İçeriğe geç
Giriş yap
0

Albert Eckstein (1891-1950): Ankara'ya 1935'te gelen çocuk doktoru ve Anadolu köy gezileri

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
1933 üniversite reformuyla birlikte Almanya'dan ayrılmak zorunda kalan çok sayıda bilim insanı Türkiye'ye geldi. Bunlardan biri, Ankara'da modern çocuk sağlığı hizmetinin kurucularından sayılan Alman çocuk doktoru Albert Eckstein'dı. 1935 Eylül'ünde Ankara'ya gelen Eckstein, Numune Hastanesi'nde çocuk kliniğini kurdu, Anadolu köylerinde çocuk ve kadın sağlığı üzerine ilk geniş saha araştırmalarından birini yaptı ve İhsan Doğramacı gibi öğrenciler yetiştirdi. Eckstein'ın Ulm'dan Ankara'ya ve oradan Hamburg'a uzanan yolunu sırayla izleyelim.

Ulm'dan Düsseldorf'a

Albert Eckstein 9 Şubat 1891'de Ulm'da, Yahudi bir fabrikatör ailesinin ikinci çocuğu olarak doğdu. Babasının karşı çıkmasına rağmen Freiburg'da tıp okudu. I. Dünya Savaşı'ndaki hizmetleri için Birinci Sınıf Demir Haç madalyası aldı, ardından Leipzig ve Münih'te eğitimini sürdürdü. 1925'te Düsseldorf'taki çocuk kliniğinde öğretim görevlisi ve kıdemli doktor olarak Arthur Schlossmann ile çalıştı. Schlossmann'ın kızı Erna ile evlendi; Erna Eckstein da çocuk doktoruydu. 1926'da ordinaryus profesör oldu ve sonra kayınpederinin yerine geçti.

1935: Almanya'dan Ankara'ya

1935'te Nürnberg Yasaları ile başlayan Yahudi karşıtı uygulamalar nedeniyle ailesiyle birlikte Almanya'yı terk etti ve Türkiye'nin daveti üzerine Ankara'ya yerleşti. Cumhuriyet İnsanları Portreleri'ndeki yazı, onu Türk hükümetine Almanca konuşan pek çok mülteci profesörün Türkiye'ye yönlendirilmesine yardım eden Prof. Philipp Schwartz'ın önerdiğini yazar. Aynı yazıya göre Eckstein 1935 Eylül'ünde Ankara'ya gelir gelmez Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Refik Saydam ile görüştü.
Eckstein'ı Ankara'da kabul eden Sağlık Bakanı Refik Saydam
Eckstein'ı Ankara'da kabul eden Sağlık Bakanı Refik SaydamGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Bu gelişi daha geniş bir çerçeveye yerleştirmek gerekir: Cumhuriyet'in onuncu yılında bir üniversite reformu gerçekleştirilmiş ve Mustafa Kemal Atatürk'ün isteğiyle Ankara'da bir tıp fakültesi kurulması planlanmıştı. Sayfaya göre 1935'te Nasyonal Sosyalist rejimden kaçan Ord. Prof. Albert Eckstein, Ankara Numune Hastanesi'nde ilk çocuk kliniğini kurdu.
Ek bilgi
Refik Saydam, Eckstein'dan hemen klinikte çalışmaya başlamasını değil, önce Anadolu'yu tanımasını istedi. Bakan, onun karış karış Anadolu'yu gezmesini, sorunları yerinde görmesini ve Türkiye'ye özgü bir çocuk sağlığı ve hastalıkları politikası önermesini bekliyordu. Bu gezilerden sonra Eckstein Numune Hastanesi'nde görev yapacak ve kurulacak tıp fakültesinde çocuk sağlığı bölümünü oluşturacaktı.

1937 ve 1938 köy gezileri

İlk köy gezisi Temmuz 1937'de başladı. Yozgat, Çorum, Samsun, Amasya, Sivas, Seyhan, İçel, Gaziantep, Niğde, Kayseri, Konya, Afyonkarahisar ve Eskişehir'in merkez ve köylerine gidildi. Sağlık örgütü ve muhtarlar aracılığıyla getirilen çocuklar muayene edildi, sınıflandırıldı ve istatistikler hazırlandı. Eckstein ve asistanı bu gezide toplam 52.662 nüfuslu 60 köyü inceledi. Asistanı Dr. Selahattin Tekand, yüz kişilik küçük köylerden beş bin kadar nüfuslu büyük köylere, dağlardan ovalara, verimli ve çorak yerlerden Karadeniz ve Akdeniz kıyılarına kadar çok farklı yaşam koşullarını gördüklerini anlatır.

Sonuçlardan hoşnut kalan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, 1938'in Temmuz ve Ağustos aylarında ikinci bir gezi istedi. Bu kez Isparta, Burdur, Antalya, Denizli, Muğla, Aydın, İzmir, Manisa, Balıkesir, Bursa, Kocaeli ve Bolu dolaşıldı. Eckstein'a eşi Dr. Erna Eckstein ve baş asistanı Selahattin Tekand eşlik etti. Hane sayısı, kadın ve erkek nüfusu, sıtma ve bağırsak enfeksiyonu olguları, su kaynaklarının türleri ve köyde okul olup olmadığı üzerine veri toplandı. Ekip, sıtma, verem ve trahomla savaş kampanyalarının olumlu etkilerini köylerde görebildiğini bildirdi.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ankara Üniversitesi Tıp FakültesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: LoudHmen. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Eckstein'ın köy gezilerindeki yol arkadaşı, Dr. Selahattin Tekand adıyla bilinen baş asistanıdır; gezilerin bilinen anlatımı da ona aittir. Eckstein'ın Türkiye'den ayrılış yılı da farklı verilir: üniversitenin kendi tarihçesi 1949, başka anlatımlar ise 1950 der.

Klinik, kitaplar ve öğrenciler

Eckstein Ekim 1938'de Ankara'da ilk Türk Pediatri Kongresi'ni düzenledi ve yalnızca çocuk sağlığı üzerine yazılmış ilk iki ders kitabını yayımladı. Yardımcılarıyla birlikte yazdığı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (1941) kitabı Sağlık Bakanlığı tarafından Anadolu'daki tüm hekimlere dağıtıldı ve uzun yıllar tıp fakültelerinde okutuldu. Çektiği fotoğraflar da bir belge değeri kazandı: 1941'de basılan üçüncü emisyon 10 liralık banknotlarda, Eckstein'ın Bolu'nun Bürnük Köyü'nde çektiği yöresel giysili kadınlar fotoğrafı kullanıldı. Fotoğraf koleksiyonu 2005'te ankaraAnkara Üniversitesi tarafından Prof. Dr. Albert Eckstein ile Anadolu'da Onbeş Yıl (1935-1950) adıyla yayımlandı.

Ankara'da bir tıp fakültesi kurulmasına ilişkin 3228 sayılı kanun 9 Haziran 1937'de kabul edildi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin kuruluşuna ilişkin 4761 sayılı kanunun ardından Eckstein 7 Temmuz 1945'te Çocuk Sağlığı kürsüsüne atandı. İlk asistanları arasında Bahtiyar Demirağ, İhsan Doğramacı ve Sabiha Özgür Cura vardı. Doğramacı sonradan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin, Cura ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin kurucuları arasında yer aldı.
Üçüncü emisyon 10 liralık banknotun arka yüzü
Üçüncü emisyon 10 liralık banknotun arka yüzüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Central Bank of the Republic of Turkey. Dosya sayfası
Tarih notu
9 Şubat 1891: Ulm'da doğum. 1925: Düsseldorf çocuk kliniği. 1926: Ordinaryus profesörlük. Eylül 1935: Ankara'ya geliş ve Refik Saydam ile görüşme. 9 Haziran 1937: 3228 sayılı tıp fakültesi kanunu. Temmuz 1937: 13 ilde 60 köyü kapsayan ilk gezi. Temmuz-Ağustos 1938: İkinci gezi. Ekim 1938: İlk Türk Pediatri Kongresi. 1941: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları kitabı ve 10 liralık banknot. 7 Temmuz 1945: Kürsü başkanlığı. 1949-1950: Almanya'ya dönüş. 18 Temmuz 1950: Hamburg'da ölüm.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Batı Almanya'daki birçok üniversiteden teklif aldı. İki oğlu İngiltere'ye gidince onlara daha yakın olmak için eşiyle birlikte Almanya'ya döndü ve 1950'de Hamburg Üniversitesi'nin teklifini kabul etti. Birkaç ay sonra, 18 Temmuz 1950'de Hamburg'da kalp krizi sonucu öldü. Oğlu Herbert B. Eckstein çocuk cerrahı oldu ve yıllar sonra Türkiye'de de görev yaptı. Türkiye'de çocuk ölümlerinin yüzde elli dolayında olduğu ve düzenli bir çocuk kliniğinin bulunmadığı bir dönemde Ankara Üniversitesi'nde çocuk polikliniğinin kurulması için çalışmış ve beş yıl boyunca kurucu direktörlüğünü yürütmüştü. Ankara'daki on beş yılı, Cumhuriyet'in sağlık politikasında çocuk sağlığının bir devlet meselesi olarak ele alınmaya başlandığı dönemle örtüşür.

Albert Eckstein'ın Ankara yılları, Türkiye'nin 1930'larda yurtdışından gelen bilim insanlarına kapılarını açmasının somut sonuçlarından birini gösteriyor. Kendi ülkesinden ayrılmak zorunda kalan bir hekimin Anadolu köylerini gezerek çocuk sağlığı üzerine çalışması, hem kişisel bir yeniden başlangıç hem de ülke için önemli bir katkıydı. Bizce bu dönem, karşılıklı bir kazanım olarak değerlendirilmeli: Türkiye bilgi ve deneyim kazandı, bilim insanları ise güvenli bir çalışma ortamı buldu. Eckstein'ın kurduğu klinik ve yetiştirdiği hekimler, etkisinin Ankara'daki on beş yılla sınırlı kalmadığını gösteriyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap