Cumhuriyet'in ilk yıllarında demiryolları, köprüler, barajlar ve yeni bir başkent yapılacaktı; bunları yapacak mühendislerin büyük kısmı tek bir okuldan çıktı. 1928'de yeniden düzenlenen ve Yüksek Mühendis Mektebi adını alan okul, 1944'te İstanbul Teknik Üniversitesi'ne dönüştü. Bu yazı okulun uzun geçmişini ve Cumhuriyet'in ilk on beş yılındaki yerini anlatır. İstanbul'daki Taşkışla binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Александр Сигачёв. Dosya sayfası
Mühendishane'den gelen bir soy
Türkçe Vikipedi'nin İstanbul Teknik Üniversitesi maddesine göre okulun kökleri 1773'e uzanır. Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyûn, III. Mustafa döneminde güverte subayı ve gemi inşa subayı yetiştirmek için askerî bir okul olarak kuruldu ve Osmanlı'nın Batı'yı örnek alan ilk eğitim kurumlarından biri oldu. Kaynağa göre okulda sınıflara ilk kez tahta ve sıra kondu, bir okul matbaası kuruldu ve ders kitapları basıldı. İngilizce Wikipedia'nın maddesi okulun Haliç kıyısındaki Kasımpaşa'da kurulduğunu ve Nizam-ı Cedid reformlarının önemli bir kurumu sayıldığını yazar.
1795'te, III. Selim döneminde, topçu ve istihkâm subayı yetiştirmek için Mühendishane-i Berrî-i Hümâyûn kuruldu. Türkçe maddeye göre burada balistik, haritacılık, gemi inşaatı ve inşaat mühendisliği öğretiliyordu; 1847'de mimarlık eğitimi de başladı. Okulun askerî kanadı bugün Kara Harp Okulu ve Deniz Harp Okulu olarak sürerken sivil kanadı İTÜ'yü oluşturdu.
Hendese-i Mülkiye ve Mühendis Mekteb-i Âlisi
Kaynağa göre sivil mühendislik okulu 1883'te Hendese-i Mülkiye adıyla kuruldu. Mühendishane'deki kılıçhanelerden biri boşaltılarak öğrencilere verildi; kuruluşta Fransa'daki Köprü ve Yol Mektebi (École nationale des ponts et chaussées) örnek alındı, ancak daha sonra Fransız sisteminden Alman sistemine geçildi. Hendese-i Mülkiye'nin devamı olan Mühendis Mekteb-i Âlisi askerî idareden ayrıldı.
Bu dönemin önemli bir hocası Karl von Terzaghi'ydi. İngilizce Wikipedia'nın Karl von Terzaghi maddesine göre Avusturyalı mühendis, I. Dünya Savaşı'nda bir istihkâm taburunu yönetip Sırbistan'da savaştıktan sonra İstanbul'daki Osmanlı mühendis mektebinde profesör oldu. Savaştan sonra bu görevden ayrılmak zorunda kaldı ve Robert Kolej'de çalışmaya başladı; burada zeminlerin su geçirgenliği üzerine deneyler yaptı ve 1924'te zemin mekaniğinin kurucu eseri sayılan Erdbaumechanik'i yayımladı. Kaynak, Terzaghi'nin İTÜ'den fahri doktora aldığını da kaydeder. Karl Terzaghi, 1926Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: foto fra 1926, ukendt fotograf. Dosya sayfası
Ek bilgi
Türkçe Vikipedi'ye göre Mühendis Mekteb-i Âlisi döneminde ülkede ilk kez "Mühendis Mektebi Mecmuası" adıyla akademik bir mühendislik dergisi çıkarıldı, okula ilk kez kız öğrenci kabul edildi ve İTÜ'nün arı simgesine bu dönemde karar verildi. Kaynak bu gelişmeler için ayrı ayrı tarih vermez; bu nedenle burada da tarih verilmemiştir.
1928: Yüksek Mühendis Mektebi
Türkçe Vikipedi'ye göre Mühendis Mektebi 1928'de yeniden yapılandırıldı ve Yüksek Mühendis Mektebi adını aldı. İlk mezunlarını 1931'de veren okul, Cumhuriyet Türkiyesi'nin bayındırlık işleri için gereken teknik elemanları yetiştiriyordu. İngilizce Wikipedia'nın maddesi aynı yılı, kurumun hem mühendislik hem mimarlık eğitimi veren bir mühendislik üniversitesi olarak resmî tanınırlık kazandığı yıl olarak anar.
Okul önce yalnız Gümüşsuyu kışlasını kullanıyordu. Kaynağa göre daha sonra Maçka ve Taşkışla silahhanelerini de alarak büyüdü ve öğretim kadrosunu İsviçre ve Almanya'dan gelen hocalarla güçlendirdi. Elektrik Fakültesi'nin geçmişi 1934'e dayanır. Bugün Taşkışla'da Mimarlık Fakültesi, Gümüşsuyu'nda Makine Fakültesi, Maçka'da İşletme Fakültesi bulunur; İngilizce Wikipedia Taşkışla'yı Osmanlı döneminden kalan ve kışla olarak kullanılmış ünlü bir tarihî yapı olarak tanıtır.
Tarih notu
1773: Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyûn. 1795: Mühendishane-i Berrî-i Hümâyûn. 1847: Mimarlık eğitiminin başlaması. 1883: Hendese-i Mülkiye. 1924: Terzaghi'nin Erdbaumechanik'i. 1928: Yüksek Mühendis Mektebi. 1931: İlk mezunlar; Mustafaİnan'ın okula girişi. 1934: Elektrik eğitiminin başlangıcı. 1944: İstanbul Teknik Üniversitesi. 1946: Özerk üniversite ve dört fakülte.
Bir öğrencinin yolu: Mustafa İnan
Okulun bu dönemdeki öğrencilerinden biri sonradan Türkiye'nin en tanınmış mühendislik hocalarından oldu. Türkçe Vikipedi'nin Mustafaİnan maddesine göre İnan 1931'de yatılı okulu birincilikle bitirip Yüksek Mühendis Mektebi'ne birincilikle girdi ve okulu "pekiyi" derece ile birincilikle bitirdi. Devlet bursuyla Zürih'teki Eidgenössische Technische Hochschule'de doktora yaptı ve fotoelastisite alanında araştırma yapan ilk Türk bilim insanı oldu; 1941'de doktor unvanını aldı.
Madde, İnan'ın 1944'te adı İstanbul Teknik Üniversitesi olarak değiştirilen Yüksek Mühendis Mektebi'nde teknik mekanik ve mukavemet muallim muavinliğine atandığını, 1945'te profesör olduğunu ve 1957-1959 arasında rektörlük yaptığını yazar. Kaynağa göre en genç dekan ve en genç rektör oydu.
1944: Üniversite
Türkçe Vikipedi'ye göre 1944'te Yüksek Mühendis Mektebi İstanbul Teknik Üniversitesi olarak yeniden yapılandırıldı ve inşaat, mimarlık, makine ve elektrik fakültelerine ayrıldı. İngilizce Wikipedia, kurumun 1946'da bu dört fakülteyle özerk bir üniversite olduğunu yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
Fakültelere ayrılışın yılı kaynaklarda farklı görünür: Türkçe Vikipedi dört fakülteye ayrılmayı 1944 yasasına bağlarken İngilizce Wikipedia 1944'ü yalnız ad değişikliği, 1946'yı ise dört fakülteli özerk üniversite yılı olarak verir. Türkçe madde ayrıca bu dönemin mezunlarının "en büyük eseri"nin Anıtkabir olduğunu yazar; bu bir değerlendirmedir ve kaynakta hangi mezunların hangi işlerde çalıştığı ayrıntılı verilmez.
Anıtkabir'in 1951'deki inşaatıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Yüksek Mühendis Mektebi'nin on altı yılı, Cumhuriyet'in bayındırlık programıyla aynı döneme denk gelir. Kaynakların vurguladığı gibi okul bu yıllarda yeni devletin yollarını, köprülerini ve yapılarını gerçekleştirecek teknik kadroyu yetiştirdi.