beden eğitimini bir hayat davası olarak gördüğünü gösteriyor.
Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu
Selim Sırrı Tarcan Spor SalonuGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Cetorhinus. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Birinci Dünya Savaşı nedeniyle Osmanlı Devleti 1918'de Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nden çıkarıldı ve millî komite dağıldı. 1922'de, Millî Mücadele henüz sürerken, Selim Sırrı'nın çabalarıyla Türkiye Millî Olimpiyat Cemiyeti yeniden kuruldu ve başkanlığına o seçildi. Bu sayede Türkiye 1924 Paris Olimpiyatları'na katılabildi.

Cumhuriyet'in beden terbiyesi

Cumhuriyet'in ilanından sonra Selim Sırrı, 1924'te Beden Terbiyesi Başmüfettişi oldu ve bu görevi 1935'e kadar sürdürdü. Bu on bir yıl, Türkiye'de okullardaki beden eğitiminin örgütlendiği yıllardı. Atatürk'ün sağlıklı ve güçlü bir gençlik hedefi, beden eğitimini Cumhuriyet eğitiminin ayrılmaz bir parçası haline getirmişti. Selim Sırrı, bu hedefin okullardaki uygulayıcısı oldu.

Olimpiyat hareketinde ise zor günler yaşadı. 1925'teki olimpiyat kongresinin konuşmalarını yayımladı ve amatörlük konusunda sert görüşler dile getirdi. 1926'da bu görüşleri yüzünden Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı tarafından kınandı. Bunun üzerine Millî Olimpiyat Komitesi başkanlığından çekildi ve 1930'da Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyeliğinden de istifa etti.

Meclis yılları

1935'te başmüfettişlikten emekli olan Selim Sırrı Tarcan, aynı yılki seçimlerde Ordu milletvekili olarak Meclis'e girdi. V., VI. ve VII. dönemlerde milletvekilliği yaptı. Meclis'te de beden eğitimi ve spor konularında söz aldı. 2 Mart 1957'de İstanbul'da öldü. Bugün Ankara'daki büyük spor salonlarından biri onun adını taşıyor.

Bedenin de eğitilmesi gerektiğine inanan adam

Selim Sırrı Tarcan'ın hayatı, Türkiye'de beden eğitiminin nasıl bir mücadele sonucunda bugünkü yerine geldiğini gösteriyor. Onun gençliğinde jimnastik, pek çok kişinin gözünde gereksiz bir uğraştı. Selim Sırrı ise sağlıklı bir bedenin sağlıklı bir zihin kadar önemli olduğuna inanıyordu ve bunu kitaplarıyla, konferanslarıyla, öğrettiği derslerle anlatmaya çalıştı.

Coubertin ile tanışması, onu uluslararası bir hareketin parçası yaptı. Türkiye'nin olimpiyatlara katılması, bir sporcu kafilesi göndermenin ötesinde, yeni bir devletin dünya spor ailesinde yer alması anlamına geliyordu. 1922'de, Ankara'da Büyük Taarruz'un hazırlıkları sürerken İstanbul'da olimpiyat cemiyetini yeniden kurması, onun bu hedefe ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.

Belki de en kalıcı mirası, okul bahçelerinde hâlâ söylenen marştır. İsveç'ten getirilen bir ezginin Türk çocuklarının ortak şarkısı olması, onun kültürler arasında kurduğu köprünün en güzel örneği. Selim Sırrı Tarcan, Cumhuriyet'in sporcu gençlik idealinin ilk ve en emektar öğretmenlerinden biriydi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap