Aynı sırada kız ve erkek öğrenciler
Bugün Türkiye'de okulların büyük çoğunluğunda kız ve erkek öğrencilerin aynı sınıfta okuması olağan karşılanır. Oysa bu düzen, yüz yıl önce tartışmalı bir yenilikti. Kız ve erkeklerin bir arada eğitim görmesi anlamına gelen karma eğitim, Türkiye'de tek bir kararla değil, yaklaşık on beş yıla yayılan aşamalı bir süreçle yerleşti. Süreç, işgal yıllarının İstanbul'unda Darülfünun'da başladı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında ilkokullara ve ortaokullara, 1930'larda da liselere ulaştı.Bu yazı, karma eğitimin Türkiye'deki tarihini ve Cumhuriyet'in eğitim anlayışındaki yerini ele alıyor.

Osmanlı'da kız ve erkek okulları
Osmanlı'nın geleneksel eğitim düzeninde sıbyan mekteplerine kız ve erkek çocuklar ergenlik çağına kadar birlikte gidebiliyordu. Daha ileri düzeyde ise karma eğitim söz konusu değildi. Tanzimat'la birlikte Avrupa tarzı okullar açılmaya başlandığında, ilkokuldan idadiye kadar her düzeyde kızlar ve erkekler için ayrı okullar kuruldu. Özel girişimle açılan bazı okullarda karma eğitim uygulandığı bilinse de bu yaygın bir durum değildi.Karma eğitim, Osmanlı'nın son yıllarında eğitimciler arasında tartışılmaya başlandı. 1913'te bir eğitim dergisinde karma ilkokulların sınavlarıyla ilgili bir yazı yayımlandı. 15 Ağustos 1918'de Muallim Mecmuası, "Mekteplerde Cinslerin Birleşmesi" başlığıyla bir tartışma başlattı ve pek çok eğitimci bu tartışmaya katıldı.
Tarih notu
Eylül 1919: Darülfünun'da fiilen karma eğitimin başlaması.
16 Eylül 1921: Darülfünun'da karma eğitimin yasal hale gelmesi.
Ağustos 1924: İlkokulların karma olması kararı.
1924: Öğretmen okullarında karma eğitim.
1927-1928: Ortaokulların karma hale getirilmesi.
1933-1934: Tek liseli on dokuz şehirde liselerin karma hale getirilmesi.
16 Eylül 1921: Darülfünun'da karma eğitimin yasal hale gelmesi.
Ağustos 1924: İlkokulların karma olması kararı.
1924: Öğretmen okullarında karma eğitim.
1927-1928: Ortaokulların karma hale getirilmesi.
1933-1934: Tek liseli on dokuz şehirde liselerin karma hale getirilmesi.
Darülfünun'da ilk adım
Yetişkinler arasında karma eğitim ilk kez Darülfünun'da başladı. 1918'de işgal kuvvetleri bazı binalara el koyunca, kız öğrencilerin okuduğu İnas Darülfünunu binasız kaldı. Kızların verdiği dilekçe üzerine dersler, Darülfünun'un bulunduğu Zeynep Hanım Konağı'nda yapılmaya başlandı. Sabahları erkek öğrenciler, öğleden sonraları kız öğrenciler aynı binada ders görüyordu. Ancak derslik, laboratuvar ve kütüphane gibi ortak alanların paylaşılmasındaki güçlükler, birlikte eğitimi zorunlu hale getirdi.Kadın öğrencilerin ısrarlı talepleri ve bazı öğretim üyelerinin desteğiyle, tartışmalara rağmen Eylül 1919'da Darülfünun'da karma eğitim başladı. 16 Eylül 1921'de bu uygulama yasal hale geldi ve fen ve edebiyat şubelerinde kız ve erkek öğrenciler birlikte okumaya başladı. Bunu hukuk ve tıp fakülteleri izledi. Böylece Türkiye'de karma eğitim, en üst eğitim kurumunda başlayarak aşağıya doğru yayıldı.

Cumhuriyet'in ilk adımları
Cumhuriyet'in ilanından sonra karma eğitime her düzeyde, ancak aşamalı olarak geçildi. 3 Mart 1924'te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu, bütün eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağlayarak eğitimde birliği sağladı. Bu birlik, karma eğitimin yaygınlaşması için uygun bir zemin oluşturdu.1924 yılı ilkokul programı hâlâ erkek ve kız ilkokulları ayrımına dayanıyordu. Ancak Ağustos 1924'te ilkokul eğitiminin karma olması kararı alındı. Bu karar, özellikle köylerde ve küçük kasabalarda büyük önem taşıyordu. Öğrenci sayısının az olduğu yerlerde kızlar ve erkekler için ayrı okul açmak mümkün değildi. Karma ilkokul, kız çocuklarının da okula gidebilmesinin en pratik yoluydu. Öğretmen okullarında da 1924'ten itibaren karma eğitim uygulandı.
Ek bilgi
1 Kasım 1924'te açılan Musiki Muallim Mektebi'nin karma eğitim yapacağı kararlaştırılmıştı. Okula ilk kız öğrenci ise 1928-1929 ders yılında alındı. Bu örnek, karma eğitim kararlarının uygulamaya geçmesinin her zaman hızlı olmadığını gösterir.
Ortaokullar ve liseler
1927-1928 öğretim yılından itibaren ortaokullar kesin olarak karma hale getirildi. Bu tarihten sonra ayrı kız ve erkek ortaokullarının sayısı giderek azaldı. Ortaokul düzeyinde karma eğitim, kız öğrencilerin ortaöğretime erişimini önemli ölçüde genişletti. Pek çok şehirde yalnızca bir ortaokul bulunduğu için, karma eğitim kız çocuklarının da bu okullara devam edebilmesini sağladı.Liselerde karma eğitime geçiş daha geç oldu. Tek lisesi bulunan on dokuz şehirde liseler 1933-1934 öğretim yılında karma hale getirildi. Büyük şehirlerde ise bir süre daha ayrı kız ve erkek liseleri varlığını sürdürdü. Bazı meslek okulları liselerden önce kız öğrencilere kapılarını açtı. Maliye Meslek Okulu'na 1930-1931'de, Tapu ve Kadastro Meslek Okulu'na 1931-1932'de kız öğrenciler kaydedildi.

Atatürk'ün eğitim anlayışında kadın
Atatürk, kadınların eğitimini toplumun ilerlemesinin ana koşullarından biri olarak görüyordu. 1923'te İzmir'de kadınlara yaptığı konuşmada ve pek çok başka konuşmasında kadınların erkeklerle aynı eğitimi alması gerektiğini vurguladı. Ona göre bir toplumun yalnızca bir yarısının eğitilmesi, o toplumun güçsüz kalması demekti. Karma eğitim, bu anlayışın okullardaki somut karşılığıydı.Karma eğitim yalnızca bir eşitlik ilkesi değil, aynı zamanda pratik bir zorunluluktu. Genç Cumhuriyet'in kaynakları sınırlıydı. Her yerleşim yerinde kızlar ve erkekler için ayrı okullar açmak, ayrı öğretmenler yetiştirmek mümkün değildi. Karma okullar, sınırlı kaynaklarla daha çok çocuğa eğitim götürmeyi sağladı. Özellikle kırsal kesimde kız çocuklarının okullaşması, karma eğitim sayesinde hızlandı.
Sonraki dönemler
Karma eğitim, Atatürk'ten sonraki dönemde de genişledi. Köy Enstitüleri'nde karma eğitim uygulandı. Ancak 1950-1951 ders yılında enstitülerdeki karma eğitime son verildi. 1973'te kabul edilen 1739 sayılı millî eğitim kanunu, karma eğitimi eğitimin on dört ilkesinden biri olarak belirledi. Bu kanuna göre eğitimin bütün kademelerinde karma eğitim esastır. Adı kız ya da erkek lisesi olan okullar da talep olması halinde her iki cinsiyetten öğrenci almak zorundadır.On beş yıllık bir dönüşüm
Karma eğitimin Türkiye'deki tarihi, bir eğitim devriminin nasıl aşamalı ve dikkatli biçimde uygulandığını gösterir. Süreç, işgal yıllarında Darülfünun'daki pratik bir zorunlulukla başladı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında ilkokul ve öğretmen okullarına, 1927'de ortaokullara, 1933'te liselere yayıldı. Her aşamada önce uygulamanın en kolay ve en gerekli olduğu kademeden başlandı, toplumun alışmasına zaman tanındı.Bu aşamalı yaklaşım, karma eğitimin kalıcı olmasını sağladı. Kız çocuklarının eğitime erişimi, özellikle kırsal kesimde, karma okullar sayesinde genişledi. Bugün Türkiye'de kadınların bilim, tıp, hukuk ve eğitim alanlarında önemli yerlere gelmiş olmasında, yüz yıl önce aynı sıralarda oturmaya başlayan kız ve erkek öğrencilerin payı büyüktür. Darülfünun'da laboratuvarı paylaşmak zorunda kalan öğrenciler, farkında olmadan Türkiye'nin eğitim tarihinde yeni bir sayfa açmıştı.
Dikkat: yanlış bilinen
Karma eğitim, Türkiye'de tek bir kanunla değil, farklı tarihlerde alınan kararlarla aşama aşama uygulamaya konmuştur. Bu nedenle "karma eğitime geçiş tarihi" olarak tek bir yıl vermek yanıltıcıdır. İlkokullar için 1924, ortaokullar için 1927-1928, tek liseli şehirlerdeki liseler için 1933-1934 yılları öne çıkar.