İçeriğe geç
Giriş yap
0

Gül Baba Türbesi: Budapeşte'nin Gül Tepesi'ndeki Osmanlı dervişinin hikâyesi

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Budapeşte'nin Tuna'ya bakan tepelerinden birinde, sekizgen planlı küçük bir Osmanlı türbesi bulunur. Bu türbe, 1541'de Budin'in Osmanlı yönetimine geçmesinden kısa süre sonra vefat eden derviş Gül Baba'ya aittir. Gül Baba'nın türbesi, Avrupa'nın en kuzeydeki İslam ziyaretgâhlarından biri kabul edilir ve yüzyıllar boyunca Müslüman ziyaretçilerin uğrak yeri oldu. Türbenin bulunduğu tepe, bugün Macarcada "Gül Tepesi" anlamına gelen Rózsadomb adıyla anılır. Bu yazıda, Gül Baba'nın hikâyesini ve türbesinin yüzyıllar boyunca nasıl korunduğunu anlatıyoruz.
Budapeşte'deki Gül Baba Türbesi
Budapeşte'deki Gül Baba TürbesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Varius. Dosya sayfası

Gül Baba kimdi?

Gül Baba'nın hayatı hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Onun bir Bektaşi dervişi olduğu ve Kanuni Sultan Süleyman'ın 1541 Budin seferine katıldığı kabul edilir. Gül Baba, Budin'in ele geçirilmesinden kısa süre sonra, Eylül 1541'de vefat etti. Bir rivayete göre Gül Baba'nın cenaze namazı, Budin'in büyük kilisesinden dönüştürülen camide kılındı ve Kanuni Sultan Süleyman da cenazede bulundu.

"Gül Baba" adının kaynağı hakkında farklı anlatımlar vardır. Bir anlatıma göre derviş, sarığına her zaman bir gül takardı. Bir başka anlatıma göre ise Budin'e gülü getiren kişi oydu. Bu anlatımlar, Gül Baba'nın Macar halk kültüründe de bir efsane kahramanına dönüşmesine yol açtı.

Türbenin yapımı

Gül Baba'nın türbesi, 1543–1548 arasında Budin beylerbeyi Yahyapaşazade Mehmed Paşa tarafından yaptırıldı. Türbe, sekizgen planlı, kesme taştan yapılmış ve kubbeyle örtülü küçük bir yapıdır. Türbenin çevresinde bir tekke de bulunuyordu. Türbe, Osmanlı döneminde Budin'deki Müslümanlar için önemli bir ziyaret yeriydi.
Ek bilgi
Kilise olan türbe ve geri dönüşü 1686'da Budin Habsburgların eline geçince, Gül Baba Türbesi Cizvit rahipleri tarafından bir şapele dönüştürüldü. Ancak türbe yıkılmadı ve yapısını korudu. Osmanlı'dan Budin'e gelen gezginler ve elçiler, türbeyi ziyaret etmeye devam etti. 19. yüzyılın sonunda türbe, Osmanlı ile Macar yetkililerinin ilgisiyle onarıldı ve yeniden Müslüman ziyaretçilere açıldı. Böylece türbe, Budapeşte'de ibadete açık bir İslam ziyaretgâhı olarak varlığını sürdürdü.
Gül Baba Türbesi ve çevresindeki gül bahçesi
Gül Baba Türbesi ve çevresindeki gül bahçesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Marek Mróz. Dosya sayfası

20. ve 21. yüzyılda türbe

20. yüzyılda Gül Baba Türbesi, Türkiye ile Macaristan arasındaki dostluğun bir simgesi hâline geldi. 1990'larda Türkiye'nin desteğiyle türbe restore edildi ve çevresi bir gül bahçesiyle düzenlendi. 2010'lu yıllarda türbe ve çevresi Türkiye ile Macaristan'ın ortak çalışmasıyla kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlendi ve 2018'de yeniden ziyarete açıldı. Bugün türbenin çevresinde gül bahçeleri, bir seyir terası ve küçük bir sergi alanı bulunur.

Türbe, Türkiye'den Budapeşte'ye gelen ziyaretçiler için önemli bir durak. Pek çok Türk ziyaretçi, Budapeşte'ye geldiğinde Gül Baba Türbesi'ni ziyaret ederek dua eder.

