Atatürk döneminin dış politikası denince ilk akla gelen isimlerden biri Tevfik RüştüAras'tır. 4 Mart 1925'te Dışişleri Bakanı oldu ve Atatürk'ün ölümüne kadar kurulan bütün hükümetlerde bu koltukta kaldı. On üç yılı aşan bu süre, Cumhuriyet tarihinde bir dışişleri bakanının görevde kaldığı en uzun dönemlerden biridir. Oysa Aras mesleğe diplomat olarak değil, hekim olarak başlamıştı. Tevfik Rüştü ArasGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Çanakkale'den Beyrut'a
Türkçe Vikipedi maddesine göre Ahmet Tevfik Rüştü, 11 Şubat 1883'te Çanakkale'de Hasan Rüştü Bey'in oğlu olarak doğdu. İlköğrenimini İzmir'de, ortaöğrenimini Üsküp'te gördü; ardından İstanbul'daki Numune-i Terakki Mektebi'nden, yani bugünkü İstanbul Erkek Lisesi'nin öncülünden birincilikle mezun oldu. Sonra Beyrut Tıbbiye Mektebi'ni bitirdi. İngilizce madde onun Beyrut'taki Fransız Koleji'nden mezun olduğunu yazar.
Doktor olarak İzmir, Selanik ve İstanbul'da çalıştı. Türkçe madde görev listesini ayrıntılı verir: 1908'de İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi'nde doğum doktoru, 1909'dan 1911'e kadar Selanik Vilayeti Sıhhiye Müfettişi, Balkan Savaşı sırasında Üsküp Hilal-i Ahmer Hastanesi başhekimi, ardından Çanakkale Hastanesi başhekimi. 1917-1918'de yüzbaşı rütbesiyle I. Ordu Hıfzıssıhha Müşaviri, 1918'den 1920'ye kadar da Yüksek Sağlık Meclisi üyesiydi. Tıp alanında "Çiçek Hastalığı" (1914), "Isıtma" (1914) ve "Papatatis Humması" (1924) adlı kitapları yazdı.
İyi derecede Fransızca biliyordu ve İzmir'deyken Sedat ve İttihat adlı gazetelerin başyazarlığını yaptı.
Selanik'te bir dostluk
Aras İttihat ve Terakki'ye girdi ve partinin İzmir şubesinin genel kâtipliğini yaptı. Türkçe madde, Selanik'te Mustafa Kemal ile yakın arkadaş olduğunu yazar; İngilizce madde de onunla İttihat ve Terakki üyeliği sırasında tanıştığını belirtir. Aynı dönemde İzmir'in önde gelen ailelerinden Evliyazade ailesinin reisi Hacı Mehmet Efendi'nin kızı, dönemin kadın gazete yazarlarından Makbule Hanım ile evlendi.
1920'de İstanbul'dan Eskişehir'e geçerek millî harekete katıldı. Birinci Meclis'e Menteşe (Muğla) mebusu olarak girdi ve Kastamonu İstiklâl Mahkemesi üyeliğine getirildi. İki madde de onun 1920 sonbaharında Türkiye Komünist Fırkası'nın kurucuları arasında yer aldığını yazar. Bu, Ankara'nın Sovyetlerle yakınlaştığı ve bazı resmî yapıların bu ortamda kurulduğu bir dönemdi. Aras, Ali Fuat Paşa'nın Moskova'ya ilk büyükelçi olarak gönderildiği heyetle birlikte Sovyet Rusya'ya da gitti.
Ek bilgi
1923'ten 1939'a kadar TBMM'nin II., III., IV. ve V. dönemlerinde İzmir mebusu olarak bulundu. Türkçe madde, 1920-1939 arasında beş dönem milletvekilliği yaptığını yazar. Kızı Emel, 1957-1960 arasında dışişleri bakanlığı yapacak olan diplomat Fatin Rüştü Zorlu ile evlendi.
4 Mart 1925: Hariciye'de uzun dönem
Türkçe maddeye göre 4 Mart 1925'te III. İnönü Hükûmeti'nde Dışişleri Bakanı oldu. İngilizce madde bu tarihin Takrir-i Sükûn Kanunu'nun yürürlüğe girdiği gün olduğunu da not eder. Aras, Atatürk'ün ölümüne kadar bütün kabinelerde görevini korudu. İki madde de onu, komşu ülkelerle iyi ilişkilere ve hegemonya kuran güçlere karşı durmaya dayanan dış politikanın uygulayıcısı ve sözcüsü olarak tanımlar.
Görev yıllarının başlıca olayları şunlardı:
[ul]
[li]17 Aralık 1925: Sovyetler Birliği ile dostluk ve tarafsızlık antlaşması.[/li]
[li]1926: Litvinov'un davetlisi olarak Odessa'da Sovyet ileri gelenleriyle görüşme.[/li]
[li]1933: Bulgaristan'ın Razgrad kasabasında bir Türk mezarlığına yapılan saldırı üzerine Plovdiv'de Bulgar Başbakanı Muşanov ile görüşme. İngilizce maddeye göre Aras durumun yatıştığını ve olayın bir provokasyon girişimi olduğunu açıkladı.[/li]
[li]26-27 Mayıs 1937: Mısır'ın Milletler Cemiyeti'ne kabulünü görüşmek için Cenevre'de toplanan olağanüstü genel kurulun başkanlığı.[/li]
[/ul]
Bakanlık döneminde yaptığı konuşmalar 1937'de Numan Menemencioğlu tarafından derlenerek "Lozan'ın İzlerinde On Yıl" adıyla kitaplaştırıldı. Celâl Bayar ve Tevfik Rüştü ArasGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: kolektif. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
İki madde bazı ayrıntılarda ayrılıyor. Litvinov'un davetiyle yapılan üç Sovyet ziyaretinin tarihleri Türkçe maddede 1926 (Odessa), 1930 ve 1937 (Moskova); İngilizce maddede ise 1926, 1936 ve 1937 olarak geçiyor. Emeklilik yılı Türkçe maddede Şubat 1942, İngilizce maddede 1943. Türkçe madde 1937'de "Milletler Cemiyeti Başkanlığı yaptığını" yazarken, İngilizce madde bunun Mısır'ın üyeliğini görüşen özel bir oturumun başkanlığı olduğunu belirtiyor. Bu farkları kesinleştiremediğimiz için iki anlatımı da veriyoruz.
1938: İnönü ile ayrılık
Atatürk'ün ölümü Aras'ın görevini de sona erdirdi. İngilizce maddeye göre yeni cumhurbaşkanı İsmet İnönü onu hemen görevden aldı. Madde nedenleri şöyle sıralar: iki isim dış politikada, özellikle Sovyet ilişkilerinde farklı düşünüyordu; İnönü, Aras'ın hükümetten çok Atatürk'e bağlı olduğunu ve dış işleri doğrudan onunla yürüttüğünü düşünüyordu; ayrıca Aras'ın cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde kendisine karşı çalıştığından şüpheleniyordu. Aynı madde, 1938'de Aras'ın İnönü'yü Washington büyükelçiliğine atatarak siyasetten uzaklaştırmayı planladığını ve İnönü'nün buna sert tepki gösterdiğini de yazar.
Aras1939'da Londra Büyükelçiliği'ne atandı ve üç buçuk yıl İngiltere'de kaldı. Emekli olduktan sonra Tan gazetesinde yazılar yazdı. İki madde de DP'nin kuruluşunu desteklediğini belirtir; İngilizce madde, parti programına sosyalist fikirler sokmaya çalışınca kısa sürede uzaklaştırıldığını ve DP'nin onun Sovyetlere yönelik uzlaşmacı politika önerisini benimsemediğini ekler. Türkçe maddeye göre 1946'da İnsan Hakları Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı, 1952-1959 arasında Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Yazılarını "Görüşlerim" adlı iki ciltte topladı.
Dikkat: yanlış bilinen
İngilizce madde, Aras'ın Birinci Dünya Savaşı sırasında sağlık müfettişi olarak Ermeni tehcirinde ölenlerin cesetlerinin kireçle kuyulara gömülmesini organize etmekle görevlendirildiğini ve bunun altı ay sürdüğünü iddia eder; ayrıca 1926'da İngiliz yönetici Henry Dobbs'un Aras'la yaptığı bir görüşmeye dair notlarını aktarır. Türkçe madde bu konulara hiç değinmez. Bu iddialar tartışmalı bir alana ait olduğu ve elimizde ikinci bir kaynak bulunmadığı için ayrıntılarını aktarmıyor, yalnızca kaynaklar arasındaki bu büyük farkı belirtiyoruz.
Son yıllar
Türkçe maddeye göre ilk eşi Makbule Hanım'ın ölümünden sonra 1960'ta Bahire Hanım ile evlendi. 5 Ocak 1972'de İstanbul'da öldü ve Aşiyan Mezarlığı'na gömüldü. Kırmızı-Yeşil Şeritli İstiklâl Madalyası sahibiydi.
Bir hekimin hariciyeye uzanan yolu, Atatürk döneminin kadro yapısını da gösteriyor: Selanik'teki eski bir arkadaşlık, Millî Mücadele'deki görevler ve Sovyetlerle kurulan ilk temaslar, 1925'ten sonra on üç yıl sürecek bir bakanlığın zeminini hazırlamıştı.