İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yunus Nadi Abalıoğlu (1879-1945): Sofya'dan gelen yazıları basan gazeteci, "Anadolu'da Yeni Gün"

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt15 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Yunus Nadi Abalıoğlu, bugün daha çok Cumhuriyet gazetesinin kurucusu olarak hatırlanır. Ancak Vikipedi'deki hayat hikâyesi, Mustafa Kemal ile ilişkisinin gazetenin kuruluşundan on yıl önce, Balkan Savaşları'nın ardından başladığını gösterir. Bu yazı Vikipedi'nin Yunus Nadi Abalıoğlu maddesine ve gazetenin kuruluşu için Cumhuriyet gazetesi maddesine dayanır; gazetenin kendi tarihi sitede ayrı bir konuda anlatıldığından burada Yunus Nadi'nin kişisel yolu öne çıkarılmıştır.
Yunus Nadi Bey'in portresi
Yunus Nadi Bey'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Fethiye, Rodos ve Galatasaray

Vikipedi maddesinin girişi Yunus Nadi'nin 1879'da Muğla'da doğduğunu yazar; "Yaşamı" bölümü ise doğum yerini daha ayrıntılı olarak Fethiye'nin Seydiler köyü olarak verir. Babası Fethiye eşrafından Abalızade Halil Efendi'ydi.
Dikkat: yanlış bilinen
Doğum yeri maddenin içinde iki biçimde geçer: girişte "Muğla", hayat bölümünde "Fethiye, Seydiler Köyü". Fethiye Muğla'ya bağlı olduğu için iki ifade çelişkili değil, biri genel biri ayrıntılı bir anlatımdır.
Kaynağa göre Yunus Nadi ilköğrenimini Fethiye'de tamamladıktan sonra Rodos'ta, Ahmet Mithat Efendi ile Tevfik Ebüzziya'nın sürgün yıllarında kurdukları ve o dönemde saygın bir okul olan Süleymaniye Medresesi'ne devam etti; burada Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Ardından İstanbul'da Galatasaray Sultanisi'nde ve Hukuk Mektebi'nde okudu. Öğrenciliği sırasında Malumat gazetesine yazarak gazeteciliğe başladı.

Vikipedi'ye göre 1901'de II. Abdülhamid'e karşı dernek kurduğu gerekçesiyle tutuklandı ve Midilli kalesinde üç yıl hapse mahkûm edildi. Cezasını Fethiye'de çekme isteği kabul edilince Fethiye'ye gitti ve Meşrutiyet'in ilanına kadar orada kaldı. Sürgün yıllarında Nazime Hanım ile evlendi; bu evlilikten Nadir (1908), Doğan (1913), Nilüfer ve Leyla adlı dört çocuğu oldu.

Selanik'te Rumeli Gazetesi

Vikipedi'ye göre Yunus Nadi 1908'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oldu ve Meşrutiyet'in ilanı üzerine İstanbul'a gelerek İkdam ile Tasvir-i Efkâr gazetelerinde çalıştı. 1909'da Selanik'e gitti ve cemiyetle yakın ilişkisi nedeniyle cemiyetin Selanik'teki yayın organı Rumeli Gazetesi'nin başyazarı oldu (1910). Balkan Savaşı başlayınca İstanbul'a döndü; 1912 ve 1914 seçimlerinde Aydın mebusu seçildi.

Sofya'dan gelen yazılar

Atatürk açısından maddenin en önemli satırı bu döneme aittir. Vikipedi'ye göre savaş sırasında işgal edilen Edirne'nin kurtarılması için kamuoyunu harekete geçirme görevi İttihat ve Terakki tarafından Yunus Nadi'ye verildi ve o bu amaçla başarılı bir kampanya yürüttü. Edirne'nin geri alınmasıyla sonuçlanan II. balkan-savaslariBalkan Savaşı'ndan sonra Sofya'da ataşemiliter olan Mustafa Kemal, memleket ve dünya hakkındaki düşüncelerini içeren yazılarını Selanik'te tanıştığı Yunus Nadi'ye gönderiyordu; Yunus Nadi bu yazıları Tasvir-i Efkâr'da yayımladı.
Ek bilgi
Vikipedi'ye göre Çanakkale Savaşı sırasında Yunus Nadi, Tasvir-i Efkâr'ın yazı işleri müdürü Abidin (Daver) Bey ile birlikte Enver Paşa'nın getirdiği yasağa karşı çıktı ve izin verilmemesine rağmen Mustafa Kemal'in resmini gazetede yayımladı. Kaynak, bunun Mustafa Kemal'in İstanbul basınında yayımlanan ilk resmi olduğunu yazar.

Yeni Gün: İstanbul'dan Ankara'ya

Vikipedi'ye göre Yunus Nadi, savaştan sonra Velid Ebüzziya ile anlaşmazlığa düşüp Tasvir-i Efkâr'dan ayrıldı ve 1918'de Yeni Gün gazetesini kurdu. Aynı yıl son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na İzmir mebusu seçildi. Anadolu'daki millî mücadeleyi desteklediğini gazetesinde açıkça yazdı; gazete Vahdettin'in ve İngiliz güçlerinin baskısıyla sık sık kapatıldı.
Atatürk ile Yunus Nadi ayran içerken
Atatürk ile Yunus Nadi ayran içerkenGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kaynağa göre 16 Mart 1920'de İstanbul'un işgalinden bir gün sonra gazete İngilizler tarafından kapatıldı ve Yunus Nadi Anadolu'ya geçmek zorunda kaldı. 10 Ağustos 1920'den itibaren gazetesini "Anadolu'da Yeni Gün" adıyla çıkardı; gazete 11 Mayıs 1924'e kadar Ankara'da yayımlandı. Vikipedi, Anadolu'ya kaçışı sırasında Halide Edib Hanım ile tanıştığını ve bu tanışmada millî mücadele hakkında bilgi akışını sağlayacak bir haber ajansı fikrinin doğduğunu, Anadolu Ajansı'nın 6 Nisan 1920'de kurulduğunu yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
Vikipedi bir yerde gazetenin "İstanbul'un işgalinden bir gün sonra" kapatıldığını yazarken tarihi 16 Mart 1920 olarak verir; oysa aynı maddede İstanbul'un işgali de 16 Mart 1920 olarak anılır. Kapatılma gününün 16 mı 17 Mart mı olduğu kaynakta net değildir.

Türkiye Komünist Fırkası ve Londra Konferansı

Vikipedi'ye göre Ankara ile Sovyet hükûmeti arasındaki yakınlaşmanın sonucu olarak 18 Ekim 1920'de Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle kurulan resmî Türkiye Komünist Fırkası'nın kurucuları arasında Yunus Nadi de vardı. Kaynak, bu partinin bağımsız ve muhalif komünist örgütlenmeleri tasfiye edip devlet denetimine almak amacıyla kurulduğunu yazar; Yeni Gün de bu dönemde partinin yayın organı olarak çıktı.

Vikipedi'ye göre Yunus Nadi 1920'de TBMM'ye İzmir mebusu olarak girdi, 1924'ten sonra Muğla mebusu olarak altıncı dönemin sonuna kadar mecliste kaldı. 1921 başında Birinci İnönü Muharebesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin çağrısıyla toplanan Londra Konferansı'nda millî hükûmeti temsil eden heyette yer aldı.

"Düşman yıkılmalıdır, yıkılacaktır"

Vikipedi'ye göre Temmuz 1921'de Kütahya-Eskişehir Muharebeleri kaybedilince Yunus Nadi, Mustafa Kemal'in Başkomutanlığa getirilmesi için çalıştı; milletvekillerini ikna etmek için konuşmalar yaptı, Yeni Gün'de yazılar yayımladı. Başyazılarının çoğunu "düşman yıkılmalıdır, yıkılacaktır" cümlesiyle bitiren Yunus Nadi, kaynağa göre Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra Yeni Gün matbaasının önünde toplanan bir kalabalık tarafından "Düşman yıkıldı" sesleriyle alkışlandı.
Dikkat: yanlış bilinen
Vikipedi bu alkış sahnesini "1922'de Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra" diye yazar; oysa Sakarya Meydan Muharebesi 13 Eylül 1921'de kazanılmıştır (Vikipedi, Enver Paşa maddesi). Kaynaktaki 1922 yılı ya bir yazım hatasıdır ya da sahne 1922'deki Büyük Taarruz zaferine aittir; bu yazı kesin bir yıl vermez.

29 Ekim 1923: kürsüdeki okuyucu

Vikipedi'ye göre Yunus Nadi, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin kurulduğunu bildiren anayasa değişikliğini Anayasa Komisyonu başkanı sıfatıyla meclis kürsüsünden okuyan kişiydi. Böylece Sofya'dan gelen yazıları basan gazeteci, on yıl sonra Mustafa Kemal'in ilan ettiği Cumhuriyetin metnini meclise okuyan milletvekili oldu.

Cumhuriyet gazetesi ve Pembe Konak

Vikipedi'ye göre Yunus Nadi, Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul'a giderek Zekeriya Sertel ve Nebizâde Hamdi ile birlikte Cumhuriyet gazetesini çıkardı. Gazete, Mustafa Kemal'in teklifiyle Hâkimiyet-i Milliye ile Yeni Gün'ün birleştirilmesinden doğmuştu ve Cağaloğlu'ndaki eski İttihat ve Terakki Genel Merkezi binası (Pembe Konak) gazete binası oldu. 7 Mayıs 1924'teki ilk sayıda Mustafa Kemal ile Millî Mücadele üzerine yapılmış bir röportaj yer aldı. Kısa süre sonra çıkan anlaşmazlıklar sonucunda Sertel ve Nebizâde Hamdi ayrıldı ve Yunus Nadi gazetenin tek sahibi oldu.

Savaş yılları, eleştiriler ve Cenevre

Yunus Nadi Abalıoğlu'nun Edirnekapı Şehitliği'ndeki mezarı
Yunus Nadi Abalıoğlu'nun Edirnekapı Şehitliği'ndeki mezarıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Sureta. Dosya sayfası

Vikipedi'ye göre Yunus Nadi'nin Manisa Soma'da ona büyük servet getiren bir linyit işletmesi de vardı. İkinci Dünya Savaşı'nın başından 1943'e kadar savaşın gelişmelerini kendi yorumuyla aktardı ve Alman yanlısı olarak tanındı; kaynak, kendisine "Yunus Nazi" lakabının takıldığını ve faşizm savunuculuğu suçlamasının savaştan önce, 1937 sonbaharında Cumhuriyet ile Tan arasındaki polemikte de ortaya atıldığını yazar. Bu suçlamalar maddede "öne sürüldü" kaydıyla, tartışmalı biçimde aktarılır.

Vikipedi'ye göre Yunus Nadi 1943 seçimlerinde aday gösterilmedi. Uzun süren hastalığının tedavisi için gittiği Cenevre'de 28 Haziran 1945'te öldü ve İstanbul'da Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi. Gazetenin yönetimini oğlu Nadir Nadi üstlendi. Kaynak, ölümünden sonra Türkiye'de sanat alanında verilen ilk ödül olan Yunus Nadi Armağanı'nın verilmeye başlandığını ve "Mustafa Kemal Paşa Samsun'da", "Ali Galib Hadisesi" ve "Ankara'nın İlk Günleri" gibi Millî Mücadele anılarının 1955'te kitaplaştığını yazar.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap