Bir kayalığın etrafındaki şehir
Afyonkarahisar, ortasından yükselen dev kayalık ve tepesindeki kalesiyle Anadolu'nun en kolay tanınan şehirlerinden biridir. Bu coğrafya, şehre tarih boyunca stratejik bir değer kazandırdı. İzmir'den, Konya'dan, Eskişehir'den ve Kütahya'dan gelen yolların ve demiryollarının kesiştiği noktada bulunması, Afyonkarahisar'ı Kurtuluş Savaşı'nın batı cephesinde vazgeçilmez bir kavşak yaptı. Yunan ordusu için Afyonkarahisar, Anadolu içlerine uzanan hattın güney dayanağıydı. Türk ordusu için ise Büyük Taarruz'un ilk büyük hedefiydi.27 Ağustos 1922'de, Büyük Taarruz'un ikinci gününde Türk birlikleri Afyonkarahisar'a girdi. Bu yazıda şehrin işgal yıllarını, taarruzun ilk iki gününü, kurtuluşun ardından yaşananları ve Afyonkarahisar'ın zafer hafızasındaki yerini ele alıyoruz.

El değiştiren bir şehir: 1921
Afyonkarahisar 1921 yılı boyunca birkaç kez el değiştirdi. Yunan ordusu Mart 1921'deki taarruzunda şehri ele geçirdi. İkinci İnönü Muharebesi'nin ardından Yunan birlikleri geri çekilince Türk kuvvetleri Nisan 1921'de şehre yeniden girdi. Ancak Temmuz 1921'de başlayan büyük Yunan taarruzu, Kütahya-Eskişehir muharebeleriyle birlikte Afyonkarahisar'ı da yeniden işgal altına soktu. Bu tarihten sonra şehir, Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından bile Yunan ordusunun elinde kaldı.Sakarya'dan sonra Yunan ordusu Eskişehir'den Afyonkarahisar'a uzanan geniş bir savunma hattına çekildi. Bu hattın güney ucu, Afyonkarahisar'ın güneybatısındaki yüksek tepelere ve kayalıklara dayanıyordu. Hat, aylarca tahkim edildi. Siperler, dikenli teller ve topçu mevzileri kuruldu. Yunan komutanlığı bu hattın kolay kolay aşılamayacağına inanıyordu.
Tarih notu
Mart 1921: Yunan ordusunun Afyonkarahisar'ı ele geçirmesi.
Nisan 1921: Türk kuvvetlerinin şehre yeniden girmesi.
Temmuz 1921: Şehrin yeniden işgali.
26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz'un Kocatepe'den başlaması.
27 Ağustos 1922: Afyonkarahisar'ın kurtuluşu.
Nisan 1921: Türk kuvvetlerinin şehre yeniden girmesi.
Temmuz 1921: Şehrin yeniden işgali.
26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz'un Kocatepe'den başlaması.
27 Ağustos 1922: Afyonkarahisar'ın kurtuluşu.
Kocatepe'den başlayan taarruz
Türk ordusu Büyük Taarruz'u aylar süren gizli bir hazırlıkla planladı. Ana darbe, Yunan hattının en güçlü olduğu düşünülen Afyonkarahisar'ın güneybatısından vurulacaktı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa taarruzu Kocatepe'deki gözetleme yerinden yönetti. 26 Ağustos 1922 sabahı topçu ateşiyle başlayan taarruz, ilk gün Yunan hattının önemli tepelerini düşürdü.Taarruzun ikinci günü olan 27 Ağustos'ta Yunan savunması güneyden çözülmeye başladı. Hattın önemli bölümleri ele geçirildi ve Yunan birlikleri batıya doğru çekilmeye başladı. Afyonkarahisar'ı savunan kuvvetler, kuşatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca şehri boşalttı. Aynı gün Türk birlikleri Afyonkarahisar'a girdi. Böylece taarruzun ilk büyük hedefi, beklenenden çok daha kısa bir sürede gerçekleşmiş oldu.

Karargâh şehre taşınıyor
Afyonkarahisar'ın ele geçirilmesinden sonra Başkomutanlık karargâhı Kocatepe'den şehre taşındı. Şehirdeki karargâh binası bugün Afyonkarahisar Zafer Müzesi olarak hizmet veriyor. Mustafa Kemal Paşa burada cephe komutanlarıyla birlikte Yunan ordusunun ana gövdesini kuşatmaya yönelik kararları aldı. Afyonkarahisar'ın düşmesi, Yunan ordusunun güney kanadının dayanaksız kalması anlamına geliyordu. Çekilen Yunan birlikleri Dumlupınar yönüne sıkıştı ve 30 Ağustos'ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde kuşatılarak büyük ölçüde imha edildi.Kurtuluşun ardından şehirde coşkulu sahneler yaşandı. Bir yılı aşkın süredir işgal altında yaşayan halk, sokaklara dökülerek Türk askerlerini karşıladı. Şehrin bir bölümü, savaşın yıkıntılarını taşıyordu. Kurtuluş sevinci, kayıpların acısıyla birlikte yaşandı.
Ek bilgi
Afyonkarahisar'ın kurtuluşu her yıl 27 Ağustos'ta törenlerle kutlanır. Şehirdeki Zafer Müzesi, Büyük Taarruz sırasında Başkomutanlık karargâhı olarak kullanılan binadır. Şehir merkezindeki Büyük Utku Anıtı ise 1936'da açılmıştır.
Neden bu kadar hızlı?
Afyonkarahisar'ın taarruzun ikinci gününde kurtarılması, Türk ordusunun hazırlıklarının ne kadar başarılı olduğunu gösterir. Taarruzun yeri ve zamanı son ana kadar gizli tutuldu. Birlikler geceleri yürütülerek toplandı, gündüzleri gizlendi. Yunan istihbaratı, Türk ordusunun ana darbesini kuzeyden, Eskişehir yönünden bekliyordu. Oysa darbe güneyden, Afyonkarahisar'ın güneybatısından geldi. Süvari kolordusunun Yunan hatlarının gerisine sızarak haberleşmeyi ve demiryolunu kesmesi de savunmanın çözülmesini hızlandırdı.Yunan ordusunun bir yıl boyunca beklemede kalması da morali olumsuz etkilemişti. Uzun ve yorucu bir işgal dönemi, ikmal hatlarının uzaması ve siyasi belirsizlik, cephedeki askerin direncini zayıflatmıştı. Türk tarafında ise ordu, Sakarya'dan sonra yeniden örgütlenmiş, eğitilmiş ve donatılmıştı. İki ordu arasındaki bu fark, 26-27 Ağustos'ta kendini açıkça gösterdi.

Halkın taarruza katkısı
Büyük Taarruz'un hazırlık aylarında Afyonkarahisar çevresindeki köyler, Türk hatlarının gerisinde orduya erzak, hayvan ve taşıma desteği verdi. Kağnılarla cephane taşıyan köylü kadınlar, gece yürüyüşlerinde birliklere yol gösteren yerel rehberler ve işgal altındaki şehirden bilgi sızdıran gönüllüler, taarruzun başarısında görünmeyen ama vazgeçilmez bir rol oynadı. Şehir içinde kalan halk ise işgal yönetiminin denetimi altında, cepheden gelen haberleri gizlice takip ediyordu. 26 Ağustos sabahı Kocatepe yönünden duyulan top sesleri, Afyonkarahisar'da yaşayanlar için uzun bekleyişin sona erdiğinin ilk işaretiydi.Taarruzun ilk saatlerinde Türk topçusunun Yunan mevzilerini dövmesi, ardından piyadenin tepeleri tek tek ele geçirmesi şehrin çevresindeki köylerden izlenebiliyordu. Akşam saatlerinde Yunan birliklerinin şehir içinde hareketlenmesi, çekilme hazırlığının başladığını gösteriyordu. Ertesi gün, Türk öncü birliklerinin şehre girmesiyle bu bekleyiş sona erdi.
Kurtuluşun ardından Afyonkarahisar
Savaştan sonra Afyonkarahisar, Cumhuriyet'in ilk yıllarında yeniden imar edilen şehirlerden biri oldu. Demiryolu kavşağı olması, şehrin ekonomik canlanmasına katkı sağladı. 1930'larda şehir merkezine yapılan Büyük Utku Anıtı, Büyük Taarruz'un hatırasını kalıcı hale getirdi. Kocatepe'deki gözetleme yeri ve Zafer Müzesi, zaferin mekânsal izlerini bugüne taşıyan mekânlar olarak ziyaretçi kabul ediyor.Atatürk Afyonkarahisar'a Cumhuriyet yıllarında da birkaç kez geldi. Şehir, onun için Büyük Taarruz'un başladığı ve zaferin ilk müjdesinin alındığı yer olarak ayrı bir anlam taşıyordu.
Afyonkarahisar düşünce Yunan cephesi nasıl çöktü?
Afyonkarahisar'ın kurtuluşu çoğu zaman 26 Ağustos'un Kocatepe sabahı ile 30 Ağustos'un Dumlupınar zaferi arasında kısa bir ara durak gibi anlatılır. Oysa askerî açıdan bakıldığında 27 Ağustos, Büyük Taarruz'un sonucunu belirleyen gündür. Afyonkarahisar, Yunan savunma hattının güney menteşesiydi. Bu menteşe kırıldığında hattın geri kalanı ya geri çekilmek ya da kuşatılmak zorunda kalacaktı. Yunan komutanlığı geri çekilmeyi seçti, ancak çekilme düzensizleşti ve birlikler Dumlupınar çevresinde Türk ordusunun kurduğu çembere düştü.Bu açıdan Afyonkarahisar'ın düşüşü, sonraki dört günün zincirleme gelişmelerini başlatan halkadır. Mustafa Kemal Paşa'nın planı, düşmanı en güçlü olduğu yerden vurarak savunmasını şaşırtmaya dayanıyordu. Afyonkarahisar'ın yalnızca bir gün içinde düşmesi, planın ne kadar isabetli olduğunu kanıtladı. Şehrin kurtuluşu bu nedenle yalnızca yerel bir bayram değil, Büyük Taarruz'un stratejik dönüm noktasıdır.
Dikkat: yanlış bilinen
Afyonkarahisar'ın kurtuluşu ile Büyük Taarruz'un başlangıcı sık sık aynı güne yerleştirilir. Taarruz 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Şehre giriş ise ertesi gün, 27 Ağustos 1922'de gerçekleşti.