İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yusuf Akçura (1876-1935): Simbirsk'ten Fizan sürgününe, "Üç Tarz-ı Siyâset" ve Türk Tarih Kurumu'nun başkanlığına

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt5 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Yusuf Akçura (2 Aralık 1876 - 11 Mart 1935), Türkçe Vikipedi'ye göre Türkçülük akımının önde gelen temsilcilerinden bir yazar ve siyasetçiydi; Türk Tarih Kurumu'nun kurucu üyelerindendi. 1904'te yayımladığı Üç Tarz-ı Siyâset makalesi Türkçülüğün manifestosu kabul edilir. TBMM'nin 2., 3. ve 4. dönemlerinde İstanbul, 1935'te ise Kars milletvekili oldu. İngilizce Wikipedia onu Tatar kökenli, önde gelen bir siyasetçi, yazar ve ideolog olarak tanıtır.
Yusuf Akçura portresi
Yusuf Akçura portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Simbirsk'ten İstanbul'a

Türkçe Vikipedi'ye göre 2 Aralık 1876'da Rusya'daki Simbirsk'te (bugünkü Ulyanovsk) doğdu. Kazan'a göç etmiş Kırım Türklerinden aristokrat bir aileden geliyordu. Babası çuha fabrikası sahibi Hasan Bey, annesi Bibi Kamer Banu Hanım'dı. İki yaşında babasını kaybetti. Annesi bir kaza geçirip yatağa düşünce 1883'te İstanbul'a göç ettiler. Annesi İstanbul'da Dağıstanlı Osman Bey ile evlendi; Osman Bey Yusuf'un eğitimiyle yakından ilgilendi ve onu askerliğe yöneltti. İngilizce madde, annesiyle Osmanlı Devleti'ne göç ettiğinde yedi yaşında olduğunu belirtir.

Harbiye ve Fizan sürgünü

Türkçe maddeye göre Kuleli Askerî Lisesi'nden sonra 1895'te Harp Okulu'na girdi. Harbiye yıllarında Necip Asım, Veled Çelebi ve Bursalı Tahir Bey'in Türkçülük yazıları ile İsmail Gaspıralı'nın Bahçesaray'da çıkan Tercüman gazetesi düşüncelerini şekillendirdi. 1897'de Malumat dergisinde ilk makalesini yayımladı. İkinci sınıfta Türkçülük hareketlerine katıldığı için 45 gün ceza aldı. Erkân-ı Harbiye sınıfına ayrıldıktan sonra askerî mahkeme tarafından müebbet olarak Fizan'a sürgün edildi ve askerlikten uzaklaştırıldı. Sürgün edilen 83 kişiyle birlikte 1899'da Trablusgarp'a vardı; onları Fizan'a gönderecek yol parası bulunamadığı için Trablusgarp'ta hapsedildiler.
Dikkat: yanlış bilinen
Sürgünün tarihleri iki dilde farklı verilir. Türkçe Vikipedi Trablusgarp'a varışı 1899'a koyar. İngilizce Wikipedia ise 1896'da Jön Türk hareketine üye olmakla suçlanıp sürgün edildiğini ve 1899'da kaçarak Paris'e geçtiğini yazar. Kazan dönemi için Türkçe madde amcasının yanına Kazan'a gittiğini, İngilizce madde ise Simbirsk yakınlarındaki Zöyebaşı'na yerleştiğini söyler.

Paris ve Kazan

Türkçe Vikipedi'ye göre Paris'te üç yıl Siyasal Bilgiler Okulu'na devam etti. Ulus kavramı üzerinde duran Albert Sorel gibi hocalardan ders aldı ve "Osmanlı Devleti Kurumlarının Tarihi Üstüne Bir Deneme" teziyle üçüncülükle mezun oldu. İngilizce madde, Paris'te İttihat ve Terakki sürgünlerinin çıkardığı Meşveret'e yazdığını belirtir. İstanbul'a dönmesi yasak olduğundan 1903'te Kazan'a gitti ve dört yıl tarih, coğrafya ve edebiyat öğretmenliği yaptı. Gaspıralı İsmail Bey ve Abdürreşit İbrahimof gibi isimlerle 1905'te Rusya Müslümanları İttifakı'nı kurdu; Türkçe maddeye göre Kuzey Türkleri bu parti sayesinde ilk kez Duma'ya temsilci gönderdi. 1907'de tutuklanmak üzereyken II. Meşrutiyet'in ilanını öğrendi ve 1908 Ekim'inde İstanbul'a geçti.

Üç Tarz-ı Siyâset

Kazan'da yazdığı ve 1904'te Kahire'de çıkan "Türk" gazetesinde yayımlanan bu 32 sayfalık makalede Akçura, Türkçe maddeye göre Osmanlı'nın toparlanması için Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük olmak üzere üç yol bulunduğunu ve en uygununun Türkçülük olduğunu savundu. Osmanlıcılığı uygulanamaz bularak reddetti. İslam'ın Türkçülükte bulunmayan "kuvvetli teşkilât ve heyecan" sahibi olduğunu, ama Hristiyanlık örneğindeki gibi milliyetlerin gelişmesine izin verecek biçimde değişmesi gerektiğini ileri sürdü. Türkçe madde onun, Ziya Gökalp'ın devletçi milliyetçiliğinden farklı olarak alt sınıfları da kapsayan sosyal içerikli bir milliyetçilik tasarladığını yazar.
Yusuf Akçura ve Arif Kerimi, 1912
Yusuf Akçura ve Arif Kerimi, 1912Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bahaettin Rahmi Bediz. Dosya sayfası

Türk Derneği'nden Türk Ocağı'na, Rusya'ya

İstanbul'da Darülfünun'da ve Mülkiye Mektebi'nde tarih dersleri verdi; bütün ısrarlara rağmen İttihat ve Terakki'ye girmedi. Türkçe maddeye göre 25 Aralık 1908'de Türk milliyetçiliğine dayanan ilk dernek olan Türk Derneği'nin kurucuları arasındaydı; derneğin yerine 18 Ağustos 1911'de Türk Yurdu Derneği kuruldu. İngilizce maddeye göre 1915'te Ahmet Ağaoğlu ve Ali Hüseyinzade ile Rusya'daki Türk-Tatar Müslümanların haklarını savunan bir komite kurdu. Temmuz 1916'da Zürih'te Lenin ile görüşerek devrimcilerin Türk halkları için ne düşündüğünü öğrenmek istedi. 1918'de Rusya'daki Osmanlı esirlerini kurtarmak için Hilâl-i Ahmer temsilcisi olarak Rusya'ya gitti ve bir yıl kaldı.

Millî Mücadele ve Cumhuriyet

Türkçe Vikipedi'ye göre 1919'da dönünce Millî Türk Fırkası'na katıldı ve aynı yılın sonunda İngilizler tarafından tutuklandı. 1920'de hapisten çıkınca Selma Hanım ile evlendi ve Millî Mücadele'ye katılmak için Anadolu'ya geçti; Hariciye Vekâleti'nde genel müdür olarak çalıştı. 1923'te İstanbul mebusu seçildi ve Kurtuluş Savaşı'ndan sonra TBMM adına İstanbul'u İtilaf temsilcilerinden teslim aldı. İngilizce madde, Türk kimliğini etnik terimlerle tanımladığını, ulusal ekonomi ve laik bir Türkiye istediğini, bu konuda Gökalp ile ayrıştığını ve Atatürk'e büyük ölçüde yakın durduğunu yazar.
Tarih notu
2 Aralık 1876: Simbirsk'te doğum. 1883: İstanbul'a göç. 1895: Harp Okulu. 1904: Üç Tarz-ı Siyâset. 1908: İstanbul'a dönüş, Türk Derneği. 1923: İstanbul mebusu. 1925: Ankara Hukuk Mektebi'nde ders. 1932: Türk Tarih Kurumu başkanı. 11 Mart 1935: İstanbul'da ölüm.

Tarih Kurumu ve son yılları

Türkçe maddeye göre 1925'te Ankara Hukuk Mektebi'nde siyasi tarih dersleri vermeye başladı ve Mustafa Kemal'in kültür ve siyaset danışmanı olarak çalıştı. 1931'de Mustafa Kemal tarafından Türk Tarih Kurumu'nun kuruluşunda görevlendirildi ve ertesi yıl kurumun başına getirildi; Birinci Türk Tarih Kongresi'ni yönetti. 1933 üniversite reformundan sonra İstanbul Üniversitesi'nde siyasi tarih profesörü oldu. Kongrede sunduğu tebliğde "Tarih mücerret bir ilim değildir. Tarih hayat içindir" dediği aktarılır. Kars milletvekiliyken 11 Mart 1935'te geçirdiği kalp krizi sonucunda İstanbul'da öldü ve Edirnekapı Şehitliği'ne gömüldü.
Ek bilgi
Milletvekilliği yılları kaynaklarda farklı ifade edilir. İngilizce Wikipedia, 1923'ten 1934'e kadar İstanbul, 1934'te Kars milletvekili seçildiğini yazar; Türkçe Vikipedi ise 5. dönemde 1935'te Kars milletvekili olduğunu belirtir.
Akçura'nın gömüldüğü Edirnekapı Şehitliği
Akçura'nın gömüldüğü Edirnekapı ŞehitliğiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Sadrettin. Dosya sayfası

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap