İçeriğe geç
Giriş yap
0

Neşet Ömer İrdelp (1882-1948): Kalp hastalıkları konferanslarından Atatürk'ün başhekimliğine

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Türk hekimliğine kardiyolojiyi getiren isim

Neşet Ömer İrdelp, Türkiye'de iç hastalıkları ve özellikle kalp hastalıkları alanının kurucuları arasında sayılan bir hekimdi. Otuz yılı aşkın bir süre İstanbul'da hasta baktı, öğrenci yetiştirdi, fakülte ve üniversite yönetti. Hayatının bir başka yönü ise Mustafa Kemal'le ilgiliydi. Kurtuluş Savaşı yıllarında onun hekimliğini üstlendi ve bu görevi 1938'deki ölümüne kadar sürdürdü.

Bu yazıda Neşet Ömer'in öğrenim yıllarını, savaş cephelerindeki görevlerini, Cerrahpaşa'daki kliniğini, üniversite yöneticiliğini ve Atatürk'ün son hastalığında üstlendiği sorumluluğu anlatıyoruz.
Neşet Ömer Bey, İstanbul Tıp Fakültesi dekanı, 1926
Neşet Ömer Bey, İstanbul Tıp Fakültesi dekanı, 1926Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Rol. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası

Numune-i Terakki'den Paris'e

Neşet Ömer 1882'de İstanbul'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'daki Numune-i Terakki Mektebi'nde gördü. Bu okul, yeni öğretim yöntemlerini benimseyen özel okulların öncülerindendi. Ardından sivil hekim yetiştiren Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye'ye girdi ve 1902'de mezun oldu.

Mezuniyetten sonra zorunlu hizmetini Ankara'da yaptı. O yıllarda küçük bir Anadolu kasabası olan Ankara'da geçirdiği süre, ileride Cumhuriyet'in başkenti olacak şehirle ilk tanışıklığıydı. 1908'de iç hastalıkları alanında uzmanlaşmak için Paris'e gitti. Fransız tıbbının en güçlü olduğu yıllarda Paris kliniklerinde çalıştı ve 1910'da yurda döndü.
Ek bilgi
Osmanlı'da hekim yetiştiren iki ayrı okul vardı. Askerî hekimleri Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, sivil hekimleri Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye yetiştiriyordu. İki okul 1909'da birleştirildi ve Darülfünun'un tıp fakültesi hâline getirildi. Neşet Ömer'in Paris dönüşü bu yeni yapının ilk yıllarına denk geldi.

Kalp hastalıkları üzerine konferanslar

Neşet Ömer 1910'da Darülfünun Tıp Fakültesi'nde göreve başladı. Bu yıllarda bir dizi konferans vererek Türk hekimlerine kalp hastalıklarındaki yeni gelişmeleri anlattı. Konferanslar 1911'de Emraz-ı Kalbiye Konferansları adıyla kitap olarak yayımlandı. Bu eser, Türkçede kalp hastalıkları üzerine yazılmış ilk kapsamlı kitaplar arasında yer aldı ve kardiyolojinin Türkiye'de ayrı bir alan olarak gelişmesinin başlangıcı sayıldı.

Filistin ve Sina çöllerinde hekimlik

Birinci Dünya Savaşı'nda Neşet Ömer cepheye gitti. Önce Filistin'e gönderilen bir yardım heyetine başkanlık etti. Savaşın son iki yılında 4. Ordu'da yedek tabip binbaşı rütbesiyle ordu sağlık başkanı olarak görev yaptı. 4. Ordu, Suriye, Filistin ve Hicaz'ı kapsayan geniş bir bölgeden sorumluydu.

Bu görev sırasında Suriye, Filistin, Hicaz ve Sina çöllerinde görülen hastalıkları inceledi. Askerlerin arasında yayılan salgınlar, sıcak iklimin yarattığı sorunlar ve beslenme eksiklikleri, savaşın en az çatışmalar kadar ağır kayıplara yol açan yanıydı. Neşet Ömer'in bu dönemde topladığı gözlemler, sonraki yıllarda verdiği derslerin bir parçası oldu.
Tarih notu
1882: İstanbul'da doğumu. 1902: Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye'den mezuniyet. 1908-1910: Paris'te uzmanlık. 1911: Emraz-ı Kalbiye Konferansları. 1916-1918: 4. Ordu sağlık başkanlığı. 1921: İç hastalıkları kliniği müderrisliği. 1925: Cerrahpaşa'daki klinik ve tıp fakültesi dekanlığı. 1927: Darülfünun emini. 1933: Ordinaryüs profesörlük. 1934: İstanbul milletvekilliği. 3 Haziran 1948: Ölümü.

Mustafa Kemal'in hekimi

Savaştan sonra İstanbul'a dönen Neşet Ömer, 1921'de iç hastalıkları kliniğinin müderrisliğine getirildi. Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal'in hekimliğini üstlendi. Bu görev, iki adam arasında yıllarca süren bir güven ilişkisinin başlangıcı oldu. Neşet Ömer, Atatürk'ün ölümüne kadar onun sağlığıyla ilgilenen hekimlerin başında yer aldı.
Neşet Ömer Bey'in 1926 tarihli bir başka fotoğrafı
Neşet Ömer Bey'in 1926 tarihli bir başka fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Rol. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası

Cerrahpaşa'da bir kalp merkezi

1925'te Cerrahpaşa Hastanesi'nde açılan II. Dahiliye Kliniği'nin başına geçti. Bu bölüme kısa sürede bir kardiyoloji merkezi niteliği kazandırdı. Kalp hastaları için ayrı bir uzmanlık birikimi oluşturdu ve bu alanda çalışacak genç hekimler yetiştirdi. Aynı yıl tıp fakültesinin dekanlığına seçildi.

1927'de İstanbul Darülfünunu'nun emini, yani bugünkü anlamıyla rektörü oldu. Bu görevde iken Antropoloji Enstitüsü'nü ve Antropoloji Dergisi'ni kurdu. 1933 Üniversite Reformu'nda ordinaryüs profesörlüğe yükseltildi. İstanbul Üniversitesi'nin rektörlüğüne de getirildi, ama görevine sık sık müdahale edildiği gerekçesiyle istifa etti. Cerrahpaşa'daki I. Dahiliye Kliniği'ndeki görevini ise ölümüne kadar sürdürdü.

1934'te İstanbul milletvekili seçildi. Bir dönem Meclis'te bulunduktan sonra siyasetten çekildi ve üniversiteye geri döndü.

1938: Son hastalıkta hekimler heyeti

Atatürk'ün 1937 sonlarında belirginleşen hastalığı, 1938 boyunca ağırlaştı. Tedaviyi yürüten hekimler heyeti Prof. Neşet Ömer İrdelp, Prof. Mim Kemal Öke ve Dr. Nihat Reşat Belger'den oluşuyordu. Bu heyete danışman olarak başka hekimler de katıldı. Fransız karaciğer uzmanı Prof. Noël Fiessinger de 1938'de birkaç kez İstanbul'a gelerek konsültasyonlara katıldı.

Neşet Ömer, heyetin en kıdemli iç hastalıkları uzmanı olarak tedavinin genel yönünü belirleyenler arasındaydı. Hastalık sürecinde yayımlanan resmî sağlık bildirilerinde onun imzası da yer aldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Atatürk'ün hastalığının ne zaman başladığı, ilk belirtilerin ne zaman fark edildiği ve tedavide hangi kararların kimin önerisiyle alındığı konusunda hatıralarda farklı anlatımlar vardır. Hekimlerin kendi notları ile yakın çevrenin anıları her zaman örtüşmez. Bu yazıda resmî bildirilerde ve hekimlerin biyografilerinde yer alan bilgilerle yetindik.

Son yılları

Atatürk'ün ölümünden sonra Neşet Ömer, Cerrahpaşa'daki kliniğinde çalışmayı sürdürdü. Öğrencileri Türkiye'nin farklı şehirlerinde iç hastalıkları ve kardiyoloji kliniklerinin kurulmasında görev aldı. 3 Haziran 1948'de İstanbul'da hayatını kaybetti. Soyadı Kanunu'yla İrdelp soyadını almıştı.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi HastanesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Satirdan kahraman. Dosya sayfası

Kliniğin, kürsünün ve Çankaya'nın hekimi

Neşet Ömer İrdelp'in hayatı, bir hekimin aynı anda üç ayrı alanda yük taşıyabileceğini gösteriyor. Birincisi bilimsel alan. 1911'deki kalp hastalıkları konferansları, Türkçede bir uzmanlık dilinin kurulmasına katkı yaptı. Cerrahpaşa'daki klinik, bu dili gündelik hekimlik pratiğine taşıdı. Bir alanın kurucusu olmak, yalnızca yeni bilgileri öğrenmek değil, onları başkalarına aktaracak kurumlar oluşturmak demekti ve Neşet Ömer bunu yaptı.

İkincisi yönetim alanı. Dekanlık, eminlik ve rektörlük, onu Darülfünun'dan İstanbul Üniversitesi'ne geçişin tam ortasına yerleştirdi. 1933 reformunda ordinaryüs olması ve ardından rektörlükten istifa etmesi, bu geçişin kolay olmadığını, eski kadroların yeni düzen içinde yer bulmaya çalışırken zorlandığını gösteriyor.

Üçüncüsü ise Çankaya'ya uzanan güven ilişkisi. Bir devlet başkanının hekimi olmak, tıbbi sorumluluğun yanında ağır bir kamusal yük taşımak demekti. 1938'in uzun ayları boyunca verilen her karar, bütün ülkenin gözü önünde alındı. Neşet Ömer'i hatırlarken onu yalnızca o son günlerin hekimi olarak değil, Türk kardiyolojisinin ilk kürsüsünü kuran öğretim üyesi olarak da anmak gerekiyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap