İçeriğe geç
Giriş yap
0

Ebu Tellul Muharebesi (14 Temmuz 1918): Ürdün Vadisi'nde Alman ve Osmanlı son taarruzu

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt10 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Filistin Cephesi'nin son taarruzu

Ebu Tellul Muharebesi (İngiliz resmî adlandırmasında "Abu Tellul Çatışması"), Birinci Dünya Savaşı'nın Sina ve Filistin Cephesi'nde 14 Temmuz 1918'de yapıldı. Alman ve Osmanlı kuvvetleri, Şubat 1918'de Eriha'nın alınmasından beri İngilizlerin elinde bulunan Ürdün Vadisi'ndeki İngiliz İmparatorluğu garnizonuna saldırdı. İngilizce Wikipedia'nın Battle of Abu Tellul maddesine göre bunlar, bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı yapılan son saldırılardı. Bu yazı söz konusu maddeye ve İngilizce Wikipedia'nın British occupation of the Jordan Valley maddesine dayanır.
Ebu Tellul savunma mevzileri, 1918
Ebu Tellul savunma mevzileri, 1918Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Ebu Tellul neden önemliydi?

Ebu Tellul, Ürdün Nehri'nin batı yakasına yakın stratejik bir sırttı; kuzeyindeki Musallabe sırtıyla birlikte Ürdün Vadisi'ndeki İngiliz savunma hattında ileriye çıkıntı yapan bir bölge oluşturuyordu. Avustralya ve Yeni Zelanda garnizonu burada aralarında 400 ile 1.000 yarda (yaklaşık 370-910 metre) mesafe bulunan, kazılmış ya da taştan örülmüş mevziler kurmuş, aradaki dar vadileri dikenli tellerle kapatmıştı.

İngilizce maddeye göre saldırının amacı, Ürdün Vadisi'ndeki İngiliz kuvvetlerini Yahudiye tepelerinde cephe hattını tutan piyadeden ayırmaktı. Başarılı olsaydı İngilizlerin Ürdün ve Lut Gölü bölgesindeki denetimi sarsılacak, Korgeneral Harry Chauvel'in kuvvetleri vadiden çıkarılacak ve üçüncü bir Ürdün ötesi saldırı tehlikesi ortadan kalkacaktı. Madde, böyle bir sonucun Osmanlı 8., 7. ve 4. Ordularının kısalan hattı güçlendirmesine ve Allenby'nin Eylül'de Megiddo'da yapacağı taarruzu çok zorlaştırmasına yol açabileceğini yazar.

Alman-Osmanlı ilişkilerinde gerginlik

Madde, bu dönemde iki müttefik arasındaki ilişkilerin bozulduğunu da anlatır. Filistin'deki Osmanlı ordusunun bazı kesimleri, bazı Alman birliklerinin Kafkasya'ya gönderildiğine inanıyordu. Madde, aslında Filistin'den Kafkasya'ya Osmanlı birliği çekilmediğini, 1918'de Doğu Anadolu'ya gönderilen bir tümen ve bir alayın İstanbul'dan gittiğini, hatta Kafkasya'dan Filistin'e 2. Kafkas Süvari Tümeni ve 37. Tümen gibi önemli takviyeler geldiğini belirtir. Yine de üç yıllık savaşta gelişen samimi ilişkiler, Mayıs 1918'de Enver Paşa'nın Brest-Litovsk Antlaşması'nı çiğneyerek Gürcistan'daki Osmanlı varlığını genişletmesiyle ciddi biçimde zedelendi.

Taraflar

Saldıran kuvvet Alman 702. ve 703. taburları, 146. Alay'dan bir tabur, 11. Jäger Alayı'ndan bir bölük, Osmanlı 24. ve 53. Tümenleri, Osmanlı 32., 58. ve 163. Alayları ile 3. Süvari Tümeni'nin iki alayından oluşuyordu. Kuvvetin içinde 42 otomatik tüfekle donatılmış 100 kişilik bir Alman grubu da vardı.

Ebu Tellul kesimini 1. Hafif Süvari Tugayı'nın iki alayı tutuyordu: 2. Hafif Süvari Alayı "Musallabe", "Maskera", "The Bluff" ve "Vyse" mevzilerini; 3. Hafif Süvari Alayı ise "Vale", "View", "Vaux", "Zoo" ve "Zeiss" mevzilerini savunuyordu. 1. Hafif Süvari Alayı tugay ihtiyatıydı. Ürdün üzerindeki köprübaşları ise Alwar ve Patiala piyade taburları ile 2. Atlı Tümen'e bağlı 14. ve 15. (İmparatorluk Hizmeti) Süvari Tugayları tarafından tutuluyordu.
Ürdün Vadisi'nde 9. Avustralya Hafif Süvari Alayı
Ürdün Vadisi'nde 9. Avustralya Hafif Süvari AlayıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Not stated at source. Dosya sayfası

14 Temmuz sabahı

Saldırı gece boyu iki tarafın uzun menzilli topçu ateşiyle başladı. İngilizce maddeye göre 14 Temmuz Pazar sabahı saat 04.00'te 17 Alman uçağı Ürdün Vadisi garnizonunu bombaladı ve onlarca kayba yol açtı. O gün gölgede en yüksek sıcaklık 115 Fahrenhayt (46 °C) olarak kaydedildi.

Saat 03.30'da Vadi el-Auca'yı koruyan Musallabe çıkıntısına iki buçuk taburluk 1.250 Alman askeri saldırdı. Merkezdeki Alman taburları önemli bir ilerleme kaydederek Ebu Tellul'u aştı, Ebu Tellul Doğu'da bir mevzi kurdu ve The Bluff'a kadar ilerledi. Bu hareket Vyse, Musallabe, The Bluff ve Ebu Tellul Doğu'daki hafif süvari mevzilerini karargâhlarından kopardı. Ancak maddeye göre kuşatılan mevziler direndi ve birbirini destekleyen mevzilerden açılan çapraz ateş, Almanları önden, yandan ve arkadan vurdu. Kanatlardaki Osmanlı birlikleri Alman saldırısını güçlü biçimde destekleyemedi.

Sol kanatta Osmanlı 32. Alayı Musallabe'ye cepheden saldırdı ve bir mevziyi aldı, ancak bu mevzi kısa süre sonra geri alındı. Musallabe'ye yapılan üç saldırı da makineli tüfek ateşiyle ağır kayıpla püskürtüldü ve yaklaşık 200 ölü bırakıldı. Saat 04.30'da ihtiyattaki 1. Hafif Süvari Alayı karşı taarruza geçti. Topçu desteğiyle yapılan bu karşı saldırılarda çok sayıda Alman askeri teslim oldu. Bu sırada 1. Hafif Süvari Alayı ve Wellington Atlı Tüfek Alayı Ebu Tellul sırtının iki yanından ilerleyerek kalan saldırganları çıkardı ve hattı yeniden kurdu; Yeni Zelanda Atlı Tüfek Tugayı'nın geri kalanı da ilk hattın 1.000 yarda önüne kadar araziyi temizledi.
Dikkat: yanlış bilinen
Esir ve kayıp sayıları maddenin farklı bölümlerinde farklı verilir. Muharebe anlatımında bir yerde 380 Alman ve yaklaşık 200 Osmanlı esirden söz edilir. Başka bir yerde Musallabe, Ebu Tellul ve Vadi Mellaha'daki altı buçuk saatlik çatışmada 425 ile 448 arasında esir alındığı, bunların 358 ile 377 arasının Alman olduğu yazılır. Kayıplar bölümünde ise toplam 540 esir (377 Alman ve 71 Osmanlı) ve 1.000'e kadar kayıp verildiği belirtilir; oysa 377 ile 71'in toplamı 448'dir. İngiliz İmparatorluğu kuvvetlerinin kaybı bir yerde hafif süvari için 108, toplamda ise 189 olarak verilir. Maddede ayrıca sıcaklığın "7 Ağustos civarında" yükselmeye başladığı yazılır; muharebe Temmuz'da olduğundan bu tarih bir yazım hatası olabilir.

Ürdün'ün doğusunda süvari çatışması

Bu saldırılar Ürdün'ün batı yakasında sürerken, doğu yakada Osmanlı Kafkas Süvari Tugayı'nın 9. ve 11. Süvari Alayları ile 7. Süvari Alayı'ndan bir bölük El Hinu geçidine doğru ilerledi. İngilizce maddeye göre Jodhpur mızraklı süvarileri Osmanlı süvarilerine hücum ederek elli esir aldı, ancak makineli tüfek ateşi altında 125 kişiden yirmi sekizini kaybetti. Gün içinde Mysore mızraklıları, Poona Horse ve Sherwood Rangers Yeomanry de saldırdı; Tümgeneral H. J. M. Macandrew komutasındaki bu kuvvet 100 esir aldı ve seksen süvari kaybetti. Osmanlı esirleri arasında altı subay, dört bölük komutanı ve seksen altı er vardı.
Ek bilgi
İngilizce maddeye göre Ebu Tellul'da esir alınan Alman askerleri, kanatlarını güçlü biçimde desteklemesi gereken Osmanlı müttefikleri tarafından yüzüstü bırakıldıklarını iddia etti. Yıldırım Ordular Grubu komutanı Liman von Sanders ise, maddenin aktardığına göre, aynı alayların birkaç ay önce Mart ve Nisan'daki Ürdün ötesi saldırılarda iyi savaştığını biliyordu ve sonradan 14 Temmuz olaylarının Türk birliklerinin savaş gücündeki düşüşü kendisine hiçbir şeyin bu kadar açık göstermediğini yazdı.
İtilaf komutanlarının Ürdün kıyısındaki toplantısı, 1918
İtilaf komutanlarının Ürdün kıyısındaki toplantısı, 1918Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: C. Guy Powles (1872–1951)[1] The original uploader was RoslynSKP at English Wikipedia. Dosya sayfası

Sonrası

İngilizce maddeye göre bu zafer, İngiliz kuvvetlerinin savunmadaki gücünü de gösterdi; Sina ve Filistin Cephesi'nde Alman piyadesinin hücum kıtası olarak saldırdığı tek olaydı. Chauvel de Alman piyadesinin bu ağır yenilgisi hakkında görüş bildirdi. 16 Temmuz gece saat 01.00'de başlayan Osmanlı topçu ateşinde Ebu Tellul ve Musallabe'deki 1. Hafif Süvari Tugayı mevzilerine 1.500'den fazla mermi atıldı; özellikle atlar arasında ağır kayıplar oldu.

British occupation of the Jordan Valley maddesi de 14 Temmuz'da Alman ve Osmanlı kuvvetlerinin iki saldırı yaptığını özetler: tepelerde Avustralya hafif süvarisinin tuttuğu çıkıntıya yapılan ve ağırlıklı olarak Alman olan kuvvetin bozguna uğradığı saldırı ile Ürdün'ün doğusundaki ovada Osmanlı süvarisinin saldırısı. Aynı madde, Temmuz başında Ürdün Vadisi'ne bakan tepelerdeki Osmanlı kuvvetlerinin önemli topçu takviyesi aldığını ve İngiliz birliklerini düzenli olarak topa tuttuğunu yazar.
Tarih notu
Ebu Tellul kronolojisi: Şubat 1918 Eriha'nın alınması ve Ürdün Vadisi'nin işgali. 11 Nisan 1918 Musallabe'ye ilk Osmanlı saldırısı. Mart ve Nisan 1918 iki Ürdün ötesi İngiliz saldırısı. Mayıs 1918 Enver Paşa'nın Gürcistan politikası ve Alman-Osmanlı gerginliği. 14 Temmuz 1918 saat 03.30 Musallabe'ye saldırı, 04.00 Alman uçaklarının bombardımanı, 04.30 Avustralya karşı taarruzu. 16 Temmuz Osmanlı topçu ateşi. 19 Eylül 1918 Megiddo Muharebesi'nin başlaması.
Bu muharebeden yalnızca iki ay sonra, 19 Eylül 1918'de, bu cephedeki savaşı bitiren Megiddo Muharebesi başladı. Ebu Tellul, Filistin Cephesi'nde Alman ve Osmanlı kuvvetlerinin yaptığı son büyük saldırı girişimi olarak kayıtlara geçti.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap