İçeriğe geç
Giriş yap
0

Sivas'tan Ankara'ya giderken Hacıbektaş (22-23 Aralık 1919): Heyet-i Temsiliye dergâhta

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Aralık 1919'da Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye Sivas'tan ayrılıp Ankara'ya doğru yola çıktı. Yol Kayseri'den, Mucur ve Kırşehir üzerinden geçiyordu. Heyet 22 Aralık 1919'da Kırşehir'e bağlı Hacıbektaş kasabasına ulaştı ve iki gün burada kaldı. Ziyaret, Anadolu Alevi-Bektaşi toplumu üzerinde etkili olan Hacı Bektaş Veli Dergâhı ile Millî Mücadele arasındaki ilişkinin en görünür anıdır. Ziyaretin öncesini, iki günlük konaklamayı ve sonrasını sırayla ele alalım.

Ziyaretten önce: Telgraflar ve mektuplar

Dergâh ile Millî Mücadele arasındaki bağ ziyaretten aylar önce kurulmuştu. Dergâhın Çelebisi Cemalettin Efendi ve Hacıbektaş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin başkanı Halil Efendi, 9 Ocak 1919'da İngiliz Yüksek Komiserliği'ne protesto telgrafları göndermişti. Mustafa Kemal ise 26 Haziran 1919'da Tokat'tan Konya'daki 2. Ordu Müfettişliği'ne yazdığı telgrafta, Tokat ve Amasya yöresindeki Alevi halkın Hacıbektaş'taki "Baba Efendi"ye çok bağlı olduğunu belirtiyor ve Müdafaa-i Hukuk örgütlerini destekleyen mektupların bu yöredeki sözü geçen kişilere ulaştırılmasını öneriyordu.

Ekim 1919'da dergâhın türbedarı ve Babagan kolunun önderi Salih Niyazi Dedebaba, Millî Mücadele'yi destekleyeceğini bildiren bir telgraf gönderdi. Mustafa Kemal de 12 Ekim'de ona bir mektup yazarak teşekkür etti. Bu arada Ankara Valisi Muhittin Paşa Hacıbektaş'a gelip dergâhın ileri gelenlerini harekete karşı çevirmeye çalışmıştı. Bunu öğrenen Ali Fuat Paşa (Cebesoy), Albay Osman Bey'i Hacıbektaş'a gönderdi. Osman Bey, Muhittin Paşa'nın Çelebi'yi ve babaları ikna edemediğini öğrendi.
Ek bilgi
Ali Fuat Paşa, Mustafa Kemal'den on gün kadar önce aynı yoldan geçti. Hatıralarında 11-12 Aralık 1919 gecesini Hacıbektaş'ta Cemalettin Çelebi'nin misafiri olarak geçirdiğini, Hacı Bektaş Veli'nin kabrini ziyaret ettiğini ve Çelebi'nin Millî Mücadele'ye destek sözünde durduğunu anlatır. Ali Fuat Paşa'nın bu yolu seçmesinin bir nedeni, Heyet-i Temsiliye'nin geçeceği güzergâhta gerekli önlemleri almaktı.
Hacıbektaş'taki Hacı Bektaş Veli Türbesi
Hacıbektaş'taki Hacı Bektaş Veli TürbesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: cankurtaran. Dosya sayfası

22 Aralık: Çelebi Sarayı'nda görüşme

Mustafa Kemal'in yanındaki heyette Rauf (Orbay) Bey, Hüsrev (Gerede) Bey, Dr. Refik (Saydam) Bey, Mazhar Müfit (Kansu) Bey, Hakkı Behiç Bey, Alfred Rüstem Bey, Cevat Abbas (Gürer) Bey ve Muzaffer (Kılıç) Bey gibi isimler vardı. Heyet önce Salih Niyazi Dedebaba'nın çiftliğinde ağırlandı. Ardından kasaba merkezine geçildi ve Mustafa Kemal, "Çelebi Sarayı" olarak anılan evde Cemalettin Efendi ile görüştü.

Görüşmenin en çok aktarılan kısmı Mazhar Müfit Kansu'nun anılarından gelir. Kansu'ya göre Cemalettin Efendi, bağımsızlık kazanıldıktan sonra cumhuriyet ilan etmek gibi bir düşüncenin olup olmadığını sordu. Mustafa Kemal bu soruya temkinli davrandı ve cevap vermedi. Kansu bu konuşma hakkındaki izlenimini şöyle yazmıştır: "Anlaşılıyor ki Cemalettin Efendi cumhuriyete taraftar, hele Salih Baba, hür fikirli, çok ileri bir zat."
Dikkat: yanlış bilinen
Cumhuriyet sorusuyla ilgili anlatım tek bir tanığın, Mazhar Müfit Kansu'nun hatıralarına dayanır ve yıllar sonra yayımlanmıştır. Kansu'nun Sivas'ta da benzer bir konuşma aktardığı bilinir. Bu nedenle bu sahne, ziyaretin resmî tutanağı değil, bir katılımcının hatırası olarak değerlendirilmelidir.

23 Aralık: Dergâh ziyareti

Ertesi gün Mustafa Kemal Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nı ziyaret etti. Salih Niyazi Dedebaba heyeti karşıladı, türbeyi ve dergâhı ayrıntılı biçimde gezdirdi. Yemek "Meydan evi" denilen yerde yendi. Kansu, bu görüşmeyle Çelebi ile Dedebaba arasındaki anlaşmazlığın "bir derece halledilir bir şekle konulduğunu" yazar. Dergâhta Çelebi kolu ile Babagan kolu arasında öteden beri süren bir ayrılık vardı ve Millî Mücadele açısından ikisinin desteği de önemliydi.

Kansu ayrıca Alfred Rüstem Bey ile dergâhı daha yakından gezdiklerini, Aş Dede odasında tarihi kazanın başındaki babayla sohbet ettiklerini, Kırklar Meydanı'nı ve Balım Sultan Türbesi'ni ziyaret ettiklerini anlatır. Dergâhın her yerinin temiz olduğunu ve herkesin görevini eksiksiz yaptığını takdirle belirtir. Kansu'nun aktardığına göre Mustafa Kemal büyük babalara ellişer lira verilmesini istedi. Aş Baba parayı alırken bunun kendi şahsına değil, dergâha ait olduğunu söyledi.

Ziyaretten önce: Mücâhidîn-i Bektaşiyye

Erdoğan, dergâhın Millî Mücadele'den önceki tutumunu da anlatır. Tekke ve Zaviyeler Kanunu'ndan önce dergâhın son resmî yöneticisi olan Veliyeddin Çelebi'nin beyanına göre, I. Dünya Savaşı'nda 1915'te Bektaşiler tarafından Mücâhidîn-i Bektaşiyye adıyla 7.000'i aşkın kişilik bir alay kurulmuş ve Doğu Cephesi'ne gönderilmişti. Erdoğan bu bilginin Aziz Samih (İlter) Bey'in hatıralarıyla da doğrulandığını belirtir; ancak Aziz Samih bu alayları eleştirir ve zorlama oluşumlar olarak görür. Hatıralara göre Çelebi Efendi'ye bir muharebe madalyası verildi, onun askerlere hitaben yazdığı bir nasihatname de bastırılıp ordu içinde dağıtıldı. Bu alaya ait olduğu söylenen bir sancak bugün Cemalettin Çelebi'nin türbesinin başucunda durmaktadır.
Hacı Bektaş Veli Külliyesi'nin avlusu
Hacı Bektaş Veli Külliyesi'nin avlusuGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 2.0, yazar: Михал Орела. Dosya sayfası

Ziyaretin yankısı

Ziyaretin en önemli sonucu, Cemalettin Efendi'nin Millî Mücadele'ye ve Mustafa Kemal Paşa'ya destek verileceğini bildiren bir beyanname yayımlamasıdır. Bunu destekleyen bir belge de vardır: Ankara'dan 28 Aralık 1919'da İstanbul'daki Dahiliye Nezareti'ne gönderilen şifreli bir telgraf. Telgrafta Mustafa Kemal ve heyetinin Hacıbektaş'ta Cemalettin Efendi tarafından ağırlandığı, dergâhın dedelerinin onlara ziyafet verdiği ve Alevi-Bektaşi toplumunun Kuvâ-yi Milliye'yi destekleyeceği bildiriliyordu. Heyet 27 Aralık 1919'da Ankara'ya ulaştı.

İlişki ziyaretten sonra da sürdü. Mustafa Kemal 2 Ocak 1920'de Cemalettin Efendi'ye telgraf gönderdi ve bildirinin köylere kadar ulaştırılmasını rica etti. Salih Niyazi Dedebaba 17 Mart 1920'de Heyet-i Temsiliye'ye telgraf çekti. Mustafa Kemal de 22 Mart 1920'de Çelebi'ye ve Dedebaba'ya gönderdiği telgrafta onların maddi ve manevi yardımlarının etkili olduğunu belirtti. Dedebaba, 10 Kasım 1920'de Kars'ın geri alınmasını da tebrik etti.
Hacıbektaş'taki Atatürk Anıtı
Hacıbektaş'taki Atatürk AnıtıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: Hüseyin Öcal. Dosya sayfası
Tarih notu
Cemalettin Efendi Birinci Meclis'e Kırşehir mebusu olarak seçildi ve Meclis İkinci Başkanlığına getirildi. Ancak hastalığı yüzünden Ankara'ya gelemedi. Meclis'e çektiği telgrafta yatağından kalkamayacak durumda olduğunu bildirdi ve izinli sayıldı. Ocak 1922'deki ölümüne kadar mebus olarak kaldı. Yerine postnişin olan kardeşi Veliyeddin Çelebi de 5 Mayıs 1922 tarihli beyannamesiyle Misak-ı Millî için desteği sürdüreceklerini bildirdi.
Mustafa Kemal'in Hacıbektaş'ta kaldığı ev bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Hacıbektaş Atatürk Evi Müzesi olarak ziyarete açıktır. Ziyaret, Millî Mücadele'nin Anadolu'nun farklı toplulukları ve inanç çevreleriyle kurduğu ilişkileri anlamak için önemli bir örnek olarak tarih yazımındaki yerini korur.

Hacıbektaş ziyareti, Millî Mücadele'nin Anadolu'nun farklı inanç çevreleriyle kurduğu ilişkileri anlamak için önemli bir durak. Heyet-i Temsiliye'nin Sivas'tan Ankara'ya giderken dergâhta konaklaması, hareketin geniş bir toplumsal destek arayışını yansıtıyor. Bizce bu ziyaret, ulusal mücadelenin tek bir kesime değil, Anadolu'nun çeşitliliğine dayandığını gösteriyor. Ziyaretle ilgili bazı ayrıntıların farklı anlatılarda değişmesi doğal; ama ziyaretin kendisi ve önemi belgeli. Bugün evin müze olarak korunması, bu anın toplumsal hafızadaki yerini sürdürmesine katkı sağlıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap