Alemdar Mustafa Paşa (1765–1808), Rusçuk ayanı olarak yükselen, Temmuz 1808'de ordusuyla İstanbul'a girerek IV. Mustafa'yı tahttan indiren ve II. Mahmud'un tahta çıkmasını sağlayan Osmanlı devlet adamıdır. Kısa sadrazamlığı döneminde merkez ile taşra ayanları arasında Sened-i İttifak adıyla bilinen belgenin imzalanmasına öncülük etti ve III. Selim döneminin reformlarını Sekbân-ı Cedîd adıyla yeniden canlandırmaya çalıştı. Kasım 1808'de İstanbul'daki yeniçeri ayaklanması sırasında hayatını kaybetti. Sadrazamlığı yalnızca birkaç ay sürmesine rağmen, Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından birinde merkezî bir rol oynadı. Alemdar Mustafa Paşa'yı gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Liddajiguz ass. Dosya sayfası
Rusçuk'tan yükseliş
Alemdar Mustafa, 1765'te Rusçuk'ta doğdu. "Alemdar" lakabını, yeniçeri birliğinde sancaktarlık yapmasından aldı. Tuna boyundaki savaşlarda kendini gösterdi ve Rusçuk ayanı Tirsiniklioğlu İsmail Ağa'nın çevresinde yükseldi. 1806'da Tirsiniklioğlu'nun ölümünden sonra Rusçuk ayanlığını devraldı ve Tuna'nın aşağı kesiminde güçlü bir yerel önder hâline geldi. 1806–1812 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında cephede önemli görevler üstlendi; bu da onu İstanbul'un gözünde vazgeçilmez kıldı.
Rusçuk Yaranı
Mayıs 1807'deki Kabakçı İsyanı'ndan sonra İstanbul'dan kaçan reform yanlısı devlet adamları ve ulemanın bir kısmı, Alemdar'ın yanında Rusçuk'ta toplandı. Bu çevre, "Rusçuk Yaranı" ya da "Rusçuk Komitesi" adıyla anıldı. Amaçları, III. Selim'i yeniden tahta çıkarmak ve reformları yeniden başlatmaktı. Bu çevrede yer alan kişilerin bir kısmı, sonraki yıllarda II. Mahmud döneminde de devlet hizmetinde bulundu.
Ek bilgi
İstanbul'a yürüyüş: Haziran 1808'de Alemdar, sadrazam Çelebi Mustafa Paşa ile birlikte büyük bir kuvvetle Edirne'den İstanbul'a doğru yürüdü. İstanbul'a geldiklerinde önce isyanın elebaşlarını cezalandırdılar; Kabakçı Mustafa bu sırada Alemdar'ın adamları tarafından yakalanarak öldürüldü. Alemdar, bir süre sonra sadrazamı görevden aldırarak mühr-i hümâyunu ele geçirdi ve saraya yürüdü.
28 Temmuz 1808: sarayda kanlı gün
Alemdar'ın kuvvetleri 28 Temmuz 1808'de Topkapı Sarayı'nın kapılarına dayandı ve III. Selim'in teslim edilmesini istedi. IV. Mustafa, tahtta kalabilmek için hanedandan geriye kalan diğer erkek üyeleri, yani III. Selim ile kardeşi Şehzade Mahmud'u ortadan kaldırmayı emretti. III. Selim bu emirle öldürüldü ve cesedi Alemdar'ın önüne bırakıldı. Şehzade Mahmud ise saray görevlilerinin yardımıyla saklanarak kurtuldu. Alemdar, IV. Mustafa'yı tahttan indirdi ve aynı gün II. Mahmud tahta çıktı. Alemdar Mustafa Paşa sadrazamlığa getirildi. Alemdar'ın saraya girişini anlatan 1813 tarihli Avrupa gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Henri Félix Emmanuel Philippoteaux. Dosya sayfası
Sadrazamlık ve Sened-i İttifak
Sadrazam olan Alemdar, Anadolu ve Rumeli'nin önde gelen ayanlarını ve devlet adamlarını İstanbul'a çağırdı. Eylül–Ekim 1808'de yapılan toplantıların sonunda, merkezî yönetim ile taşra ayanları arasındaki karşılıklı yükümlülükleri düzenleyen Sened-i İttifak imzalandı. Bu belge, ayanların padişaha bağlılığını, devletin ise ayanların haklarını tanımasını öngörüyordu. Alemdar aynı dönemde III. Selim'in Nizâm-ı Cedîd'ini yeni bir adla, Sekbân-ı Cedîd olarak yeniden kurmaya girişti.
Kasım 1808 ayaklanması ve ölümü
Yeni ordunun kurulması, yeniçerilerin yeniden harekete geçmesine yol açtı. Kasım 1808'de, Alemdar'ın kuvvetlerinin önemli bir kısmının Rumeli'ye geri döndüğü bir sırada, yeniçeriler ayaklandı ve Bâbıâli'yi kuşattı. Alemdar, Bâbıâli'deki barut deposunun patlaması sonucu hayatını kaybetti. Bu patlamanın kendisi tarafından mı ateşlendiği, yoksa çatışmanın içinde mi gerçekleştiği kaynaklarda farklı biçimlerde anlatılır. Ayaklanma sırasında II. Mahmud, tahtta tek erkek hanedan üyesi kalmak için IV. Mustafa'nın öldürülmesini emretti. Ayaklanma, Sekbân-ı Cedîd'in kaldırılmasıyla son buldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Bir ayanın iki yüzü: Alemdar Mustafa Paşa, bazı anlatılarda reformların cesur savunucusu, bazılarında ise kendi gücünü artırmak için devlet işlerine el atan bir taşra güç sahibi olarak resmedilir. Belgeler, iki yönün de doğru olduğunu gösteriyor: O, hem reform yanlısı bir çevrenin hamisi hem de kendi bölgesinde geniş bir güç sahibi olan bir ayandı. Onu tek bir kalıba sokmak, bu dönemi anlamamızı güçleştirir.
Mezarı ve hatırası
Alemdar Mustafa Paşa'nın naaşı, İstanbul'da, Gülhane'nin karşısındaki Zeynep Sultan Camii'nin hazîresine defnedildi. Doğduğu Rusçuk bugün Bulgaristan'daki Ruse şehridir. II. Mahmud, Alemdar'ın tahta çıkmasındaki rolünü hiçbir zaman unutmadı; ancak onun bıraktığı mirası, kendi merkeziyetçi politikalarıyla zaman içinde dönüştürdü. Alemdar Mustafa Paşa'yı gösteren XIX. yüzyıl Avrupa tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1765: Alemdar Mustafa Rusçuk'ta doğar. 1806: Rusçuk ayanlığını devralır. Mayıs 1807: Kabakçı İsyanı; Rusçuk Yaranı oluşur. Haziran–Temmuz 1808: Alemdar İstanbul'a yürür. 28 Temmuz 1808: III. Selim öldürülür; II. Mahmud tahta çıkar. Eylül–Ekim 1808: Sened-i İttifak imzalanır. Kasım 1808: Yeniçeri ayaklanması; Alemdar hayatını kaybeder.
Merkezle taşra arasında bir köprü
Alemdar Mustafa Paşa'nın hayatı bize, XIX. yüzyılın başında Osmanlı Devleti'nde gücün nerede olduğunu açıkça gösteriyor. Merkezde ordu dağılmış, padişah tahttan indirilmiş, reformcular kaçmıştı. Devleti yeniden toparlayacak güç ise taşradan, bir ayanın ordusundan geldi. Bu durum, Osmanlı merkezinin taşra ayanlarına ne kadar bağımlı hâle geldiğini açıkça ortaya koyuyor.
Alemdar'ın ölümü ve Sekbân-ı Cedîd'in kaldırılması, reformcuların bir kez daha geri adım atmasına yol açtı. Ama bu kez durum farklıydı: Tahtta, yeniçerilerin gücünü ve ayanların bağımsızlığını yakından gören bir padişah vardı. II. Mahmud, Alemdar'ın tecrübesinden iki ders çıkardı: Reformlar için önce güçlü bir merkez gerekiyordu ve yeniçeri sorunu, zamanı gelince kesin bir biçimde çözülmeliydi. Alemdar, bu yüzden, yenileşmenin hem bir kahramanı hem de bir uyarısı olarak hatırlanmayı hak ediyor.