Temmuz 1921'in son günlerinde Ankara'da herkesin aklında aynı soru vardı: Yunan ordusu Ankara'ya gelirse Meclis ne yapacak? Kütahya-Eskişehir Muharebeleri kaybedilmiş, Türk ordusuSakarya Nehri'nin doğusuna çekilmişti. Hükûmet, TürkiyeBüyük Millet Meclisi'nin daha güvenli bir yer olan Kayseri'ye taşınmasını önerdi. Bu öneri Meclis'te gizli oturumlarda tartışıldı ve sonunda Meclis Ankara'da kalmaya karar verdi. Bu tartışmayı gizli celse zabıtları, arşiv belgeleri ve dönemin gazeteleri üzerinden izledik.
Kütahya-Eskişehir'den sonra
İnönü'de iki kez durdurulan Yunan ordusu 10 Temmuz 1921'de yeni bir taarruz başlattı. Amaç Türk ordusunu Eskişehir bölgesinde yok etmek ve Ankara'yı alarak Sevr'i kabul ettirmekti. Yunan birlikleri Afyon, Kütahya ve Eskişehir'i ele geçirdi ama Türk ordusunu tamamen yok etme hedefine ulaşamadı. Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'nın önerisi ve Mustafa Kemal Paşa'nın onayıyla ordu Sakarya'nın doğusuna çekildi. Bu çekilme askerî bakımdan bilinçli bir karardı. Ancak Ankara'da büyük bir endişe doğurdu.
Meclis'i Ankara'dan taşıma fikri yeni değildi. 1 Eylül 1920'de İsmet Paşa, Meclis'in Sivas'a taşınmasının düşünüldüğünü Ali Fuat Paşa'ya bildirmişti. Ali Fuat Paşa böyle bir adımın cepheyi altüst edeceğini, bu konunun ancak Eskişehir terk edilirse gündeme gelebileceğini söylemişti. 1921 yazında tam olarak bu oldu ve konu yeniden açıldı. Bu kez söz konusu olan şehir Sivas değil, Kayseri idi.
Ek bilgi
Nakil konusu resmî olarak 22 Temmuz 1921 tarihli bir hükûmet kararnamesiyle gündeme geldi. Mustafa Kemal Paşa kararnamenin altına şu notu düştü: "İşbu karar Meclisçe aynen kabul edilmedi. Yalnız ailelerle eşya-yı zâide şimdiden naklolunacaktır. Meclis ve Hükümet yeni karar ittihaz edilinceye kadar Ankara'da îfa-yı vazifeye devam edecektir." Belge Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri'nin Bakanlar Kurulu kararları arasındadır.
Fevzi Paşa (Çakmak), Müdafaa-i Milliye Vekili ve İcra Vekilleri Heyeti ReisiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Archives of Turkish Armed Forces. Dosya sayfası
Fevzi Paşa kürsüde
TBMM 23 Temmuz 1921'de, üçü gizli olmak üzere dört oturum yaptı. Hükûmet adına Müdafaa-i Milliye Vekili ve İcra Vekilleri Heyeti Reisi Fevzi Paşa konuştu. Yıldız, Fevzi Paşa'nın cepheden geldiği kıyafetleri bile değiştirmeden kürsüye çıktığını aktarır. Fevzi Paşa önce ordunun durumunu özetledi. Ardından Ankara'nın işgal tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve Meclis'in Kayseri'ye taşınmasının zorunlu hâle geldiğini söyledi.
Hükûmetin gerekçesi askerî bir mantığa dayanıyordu. Meclis Ankara'da kaldıkça ordu sürekli şehri korumayı düşünmek zorunda kalacak, düşman da manevralarını buna göre yapacaktı. Meclis'in taşınması orduya hareket serbestliği kazandıracaktı. Kayseri ise iç bölgedeydi ve Konya, Adana gibi şehirlere ve demiryollarına bağlantısı vardı. Fevzi Paşa, nakil için hazırlıklara başlanmasını rica ederek sözlerini bitirdi.
Mebusların cevabı
Erzurum mebusu Mustafa Durak Bey, böyle bir zamanda Meclis'in Ankara'dan çekilmesinin hem ordunun hem milletin moralini bozacağını ve paniğe yol açacağını söyledi. Ona göre mebuslar silahlanıp Ankara'da kalmalı, gerekirse ölmeliydi. Ordu ise kendi planını yapmalı ve savaşı kendisi için en uygun yerde ve zamanda vermeliydi. Eskişehir mebusu Abdullah Azmi Efendi, Durak Bey'e katıldı ama Fevzi Paşa'nın sözlerinin de dikkate alınması gerektiğini, yanlış bir kararın orduyu eritebileceğini hatırlattı ve mebus aileleri için bir komisyon kurulmasını önerdi. Kırşehir mebusu Yahya Galip Bey ise Meclis'in her yerde görevini yapabileceğini, önemli olanın en verimli çalışabileceği yeri seçmek olduğunu söyledi.
Tartışmanın en çok hatırlanan anı Dersim mebusu Diyap Ağa'nın konuşmasıdır. Yemin töreni dışında kürsüye hiç çıkmamış olan Diyap Ağa, buraya kaçmak için değil, gerektiğinde savaşıp ölmek için geldiklerini söyledi. Bu sözler Meclis'te heyecan uyandırdı ve alkışlandı. Kayseri Lisesi binası. 1921'de olası bir nakil için Meclis'in toplanacağı yer olarak kararlaştırılmıştıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Karar: Meclis Ankara'da kalacak
Gergin geçen görüşmelerden sonra oy birliğiyle bir karar alındı. Buna göre Ankara'nın savunması için hazırlık yapılacak, Meclis ve mebuslar Ankara'yı terk etmeyecekti. Meclis'teki ve öbür devlet dairelerindeki evrak tedbir olarak Kayseri'ye gönderilecek, ordunun durumunu incelemek için cepheye bir heyet yollanacaktı. Olası bir nakilde Meclis'in ve devlet dairelerinin çalışacağı yer olarak Kayseri Lisesi binası belirlendi ve burada bir konuşma kürsüsü bile hazırlandı.
Cepheye giden heyet Sinop mebusu Rıza Nur, Karesi mebusu Vehbi Bey ve İzmir mebusu Mahmut Bey'den oluşuyordu. Heyet 24 Temmuz'da Ankara'dan ayrıldı ve raporunu 2 Ağustos'ta Meclis'e sundu. Rıza Nur, geri çekilmenin bir zorunluluk olduğunu, komutada bazı zaaflar bulunduğunu ama orduya güvenmek gerektiğini söyledi.
Dikkat: yanlış bilinen
Bazı kaynaklarda Meclis'in Kayseri'ye "taşındığı" yazılır. Bu doğru değildir. İngiliz belgelerine dayanan bir çalışmada bakanlıkların 20 Temmuz'da Kayseri'ye taşınmaya başladığı ileri sürülse de, Yıldız'ın gösterdiği gibi Meclis Ankara'dan ayrılmadı. Kayseri'ye gönderilen evrak, arşiv malzemesi ve bazı ailelerdi. Yabancı basın da karışık haberler verdi: The new-yorkNew York Times 27 Temmuz 1921'de hükûmetin Sivas'a taşındığını yazarken, The Guardian 8 Ağustos'ta arşivlerin Kayseri'ye taşındığını bildirdi.
Ankara'daki panik
Meclis'teki tartışmalar gizli olsa da halk durumun ciddiyetini sezdi. Kütahya ve Eskişehir'den gelen göçmenler Ankara'yı doldurdu, 23 Temmuz'dan sonra birçok aile Kayseri ve çevresine gitti. Fevzi Paşa23 Temmuz'da Hâkimiyet-i Milliye gazetesine halkı yatıştıran bir beyanat verdi. Bazı mebuslar izin alarak ya da izinsiz olarak ailelerini Ankara'dan uzaklaştırdı. Dilekçeler artınca Meclis izin taleplerini toplu olarak reddetti ve izinsiz ayrılanlar hakkında soruşturma kararı aldı. Türk basını ise morali bozacak haberlerden kaçındı. Örneğin Tevhid-i Efkâr gazetesi geri çekilmeyi bilinçli bir manevra olarak yorumladı.
Konu Ağustos'ta yeniden açıldı. 22 Ağustos 1921 tarihli gizli celse zabtına göre Fevzi Paşa, ağırlıkların bir hafta içinde taşınmasını, Meclis'in müzakere edecek kısmının ise çoğunluğu korunarak Ankara'da kalmasını önerdi: "Tehlike olmazsa Meclis yine burada kalır." Sakarya Meydan Muharebesi, 1921Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Sfisek. Dosya sayfası
Tarih notu
Kayseri tartışması kısa süre sonra başkomutanlık meselesinin gölgesinde kaldı. 5 Ağustos 1921'de çıkarılan Başkomutanlık Kanunu ile Mustafa Kemal Paşa, Meclis'in yetkilerini kullanmak üzere üç aylığına başkomutan oldu. Sakarya Meydan Muharebesi23 Ağustos'ta başladı ve 13 Eylül 1921'de Türk zaferiyle sona erdi. Sonrasında Kayseri'ye gitmiş aileler, yollardaki güvenlik sorunları nedeniyle oluşturulan bir süvari birliğinin korumasında Ankara'ya geri getirildi.
Kayseri tartışması, Meclis'in kendini yalnız bir yasama organı olarak değil, mücadelenin sembolü olarak da gördüğünü gösterir. Mebusların "Ankara'yı savaşmadan bırakmamak" yönündeki kararı, Sakarya öncesinde ordunun ve halkın moralini korumada önemli bir rol oynadı.
Kayseri tartışması, Meclis'in kendini nasıl gördüğünü anlamak için çok anlamlı bir an. Askerî açıdan geri çekilme mantıklı görünebilirdi; ama mebusların Ankara'da kalma kararı, sembolik değerin bazen stratejik hesaplardan daha ağır bastığını gösteriyor. Bizce bu karar, Sakarya öncesinde orduya ve halka verilen güçlü bir mesajdı: Meclis tehlikeden kaçmıyordu. Gizli oturumda yapılan tartışmalar ise farklı görüşlerin açıkça dile getirilebildiği bir yasama ortamının varlığını gösteriyor. Zor kararların tartışılarak alınması, ilk Meclis'in en dikkat çekici özelliklerinden biri.