Türbenin içinde, Gül Baba'nın sandukası yer alır. Sandukanın üzerinde, Bektaşi geleneğini hatırlatan bir taç ve yeşil örtüler bulunur. Duvarlarda, Osmanlı ve Macar dönemlerine ait kitabeler ve türbenin tarihini anlatan yazılar asılıdır. Türbenin önündeki terastan Tuna'ya, Margit Adası'na ve Peşte yakasındaki Parlamento binasına doğru geniş bir manzara açılır. Bu manzara, Gül Baba'nın türbesini Budapeşte'nin en huzurlu köşelerinden biri yapar. Türbeye çıkan dik ve dar Gül Baba Sokağı, Arnavut kaldırımıyla döşelidir ve eski evleriyle Budin'in tarihî dokusunu yansıtır.
Dikkat: yanlış bilinen
Macaristan'dan bakınca Macaristan'da Gül Baba, bir efsane kahramanı olarak bilinir. 1905'te Macar besteci Jenő Huszka, "Gül Baba" adlı bir operet besteledi. Bu operet, Macaristan'da büyük ilgi gördü ve Gül Baba'nın Macar halk kültüründe tanınmasına katkıda bulundu. Budapeşte'de, türbeye çıkan sokak "Gül Baba utca" adını taşır. Macar kaynakları, türbeyi Budapeşte'nin Osmanlı döneminden kalan en önemli anıtlarından biri olarak tanıtır. Türbe, Budapeşte'nin turistik yerleri arasında yer alır ve her yıl çok sayıda ziyaretçi çeker.

Bektaşi geleneği ve Balkanlardaki dervişler

Gül Baba'nın bağlı olduğu kabul edilen Bektaşi tarikatı, Osmanlı'nın Balkanlara ve Orta Avrupa'ya yayılmasında önemli bir rol oynadı. Bektaşi dervişleri, Osmanlı ordusuyla birlikte seferlere katılıyor, yeni fethedilen bölgelerde tekkeler kuruyor ve yerel halkla ilişkiler geliştiriyordu. Bu tekkeler, yolculara konaklama imkânı sunan, yoksullara yemek veren ve bölgenin dinî hayatına yön veren merkezler oldu.

Bektaşilik, yeniçeri ocağıyla da yakın bir bağa sahipti. Yeniçeriler, Hacı Bektaş-ı Veli'yi ocağın manevi piri olarak kabul ediyordu. Bu nedenle Bektaşi dervişleri, ordunun seferlerinde askerlerle birlikte bulunuyordu. Gül Baba'nın Budin seferine katılması da bu geleneğin bir parçası olarak görülür.

Balkanlarda ve Macaristan'da Osmanlı döneminden kalan pek çok derviş türbesi bulunur. Bu türbeler, yüzyıllar boyunca hem Müslümanların hem de bazen Hristiyan halkın saygı gösterdiği ziyaretgâhlar oldu. Gül Baba Türbesi, bu geleneğin en kuzeydeki ve en tanınmış örneklerinden biridir.

Gül Baba'nın adı, Osmanlı kaynaklarında ve Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde de geçer. Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Budin'i ziyaret ettiğinde türbeyi gördü ve Gül Baba'nın ziyaretçilerin uğrak yeri olduğunu anlattı. Türbenin çevresinde o dönemde dervişlerin kaldığı hücreler ve bir bahçe bulunuyordu.
Gül Baba Türbesi'nin yakından görünüşü
Gül Baba Türbesi'nin yakından görünüşüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Marek Mróz. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1541: Budin Osmanlı yönetimine geçer; Gül Baba vefat eder.
1543–1548: Türbe Yahyapaşazade Mehmed Paşa tarafından yaptırılır.
1686: Budin Habsburgların eline geçer; türbe şapele dönüştürülür.
19. yüzyılın sonu: Türbe onarılır.
1905: Huszka'nın "Gül Baba" opereti sahnelenir.
1990'lar: Türbe Türkiye'nin desteğiyle restore edilir.
2018: Türbe yeniden düzenlenerek ziyarete açılır.

Bir dervişin bıraktığı iz

Gül Baba Türbesi, Budapeşte'de Osmanlı döneminden kalan en küçük ama en anlamlı yapılardan biri. Bir Osmanlı dervişinin türbesi, yüzyıllar boyunca savaşlara, yönetim değişikliklerine ve dönüşümlere rağmen ayakta kaldı ve bugün iki ülke arasındaki dostluğun simgesi oldu.

Bizce Gül Baba'nın hikâyesi, bir mekânın farklı kültürler tarafından nasıl sahiplenilebileceğini gösteriyor. Macarlar, Gül Baba'yı bir operet kahramanı ve şehirlerinin bir parçası olarak benimsedi; Türkler ise onu Osmanlı'nın Avrupa'daki manevi mirasının bir temsilcisi olarak görüyor. Rózsadomb'un yamacındaki bu küçük türbe, iki halkın ortak hafızasında yer alan güzel bir buluşma noktası.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap