İçeriğe geç
Giriş yap
0

"Kemal" adını ona kim verdi? Üç ayrı anlatım

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt2 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Mustafa adını ona babası, kendi dedesinin adı olduğu için verdi. Kemal adının nereden geldiği ise tek bir hikâyeye bağlanamıyor.
  • Afet İnan'a göre: Selanik Askerî Rüştiyesi'ndeki matematik öğretmeni Üsküplü Mustafa Sabri Bey, öğrencisinin "olgun" olduğunu göstermek için bu adı verdi.
  • Ali Fuat Cebesoy'a göre: Aynı öğretmen, öğrencisini kendinden ayırmak için ona Kemal dedi.
  • Andrew Mango'ya göre: Mustafa bu adı, hayran olduğu Namık Kemal'den esinlenerek kendisi seçti.
Harbiye öğrencisi Mustafa Kemal, İstanbul, 1902
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Ortak nokta şu: Ad askerî rüştiye yıllarında, yani 1893-1895 arasında kullanılmaya başlandı. Harbiye'ye girdiğinde o artık Mustafa Kemal'di.
Soyadı Kanunu'ndan sonra 1935'te çıkarılan nüfus cüzdanlarının ikincisinde ad "Kamâl" olarak yazıldı. Anadolu Ajansı o dönem yaptığı açıklamada bu adın Arapça olmadığını, Eski Türkçede "kale" anlamına geldiğini duyurdu.

Adın verildiği okul: Selanik Askerî Rüştiyesi

Kemal adının hikâyesi bir okul değişikliğiyle başlıyor. Mustafa, Şemsi Efendi Mektebi'nden sonra bürokrat yetiştiren Selanik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Ancak mahallesindeki askerî öğrencilerin üniformalarından etkilendi ve annesinin karşı çıkmasına rağmen 1893'te Selanik Askerî Rüştiyesi'ne girdi. Adın verildiği söylenen öğretmen de bu okuldaydı.

Okulun matematik öğretmeni Yüzbaşı Üsküplü Mustafa Sabri Bey'di. En yaygın anlatıma göre sınıfta iki Mustafa vardı ve öğretmen, matematikteki başarısını gördüğü öğrencisine "mükemmellik, olgunluk" anlamına gelen Kemal adını verdi. Aynı okulda Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Bey (Yücekök) de özgürlük düşüncesiyle genç öğrencinin fikir dünyasını etkiledi. Mustafa Kemal 1895'te bu okuldan sınıf dördüncüsü olarak mezun oldu.
Tarih notu
Adın yolculuğu:
- 1893: Selanik Askerî Rüştiyesi'ne giriş.
- 1893-1895: Kemal adının kullanılmaya başlandığı yıllar.
- 1895: Rüştiyeden sınıf dördüncüsü olarak mezuniyet.
- 24 Kasım 1934: 2587 sayılı kanunla "Atatürk" soyadı verilir.
- 1935: İkinci nüfus cüzdanında ad "Kamâl" olarak yazılır.
- 1937: Ad yeniden eski yazımıyla "Kemal" olarak kullanılmaya başlanır.
Üç anlatımı yan yana okumak

Afet İnan, Ali Fuat Cebesoy ve Andrew Mango'nun anlatımları ilk bakışta birbirini dışlıyor gibi görünse de aslında aynı döneme işaret ediyor. Üçü de adın askerî rüştiye yıllarında ortaya çıktığını kabul ediyor. Ayrıştıkları nokta, adın öğretmen tarafından mı verildiği yoksa Mustafa'nın kendi tercihiyle mi benimsendiği.

Afet İnan'ın anlatımı Atatürk'ün kendi çevresinden gelen, en çok bilinen versiyon. Cebesoy'un anlatımı daha pratik bir gerekçe sunuyor: Öğretmenin adı da Mustafa olduğu için öğrencisini ayırt etmek istemesi. Mango ise bir biyografi yazarı olarak, Namık Kemal'in o kuşak üzerindeki etkisine dikkat çekiyor; "vatan" ve "hürriyet" şairi Namık Kemal, genç subay adaylarının gizlice okuduğu yazarlardandı.
Dikkat: yanlış bilinen
"Öğretmen ona Kemal adını verdi" cümlesi ders kitaplarında kesin bir bilgi gibi geçiyor, ancak adın Namık Kemal'den esinlenerek seçildiğini öne süren biyografi yazarları da var. Hiçbir anlatım bir belgeyle desteklenmiyor; hepsi anı ve sonradan yapılmış yorumlara dayanıyor. Tek bir anlatımı "doğrusu budur" diye sunmamak gerekiyor.
Kamâl: 1935-1937 arasında kullanılan yazım

Soyadı Kanunu'ndan sonra adın yazımı da gündeme geldi. Atatürk, 1935'te Soyadı Kanunu'ndan sonra çıkarılan nüfus cüzdanlarından ikincisinde, Arapça kökenli Kemal adını Eski Türkçede "kale" anlamına geldiği belirtilen Kamâl ile değiştirdi.

Anadolu Ajansı'nın o dönemki açıklamasında, Kamâl adının Arapça bir kelime olmadığı, Atatürk'ün korunan öz adının Türkçe "ordu ve kale" anlamında Kamâl olduğu, son harfteki uzatma işaretinin "l"yi yumuşattığı ve bu yüzden telaffuzun Arapça Kemal'e çok yaklaştığı belirtildi. Atatürk 1937'de adının eski yazımına dönünceye kadar bir süre bu biçimi kullandı.
Ek bilgi
Anadolu Ajansı açıklamasının özü şuydu: Kamâl adı Arapça değildir ve Arapça Kemal kelimesinin anlamını da taşımaz; Türkçede "ordu ve kale" anlamına gelir. Açıklamaya göre son "â" üzerindeki işaret "l" sesini yumuşattığı için söyleyiş Arapça Kemal'e çok yakındır. Yani ad değişse de kulağa gelen ses neredeyse aynı kaldı.
Mustafa adı nereden geliyor?

Mustafa adının hikâyesi daha net. Babası Ali Rıza Efendi'nin bebekken beşikten düşerek ölen bir kardeşi vardı ve adı Mustafa'ydı. Ali Rıza Efendi oğluna bu kardeşin anısını yaşatmak için aynı adı verdi. Bu yazının başında geçen "dedesinin adı" anlatımıyla birlikte düşünüldüğünde, adın ailenin içinde taşınan bir ad olduğu görülüyor.

Sonuç: Ne kesin, ne tartışmalı?

Kesin olanlar: Mustafa adı aileden geliyor; Kemal adı 1893-1895 arasında, askerî rüştiye yıllarında kullanılmaya başlandı; 1935-1937 arasında Kamâl yazımı resmî belgelerde yer aldı. Tartışmalı olan: Kemal adını kimin, neden verdiği. Bu ayrımı korumak, konuyu anlatırken en güvenli yol. Okura üç anlatımı da kaynağıyla birlikte sunmak, tartışmayı kapatmak yerine açık tutar.
Kaynaklar

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap