Üsküdar'dan Çanakkale'ye bir çocukluk
Reşat Nuri, 25 Kasım 1889'da İstanbul'un Üsküdar semtinde doğdu. Babası askerî tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dı. Kız kardeşi Reşide çok genç yaşta öldüğü için tek çocuk olarak büyüdü. Babasının askerî doktor olması, ailenin sık sık şehir değiştirmesine yol açtı. İlk öğrenimine Çanakkale'de başladı.Çanakkale'deki evlerinde babasının zengin bir kütüphanesi vardı. Küçük Reşat Nuri'yi kitaplara yönelten bu kütüphane oldu. Çocukluğunda okuduğu Fatma Aliye Hanım'ın Udi adlı romanı, onu edebiyata heveslendiren eserler arasına girdi. Daha sonra İzmir'deki ve İstanbul'daki Saint Joseph liselerinde okudu; Fransızcayı burada iyi öğrendi. 1912'de Darülfünun Edebiyat Şubesi'nden mezun oldu.

Tarih notu
Kronoloji: 25 Kasım 1889 Üsküdar'da doğum; 1912 Darülfünun Edebiyat Şubesi'nden mezuniyet; 1912-1927 Bursa ve İstanbul'da öğretmenlik ve müdürlük; 1917 Eski Ahbap; 1922 Çalıkuşu'nun Vakit'te tefrikası; 1927 maarif müfettişliği; 1928 Yeşil Gece; 1930 Yaprak Dökümü; 1939-1946 Çanakkale milletvekili; 1947 başmüfettişlik; 1950 Paris'te UNESCO görevi; 7 Aralık 1956 Londra'da ölüm.
Öğretmen Reşat Nuri
Mezuniyetinden sonra on beş yıl boyunca öğretmenlik yaptı. Bursa Sultanisi'nde, İstanbul'da Vefa Sultanisi'nde, İstanbul Erkek Lisesi'nde, Çamlıca ve Erenköy kız liselerinde, Kabataş ve Galatasaray liselerinde Fransızca ve Türkçe öğretmenliği, bazılarında müdürlük yaptı. Bu yıllar, onun romanlarındaki öğretmen karakterlerin ve okul sahnelerinin kaynağı oldu.Yazı hayatına Birinci Dünya Savaşı'nın son yıllarında başladı. 1917'de uzun bir öykü olan Eski Ahbap, Diken dergisinde yayımlandı. 1918-1919'da Zaman gazetesinde tiyatro eleştirileri yazdı. Hançer ve Eski Rüya gibi sahne eserleri kaleme aldı. Ama onu geniş okur kitlesine tanıtan eser, 1922'de geldi.
1922: Çalıkuşu
Çalıkuşu, 1922'de Vakit gazetesinde tefrika edildi. Romanın kahramanı Feride, İstanbul'da Fransız okulunda okumuş, yaramaz ve neşeli bir genç kızdır. Nişanlısının kendisini aldattığını öğrenince evden kaçar ve Anadolu'da öğretmenlik yapmaya başlar. Roman, Feride'nin Anadolu'nun farklı kasabalarında geçen öğretmenlik yıllarını, karşılaştığı insanları, yoksulluğu ve yalnızlığı onun hatıra defteri biçiminde anlatır.Çalıkuşu'nun yayımlandığı yıl, Millî Mücadele'nin son ve en çetin yılıydı. Roman, İstanbul okurunun Anadolu'yu bir genç kadının gözünden tanımasını sağladı. Feride'nin özverili öğretmen kimliği, Cumhuriyet'in ilk yıllarında idealist öğretmen tipinin simgesi hâline geldi. Roman sonraki yıllarda defalarca basıldı, sinemaya ve televizyona uyarlandı.

Ek bilgi
Reşat Nuri, roman yazma yöntemini 1933'te bir dergiye verdiği söyleşide anlatmıştı. Bir konunun ya da bir insan tipinin aklına geldiğini, ama hemen yazmaya başlamadığını, konuyu zihninde uzun süre bir hamur gibi kabarmaya bıraktığını söyler. Yazmaya başlamadan önce romanın nasıl biteceğini kararlaştırdığını, ama yazarken kişilerin çoğu zaman kimlik değiştirdiğini ve beklenmedik olayların ortaya çıktığını ekler.
Maarif müfettişi: Anadolu'yu dolaşan yazar
1927'de maarif müfettişi oldu. Bu görev, onun Anadolu'yu baştan sona dolaşmasını, okulları, öğretmenleri ve kasaba hayatını yakından görmesini sağladı. Müfettişlik yıllarında Dil Heyeti'nin bazı çalışmalarına da katıldı. Aynı yıl, Erenköy Lisesi'nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım'la evlendi; tek çocukları Ela 1941'de doğdu.Müfettişlik deneyimi, Cumhuriyet döneminde yazdığı romanlara doğrudan yansıdı. 1928'de yayımlanan Yeşil Gece, bir kasabada öğretmenlik yapan Şahin Efendi'nin, eğitim yoluyla toplumu değiştirme mücadelesini anlatır. 1930'da yayımlanan Yaprak Dökümü ise İstanbul'da emekli bir memurun ailesinin, değişen değerler karşısında dağılışını konu alır. Bu iki roman, Cumhuriyet'in ilk on yılındaki toplumsal dönüşümün iki farklı yüzünü gösterir.
Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi ve diğerleri
Reşat Nuri, sonraki yıllarda Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi, Bir Kadın Düşmanı, Gökyüzü, Kızılcık Dalları, Değirmen ve Miskinler Tekkesi gibi romanlar yazdı. Bu romanlarda aşk, aile, ahlak, eğitim ve birey ile toplum arasındaki çatışma işlenir. Çalıkuşu ile Dudaktan Kalbe'yi yazdığı İzmir'deki ev, bugün Reşat Nuri Güntekin Evi adıyla kütüphaneye dönüştürülmüştür.1923-1924'te arkadaşlarıyla birlikte Kelebek adlı haftalık bir mizah dergisi çıkardı. 1929'da Émile Zola'nın Dreyfus davasını anlatan Hakikat adlı romanını Türkçeye çevirdi. 1930'da okullar için Türk Kıraati'ni, 1935'te ise Fransızca-Türkçe bir resimli sözlük yayımladı.

Milletvekilliği ve Paris yılları
1939'da Çanakkale milletvekili olarak Büyük Millet Meclisi'ne girdi ve 1946'ya kadar bu görevde kaldı. Ardından yeniden müfettişliğe döndü ve 1947'de başmüfettiş oldu. Aynı yıl Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. 1950'de UNESCO Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti, kültür ataşesi olarak çalıştı. 1954'te yaşı nedeniyle bu görevden ayrıldı ve bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun edebî kurulunda bulundu.Dikkat: yanlış bilinen
Reşat Nuri'nin eserlerinde eğitimci karakterlerin idealize edilmesi, Cumhuriyet'in yenilikçi değerlerini yayma çabası olarak değerlendirilir. Bu yön, onun romanlarını bazı eleştirmenlerin gözünde didaktik kılsa da, aynı romanlar bir geçiş dönemi toplumunun insan manzaralarını çizmedeki başarılarıyla bugün de okunmaktadır.
Ölüm ve hatıra
Akciğer kanseri teşhisi konulan Reşat Nuri, tedavi için Londra'ya gitti ve orada 7 Aralık 1956'da hayatını kaybetti. 13 Aralık 1956'da İstanbul'da Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Levent'te oturduğu sokağa Çalıkuşu adı verildi; İzmir'deki evinin bulunduğu mahalle de Çalıkuşu adını aldı. Büyükada'da yaşadığı evin cephesi korunmaktadır.Anadolu'yu İstanbul'a tanıtan kalem
Reşat Nuri Güntekin, Millî Edebiyat akımının halka ve Anadolu'ya yönelme çağrısını romanda en başarılı biçimde gerçekleştiren yazarlardan biri sayılır. Çalıkuşu'nda Feride'nin gözünden Anadolu kasabalarını, öğretmenlik yıllarını ve yalnızlığı anlatırken, okurlarına bilmedikleri bir ülkeyi tanıttı. Öğretmen ve müfettiş olarak geçen otuz yılı aşkın meslek hayatı, onun romanlarına sahici bir gözlem zenginliği kattı.Cumhuriyet döneminde yazdığı Yeşil Gece ve Yaprak Dökümü, toplumsal değişimin iki yüzünü gösterdi: eğitimle gelen aydınlanma umudu ve değişen değerler karşısında sarsılan aileler. Atatürk döneminin eğitim seferberliği, Reşat Nuri'nin kaleminde idealist öğretmen tipiyle somut bir yüz kazandı. Sade ve sıcak dili, kişilerine sevgiyle yaklaşan anlatımı, onu kuşaklar boyunca en çok okunan Türk romancılarından biri yaptı.