III. Mehmed, 1595'ten 1603'e kadar tahtta kalan on üçüncü Osmanlı padişahıdır. Saltanatı, tahta çıktığı gece on dokuz kardeşinin boğdurulması, Uzun Türk Savaşı sırasında bizzat çıktığı Eğri seferi, Anadolu'daki Celâlî isyanları ve annesi Safiye Sultan'ın sarayda kurduğu nüfuzla anılır. Türk literatürünü yazan Feridun Emecen, onu yumuşak mizacı nedeniyle annesinin kontrolünü kıramamış bir hükümdar olarak tanımlar. III. Mehmed'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Passe, Crispin de (1564-1637). Dosya sayfası
Doğumu ve şehzadeliği
Mehmed26 Mayıs 1566'da Manisa'da, Sart ovasında doğdu. Babası III. Murad, annesi Dukakin'de Rezi köyünden Arnavut asıllı Safiye Sultan'dır. Rivayete göre adını, doğum haberini Sigetvar seferindeyken alan büyük dedesi Kanuni Sultan Süleyman koydu. Babası 1574'te padişah olunca, yaklaşık bir yıl sonra harem halkıyla İstanbul'a getirildi; o sırada dokuz yaşlarındaydı. Manisa'daki ilk hocası İbrâhim Efendi idi; ardından Hüseyin Efendi ve Mehmed Azmi Efendi hocalığını yaptı.
Dikkat: yanlış bilinen
Safiye Sultan'ın kökeni: Emecen, Encyclopaedia of Islam'ın (EI², VIII, 817) Safiye'nin Venedik asıllı Cecilia Baffo olduğuna dair bilgisinin yanlış olduğunu, Baffo'nun aslında III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan olduğunu yazar. Böylece Türkçe bir uzman kaynak, yabancı bir başvuru eserini açıkça düzeltmiş olur. Nurbanu'nun kökeni de kendi içinde tartışmalıdır; bu konu III. Murad maddesinde ele alındı.
Sünnet şenliği ve Manisa yılları
Şehzade, sarayda siyasi güce ulaşabileceği çevrelerden uzak tutuldu ve babasına alternatif hâline gelmesi önlendi. Biraz da bu nedenle on altı yaşında, 29 Mayıs 1582'de başlayan ve elli altı-elli yedi gün süren törenlerle sünnet edildi; sünneti dördüncü vezir Cerrah Mehmed Paşa yaptı. Bir yıl sonra Saruhan sancakbeyi olarak Manisa'ya gönderildi: 17 Aralık 1583'te 1500'ü aşkın hizmetliyle Üsküdar'a geçti ve kış koşullarında zorlu bir yolculuktan sonra 14 Ocak 1584'te Manisa'ya ulaştı. On iki yıl süren bu görevde tüm resmi yazışmaları lalası yürüttü; Bozdağ yaylasına gitmek için bile merkezden izin almak zorundaydı. Yine de Emecen, halkla temas edip dertlerini dinleme alışkanlığını bu yıllarda kazandığını belirtir.
Tahta çıkış ve kardeş katli
III. Murad'ın 15–16 Ocak 1595 gecesi ölümü, Safiye Sultan ile Dârüssaâde Ağası Gazanfer Ağa'nın gönderdiği Ferhad Ağa aracılığıyla şehzadeye bildirildi. Mehmed, Mudanya'dan kadırgayla geçerek 27 Ocak 1595 Cuma günü İstanbul'a ulaştı; ölüm o güne kadar gizlenmişti. Emecen, Venedik elçisinin raporuna dayanarak bu on bir günlük sürede bazı bilgilerin dışarı sızdığını ve yer yer karışıklık çıktığını yazar. Cülus ve biat törenleri hemen yapıldı.
Aynı gece dördü yetişkin (Mustafa, Bayezid, Osman ve Abdullah), diğerleri çok küçük yaşta on dokuz şehzade boğularak öldürüldü. Ertesi gün cenazelerin saraydan çıkışı her kesimde büyük tepkiye yol açtı. Emecen, bu ölçüde daha önce görülmemiş uygulamanın sona ermesinin kapısını da araladığını yazar. Batı literatürü de III. Mehmed'in on dokuz erkek kardeşinin tamamının idamını emrettiğini kaydeder.
Dikkat: yanlış bilinen
Katliama dair aktarılan sahne tek bir yabancı gözlemciye dayanır. Emecen'in aktardığı rivayete göre yetişkin şehzadeler ağabeylerini tebrik etmiş, en büyükleri kendilerine dokunulmamasını rica edince padişah cevap verememiş ve başını çevirmiştir. Bu ayrıntı bir rivayet olarak okunmalıdır; sayı (on dokuz) ise Türkçe ve yabancı kaynaklarda aynıdır.
III. Mehmed'in Eğri fethinden sonraki zafer alayını gösteren minyatürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
İlk icraatlar
III. Murad döneminde sarayı dolduran cüceler, dilsizler ve eğlence erbabı saraydan çıkarıldı; III. Murad'ın yirmi yedi kızı ile 200'den fazla dadı ve cariye Eski Saray'a nakledildi. Tarihçi Âlî Mustafa, yalnızca yeniçerilere dağıtılan cülus bahşişini 660.000 altın olarak verir. Padişah cephedeki Sadrazam Koca Sinan Paşa'yı azledip yerine rakibi Ferhad Paşa'yı getirdi (16 Şubat 1595). Babasının ihmal ettiği cuma selamlıklarını yeniden canlandırdı ve atalarının türbelerini ziyaret etti. Ancak Safiye Sultan kısa sürede oğlunu kontrolü altına aldı; Sinan ve Ferhad paşaların çekişmesi İstanbul'daki yeniçeri ayaklanmalarının başlıca sebebi oldu.
Eğri seferi
Estergon'un düşüşünden (2 Eylül 1595) sonra padişahın bizzat sefere çıkması için baskı arttı; bir cuma günü Süleymaniye'de hutbe okunurken ulemadan birçok kişi ayağa kalkarak padişahın neden gazaya gitmediğini sordu. Safiye Sultan oğlunun cepheye gitmesine karşı çıkıyordu. Sonunda Eflak, Komorn ve Eğri seçeneklerinden Eğri öne çıktı ve padişah 12 Ekim 1596'da Eğri Kalesi'nin alınmasına şahit oldu. Ardından Habsburg ordusunun üzerine yüründü; bu çarpışma Haçova Meydan Savaşı olarak bilinir ve İngilizce kaynaklarda "Battle of Keresztes" adıyla geçer. Araştırmamız bu zaferin Yanık (Győr) ve Niğbolu'daki kayıplarla gölgelendiğini gösteriyor.
Celâlî isyanları
Anadolu'da büyük Celâlî hareketleri baş gösterdi; özellikle Karayazıcı Abdülhalim'in isyanı padişahı çok uğraştırdı. Karayazıcı'nın padişahlık davası güttüğüne dair dedikodular İstanbul'da yayıldı; Selânikî'ye göre "Abdülhalim Şah" tuğralı fermanlar padişaha bizzat gösterildi. III. Mehmed, yakalanan asilerin İstanbul'daki idamlarını bizzat izledi.
Şehzade Mahmud'un idamı ve ölüm
Padişah, tahtına göz diktiğinden şüphelendiği büyük oğlu Mahmud'u 7 Haziran 1603'te boğdurdu; annesi ve otuz kadar hizmetçisi denize atıldı. Araştırmamız, Safiye Sultan'ın bir falcının Mahmud'un annesine gönderdiği ve padişahın altı ay içinde öleceğini söyleyen mesajı ele geçirmesinin idamda belirleyici olduğunu gösteriyor. Tebriz'in düşüşü (21 Ekim 1603) gibi doğudan gelen kötü haberlerle sarsılan padişahın hastalığı arttı.
Dikkat: yanlış bilinen
Ölüm tarihi: Emecen, Hicri 16 Receb 1012 tarihini 20 Aralık 1603 olarak çevirir; Batı literatürü ise 22 Aralık 1603 verir. Ölüm sebebi için de Emecen, Mehmed b. Mehmed er-Rûmî'nin şişmanlıktan kaynaklanan bir mide rahatsızlığından söz ettiğini, bazı kaynakların ise kalp krizini öne sürdüğünü belirtir.
Şehzade Mehmed'in 1582 sünnet şenliğinden bir sahneGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Seyyid Lokman, Nakkas Osman. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 26 Mayıs 1566: Manisa'da doğum. 29 Mayıs 1582: Sünnet şenliği başlar. 14 Ocak 1584: Saruhan sancağına varış. 27 Ocak 1595: İstanbul'a varış, cülus, on dokuz şehzadenin katli. 12 Ekim 1596: Eğri'nin fethi. 7 Haziran 1603: Şehzade Mahmud'un idamı. 20/22 Aralık 1603: Ölüm.
Geriye dönüp bakınca III. Mehmed dönemi
III. Mehmed dönemi, kardeş katlinin en ağır biçimde uygulandığı ve bunun toplumda derin tepki yarattığı bir dönemdir. Padişahın Eğri seferine bizzat katılması, uzun bir aradan sonra ordunun başında görünen bir hükümdar imajı yarattı. Bize göre bu saltanat, veraset düzenindeki değişimin eşiğidir; kendisinden sonra kardeşlerin öldürülmesi uygulaması terk edilmeye başlandı.